T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/945 Esas
KARAR NO: 2025/1025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/05/2025
NUMARASI: 2024/588 Esas, 2025/421 Karar
DAVA:Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK156)
KARAR TARİHİ: 17/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29.03.2024 tarihli, ... nolu irsaliye faturası ile toplamda 10.634 adet, 29.03.2024 tarihli ..., 05.042024 tarihli ..., 06.04 2024 tarihli ... nolu irsaliyeler ile toplamda 28.935 adetten oluşan ürünün dikimi yapılmak üzere davalı tarafa teslim edildiğini, davalı şirket tarafından bu ürünlerin dikimi yapılarak 10.05.2024 tarihinde müvekkilinin müşterisi İnditex'e teslim edilmek üzere kararlaştırıldığını, bu ürünlerin ... , ... , ... , ... , ..., ..., ... nolu irsaliyeler ile toplamda 19.007 adet ürünün müvekkili şirketten habersiz olarak 3. bir atölyede diktirildiğinin ve 9.928 adet ürünün ise teslim edilmediğini, bu durum üzerine Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye 15.05.2024 tarihli ihtarı ile "29.03.2024 tarihli ... nolu irsaliye ile tarafınıza teslim edilen ürünlerin iş bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 1 gün içinde müvekkil şirkete teslimini aksi halde müvekkilin müşterine uygulamış olduğu satış tutarı üzerinden tarafınıza fatura edileceği 29.03.2024 tarihli ..., 05.042024 tarihli ..., 06.04/2024 tarihli ... nolu irsaliyeler ile tarafınıza teslim edilen ürünlerden müşteriye teslim edilmeyen 9.928 adet ürününde ürün başına 4.95 EURO üzerinden toplam 49.143,60 EURO olarak tarafınıza fatura edileceği" şeklinde davalıya ihtar gönderildiğini, aradan geçen süre zarfında bu anlaşmanın gereğinin davalı tarafından yerine getirilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davaya konu takibe dayanak 16.05.2024 tarih ve ... nolu 54.057,96 EURO değerindeki fatura ile, 20.05.2024 tarih ve ... nolu 51.492,76 EURO değerindeki fatura düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafın iş bu faturalara haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini belirterek Büyükçekmece İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılmasına, davalı aleyhine alacağın %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, devamında davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, davacının keşide ettiği faturanın şifahen görüşülerek dikimi kararlaştırılan ürünlerin geciktiği iddiasıyla diye keşide edildiğini, ancak söz konusu ürünlerin gecikme nedeninin müvekkilinin kusurundan kaynaklı olmadığını, ürünlerin baskılı olan parçalarının temin edilerek müvekkiline gönderilmemesinden kaynaklı olduğunu, bu süre içerisinde müvekkilinin 17.05.2024 tarihli Büyükçekmece ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde belirtildiği üzere müvekkiline ilk siparişlere ilişkin ücret ödemesinin yapılmadığını, ikinci sipariş işlemleri de devam edemediğinden müvekkili şirketin işçilik ücretlerini ödemek durumunda kalarak zarara uğradığını, davaya konu ürünler nezdinde müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığından fabrikanın işleyişi ve programlaması aksayarak müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu nedenle müvekkili şirketin fabrikasının 10 günlük iş kaybından kaynaklanan zararlarının ... numaralı 1.632.000 TL tutarlı fatura ile davacıdan talep edildiğini, ancak buna rağmen herhangi bir dönüş alamadığını, 17.05.2024 tarihli Büyükçekmece ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamede davacı tarafından haksız olarak keşide edilen hiçbir fatura ve ihtarnameden müvekkili şirketin borcu olmadığı gibi aksine davacının müvekkili şirkete ürettirip teslim almadığı ve gönderilmesi gereken baskılı parçaların göndermemesi nedeniyle işçilik yönünden zarara uğradığını, bu hususlarda tanık dinletme haklarıno ayrıca saklı tuttuklarını, müvekkilinin davacının tutumu nedeniyle bekleme süresinden kaynaklı uğradığı zararın ihtarnamede belirtildiği üzere fatura olarak düzenlendiğini ve bu faturanın ihtarname ekinde e-fatura olarak karşı tarafa gönderildiğini, davacı tarafından sevk edildiği bildirilen bu ürünlerin fason olarak dikim, ütü, paket yapılmak üzere müvekkili şirkete sevk edildiğini, sonrasında müvekkili ile davacı arasında fatura keşide etme süreci başladığını ve davacı tarafından keşide edilen tüm bu faturaların satış faturalarına çevrildiğini, davacı tarafından hem üretim bedeli ödenmeyerek hem de müvekkili şirkete satış faturası düzenlenerek haksız gelir elde etmenin amaçlandığını, müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dikilen ürünlerin teslim alınması gerçekleşmediğinden ve ödemesi de yapılmadığından müvekkili şirketin zarara uğradığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafından keşide edilen reklamasyon ve ürün faturalarının kabul edilmediğini, dolayısıyla davacının alacak atfederek iflas yolu ile takibe konu ettiği faturaların müvekkili tarafından dikimi yapılan ancak davacı tarafından teslim alınmayan ürünlere ilişkin olduğunu, davacının haksız olarak huzurdaki davayı ikame ederek müvekkili şirketten haksız gelir elde etmeyi amaçladığını, davacı tarafından her ne kadar müvekkilinin borçlu olduğu bu nedenle de iflasına karar verilmesi gerektiği yönünde talepte bulunulmuşsa da müvekkili firmanın aktif ticari yaşamına devam ettiğini, herhangi bir şekilde iflasını gerektirecek şekli ve maddi şartların oluşmadığını, bu durumun sunulan faturalar ile taraflara ait cari ekstrelerin bilirkişilerce yapılacak inceleme sonrasında görüleceğini, keşide edilen tüm faturaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili tarafından bu faturalara süresinde itiraz edildiğini belirterek davanın tümden reddine karar verilmesi savunulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defter ve belgeleri arasında 5.758.178,35 TL tutarlı cari hesap farkının bulunduğu, bu farklılığın davalı tarafın ticari defterlerine yaptığı tek taraflı kayıtlardan kaynaklandığı, davalı tarafın ticari defterlerinde tek taraflı olarak kayıt yaptığı faturalar 4 adet ve KDV dahil 4.126.178,34 TL bedelli iade faturası, 1 adet KDV dahil 1.632.000 TL bedelli zarar yansıtma faturası olduğu ve bu faturaların davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafça davalının eksik teslimat yaptığı iddiası ile eksik ürünler için 2 adet reklamasyon faturası yansıtıldığı, davalı taraf ise davacının ödeme yapmadığından bahisle fabrikanın işleyiş programının aksadığı iddiası ile 1.623.000 TL'lik zarar faturasını davacıya yansıttığı, tekstil bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı tarafından 10.639 adet ürüne ait 41.453 parça kesili kumaşın 29/02/2024 tarihinde davalıya teslim edildiği, ürünlerin dikili olarak davacıya teslim edilmediği, bu sebeple davacı tarafından 51.492,76 Euro (1.798.461,88 TL) tutarındaki faturanın düzenlendiği, faturanın piyasa rayiçlerine uygun olduğu, yine davalı tarafından dikilmek üzere e-irsaliye ile teslim alınan 28.935 adet üründen 19.007 adetini davacıya teslim ettiği, 9.928 adet ürünün ise teslim edilmediği, teslim edilmeyen 9.928 adet ürün bedeli olarak 54.057,96 Euro (1.886.541,72 TL) tutarındaki faturanın düzenlendiği, faturanın piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacı tarafından düzenlenen bu faturaların davalıdan tahsilinin talep edilebileceği, davalının bu bedellerinin ödendiğinin iddia ve ispat edilmediği, davalı tarafından düzenlenen 1.632.000,00 TL zarar yansıtma faturasına konu iddiaların davalı tarafça ispat edilemediği, bu sebeple mahkemece Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına itirazın kaldırılmasına, davalıya depo emri tebliğine ve iflas ilanlarının yapılmasına karar verildiği, davalı tarafça depo emrine konu bedelin 7 günlük süresi içerisinde mahkeme veznesine depo edildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine ve depo edilen bedelin karar kesinleştiğinde icra dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını, davacının edimini zamanında yerine getirmeyerek ve kusurlu davranarak müvekkili şirketi üretim anlamında ekonomik kayıplara sokarak zarara sebebiyet verdiğini, tanık deliline başvurulmasına rağmen tanıklarının dinlenilmediğini, baskılı parçaların gönderilmemesi ve ödemelerin yapılmaması nedeniyle üretim sürecinin tamamlanamadığı, gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, ilk sipariş ödemesi yapılmadığından 2. sipariş sürecinin imkansız hale geldiğini, bu dönemde personel işçilik ücretlerinin ödendiğini, fabrikanın işleyişinde ve üretim planlamasında ciddi aksamaların olduğunu, ürünlerin teslim alınmaması ve baskılı parçaların süresinde gönderilmemesi nedeniyle işçilik zararının oluştuğunu, 10 gün iş kaybı bedeli olarak 1.632.000,00 TL bedelli e-faturanın davacıya gönderildiği, takibe dayanak faturalara konu ürünlerin dikimleri tamamlanan, ancak teslim alınmayan ürünler olduğu, ürün bedellerinin ödenmediği, bu iddiaları yönünden dosyaya sunulan cari hesap ekstresi, faturalar ile ihtarnamelerin bilirkişiler tarafından incelenmediği savunularak mahkemenin itirazın kaldırılmasına dair ara kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dava, İİK'nun 154. maddesinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçlunun iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, 54.057,96 Euro ve 51492,76 Euro olmak üzere toplam 105.550,72 