T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/185 Esas
KARAR NO: 2025/566
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/11/2024
NUMARASI: 2024/776 Esas, 2024/1128 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, kauçuk ayakkabı / bot tabanları ve ayakkabı / botların diğer kauçuk parçalarının imalatı ile ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işlerde faaliyette bulunduğunu şirketin mevcut sermayesinin 75.000.000,00 TL olduğunu, şirket ortaklarının sermaye taahhüdünden dolayı 13.200.000,00 TL borcu bulunduğunu, müvekkili şirketi temsil ve ilzama ... ve ... münferiden şirket kaşesi altında atılacak imzaları ile yetkili olduklarını, ...- ... Ticaret şirketinin ayakkabı tabanı ve diğer ayakkabı imalat ürünleri satışı ithalatı ve ihracatı işleri ile faaliyette bulunduğunu, ticari işletmenin sermayesinin 10.000,00 TL olduğunu ve şirket ortağının sermaye taahhüdünden dolayı borcunun bulunmadığını, şirketin, şirket ortağı ... tarafından münferiden şirket kaşesi altında atılacak imza ile temsil ve ilzam edildiğini, davacılardan ...'ın ... şirketinin ortağı ve müdürlerinden biri olduğunu diğer davacılar ... ve ...'ın da şirketin ortaklarından olduğunu, dünyada ve Türkiye’deki ekonomik konjonktürlerin negatif yönde etkileri nedeniyle şirketin özellikle likidite açısından zorluklarla karşılaştığını, şirketin faaliyette bulunduğu sektör ve sektörün içinde bulunduğu ekonomik koşullar ile maliyetlerin her geçen gün enflasyon baskısı nedeniyle büyük artış göstermesi nedeniyle şirketin konkordato talebinde bulunmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketler ve ortakları için hazırlanmış ön projeye göre, müvekkillerinin vadeye dayalı olarak teklif edilen oranın % 100 ve borçların tamamının, bir defaya mahsus olmak üzere % 20 oranında işletilecek faizle birlikte Ocak 2026 dan başlamak üzere 3 yılda aylık taksitler halinde 36 eşit payla ödeneceğini, bu nedenlerle tensip kararı ile birlikte, İİK 287. maddesi gereğince müvekkili şirket ve davacı şirket ortakları hakkında üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, konkordato tekliflerine ilişkin olarak prosedürün işletilmesi kapsamında müvekkili şirketler ve davacı şirket ortaklarına en az bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; borçlulara geçici mühlet verilerek icra ve alacaklı baskısı olmadan teklif ettiği projeyi hayata geçirebilmek adına imkân tanındığı ve komiser gözetim ve denetiminde faaliyetlerine devam etmeleri sağlandığı, haftalık yapılan denetimlerde borçluların faaliyetlerine devam ettikleri anlaşılmakla birlikte son denetimde faaliyetlerini sonlandırarak işyerlerini terkettikleri ve faaliyetlerini durdukları, faaliyeti olmayan bir şirketin konkordato projesini başarıya ulaştırma imkanı olmadığından ve konkordato talebinde bulunan borçluların kötüniyetli olduklarından borçluların konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, iflasa tâbi şirketlerin borca batık durumda olmamaları nedeniyle de iflaslarına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı ... Ltd Şti vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı ... Ltd Şti vekili 13/01/2025 tarihli dilekçesi ile kararın sadece ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğunu, bu davacı yönünden istinaf harçlarının Mahkeme veznesine depo edildiği belirtilmiştir. Davacı ... Taban Ltd Şti vekili istinaf nedenleri olarak; İİK 308. Maddesi gereği iflasa tabi şirketlerin borca batık durumda olması nedeniyle iflasına karar verilmesi gerektiğini, şirketin son ayrıntılı bilançosunda da görüleceği üzere sermayenin 2/3 oranında azaldığını ve şirketin borca batık konuma geldiğini, konkordato komiser heyeti tarafından ise son tarihli bilanço incelenmeden borca batıklık incelemesi yapıldığı ve borca batık olmadığının tespit edildiğini, son bilanço göz önüne