T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/643 Esas
KARAR NO:2025/909
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/01/2025
NUMARASI:2024/658 Esas, 2025/61 Karar
DAVANIN KONUSU:Konkordato
KARAR TARİHİ:26/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 37.400.000,00 TL değerinde sermaye ile ana sözleşmesinde yazılı olan işlerde faaliyette bulunmak amacıyla kurulduğunu, müvekkili şirketin üretim gücü, sermaye yapısı, çalışan ve müşteri kalitesiyle içerisine düştüğü likitide sıkıntısını ve ödeme aczini ancak konkordato yoluna başvurmak suretiyle bertaraf edebileceğini, müvekkili şirketin ekonomik darboğaz ve krizden kurtularak takiplerden de korunmak suretiyle tüm borçlarını ödemesi ve böylece alacaklıların da iflâsa oranla alacaklarını daha iyi bir düzeyde elde etmeleri bakımından konkordato kurumuna başvurmak zorunluluğunun doğduğunu, konkordato projesinin vade talepli bir proje olup, hali hazırda ödeme kısır döngüsüne kapılmış olan müvekkili şirketin borçlarının ödenmesi yolunu açmak ve ödenebilirliğini sağlamak için borçlarının %100 'ünün toplam 2026 yılı ocak ayından itibaren %40 faiz ilavesi ile 48 ay vade içinde ödenmesi talebine dayalı olduğunu belirterek öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçiçi mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince bir yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, yargılama neticesinde İİK m. 305 vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; borçlu ... Şirketi'nin Giresun İli, Dereli İlçesi, ... Köyü'nde bulunan ... Santrali’nde elektrik enerjisi üretimi ile iştigal ettiği, borçlu şirketin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2022 tarihli ( 2021/31 E. 2022/939 K.) kararıyla iflasına karar verdiği dava dışı .... A.Ş.'nin borçlarına olan kefaletinden ve garantörlüklerinden dolayı yükümlülüklerinin bulunduğu 2.018.197.095,84 TL tutarlı kefalet borcunun nasıl ödeneceğinin ön projede açıklanmadığı ve ön projede bu borç bilgisine yer verilmediği, kefaletten kaynaklı borçlarını iflasına karar verilen ... A.Ş.'den tahsil imkanının bulunmadığı, 31.10.2024 tarihi itibariyle borçlu şirketin bilançosunda gözüken borç toplamının 237.295.010,12 TL olduğu, asaleten sorumlu olunan gerçek borç tutarının ise asgari 550.000.000,00 TL olduğu, kefaletten ve garantör sıfatından kaynaklı borçlar dikkate alınmadan düzenlenen güncel borca batıklık bilançosuna göre borçlu şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle (-) 264.188.576,23 TL rayiç özvarlık değeriyle borca batık durumda olduğu, ön projede yer alan 286.626.054,29 TL borç tutarı ile gerçek borç tutarı 550.000.000,00 TL arasındaki farkın, faaliyetin devamı ile altı yılda elde edilmesi beklenen faaliyet kârının miktarı, borçlu şirketin gerçek borcu kadar faaliyet kârı elde edebileceğine dair iddiası ve bu iddiasını destekleyici mali verilerin bulunmayışı, borçlu şirketin kefaletinden kaynaklı borçlarını iflas eden asıl borçludan tahsil etme imkanının bulunmayışı dikkate alındığında konkordato ön projesinin uygulanabilir olmadığı, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının olanaklı olmadığı, borçlu şirketin mal varlığının cebri icra yoluyla satışının ertelenmesi amacıyla konkordato talebinde bulunduğu gerekçesi ile mühletin uzatılması ve kesin mühlet verilmesi ; konkordatonun tasdiki isteminin reddine, borçlu şirketin iflasına, borçluya ait mal varlığı dikkate alındığında iflas tasfiyesinin adi usulde yapılmasına, geçici mühlette geçen süre nazara alınarak tasfiye memurlarının geçici konkordato komiserlerinden seçilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dosyadaki delillerden, komiser heyetinin bizzat yaptığı incelemeler ve buna göre