T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1623 Esas
KARAR NO: 2025/267
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/03/2024
NUMARASI: 2023/255 Esas, 2024/247 Karar
DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Uşak Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğine (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Bankası Uşak Merkez Şubesi'nde ... numaralı ... hesabına 17/08/2001 tarihinde 125.158,00 Alman Markı yatırdığını, yine aynı şubedeki ... numaralı ... hesabına 19/11/2002 tarihinde 38.000,00 Euro, ... numaralı ... hesabına 19/11/2002 tarihinde 74.231,27 Euro ve ... numaralı ... hesabına 19/11/2002 tarihinde 21.673,50 Euro olmak üzere toplam 133.904,77 Euro yatırdığını, paranın banka çalışanları tarafından daha iyi olduğu söylenerek ve yeterli bilgilendirme yapılmadan açılan ... hesabına yatırıldığının bankaya el konulması ile birlikte öğrenildiğini, müvekkilinin yatırdığı parayı talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, müvekkilinin hesaplarında yer alan toplamda 133.904,77 Euro'nun 19/11/2002 tarihinden itibaren; 125.128,00 Alman Markının 17/08/2001 tarihinden itibaren ödenen en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinde davalı olarak ... Bankası AŞ'ye izafeten Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu gösterilmiş olup dava dilekçesi ve tensip zaptı bu davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun adresi itibariyle yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, husumetin ... Bankası iflas idaresine yöneltilmesi gerektiğinden müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını, davanın esas bakımından da reddi gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı vekilinin ihbar dilekçesi sunması üzerine Mahkemece ... Bankası iflas idaresine dava ve ihbar dilekçesi ile tensip zaptı tebliğ edilmiştir. İhbar olunan sıfatıyla müflis ... Bankası T.A.Ş. iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından açılan iflas davasında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/132 Esas sayılı dosyasında ... Bankası T.A.Ş.'nin 08/06/2005 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, kararın ise 20/04/2006 tarihinde kesinleştiğini, tasfiye işlemlerinin TMSF Tasfiye Daire Başkanlığının 2005/1 sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, müflis bankanın adresi itibariyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hesabının ... Ltd. nezdinde olması sebebiyle TMSF tarafından ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, müflis banka temerrüde düşürülmediğinden ve dava iflas tarihinden sonra açıldığından davanın reddi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 17/12/2019 tarih ve 2019/413 Esas 2019/1055 Karar sayılı kararı ile, davanın, zorunlu arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmeden açıldığından bahisle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karar davacı, davalı TMSF ve ihbar olunan iflas idaresi vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 11/05/2022 tarih ve 2022/647 Esas 2022/780 Karar sayılı kararı ile, davacının dava açarken davalı olarak ... Bankası T.A.Ş.'ye izafeten TMSF'yi göstermesinin temsilcide yanılma niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, mahkemece, dava dilekçesinin "davanın tarafı sıfatıyla" müflis ... Bankası T.A.Ş. İflas İdaresi'ne tebliği sağlanarak, davaya iflas masasına kayıt kabul davası olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca kayıt kabul davası bakımından iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu gözetilmeksizin (İİK.m.235), görevsiz ve yetkisiz mahkemece arabuluculuk dava şartının değerlendirilmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 13/09/2022 tarih ve 2022/162 Esas 2022/192 Karar sayılı kararı ile, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve ç bentleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ile, mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin İİK'nun 154/3 maddesi uyarınca İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine dair karar verilmiştir. Müflis ... Bankası T.A.Ş. iflas idaresinin "ihbar olunan" sıfatı istinaf kararı uyarınca "davalı" olarak değiştirilmiştir. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/255 Esas sayılı dosyasında verilen 14/03/2024 tarihli ara karar ile davalı TMSF yönünden açılan dava tefrik edilerek Mahkemenin ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş olup yargılamaya davalı müflis ... Bankası T.A.Ş. iflas idaresi yönünden devam edilmiş ve neticesinde işbu istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/03/2024 tarih ve 2023/255 Esas 2024/247 Karar sayılı kararı ile; yerleşik yargıtay içtihatlarına göre mudilerin ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde ... hesabına aktarma tarihini esas alındığı, somut olayda hesaba para yatırılan son tarihin 19/11/2002 ve dava tarihinin ise 10/07/2019 olduğu gerekçelerine istinaden davalının yasal süre içerisinde ileri sürdüğü zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın alacak davası olduğu halde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek usule ve yasaya aykırı şekilde davanın reddine karar verildiğini, eldeki davada zamanaşımı süresinin müvekkilinin zararını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı ve taraflarına dava açmak için başvurduğu 08/07/2019 tarihinde başladığını, bu husus dikkate alınmayarak zamanaşımı sebebiyle davanın reddine kadar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu gereğince faaliyet izni kaldırılarak yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve Fonun iflas talebi üzerine aynı kanun gereğince iflasına karar verilen müflis bankadan olan alacak talebinin kayıt ve kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamından, BDDK'nın 03.07.2003 tarih ve 1085 sayılı kararı ile 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14/3. maddesine dayalı olarak davalı bankanın bankacılık işlemlerini yapma ve mevduat kabul izninin kaldırıldığı, yönetim ve denetimin aynı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca TMSF'ye intikal ettiği, TMSF tarafından 4389 sayılı Kanun'un 16/3. maddesine dayalı olarak davalı bankanın doğrudan iflasının talep edildiği, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2005 tarih ve 2004/132 Esas 2005/361 Karar sayılı kararı ile davalı bankanın iflasına karar verildiği, kararın 20.04.20006 tarihinde kesinleştiği, TMSF Tasfiye Dairesi'nin 2005/1 sayılı dosyası ile tasfiye işlemlerine başlandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 106. maddesinin 5. fıkrası hükmü gereği alacaklılar toplantısı görev ve yetkisinin Fon'da olması nedeniyle Müflis ... Bankası T.A.