alındığında iş bu tespitin hatalı olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle ilk derece Mahkemesince İİK 'nın ilgili maddeleri uyarınca konkordatonun reddiyle birlikte şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken borca batık olmadığı gerekçesiyle yalnızca konkordato talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bununla birlikte müvekkillerinin alacaklıların baskısı nedeniyle işletmesini devam ettiremediğini ve bu hususun şirketin mal varlığının korunmasına engel teşkil ettiğini, müvekkili şirket bakımından şirketin mal varlığının korunması için iflasın açılması gerektiğini, İİK 292/a hükmü ve şirketin borca batık olduğu göz önüne alındığında her halükarda İİK 292/b uyarınca şirketin iflasına karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak iflasa tabi şirket olan ... San Tic Ltd Şti'nin borca batık durumda olduğunun tespiti ile şirketin mal varlığının korunabilmesi için iflasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordatonun tasdiki istemidir. 2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, İflasa tabi olan borçlu için İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkrasında yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, dava tarihi itibariyle yetkili ve görevli asliye ticaret mahkemesinde açıldığı, yargılamanın yetkili mahkemece gerçekleştirildiği sabittir. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde, vekaletnamede konkordatoya ait özel yetkinin mevcut olduğuda anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı, kesin mühlet şartlarının oluşup oluşmadığı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, borçlu şirketin vekili vasıtası ile 04.09.2024 tarihli dilekçe ile konkordato talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından, 04.09.2024 tarihli ara karar ile 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği ve aynı ara kararla geçici konkordato komiserleri atanarak görevlerinin belirlendiği ve bir kısım muhafaza ve İhtiyati tedbir kararları alındığı, duruşmanın 02/12/2024 tarihine bırakıldığı, borçlu şirket malvarlığına dair bilirkişi raporlarının alındığı, geçici konkordato ön raporunun ve raporunun dosyaya ibraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Konkordato geçici komiserleri Prof. Dr. ..., ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 24/10/2024 havele tarihli raporu özetle; Borçlu şirketin Ayakkabı sektöründe Kauçuk ve termo taban imalatı alanında faaliyet gösterdiği, Şirketin mevcut makine tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Eylül/2024 dönemi itibari ile şirkette 16 kişinin istihdam edildiği, borçlu şirketin 30.06.2024 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının (+) 90.390.361,08 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, şirketin kaydi değerlere göre borca batık durumda olmadığı, şirketin rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığını saptamak için şirkete ait varlıkların rayiç değerlerinin bilinmesi gerektiği, varlıkların rayiç değerinin tespiti için heyetimizce bilirkişi görevlendirilmesi hazırlıklarına başlandığı, bir sonraki raporda şirketin rayiç değerli özvarlıklarının tespit edilmesinin hedeflendiği, şirketin 75.000.000,00 TL sermayesine karşılık 408.739.713,12 TL gibi bir aktif büyüklüğü bulunmasının çok yüksek finansal kaldıraç kullandığını gösterdiği, şirketin varlıklarının dış kaynaklardan (banka kredileri ve özellikle piyasadan borçlanılarak) finanse edildiği, şirket borçlarının incelenen son 3 yılda özellikle 2023 yılında Borç senetleri, satıcılar, kısa ve uzun vadeli banka kredilerimde yoğun bir biçimde arttığı, şirketin yapılan yüksek satışlara karşın alacaklarını tahsil edemeden satıcılara ve bankalara olan borçların ödeme vadelerinin gelmesi, şirketin vadesi gelen borçlarını ödeyememesi ve nakit darboğazına girmesi neden