ibraz ettikleri rapor içeriği ve duruşmada alınan beyanlarına göre, şirketin muamele merkezinin sicil adresinin bulunduğu Sarıyer/ İstanbul olmadığını, nitekim Sarıyer-İstanbul adresinin muamele merkezi olarak kabul edilemeyeceğinin dosya içeriğiyle sabit olduğundan iş bu davaya bakma konusunda mahkemenin yetkisinin bulunmadığını, HMK 285.maddesinde düzenlenen yetkinin kesin yetki olduğunu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, bir şirketin sicildeki adresinin o şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer bakımından karine olarak kabul edildiğini, ancak bu kuralın aksinin her zaman ve her türlü delille ortaya konulabileceğini, somut olayda davacı, komiser heyeti ve müdahil alacaklı tarafların şirketin ticaret sicilinde kayıtlı ... Sarıyer-İstanbul adresinde olmadığını, ticaret sicilinde kayıtlı adresten yıllar önce tahliye edilmiş olduğunu ancak fiili muamele merkezinin ticaret sicile işletme rehini sahibi ...bank A.Ş nin muvafakat vermemesi nedeniyle tescil ve ilan edilemediğini kabul ettiklerini, bu itibarla borçlunun işlem merkezinin, ticaret sicil adresinden başka bir yer olduğunun ispatlanması durumunda, konkordato başvurusu bakımından yetkili mahkemenin işlem merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesi olacağını, iflas kararı verilmeden davanın dava şartı yokluğu- usulden reddi gerekirken ilk derece mahkemesinin işin esasına girerek konkordato tasdiki talebimiz yönünden de hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, gerekçeli kararda İİK 304/1 uyarınca ilan işlemlerinin tamamlandığının belirtildiğini, Mahkemece, ara kararlarla ilan yaptırılmasına dair hüküm tesis edildiğini, ancak gerek ara kararlarda gerekse de gerekçeli kararda belirtilenin aksine usulüne uygun ilan yapıldığına dair bir bilgi ve belgenin dosyada olmadığının açıkça anlaşıldığını, yine iflas kararının ilanınında da eksikliklerin bulunduğunu, İİK 166/2 madde hükmünün gereğinin yerine getirilmediğini, Yerel mahkeme tarafından yetersiz inceleme ve değerlendirme yapıldığını ve komiser heyetinden çelişkili beyan ve raporlar ile hüküm oluşturulduğunu, müvekkilinin iflasına karar verilen dava dışı ... A.Ş.'nin borçlarına olan kefaletinden ve garantörlüklerinden dolayı yükümlülüklerinin bulunduğu, 2.018.197.095,84 TL tutarlı kefalet borcunun nasıl ödeneceğinin ön projede açıklanmadığı ve ön projede bu borç bilgisine yer verilmediği, kefaletten kaynaklı borçlarını iflasına karar verilen ... A.Ş.'den tahsil imkanının bulunmadığı şeklinde tamamen maddi gerçeklikten uzak ve herhangi bir tespit ve veriye dayanmadan hüküm oluşturulduğunu, komiser heyeti ve mahkeme tarafından iflas idaresi ile bir yazışma yapılmadığını ve iflas dosyasının mevcut durumu, mal varlığı ve dağıtıma yönelik bir bilgi ve belge celp edilmediğini, tamamen varsayıma ve komiser heyetinin yanlış tespitlerine dayalı olarak tahsil imkanı bulunmama gibi bir tespit yapılarak hüküm oluşturulduğunu,Yerel mahkeme tarafından revize ön projesi sunmak için süre talep edilmiş olmasına rağmen bu süre verilmeden karar oluşturulduğunu, komiser heyeti raporuna beyan haklarının kısıtlandığını ve maddi gerçeğe aykırı tespit ve değerlendirmeler içeren raporun geçerli sayıldığını, müvekkili şirketin borçlarını ödemek istediğini ve iyi niyetli olduğunu, alacaklıları zarara uğratmamak ve tüm alacaklıların alacaklarına ödemek isteyen, iflas halinde alacaklıların konkordato sonucu elde edebilecekleri paya oranla çok daha az bir gareme ile yetinmek zorunda kalacakları aşikarken yasanın kendisine tanıdığı hakkı kullanan ve gerek alacaklıların hakkını gerekse kendi haklarını koruyan müvekkilinin talebinin bu kapsamda herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmaksızın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Mahkemece davacı şirket hakkındaki geçici mühletin kaldırılması ile konkordato talebinin reddine ve şirketin iflasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.Davacı vekili iş bu davaya bakma konusunda mahkemenin yetkisinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Bu nedenle öncelikle talep eden borçlu şirketin ticaret sicil kayıtları ve dosya kapsamı göz önünde bulundurularak, kesin yetki şartına dair dava şartının incelenmesi gerekmiştir.