T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/662 Esas
KARAR NO:2025/980
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/01/2025
NUMARASI:2024/849 Esas, 2025/66 Karar
DAVA:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ:10/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacı ... Tekstil firmasının ana faaliyetinin her türlü kimyasalların toptan ticareti olduğunu, davacı gerçek kişinin şirketin tek ortağı olup şirketin 300.000,00 TL sermayesinin tamamen ödendiğini, davacı ... Tekstil firmasının ana faaliyetinin kumaş ve tekstil ürünlerini apreleme, ağartma ve boyama hizmetleri olduğunu, davacı gerçek kişinin şirketin tek ortağı olup, şirketin 10.000.000,00 TL sermayesinin 5.000.000,00 TL'sinin ödendiğini; dövizde yaşanan dalgalanmalar, Covid-19 salgını, yüksek enflasyon, işçilik maliyetlerindeki artış, büyük müşterilerinden bir kısmının konkordato ilan etmesi nedeniyle alacaklarının tahsil edilememesi nedenleri ile davacı şirketlerin mali yapısının bozulduğunu ve işletme sermayesinin yetersiz kaldığını, bu nedenlerle alacaklıların alacağına kavuşamama riski bulunduğunu, konkordato projeleri ile borçların, 2026 yılı Nisan ayından başlamak üzere 3 yılda aylık taksitler halinde % 10 faiz eklenerek ödeneceğini; davacı gerçek kişinin davacı şirketlerin borçlarına kefil olması nedeniyle icra tehdidi altında olduğunu, davacı şirketlerin konkordato projesi başarılı olduğunda ve borçlar ödendiğinde davacı gerçek kişinin borçlarının da sona ereceğini ileri sürerek davacılar lehine geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, sonrasında konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacı şirketlerin borçlarını % 10 faizi ile birlikte ödemeyi taahhüt ettiği, ancak her iki şirket için belirlenen konkordato kaynaklarının borcu ödemeye yetmediği ve kaynak açığı bulunduğu, ayrıca öngörülen kaynakların gerçekleşmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmayıp, şirketlerin geçmiş yıllar performansı ile uyumsuz, dayanağı olmayan karlar öngörüldüğü, borç ödeme kaynağı olarak alacakların tahsili gösterilmişse de, şirketlerin alacaklarını tahsil edemediği, öngörülen sermaye artırımına ilişkin ilişkin gerçekçi bir veri sunulmadığı, hiçbir malvarlığı bulunmayan şirket ortağının sermaye artırımını karşılamasının mümkün olmadığı, kaynak olarak ortağın annesine ait yazlık evin satışı gösterilmişse de, herhangi bir belge olmadığından bu kaynağın geçerliliği olmayacağı, şirketlerin aktifinde taşınmaz bulunmayıp, cuzi miktarda stokları dışında paraya çevrilecek iktisadi kıymetleri bulunmadığı, bu nedenle şirketlerin konkordato projelerinin başarıya ulaşamayacağı; davacı gerçek kişinin konkordatosunun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden ortağı olduğu şirketlerin konkordatolarını başarıya ulaştırması ihtimaline dayandırıldığı anlaşılmış olup, sunulan projenin, kendine özgü konkordato tedbiri veya hedefi içermeyen, tamamen borçlu şirketlerin konkordato ön projeleri üzerine temellendirilmiş olduğu; davacı ... Tekstil Kimya..Ltd. Şti'nin borca batık bulunduğu ve iflasının derhal açılması ile malvarlığının tasfiyesi sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği gerekçesiyle davacıların konkordato taleplerinin reddi ile geçiçi mühletin kaldırılmasına, davacı ... Tekstil Kimya..Ltd. Şti'nin iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacılar ... Tekstil..Ltd. Şti ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; komiser raporunun mahkeme nezdinde tartışılması ve buna tarafların beyanları ile itirazlarını sunması gerekirken, yargılamada bu durumun gerçekleşmediğini ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, şirket ortağının şirkete 1.317.000,00 TL nakit sermaye koymasına rağmen komiser raporunda bu hususa değinilmediğini, ayrıca ortağın 34.442.625,57 TL tutarında alacağından vazgeçerek şirkete sermaye olarak koyacağını bildirdiğini, şirketten alacaklı olan beş firmanın 30.431.564,12 TL'lik alacağından feragat ettiğini, böylece