olduğu, şirketin 30.06.2024 tarihi itibariyle toplam borcunun 318.349.352,04 TL olduğu, şirketin rehinle teminat altına alınmamış adi nitelikte borçlarının tamamını 2026 yılı Ocak ayından başlamak aylık dönemler halinde 36 aylık vadede eşit taksitler halinde ana para + %20 fazlasıyla ödemeyi teklif ettiği, ön projede konkordato kaynağı olarak 2029 yılı sonuna kadar elde edilmesi hedeflenen kâr tutarına, müşterilerden olan alacakların ve protföydeki çeklerin tahsiline ve şirket ortağının taahhüt ettiği 25.000.000,00 TL sermaye artışına (Ortağın gayrimenkul satışına dayalı) yer verildiği, Şirketin ön projede yer verdiği konkordato kaynaklarının gerçekleşmesinin konkordatonun başarıya ulaşması için vazgeçilmez unsur olduğu, şirketin sunmuş olduğu konkordato ön projesinin başarıya ulaşıp ulaşamayacağının değerlendirilebilmesi için rayiç değerli varlık ve borçlarının tespitinin önem arz ettiği, Teknik bilirkişilerde alınacak raporlar neticesinde bir sonraki raporumuzda bu hususta daha net değerlendirmeler yapılabileceği belirtilmiştir. Konkordato geçici komiserleri Prof. Dr. ..., ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 11/11/2024 havele tarihli raporu özetle; 17/09/2024 tarihli denetimde şirketin faaliyetlerinin devam ettiğini, 16/10/2024 tarihli denetimde şirkette elektriklerin kesik olduğunun tespit edildiği ve tutanak altına alındığı, şirket yetkililerinin elektrik faturasının ödenmediğini ancak gün içerisinde ödenip elektriğin aynı gün içinde açılacağının beyan edildiğini, bunun üzerine elektrik gelir gelmez aynı gün içerisinde heyete fotoğraflı olarak elektriğin verildiğine dair bilgi verildiğini, 30/10/2024 tarihli denetimde şirket faaliyetlerinin devam ettiğinin tutanak altına alındığını, 05/11/2024 tarihli denetimlerde şirketin merkezinin kapalı olduğunun tespit edildiğini, şirket yetkililerinin arandığını ve şirketin muhasebecisi ... tarafından "04/11/2024 akşamı hammade üretimi yapan makinedeki elektrik motorunda oluşan bir arıza nedeniyle motorun tamire gönderildiği, hammadde üretilemediğinden o gün fabrikanın kapalı olacağı, motor tamiden gelince tekrar üretime başlanacağının bilgisi verildiği" bunun üzerine ertesi gün heyetin işletmenin açıldığına dair görüntülü bildirim yapılmasının ihtar edildiği, 06/11/2024 günü saat 17:00'a kadar beklendiğini ancak herhangi bir görüntülü bildirim yapılmaması nedeniyle şirket yetkililerinin arandığını ancak kendilerine ulaşılamadığını, bu hususu tespit eden tutanağın UYAP sistemine yüklendiğini, eş zamanlı olarak davacılar vekilinin de aranarak kendisinden izahat istendiğini ancak kendisinin de şirket yetkililerine ulaşamadığını beyan ettiğini, borçlunun konkordato komiser heyetinin ihtarlarına uygun davranmazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma maksadı ile hareket ettiğinin anlaşılması durumunda mahkemenin kesin mühleti kaldırabileceğini, borçlunun alacaklıların zararına hareket etmesi, tasarruf yetkisinin sınırlarını aşması, iyi niyet ve dürüstlük kurallarını yok sayan davranışlar sergilemesi gibi hususların anlaşılabileceğini, bu nedenlerle davacılar lehine verilen geçici mühletin kaldırılmasının uygun olacağının mütalaa edildiği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Konkordato geçici komiserleri Prof. Dr. ..., ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 13/11/2024 havele tarihli raporu özetle; Talep sahibi şirket ve gerçek kişilerin konkordato başvurusu kapsamında 04.09.2024 tarihinde geçici mühlet verilmiş olmakla birlikte heyetimizce talep sahibi şirket merkezinde toplantı yapılmış, işe başlama tutanağı hazırlanmış ve şirket yetkililerine tebliğ edildiği, talep sahibi şirket ve gerçek kişilere mahkemenin görevlendirmesi kapsamında yapılan denetimlerin en sonuncusu yapılmak için gidildiğinde şirketin açık olmadığı ve akabinde de tüm iletişim