İİK'nın 285. Maddesi yollaması ile İİK'nın 154 maddesi uyarınca konkordato taleplerinde yetkili ve görevli mahkeme, borçlunun muamale merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi olup, bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Konkordato talebinde bulunan şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer, muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa davanın da bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerekir.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... Şti'nin, ... Sarıyer/ İstanbul adresinde faaliyet gösterdiğini belirterek iş bu davayı açmıştır Yargılama sırasında, ilk derece Mahkemesince, davacı vekilinin şirketin fiili muamele merkezinin sicile kayıtlı adres olmadığını beyan etmesi karşısında, şirketin fiili muamele merkezinin ... Sarıyer/İstanbul adresi olup olmadığı, fiili muamele merkezinin Dereli-Giresun olup olmadığı, bankacılık işlemlerinin ağrılıklı olarak nerede gerçekleştirildiği konusunda şirketin ticari kayıtlarında ve şirketin borçlu olduğu bankaların şubelerinde inceleme yapılarak fiili muamele merkezinin neresi olduğu konusunda yazılı görüş ibraz etmek üzere konkordato geçici komiser heyetine süre verilmiştir.Konkordato geçici komiser heyetince sunulan 21.01.2025 havale tarihli yazılı görüşte özetle, ''Borçlu şirket vekilinin konkordato talep dilekçesinde açıkça, müvekkili ... şirketinin “... Sarıyer/İstanbul” adresinde faaliyet gösterdiğini belirttiği, 16/01/2025 tarihli celsede ise, şirketin fiili muamele merkezinin Kadıköy'de bulunduğunun ileri sürüldüğü, Komiser Heyetince olumsuz rapor sunulmasının hemen akabinde, konkordato talep dilekçesindeki beyanın tam zıttı bir şekilde beyanda bulunulmasının HMK m.29'da düzenlenen “Dürüst Davranma ve Doğruyu Söyleme Yükümlülüğü”nün ihlali anlamına geldiği, Mahkemece 16/01/2025 tarihinde gerçekleştirilen duruşmanın hemen ertesi sabahında heyet üyesi Prof. Dr. ...'nin fiili muamele merkezi olduğu belirtilen “... Kadıköy/İstanbul” adresine ziyaret gerçekleştirdiği, binanın güvenlik görevlisinden binada faaliyet gösteren firmaların listesinin temin edildiği, bu listede borçlu... firmasına rastlanmadığı; faaliyet gösterildiği belirtilen dairenin kapısındaki tabelanın sökülmüş olduğu, dairenin zili çalındığında açan olmadığı,Şirketinin bankacılık işlemlerinin (banka işlemleri ve kredi kullanımı) %99,58'lik kısmını ...bank ... Şubesi'nde gerçekleştirdiği, Borçlu ... şirketinin, Giresun İli, Dereli İlçesi,... Köyü'nde bulunan ... Santrali'ni işlettiği, ancak bu yerde yalnızca santral işletildiği, işlerin ilgili yerden yöneltildiğine dair hiçbir verinin bulunmadığı, Heyetlerine gönderilen kira sözleşmesinden, ofis olarak kullanıldığı belirtilen dairenin kiracısının ayrı bir tüzel kişilik olan “... A.