T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/679 Esas
KARAR NO:2025/987
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/03/2025
NUMARASI:2025/245 Esas, 2025/317 Karar
DAVA:Konkordato
KARAR TARİHİ:10/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; konkordato talebinde bulunan müvekkillerinin ülkenin ve dünyanın ekonomik daralmasından kaynaklanan darboğaz neticesinde bir konkordato ön projesi çerçevesinde faaliyetlerini değişen şartlara göre uyarlama ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam etme kararı aldıklarını, aktif pasif dengesini düzeltmek suretiyle mevcut borçlarını, şu an içinde bulundukları ödeme güçlüğünden kurtularak ödeme imkânına kavuşacaklarını, bu sebeple müvekkillerinin mali durumunun düzeltilerek alacaklıların alacaklarına kavuşması açısından konkordato ön projesi hazırlandığını, sunulan konkordato ön projelerinde belirtilen imkân ve alternatiflerin gerçekleşmesi halinde, kanunda belirlenen süreler içerisinde aktif ve pasif dengelerinin düzeleceğini ve borçlarını ödeyebilir bir yapıya kavuşulacağını, 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde satışların durdurulmasını, çeklerin bankalara ibrazı durumunda çeklerin ödenmemesine karar verilmesini, dava tarihi itibariyle alacaklıların alacaklarını elde etmek gayesi ile takip hukuku dışında temlik, takas, mahsup, hapis, protesto, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi hukuki işlemlerin yapılmasının durdurulmasını, finansal kiralama şirketleri vasıtası ile alınan menkullerin müvekkillerinin aktifinde muhafazasını, şirketi temsil eden idarecilere mal üretimini temin amacı ile peşin veya vadeli olarak hammadde alınması, kamu borçlarının ödenmesi ve ön görüşme ve projelerin gerçekleştirilmesi, siparişleri alınmış olan işlerin tamamlanması için yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.Müdahil vekilleri; kesin mühlet ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; somut olayda,Mahkemece 2024/1001 Esas sayılı konkordato dava dosyasında ... dışındaki davacıya 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, bu şahıs yönünden dosyanın tefrik edilerek taleplerinin reddine karar verildiği, ...'ın konkordato talep eden şirketin ortağı olduğu, söz konusu şirketin borçlarına kefil olduğu, borçlarına kefil olduğu şirketlerin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, ayrıca şahsına ait mali borçlarının bulunduğu, şahsi borçları için konkordato teklifi ve borç ödeme kaynaklarının kefil borçlarına yetmeyeceği, şahsi borçlarına ise malvarlığı ile ödeyebileceği, şahsi kefalet borçları sebebiyle ...'ın konkordato ön projesinin başarıya ulaşması ihtimalinin bulunmadığı, ... yönünden geçici mühlet süresinin uzaması kararının verilmesinin uygun olmayacağı, geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; 26/02/2026 tarihli geçici komiser heyeti nihai raporunda belirtilen olumlu görüşe rağmen mahkemece gerekçe gösterilmeden ve soyut gerekçelerle kesin mühlet ve konkordato talebinin reddine karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin davacı gerçek kişinin yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacılar lehine 29/11/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı, Mahkemece 13.03.2025 tarihli duruşmada 2024/1001 E. Sayılı dosyada davacı ... yönünden konkordato talebini reddine bu davacı yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek tefrik kararı sonrasında aynı tarihte 2025/245 E. Sayılı dosya üzerinden konkordato talebinin reddine karar verilmiş olup davacı ... vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık; davacıya kesin mühlet verilmesi gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.Komiser Heyeti 26/02/2025 tarihli nihai raporunda; davacı ... şahsi revize projesinin gerçekçi bulunduğu, kaynakların şahsi borçlarına yetecek düzeyde bulunduğu, ayrıca söz konusu borçların 42.495.00,00 TL sinin diğer konkordato talep eden ... A.ş. Ye olan borç olduğu dikkate alındığında ...ın borç kaynaklarının konkordato kapsamındaki borçlunun alacağının tahsiline yol açaçağını, bu yönüyle ...ın revize projesindeki kaynakların gerçekleşmesinin borçlu konkordato talep eden . ...A.Ş. nin de projesine destek olacağı, ...ın şahsi revize projesinin de ... A.Ş. Nin konkordato projesindeki ödeme teklifleri doğrultusunda revize edildiği, borçlu şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde borçlunun da konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tefrik edilen dosyada davacı ... A.Ş. yönünden de aynı raporda; rayiç değerlere göre şirketin öz varlıklarının +48.952.986,10 TL olduğu ve borca batık olmadığı, sunulan revize projeye göre bu şirkete kesin mühlet verilebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş olup mahkemece 13/03/2015 tarihli duruşmada 15/03/2015 tarihinden itibaren itibaren 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği görülmüştür.Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir.Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir."Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacılar ... ve ... ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/571 Esas 2022/4223 Karar sayılı ilamı).Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (Selçuk Öztek, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, s. 148.)Davacı gerçek kişi yönünden konkordato ön ve revize projesi sunulmuş olsa da davacı gerçek kişinin kefalet nedeniyle borçları, borçlu şirketin projesinin başarısına bağlı kılınarak tamamen borçlu şirketin ön ve revize projesi üzerine temellendirildiği, borçlu gerçek kişinin kefaletten kaynaklanan borçları açısından şirketten bağımsız projesi bulunmadığı gibi projelerinin başarısı da, sunulan projelerin kefalet borçları açısından kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği anlaşıldığından mahkemece davacı gerçek kişinin kesin mühlet verilmesi talebinin reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davaya müdahil olanların, karar başlığında gösterilmemiş olmaları mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde bulunduğundan bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/245 Esas, 2025/317 Karar sayılı ve 14/03/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİİK’nun 293/2. maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 10/07/2025