kanalları dahilinde şirket yetkililerine ulaşılamadığının Mahkemeye 09.11.2024 tarihinde raporlandığı, bu durum karşısında şirketin son mali verileri kapsamında kayıtlı varlıklarının güncel rayiç değerleri ile ilgili teknik açıdan bilirkişi görevlendirmesi yapılmış ve sunulan rapor kapsamında davacı şirketin mevcut durumuna ilişkin rayiç değer bilançosu rapor içeriğinde ayrıntı verildiği üzere hazırlandığı, rayiç değer bilançosu hazırlanması görevi kapsamında şirketle İlgili varlıkların rayiç değerlerinin tespitlerinin görevlendirilen bilirkişiler tarafından yapılması sureti ile oluşan kaydi ve rayiç değer tablosuna göre; talep sahibi şirketin (... SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ) hem kaydi hem de rayiç değerler açısından rapor içerisinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 30.06.2024 tarihi itibari ile kaydi değerlere göre Öz varlığının (+) 90.390.361,08 tl borca batık olmadığı, 30.06.2024 tarihi itibari ile Rayiç değerlere göre Öz varlığının (+) 66.293.961,91 TL borca batık olmadığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. Somut davada borçlu şirket ön projede, konkordato kaynağı olarak 2029 yılı sonuna kadar elde edilmesi hedeflenen kâr tutarına, müşterilerden olan alacakların ve protföydeki çeklerin tahsiline ve şirket ortağının taahhüt ettiği 25.000.000,00 TL sermaye artışına (Ortağın gayrimenkul satışına dayalı) yer verilmiş ise de, konkordato kaynaklarının gerçekleşmesinin konkordatonun başarıya ulaşması için vazgeçilmez unsur olduğu, komiser raporuna göre denetimlerin en sonuncusunda şirketin açık olmadığı ve akabinde de tüm iletişim kanalları dahilinde şirket yetkililerine ulaşılamadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Yine komiser raporuna göre, borçlunun konkordato komiser heyetinin ihtarlarına uygun davranmazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma maksadı ile hareket ettiğinin anlaşılması durumunda mahkemenin kesin mühleti kaldırabileceğini, borçlunun alacaklıların zararına hareket etmesi, tasarruf yetkisinin sınırlarını aşması, iyi niyet ve dürüstlük kurallarını yok sayan davranışlar sergilemesi gibi hususların anlaşılabileceğini, bu nedenlerle davacılar lehine verilen geçici mühletin kaldırılmasının uygun olacağının mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, şirketin ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Ayrıca, davacı şirketin komiser talimatlarına uymadığı gözetildiğinde mahkemece davacı şirketin kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Diğer taraftan, Mahkemece, iflasa tâbi şirketlerin borca batık durumda olmamaları nedeniyle iflaslarına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İİK’nın 287/5. fıkrasına göre; İİK’nın 291. ve 292. maddelerinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği düzenlenmiştir. İİK’nun 292/b bendine göre konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde kesin mühlet talebinin reddi ile 292/1. maddesi gereğince konkordato talebinin reddi ile iflasa res’en karar verilebileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararında, İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu ve bu hüküm uyarınca konkordato talep eden şirket hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlu şirketin duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Tüm bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece İİK 292/ a ve c maddeleri kapsamında iflas hükümlerinin tartışılmadan karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı ... Ltd. Şti. tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/776 Esas, 2024/1128 Karar sayılı ve 25/11/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Davacı ... Ltd Şti tarafından istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı ... Ltd. Şti. tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17.04.2025