Ş.” olduğunun tespit edildiği, Şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ettiği, bu karinin aksi ispat edilirse, ticaret sicilde gözüken adres dışındaki adresin muamele merkezi olarak kabul edilebileceği; ancak somut olayda “... Kadıköy- İstanbul” adresinin fiili muamele merkezi olduğunun ispatlanamadığı'' belirtilmiştir.Somut olayda, dosya kapsamı ve komiser heyeti raporuna göre, davacı şirketin “... Kadıköy- İstanbul” adresinin fiili muamele merkezi olduğu yönündeki iddiasının ispatlanamadığı, davacı şirketin sicile kayıt edildiği adresin İİK'nın 154. maddesi kapsamında muamele merkezi yönünden karine oluşturduğu, bu adresten başka bir yerin muamele merkezi olduğuna dair delil de bulunmadığı gözetildiğinde, davanın davacı şirketin muamele merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde açıldığı anlaşılmış, davacı vekilinin mahkemenin yetkisinin bulunmadığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin bulunduğu görülmüştür.Dosya kapsamından, ilk derece Mahkemesince İİK'nın 286 maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacı lehine 25/10/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser heyeti atandığı görülmektedir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece iflas kararının İİK 166/2 maddesi uyarınca usulüne uygun ilan edilmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece İİK 288/2. Maddesi uyarınca geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararın aynı maddenin 2. Fıkrasında düzenlenen ilan şekli ile ilan edildiği anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince iflas kararı iflas Müdürlüğüne bildirilmiştir. Her ne kadar gerekçeli kararda iflas kararının İİK 166 maddesindeki usulle ilan edilmesine karar verildiği belirtilmiş ise de, İİK 166/2 maddesi hükmünde, ilanın anılan maddede belirtilen usulde İcra Dairesince yapılacağı açıkça düzenlendiğinden davacı vekilinin İlk derece Mahkemesince İİK 166/2 maddesi hükmü gereğinin yerine getirilmediğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, duruşma gününün, İİK 288 maddesi uyarınca ilan edilmediğini iddia etmiştir. İİK 288/1 maddesi gereğince geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğu, somut olaya ilişkin, geçici ve kesin mühlet talebinin değerlendirildiği karar duruşmasında duruşma gününün ilan edileceği yönünde yasal bir düzenlemenin bulunmadığı,İİK 304. Maddesinde düzenlenen tasdik duruşmasının ilanına ilişkin düzenlemenin somut olayda uygulanmasının söz konusu olamayacağı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde, iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 292. maddesinde sayılan durumlardan biri de, maddenin b bendinde, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Konkordato geçici komiser heyetinin 14/11/2024 havale tarihli ön raporunu sunduğu, raporda; ''Konkordato Geçici Komiser Heyeti olarak yaptığımız ilk incelemeler neticesinde, a)Konkordato projesine dayanak olarak gösterilen mali tablolarda “250- ARSA VE ARAZİLER” hesabı “2.951.722,85 TL” olarak gözükmesine rağmen bu hesabın içeriğinde bulunan arsa ve arazilere ait herhangi bir tapu dökümünün ibraz edilmediği, bu yönüyle, konkordato talebine eklenecek belgeler arasında bulunan “Maddi ve Maddi Olmayan Duran Varlıklara Ait Olup Defter Değerlerini İçeren Listeler” de eksikliğin mevcut olduğu, b)Sayın Mahkemenizce tesis edilen 04/11/2024 tarihli ara kararda “Borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgelerin (tapu kayıtları, araç ruhsatları, gayrimenkul değerleme raporu, detay mizan vs) sunulup sunulmadığı, sunulmamış ise bu bilgi ve belgelerin temininin istenmesi ve bu şekilde hazırlanacak raporun mahkememize sunulması gerektiği” denildiğinden, Komiser Heyetimiz tarafından borçlu şirket vekiliyle e-posta yoluyla iletişime geçilerek borçlu vekilinden “250- ARSA VE ARAZİLER” hesabı altında bulunan arsa ve arazilere ait tapu dökümlerinin heyetimize ibraz edilmesinin istendiği, c)Borçlu şirket tarafından konkordato talebine eklenmesi gereken “Maddi ve Maddi Olmayan Duran Varlıklara Ait Olup Defter Değerlerini İçeren Listeler” deki eksiklik