T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/976 Esas
KARAR NO: 2025/1116
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2025
NUMARASI: 2025/319 Esas, 2025/537 Karar
DAVANIN KONUSU: İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173))
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki ve cari hesap ektresi bulunduğunu, müvekkili şirketin kozmetik ürün satışı için ürettiği aerosol tüp imalatı karşılığında davalının çekle ödeme yaptığını, davalının ödeme yaparken verdiği 31/10/2022 günlü 252678 seri nolu 80.000,00 USD bedelli, 30/11/2022 günlü 252680 seri nolu 80.000,00 USD bedelli çek, 30/09/2022 günlü ... seri nolu 100.000,00 USD bedelli çek ve 30/11/2022 günlü 252679 seri nolu 80.000,00 USD çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle taraflarınca İstanbul 14 İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip yapıldığını, davalının iflas yoluyla takibe itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini belirterek kesinleşen İstanbul 14 İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı iflas dosyası kapsamında davalının İİK 173, 174 vd hükümleri uyarınca iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya dayanak olarak İstanbul 14. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibini başlattığını, işbu icra takibinden mahkemede görülmekte olan dava sebebiyle haberdar olduğunu, herhangi bir şekilde icra takibi ve içeriği de bilinmediğinden itiraz edebilme ihtimalinin bulunmadığını, davaya konu icra takibine vekaletnamenin 18.03.2024 tarihinde sunduklarını, haksız ve kötü niyetli şekilde harici olarak yapılan ödemeleri dahi göz önüne almadan, gerekli bildirimleri yapmadan iflas takip yolunu seçen davacının işbu davasının reddi gerektiğini, davacıya ... İç ve Dış Ticaret İlaç San. A.Ş. tarafından 740.000,00 USD ödeme yapıldığını, müvekkili şirket davacıya harici olarak 120.000,00 USD ödeme yaptığını, 1.500.000,00 TL tutarında alacağını temlik ettiğini, ayrıca 140.000,00 USD tutarında sipariş iptal olmuş olup belirtilen miktar üzerinden borç bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının takibe itiraz etmediği ve takibin kesinleştiği, usulüne uygun depo emrine rağmen borcu da ödenmediği gözetildiğinde iflasın yasal koşulların oluştuğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Ve Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nin İİK'nun 156,158.maddeleri uyarınca iflasına, İflasın 05/12/2024 günü, saat:11:45 itibariyle açılmasına, davalı şirketin iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının Bakırköy 1. İcra ve İflas Müdürlüğüne Uyap üzerinden derhal bildirilmesine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili ve asli müdahil ... Plastik Ve Kalıp San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizin 2025/168 E-2025/363 K sayılı 06/03/3025 tarihli kararı ile; Somut olayda Mahkemece İİK 166/2 maddesinde öngörülen usulüne uygun ilan yapılmadan davaya devam edilmesi ve iflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi üzerine açılan iflas davasında 3.kişilerin müdahale ve itirazlar nedenleri üzerinde durulmadan karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesi ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemenin 08/05/2025 tarihli kararı ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Ve Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nin İİK'nun 173.maddesi uyarınca iflasına, İflasın 08/05/2025 günü saat 10.08 itibariyle açılmasına, davalı şirketin iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının Bakırköy 1. İcra ve İflas Müdürlüğüne Uyap üzerinden derhal bildirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının harici tahsilatları göz önüne almadan ve bildirim yapmadan iflas takip yolunu seçmesinin davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan İstanbul 20 İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... E. Sayılı dosyaları kapsamında, müvekkili şirkete ait araçların satışının yapıldığını, rehin alacaklısının sıra cetveline itiraz etmesi nedeniyle davacının henüz alacağını alamadığını, ihale alacaklıları tarafından ödenen paranın faiz getirisi elde etmek üzere halihazırda nemalandırılmakta olduğundan ihale bedellerinin günden güne arttığını ve dosya borcunu ödemeye fazlasıyla yettiğini, İİK ve sair mevzuat gereği, borçluya karşı iflas takibi yapabilmesi için alacağın tahsilinin tehlikeye girmesi veya borçlunun borcunu ödeyemeyeceğinin kuvvetle muhtemel olması