şirketin borç yükünün azaldığını, şirketin avans olarak verdiği çeklerin rapora yansıtılmadığını, borca batıklık hesabının sadece kaydi değerler üzerinde inceleme yapılarak oluşturulduğunu belirterek iflas kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır.Somut olayda, davanın, davacı ... Tekstil..Ltd. Şti'nin muamele merkezi ile davacı gerçek kişinin yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacılar vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacı ... Tekstil..Ltd. Şti ve davacı gerçek kişi lehine 25.10.2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser atandığı, geçici komiserlerin geçici mühlet içerisinde ara ve nihai raporlarını sunduğu görülmektedir. Mahkemece 23.01.2025 tarihli tarihli duruşmada davacılar ... Tekstil..Ltd. Şti, ... Tekstil..Ltd. Şti ve ...'in konkordato taleplerinin reddi ile geçici mühletin kaldırılmasına, davacı ... Tekstil Kimya..Ltd. Şti'nin iflasına karar verilmiş, davacılar ... Tekstil..Ltd. Şti ve ... vekili hükmü istinaf etmiştir. 1- Davacılar ... Tekstil..Ltd. Şti ve ... vekili komiser raporunun mahkeme nezdinde tartışılması ve buna tarafların beyanları ile itirazlarını sunması imkanı sağlanmada karar verildiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.Öncelikle komiser raporunu, talebin niteliği uyarınca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 266 vd maddeleri kapsamında düzenlenen bilirkişi incelemesi ve raporu gibi kabul etmek ve aynı sonuçları doğuracağını öngörmek mümkün değildir. Her iki rapor farklı nitelikleri taşımaktadır. İcra ve İflas Kanununda konkordato komiser raporu ile ilgili bilirkişi raporuna dair herhangi bir atıfta mevcut değildir. Ancak bu konunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun ikinci bölümümde“Yargılamaya Hakim Olan İlkeler “ üst başlığı altında, 27. maddede yer alan “ Hukuki dinlenilme hakkı “ kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır. HMK 27/2-a bendinde, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunması, hukuki dinlenilme hakları arasında sayılmıştır.Somut davada, davacı vekilinin komiser raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu ve davacı vekilinin duruşmada zapta geçen beyanında rapora itirazlarını sunmak için yeni bir süre verilmesi talebinin de olmadığı anlaşılmıştır. Şu halde, davacıların konkordato komiser heyeti raporuna karşı beyanlarını sunduğu, bu nedenle davacıların sözkonusu rapora dair bilgi sahibi olmasının engellenerek hukuki dinlenilme hakkının ihlalinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacılar vekilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine dair istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 2-Davacılar vekili hükme esas alınan komiser heyeti raporunun eksik incelemeye dayalı olduğu, yaptıkları sermaye artırımının raporda yer almadığını, bazı alacaklıların alacaklarından vazgeçtiğini ve borç yükünün azaldığını, şirketin mali durumunun ve borca batıklık hesabının doğru yapılmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.Geçici komiser heyeti 26.01.2025 tarihli raporunda; davacı ... Tekstil..Ltd. Şti'nin 30.11.2024 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre özvarlığının 16.973.159,54 TL olup, borca batık olmadığı, şirketin konkordatoya tabi borç miktarını 130.613.416,27 TL olarak açıkladığı ve borçların %10 ilave faiz ile ödeneceğini öngördüğü, buna göre toplam ödenmesi gereken borcu 142.241.593,78 TL olarak hesapladığı, borç ödeme kaynağı olarak ise 143.293.527,35 TL kaynak öngörüldüğü, ancak geçici mühlet tarihi itibariyle şirketin borcunun 211.616.018,12 TL, 30.11.2024 tarihi itibariyle ise 206.896.791,54 TL olduğu, bu nedenle sunulan kaynakların borç ödemeye yeterli olmadığı ve kaynak açığı bulunduğu; kaldı ki şirketin öngördüğü kaynakların tamamen sağlanmasının da mümkün olmadığı, konkordato projesinde 2029 yılı Mart ayı sonuna kadar 35.162.500,00 TL vergi sonrası kâr öngörüldüğü, yaklaşık 3 buçuk yılda 1.678.499,32 TL kâr eden şirketin takip