dışında sunulan belgelerde bir eksikliğe rastlanmadığı'' yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği görüldü.Konkordato geçici komiser heyetinin 13/12/2024 havale tarihli birinci ara raporunu sunduğu, raporda;''Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, a)Borçlu ... Enerji’nin, Giresun İli, Dereli İlçesi, ... Köyü'nde bulunan ... Santrali’nde elektrik enerjisi üretimi ile iştigal ettiği, b)Borçlu şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının (+) 219.163.005,24 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, şirketin kaydi değerlere göre borca batık durumda olmadığı, c)Şirketin rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığını saptamak için şirkete ait varlıkların rayiç değerlerinin bilinmesi gerektiği, şirkete ait varlıkların rayiç değerinin tespiti için heyetimizce bilirkişi görevlendirilmesi yapıldığı, bu kapsamda, bir sonraki raporda şirketin rayiç değerli özvarlıklarının tespit edilmesinin hedeflendiği, d)Sayın Mahkemenizce 30.10.2024 tarihli ara kararda “Alacaklı ...bank A.Ş.’nin geçici mühlet verilmesine yönelik itirazlarının ilk ara raporda değerlendirilmesi için ...bank Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan 30/10/2024 tarihli dilekçe ve eklerinin komiser heyetine teslimine” karar verildiği, ilgili ara karar doğrultusunda, heyetimizce gerekli incelemelerin gerçekleştirildiği, e)Müdahil ...bank hisse senetleri üzerindeki rehin ve intifa hakları sebebiyle muvafakatleri olmadan konkordato talep edilemeyeceğine ilişkin itirazda bulunmuşsa da söz konusu itirazın yerinde olmadığı, f)Müdahil ...bank vekilinin müdahil...bank vekilinin konkordato talebine ekli belgelerde müvekkili bankanın alacağının hatalı gösterildiği yönelik itirazının haklı olduğu, g)Müdahil ... vekili tarafından, konkordato talep eden şirketin rayiç değerlere borca batıklığını gizlediği yönünde sürülen iddianın heyetimizce görevlendirilen bilirkişilerin raporlarını sunmasının akabinde cevaplanabileceği,h)Heyetimizce borçlu şirkete ait konkordato projesi üzerinde yapılan ilk incelemelerde borçlu şirketin konkordato ön projesinde bazı sorunlara rastlandığı, bu kapsamda yapılan incelemelerimizin devam ettiği, bilirkişi raporlarının sunulmasından sonra borçlu şirkete ait konkordato ön projesinin ayrıntılı olarak inceleneceği ve şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırma ihtimali bulunup bulunmadığının değerlendirileceği ''yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği görüldü. Konkordato geçici komiser heyetinin 10.01.2025 havale tarihli üç aylık geçici mühlet dönemine ilişkin raporunu sunduğu, raporda; ''Borçlu ... şirketinin, Giresun İli, Dereli İlçesi, ... Köyü'nde bulunan ... Santrali'nin sahibi olduğu, bu santral için ...bank A.Ş.'den kredi kullanıldığı, kamu borçları dışında asaleten sorumlu olunan borçların neredeyse tamamının bu krediden kaynaklandığı, Şirketin sahip olduğu hidroelektrik santralin Dereceli İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosyasından 24/10/2024 başlangıç tarihli olarak ihaleye çıkarıldığı, şirketin ise 23/10/2024 tarihinde konkordatoya başvurduğu, alınan geçici mühlet kararı sonrasında bu satışın düşürüldüğü,... şirketinin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2022 tarih ve 2021/31 E., 2022/939 K. sayılı kararıyla iflasına karar verilen ... A.