gerektiğini, somut olayda İstanbul 20 İcra Müdürlüğü'nün ... E ve ... E sayılı dosyaları kapsamında müvekkili şirkete ait araçların satış bedellerine bakılacak olursa dosya borcunu ödemeye fazlasıyla yettiğini, davacının İstanbul 14 icra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile akabinde iş bu iflas davasını açmasının kötüniyetli ve haksız olduğunu, gerek davacıya haricen yapılan ödemeler gerek mevcut icra dosyalarında gerçekleşen haciz işlemleri sonucunda satışa çıkarılan araç bedelleri dikkate alındığında müvekkili şirketin tahsil kabiliyeti bulunmayan ve tahsil edilemeyecek herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki depo edilecek miktara karşı tarafların beyan ve itirazları alınmaksızın ara kararla müvekkili şirketin 15.028.676,62 TL depo miktarının ödenmesine karar verilmesi ve akabinde iflas kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek müvekkili hakkında verilen iflas kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili sunduğu istifa cevap delikçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 171. vd maddelerinde düzenlenmiş olan, kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip sonucu, borçlunun borcu ödememesi, itiraz veya şikayette bulunmaması sonucu açılan iflas davasıdır.2004 sayılı İİK'nun 154. maddenin üst başlığı ise, “İflas Yolu İle Takip“ olup ilk maddede yetki düzenlenmiştir. Maddede, İflas yolu ile takipte yetkili merciinin, borçlunun muamele merkezinde bulunan icra dairesi olduğu, 154/3.fıkrada ise, borçlu ile alacaklının yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesinin dahi iflas takibi için yetkili sayılacağı, iflas davaları için yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağına yer verilmiştir. Maddedeki iflas davasının açılacağı yetkili yer mahkemesinin yetkisi, mutlak yetki olup, kamu düzenine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-ç bendinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Yani aynı yasanın 115. maddesinde belirtildiği gibi, mahkemece, davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılması gerekir. Bu açıklamalar sonrasında somut olay değerlendirildiğinde, dava, davalı borçlunun sicil adresinin yetki çevresinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacı tarafından, davalı aleyhine; 30/11/2023 tarihinde, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E, sayılı dosya ile toplam 373.146,73 USD üzerinden Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 10/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, takibe itiraz olmaması nedeniyle icra takibinin kesinleştiği, davacı vekili tarafından 13/02/2024 tarihli dilekçe ile iş bu iflas davasının İİK'nun 156/son maddesi gereğince yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece İİK 166/2 maddesi gereğince ilanların yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece 11/04/2025 tarihli tensip zaptının 3. Maddesi ile; "gelen rapordaki hesaba göre; davalı şirkete ve vekiline depo emrinin tebliğine, İİK.nun 158.maddesine göre 373.146,40 USD takipte kesinleşen alacak, 29.619,13 USD takip sonrası işlemiş faiz, 388.085,21 TL icra vekalet ücreti ve 983.575,44 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 15.300.981,93 TL (402.765,53 USD) + 1.371.660,65 TL = TOPLAM 16.672.642,58 TL miktarın tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi taktirde ilk oturumda davalı şirketin iflasına karar verileceğinin ara kararın tebliği ile ihtarına" karar verilmiş, usulüne uygun tebligata rağmen bedel depo edilmediğinden 08.05.2025 tarihli celsede İİK 173. maddeleri uyarınca davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.Somut davada, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takibe itiraz edilmemiştir.Kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla girişilen takipte, itiraz veya şikayet olunmaması halinde açılacak iflas davası 2004 sayılı İİK'nun 173. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 173. maddesi "(1) Borçlu beş gün içinde borcu ödemez, itiraz veya şikayette de bulunmazsa, alacaklı, bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini istiyebilir. (2) İflas takibi kesinleştiğinde 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. (3) Mahkeme, takip dosyasını getirtir ve basit yargılama usulü ile yapacağı inceleme sonunda borcun ödenmediği, itiraz ve şikayette de bulunmadığını tesbit ederse yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcun ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini 158 inci madde uyarınca emreder. Bu emir yerine getirilmezse borçlunun iflasına karar verilir. Şu kadar ki, borçlu ödeme emrinde yazılı müddetin geçmesinden sonra borcu ödediğine dair resmi bir belge ibraz ederse iflas yolu ile takip talebi ve iflas davası düşer. (4) Borçlu, ticaret mahkemesine 65 inci maddeye göre gecikmiş itirazda bulunabilir. Mahkeme mazereti yerinde görürse iflas davasını 174 üncü madde uyarınca karara bağlar." hükmünü içermektedir. Emsal Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 20.05.2004 tarihli, 2003/13157/5949 Esas/ Karar sayılı ilamda “...Davalı vekili cevabında, ödeme emrinin tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, takip konusu çeklerdeki imzaların müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olanlara ait bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre iflas yolu ile takip itirazsız kesinleştiğinden ödemeye ilişkin resmî belge sunulmaması nedeniyle depo emri tebliğ edildiği, davalının depo emrinde öngörülen sürede ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davalının iflasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı, davalı tarafça keşide edilmiş çeklere dayanarak başlattığı haciz yolu ile takibi iflas yoluna çevirmiş, iflas ödeme emri borçlu şirkete 20.04.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir...İflas yoluyla takip itirazsız kesinleştiğinden mahkemece yapılacak inceleme sınırlıdır. Mahkemenin iflas yoluyla takibe itiraz olup olmadığı, takip konusu borcun ödenip ödenmediği üzerinde durarak iflas davasını karara bağlaması gerekir. Davalı tarafça takip konusu borcun ödendiği kanıtlanamadığından İİK ‘nın 158. maddesine uygun olarak çıkarılan depo emrinde öngörülen sürede ödeme yapmayan davalının iflasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır ..” ( Dr. Adnan Deynekli, Türk Hukukunda Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yoluyla Takip -Mayıs 2005, sayfa 85-86 - ) Şeklindedir. Yukarıda da açıklandığı üzere, iflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi halinde mahkemece yapılacak inceleme sınırlı olduğundan, davalının, taraflar arasındaki başka icra dosyaları kapsamında müvekkili şirkete ait 2 adet aracın ihalesinin yapıldığını ve ihale bedellerinin dosya borcunu ödemeye fazlasıyla yettiği, bu nedenle davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Somut olayda, kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile başlatılan icra takibi, itiraz ve şikayet olmadığından kesinleşmiş olup esasen davalının bu hususa yönelik bir itirazı da yoktur. Mahkemece, iflas takibinin kesinleşmesi sebebiyle İİK'nun 173/2 maddesinin yollamasıyla İİK'nun 166/2 maddesi uyarınca ilanların yapıldığı, depo emrinde, ödenecek borç ve ferilerinin Türk Lirası olarak belirlenerek yedi günlük kesin süre içerisinde depo emrine esas miktarın davacıya ödenmediği veya mahkeme veznesine depo edilmediği taktirde davalının iflasına karar verileceğine dair ihtarın bulunduğu, depo emrinin tebliğine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmış, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Diğer taraftan, davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki depo edilecek miktara karşı tarafların beyan ve itirazları alınmaksızın ara kararla müvekkili şirketin depo miktarını ödemesine karar verilmesi ile akabinde iflas kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükmü istinaf etmiştir. Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece Mahkemesince; " gelen rapordaki hesaba göre; davalı şirkete ve vekiline depo emrinin tebliğine, İİK.nun 158.maddesine göre 373.146,40 USD takipte kesinleşen alacak, 29.619,13 USD takip sonrası işlemiş faiz, 388.085,21 TL icra vekalet ücreti ve 983.575,44 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 15.300.981,93 TL (402.765,53 USD) + 1.371.660,65 TL = 16.672.642,58 TL toplam miktarın tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesi" şeklindeki ara kararı ile borcun ve ferilerinin ayrı ayrı gösterildiği ve neticeten depo emrine esas miktarın bildirildiği, buna göre hangi kalemlerde yanlışlık yapıldığını açıkça belirtip gerekçelendirmeyen davalının bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece Mahkemesince, yasanın emredici düzenlemeleri kapsamında tesis edilen iflas kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/319 Esas, 2025/537 Karar sayılı ve 08/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2025