Ş. ikinci alacaklılar toplantısı yerine kaim olmak üzere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu'nca 28.12.2006 tarih ve 658 sayılı kararın alındığı, Fon Kurulunca iflas idare memurlarının atandıkları anlaşılmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 106. maddesinde, faaliyet izni kaldırılan ve Fon'a devredilen bankalara ilişkin hükümler düzenlenmiş olup maddede, Fon'un bu kanunun uygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 166, 218, 219, 223, 234, 236, 249, 251 ve 254. maddelerindeki yetki ve görevler hariç olmak üzere, iflas idaresinin, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye edeceği düzenlenmiştir. "...TMSF, iflas idaresi görev ve yetkilerini haiz olarak iflas tasfiyesini yürüttüğüne göre, bu sıfatla düzenlenen sıra cetvelinin de TMSF'nin kamu gücüne dayalı olarak Bankacılık Kanunu uyarınca tek yanlı olarak aldığı idari karara dayalı bir işlemi olduğu kuşkusuzdur. İflas idaresinin İcra ve İflas Kanunu'nda haiz olduğu yetkilere TMSF'nin sahip olması, bu hükümlerden yararlanması bu sonucu değiştirmemektedir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 110. maddesinde, 107. maddeye atıf bulunmadığı gibi, 107. madde uyarınca devir alınan alacaklar nedeniyle Fon'a boçlu olanların iflası halinde 132/9. bent uyarınca Fon'un bir ya da iki temsilcisinin katılımı ile oluşan ve İcra hakiminin seçtiği iflas idaresinin somut olayda söz konusu olmadığı, tamamının Fon'un gösterdiği adaylardan oluştuğu, iflas idaresinin Fon adına tasfiyeyi yürüttüğü anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; ... Bankası Türk T.A.Ş.'nin, BDDK'nın kararı ile, 5411 sayılı Kanun uyarınca Fona devredildiği, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2005 tarih ve E.2004/132, K.2005/361 sayılı kararı ile, 5411 sayılı Kanun uyarınca bankanın iflasına karar verildiği, davacının banka nezdinde bulunduğunu ileri sürdüğü alacağının tahsili için müflis bankanın iflas idaresine başvuruda bulunduğu, müflis ... Bankası T.A.Ş. İflas İdaresinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Yönetim Kurulunun 23/06/2005 tarih ve 251 sayılı Kararı ile atandığı anlaşılmıştır. Bu durumda; iflas idaresinin sıra cetveline ilişkin işlemlerinin 2004 sayılı Kanunla düzenlendiği anlaşılmakta ise de, iflas idaresi memurlarının genel hükümler uyarınca belirlenmiş iflas memurları olmadıkları ve dava konusu işlemin idari işlem niteliği taşıdığı anlaşılmakla; uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesi kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır..." (Uyuşmazlık Mahkemesinin 01/04/2024 tarih ve 2023/631 Esas 2024/103 Karar sayılı ilamı, ayrıca emsal 04/03/2024 tarih ve 2023/523 Esas 2024/58 Karar sayılı ilamı). 2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanunun 1/1 maddesinde Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkeme olarak tanımlanmıştır. Yukarıda yer verilen Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal içtihadına göre, iflas idaresi memurlarının genel hükümler uyarınca belirlenmiş iflas memurları olmadığı ve dava konusu işlemin idari işlem niteliği taşıdığı gerekçesiyle uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda somut olayda da, iflas tasfiyesinin Fon'un gösterdiği adaylardan oluşan iflas idaresi tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla işbu eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözüm yerinin de idari yargı olduğunu kabul etmek gerekir. Yukarıda bahsi geçen içtihatların somut dava bakımından da emsal nitelikte olduğu ve dikkate alınması gerektiği konusunda şüphe yoktur. Zira Uyuşmazlık Mahkemesi, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili bağımsız bir yüksek mahkeme olarak kabul edilmiştir. O halde yargı yolunun caiz olmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Her ne kadar bu hususa yönelik bir istinaf başvurusu bulunmasa da HMK'nun 114/1-b bendi uyarınca yargı yolunan caiz olması bir dava şartı olup dava şartları ise kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan bu husus Dairemizce resen gözetilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen sebeplerle kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında yargı yolu caiz olmadığından HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/255 Esas, 2024/247 Karar sayılı ve 28/03/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın yargı yolu caiz olmadığından HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafca yatırılan 269,85 TL harcın (20/10/2023 tarihli sayman mutemed alındısı ile yatırılan) mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Dava 2019 yılında Tüketici Mahkemesinde açıldığından bu tarih itibariyle alınması gerekli 44,40 TL başvurma harcının davacı tarafından yatırılan 269,85 TL harçtan (20/10/2023 tarihli sayman mutemedi alındısına göre başvurma harcı olarak yatırılan) mahsubu ile bakiye 225,45 TL'nin talebi halinde davacıya İADESİNE,d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükmün kaldırılma nedeni ve istinafa gelenin sıfatına göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın hükmün kaldırılma nedenine göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin hükmün kaldırılma nedenine göre kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince şikayetçi tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının şikayetçi tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı yasanın 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/02/2025