eden yaklaşık 4 yıllık süreçte 35.162.500,00 TL vergi sonrası kâr beklentisi içinde olmasının ticari hayatın olağan akışına uygun görülmediği, şirket tarafından düzenlenen 30.11.2024 tarihli gelir tablosunda 38.571.924,40 TL dönem kârı, 28.928.943,30 TL dönem net kârı beyan edildiği, bu performansın şirketin gerek geçmiş yıllara ilişkin performansıyla gerekse 2024 yılının ilk 7 ayına ilişkin performansıyla uyumlu olmadığı, mali tablolara göre bir anda inanılmaz bir kârlılık söz konusu olduğu, kârlı görünmek gayesiyle maliyetlerin düşük gösterildiği; konkordato kaynağı olarak 46.000.000,00 TL tutarında alacak tahsili öngörülmüşse de, şirketin alacak tahsil edemediği, tam aksine artan ticari alacağı sözkonusu olduğu; yine konkordato kaynağı olarak 25.000.000,00 TL sermaye artırımı öngörülmüşse de, şirket ortağının malvarlığı ve geliri bulunmadığı, bu kaynağın sağlanmasına yönelik gerçekçi bir veri sunulmadığı; şirketin cüzi tutardaki stokları dışında paraya çevrilebilecek iktisadi kıymeti de bulunmadığı, şirketin %100 hisselerine sahip olan ortağın taşınmazı, taşıtı, başkaca varlığı ve geliri bulunmadığından, kaynak açıklarını kapatacak iktisadi kıymetlerin varlığından söz etmenin mümkün olamayacağı, bu açıklamalar çerçevesinde ... Tekstil Ltd. Şti'nin öngörülen konkordato kaynaklarının büyük kısmını yaratamayacağı, kaynakların yetersiz olduğu ve dolayısıyla talep ettiği vadede tüm borçları ödeyebilecek durumda olmadığı;Davacı ... tarafından sunulan proje incelendiğinde, konkordatosunun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden ortağı olduğu şirketlerin konkordatolarını başarıya ulaştırması ihtimaline dayandırıldığı, sunulan projenin, kendine özgü konkordato tedbiri veya hedefi içermeyen, tamamen borçlu şirketlerin konkordato ön projeleri üzerine temellendirilmiş olduğu belirtilmiştir.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yeni Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185)İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). Somut olayda, davacı ... Tekstil firması konkordatoya tabi borç miktarını %10 faiz ile 142.241.593,78 TL olarak açıklamış, toplam 143.293.527,35 TL tutarında borç ödeme kaynağı açıklamıştır. Ancak komiser heyeti raporuna göre şirketin geçici mühlet tarihi itibariyle borcu 211.616.018,12 TL'dir.Gerçek borç tutarına göre hazırlanmamış konkordato projesi karşısında, kesin mühlet verilmesi mümkün değildir. Zira projede öngörülen kaynağın tamamen sağlanması halinde dahi borçların ödenemeyeceği anlaşılmaktadır. Kaldı ki konkordato projesinde borç ödeme kaynağı olarak, şirketin geçmiş yıllar performansı ile uyumsuz, dayanağı olmayan karlar öngörüldüğü, borç ödeme kaynağı olarak alacak tahsili gösterilmişse de, şirketin alacaklarını tahsil edemediği anlaşılmaktadır.Yine borç ödeme kaynağı olarak öngörülen sermaye artırımına ilişkin ilişkin gerçekçi bir veri sunulmamış olup, istinaf dilekçesinde belirtilen sermaye ödemesi, projede öngörülen 25.000.000,00 TL sermaye taahhüdü ve sermaye artırımının çok az bir kısmına tekabül etmektedir. Hal böyle olunca Mahkemece davacı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.3-Diğer taraftan davacı vekili gerçek kişi yönünden herhangi bir istinaf nedeni ileri sürmemiş olup, davacı gerçek kişinin konkordatosunun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden ortağı olduğu şirketlerin konkordatolarını başarıya ulaştırması ihtimaline dayandırıldığı, sunulan projenin, kendine özgü konkordato tedbiri veya hedefi içermeyen, tamamen borçlu şirketlerin konkordato ön projeleri üzerine temellendirilmiş olduğu anlaşıldığından Mahkemece davacı gerçek kişi yönünden konkordato talebinin reddine karar verilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/849 Esas, 2025/66 Karar sayılı ve 23/01/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar ... Şti ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacılar .... Şti ve ... tarafından ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/07/2025