Euro 'nun tahsili için davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine iflas yolu ile adi takibe girişildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, bunun üzerine ödeme emrinin tebliğ tarihi 12/06/2024 den itibaren yasal bir yıllık süre içerisinde 01/07/2024 tarihinde davalı borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup davalı vekilinin rapora itirazının reddi ile davalının itirazının kaldırılması akabinde icra dosyasından gönderilen kapak hesabına göre depo emrine esas tutarın depo edilmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir. 29/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; taraf defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 3.016.712,85 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı taraftan 2.741.465,50 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları takip tarihi itibariyle karşılaştırıldığında taraflar arasında 5.758.178,35 TL tutarlı cari hesap farkının olduğu, bu farkın davalı tarafın ticari defterlerine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı yaptığı kayıt işlemlerinin 5 adet ve KDV dahil 5.758.178,35 TL tutarlı fatura kayıt işlemine ait olduğu, bu faturaların 4 adet ve KDV dahil 4.126.178,34 TL tutarlı olanın İADE FATURASI, 1 adet ve KDV dahil 1.632.000,00 TL olanının ZARAR YANSITMA FATURASI olduğu, ... numaralı ve KDV dahil 54.057,96 EURO-1.886.541,71 TL tutarlı fatura ile ... numaralı ve KDV dahil 51.492,76 EURO0-1.798.461,88 TL tutarlı faturanın EURO para cinsi olarak düzenlendiği, bu faturaların sadece davalı tarafta kayıtlı olduğu, davacı tarafta kayıt olmadığı, taraflarca BS-BA Formu ile beyan edilemeyeceği, davalı tarafın Büyükçekmece 12. Noterliğinin, 17.05.2024 tarihli, 21091 yevmiye madde numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafın düzenlediği ... numaralı faturanın iade edildiğinin ve alacaklarına yönelik kesilen ...-... numaralı faturalara istinaden uğradıkları zararın karşılanmasını ihtar ettiği, ihtarnamenin 17.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği iade ve zarar yansıtma faturalarının içeriklerine ait durumları iddiaları ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın takip talebinin 2 adet ve KDV dahil 105.550,72 EURO-3.685.003,60 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, fatura tutarlarının takip talebine EURO para cinsi üzerinden konu edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesine göre, alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup fili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceği, bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz istenebileceği, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 95.622,72 EURO-3.016.712,85 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık kamu bankalarınca EURO vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranlarıyla faiz talep edebileceği, davalı tarafından 10.639 adet ... ürün davacıya teslim edilmediğinden davacının 51.492,76 Euro (1.798.461,88 TL) tutarındaki 20.05.2024 tarihli ... nolu fatura bedelini davalıdan talep edebileceği, davalı tarafından 9.928 adet ... model ürün davacıya teslim edilmediğinden, davacının 54.057,96 Euro (1.886.541,72 TL) tutarındaki 16.05.2024 tarihli ... nolu fatura bedelini davalıdan talep edebileceği, netice itibariyle, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 95.622,72 EURO alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık kamu bankalarınca EURO vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz oranlarıyla faiz talep edebileceği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.Mahkemece ödeme emrine karşı itirazın kaldırılması ile İİK 166/2 gereğince iflas ilanlarının yaptırıldığı, icra müdürlüğünden kapak hesabının istenildiği, 20/03/2025 tarihli kapak hesabının 5.203.510,12 TL olduğu, depo emrine bu esas bedelin 7 gün içinde ödenmesi için davalı şirket ile vekiline depo emrinin tebliğ edildiği, 26/03/2025 tarihinde depo emrine esas miktarın depo edildiği, daha sonra davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.İİK'nın 155. maddesi; "Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur. Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir." hükmünü, aynı Yasa'nın 156/3 maddesi; "Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir." hükmünü, 158/2 maddesi ise; "Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." hükmünü düzenlemektedir. Ayrıca İİK'nın 158/1 maddesi uyarınca iflas takibi kesinleştiğinde İİK'nın 166. Maddesinde belirtilen usulle ilan edilmesi gerekir.Somut olayda davacının, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinden davalının takibe itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesini talep ettiği, davacının iflas avansını ikmal ettiği mahkemece iflas takibinin kesinleştiğinin İİK'nın 166. maddesi uyarınca ilan edildiği anlaşıldığından Mahkemece işin esasının incelenmesi yerindedir."Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir." (Y. 15. HD. 2017/1445 E. 2018/1438 K. sayılı ilamı) "...borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında itiraz ve iade etsin ya da etmesin) alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir." (Y. 23 HD. 2015/1354 E. 2015/7562 K. Sayılı ilamı) Davalı tarafından baskılı parçaların gönderilmemesi ve ödemelerin yapılmaması nedeniyle üretim sürecinin tamamlanamadığı, gecikmenin davacıdan kaynaklandığı, ilk sipariş ödemesi yapılmadığından 2. sipariş sürecinin imkansız hale geldiği, bu dönemde personel işçilik ücretlerinin ödendiği, fabrikanın işleyişinde ve üretim planlamasında ciddi aksamaların olduğu, ürünlerin teslim alınmaması ve baskılı parçaların süresinde gönderilmemesi nedeniyle işçilik zararının oluştuğu, 10 gün iş kaybı bedeli olarak 1.632.000,00 TL bedelli e-faturanın davacıya gönderildiği, takibe dayanak faturalara konu ürünlerin dikimleri tamamlanan, ancak teslim alınmayan ürünler olduğu, ürün bedellerinin ödenmediği savunularak bilirkişi raporuna itiraz edildiği gibi bu iddialar istinaf sebebi de yapılmıştır. Dosya kapsamında alınan teknik bilirkişi raporunda ürünlerin hepsinin davalıya teslim edildiği, takibe konu faturaların davalı ticari defterlerine kaydedildiği, davalının fazladan kendi defterine kaydettiği 2 adet iade faturasının takibe konu faturalara ilişkin olduğu, 1 adet faturanın 10 gün iş kaybı bedeli olarak 1.632.000,00 TL bedelli fatura olduğu ve diğer 2 adet iade faturasının ise iade sebebi boş olarak gözüken 253.766,25 TL ve 187408,50 TL bedelli faturalar olduğu, bu faturaların davacı defterlerine kaydedilmediği tespit edilmekle davalının zaten takibe konu 2 fatura dışındaki diğer iade faturalarının cari hesaba dayalı iade faturaları ile 10 gün iş kaybına ilişkin zarar yansıtma faturası olduğu, davalıya 10/05/2024 tarihinde 800.000,00 TL ödeme yapıldığı, cari hesaba dayalı iade faturalarına ve 10 günlük iş kaybı bedeline ilişkin yansıtma faturasına konu fatura içeriklerindeki alacak kalemleri ile iş kaybını ispat edici mahiyette somut bir belgelerin dosyaya sunulmadığı, mallar hazır olduğu halde davacı tarafından teslim alınmadığı iddiasına yönelik olarak da davacıya bu konuda herhangi bir ihtar çekilmediği gibi tevdi mahalli tayini gibi kanuni yollara müracaat edilmediği görülmekle davalının iddialarını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.Öte yandan davalı, davacı iş sahibinin takibe konu ettiği iki adet faturayı defterlerine kaydettiğinden artık faturaya konu ürünleri teslim almadığını ileri süremez. Faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması faturada yazılı malları davacının teslim aldığına karine teşkil eder. Bu karinenin aksi, yani ticari defterlerine kaydedilmiş olan iki adet faturaya konu ürünlerin tamamını teslim almadığını, eksik ürün teslim aldığını kanıtlama yükümlülüğü davalıya aittir. Davalı malları teslim almadığını yazılı delillerle ispatlamalıdır. Davalı tarafından ticari defterlerindeki kayıtların aksine herhangi bir yazılı delil ve belge dosyaya sunulmadığı gibi malların davalıya teslim edildiği teknik bilirkişi raporuyla da ispatlandığından davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları ve istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekili tarafından tanık deliline başvurulmasına rağmen tanığın mahkemece dinlenmediği ileri sürülmüş ise de, yukarıda izah edilen açıklamalar kapsamında hukuki ilişkinin mahiyeti gereğince davalı savunmalarının tanıkla ispatı mümkün olmadığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Davalı şirket tarafından depo emrine konu bedelin mahkeme veznesine yatırıldığı anlaşılmıştır. Borçlu, yedi günlük süre içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, s.4429). Somut olayda, takipli iflas davasında takibe konu alacağın davalı tarafça depo edilmesi sebebiyle mahkemece iflas talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin 2016/9096 Esas, 2020/580 Karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2008 tarih ve 2007/8591 E., 2008/293 K., 20.10.2010 tarih ve 11132 E., 11663 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/588 Esas, 2025/421 Karar sayılı ve 07/05/2025 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafça peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 164/2 fıkrası gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17/07/2025