Ş.'nin borçlarına olan kefaletinden ve garantörlüklerinden dolayı yükümlülüklerinin bulunduğu, ancak ne var ki ... şirketinin konkordato projesinde kefaletten ve garantör sıfatından kaynaklı borçlarından hiç bahsetmediği, kefaletten ve garantör sıfatından kaynaklı borçların en az 2.018.197.095,84 TL olduğu,Şirketin mali tablolarında asaleten sorumlu olduğu borçları da eksik gösterdiği, 31.10.2024 tarihi itibariyle bilançoda gözüken borç toplamının 237.295.010,12 TL olduğu, asaleten sorumlu olunan gerçek tutarının ise en az 550.000.000,00 TL olduğu,Kefaletten kaynaklı sorumlu olunan asgari yükümlülük tutarı ile garantörlük sebebiyle sorumlu olunan tutar (ödendiğinde rücu alacağı doğsa da asıl borçludan tahsil edilmesi mümkün olmayan tutarlar) dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre 31/10/2024 tarihi itibariyle rayiç özvarlıklar toplamının (-) 2.151.937.718,59 TL olduğu,Kefaletten ve garantör sıfatından kaynaklı borçlar dikkate alınmasa dahi şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle (-) 264.188.576,23 TL rayiç özvarlık değeriyle yine borca batık çıktığı,Kefaletten ve garantörlük sıfatından kaynaklı en az 2.018.197.095,84 TL tutarındaki yükümlük ile kaydi bilançolarda gösterilmeyen ancak asaleten sorumlu olunan en az 312.704.989,88 TL tutarındaki borcu ihtiva etmeyen konkordato ön projesinin uygulanabilirliğinin hiçbir şekilde bulunmadığı, şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırmasının olanaklı olmadığı, Sayın Mahkemenizce ... şirketinin iflası koşullarının oluştuğuna kanaat getirilmesi halinde, İİK m.308, f.2 uyarınca tasfiyenin adi tasfiye usulüne göre yürütülmesine karar verilebileceği" belirtilmiştir.Somut davada, davacı şirketin, kefaletten ve garantörlük sıfatından kaynaklı en az 2.018.197.095,84 TL tutarındaki yükümlülük ile kaydi bilançolarda gösterilmeyen ancak asaleten sorumlu olunan en az 312.704.989,88 TL tutarındaki borcu ihtiva etmeyen konkordato ön projesinin uygulanabilirliğinin bulunmadığı komiser heyeti raporundan anlaşılmaktadır.Bununla birlikte, davacı şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle (-) 264.188.576,23 TL rayiç özvarlık değeriyle yine borca batık olduğu, davacı şirketin asaleten borçlu olduğu borçların yarısını konkordato projesinde eksik gösterdiği, kefaletten ve garantör sıfatından kaynaklı borçlarını ise konkordato projesinde hiç göstermediği, davacı şirketin gerçek borcu kadar faaliyet karı elde edebileceğine dair iddiasının somut veriye dayanmadığı dikkate alındığında, şirketin ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Bu nedenle mahkemece davacı şirketin kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Diğer taraftan davacı şirket yetkilisinin İİK'nın 292. maddesi uyarınca duruşmaya davet edilmesine rağmen duruşmaya katılmadığı, İİK'nın 292. maddesi gereği konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde kesin mühletin kaldırılarak iflas kararı verilmesi gerektiği gözetildiğinde, mahkemece davacının iflasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Öte yandan davacı borçlu ilk derece mahkemesinde, revize proje sunmak için süre istemişse de, mahkemenin somut dayanakları gösterilmeyen, hatta hangi borç ödeme kaynaklarını içereceği dahi belirtilmeyen, bu nedenle ciddi ve inandırcı olmayan talebi dikkate almamasında isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde komiser heyeti raporuna beyan haklarının kısıtlandığını ileri sürmüş ise de, komiser heyeti rapor özetlerinin duruşma zabıtlarına geçirildikten sonra davacı vekiline söz verildiği, davacı vekilinin beyanda bulunduğu, davacının komiser raporlarına karşı ayrıca beyanda bulunmak için bir süre talebinde bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin komiser heyet raporlarına karşı beyan haklarının kısıtlandığı yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/658 Esas, 2025/61 Karar sayılı ve 23/01/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı / davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nun 308/a maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/06/2025