T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/452 Esas
KARAR NO:2025/978
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/12/2024
NUMARASI:2023/511 Esas, 2024/1233 Karar
DAVA:TAPU İPTAL VE TESCİL, TAZMİNAT (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:10/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DOSYA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 2007 yılı sonunda inşaatları bitirerek daireleri üyelerine teslim ettiğini, 2013 yılında da tapu tescil ve teslim işlemlerine başladığını, müvekkilinin mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kooperatif tarafından düzenlenen 30/05/2009 tarihli belge uyarınca borcu bulunmadığını, daha sonra tahakkuk edecek aidat borçlarına mahsup edilmek üzere 5.000,00 TL avans da ödediğini, ancak kooperatifin müvekkilinin borçlu olduğundan bahisle müvekkiline tahsis edilen 6. nolu dairenin tapusunu vermekten imtina ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde daire bedeline karşılık şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı kooperatif vekili cevabında; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının sadece adına tahsisten hareketle açmış olduğu davanın dinlenme imkanı bulunmadığını, davacının kooperatife olan borçlarını ödememesi nedeniyle ihracına varan yasal süreç olup, bu sürecin beklenmesi gerektiğini, genel kurulda ... ada ... numaralı parsel üzerine inşa edilen dairelerinin ortakların isteğine göre dağıtımı hususunda karar alındığını, bu hususta üst birlik nezdinde girişimde bulunulduğunu, üst birliğe olan borçların ödenmesi ve tapu dağıtımına izin verilmesiyle kooperatife tüm borçlarını ödeyen üyelere tapu devrinin yapıldığını, borçlarını ödemeyenlere de tapu verilmediğini, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 30/05/2009 tarihli belge ile avans verildiğine dair belgenin sahte olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili birleşen dosyadaki dava dilekçesi ile; tapu iptal ve tescil davası ile müvekkili hakkındaki ihraç kararının iptali için açılan davalar devam ederken, davalı kooperatifin davalı ...'ı üye yaparak 6 nolu daireyi davalı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın taşınmazı görmeden satın almasının iyiniyetli olmadığını ileri sürürek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde daire bedeline karşılık şimdilik 100.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı kooperatif vekili cevabında; davacının ödemesi bulunmadığını, 30.05.2019 tarihli belgenin sahte olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... birleşen davaya süresinde cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, mali yükümlülüklerini yerine getirdiği, kooperatifin ferdileşmeye geçtiği ancak davacı adına tescil edilebilecek bağımsız bölüm bulunmadığı, birleşen dosya davalısı ...'ın tapu siciline güvenerek konutu iktisap ettiği, konutu kötü niyetle iktisap ettiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle tescil talebi yerinde olmayıp, bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin tahsili gerektiği, davacının davalı kooperatif aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat isteğine dair asıl dava derdest iken, aynı nedenler ve taleple ile yeniden kooperatif aleyhine açılan birleşen davanın derdest olduğu gerekçesiyle (davalı kooperatif aleyhine açılan) asıl davada tapu iptal ve tescil talebinin reddine, 250.000,00 TL tazminatın 100.000.00 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline, birleşen davada davalı kooperatif aleyhine açılan davanın derdestlik nedeniyle, davalı ... aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı ve davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:Dairemizin 2019/3068 Esas, 2023/483 Karar sayılı kararı ile; birleşen dosyada dava dilekçesi tebliğ edilmeyen davalı kooperatife dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de dava dışı ... için düzenlenen 30/05/2009 tarihli belgedeki imzaların yönetim kurulu başkan ve üyelerine ait olduğu kesinleştiğine göre, bu belge aslının da celp edilerek mukayese belgesi olarak ATK'ya gönderilmesi ve davacı için düzenlenen 30/05/2009 tarihli belgedeki imzanın yönetim kurulu başkanı ...'ın eli ürünü olmadığı hususunda ATKdan rapor alınması gerektiği, ayrıca sahte olduğu ileri sürülen belgelere ilişkin soruşturma dosyası bulunmasına rağmen soruşturma dosyalarının akıbeti araştırılmadan ve eldeki davaya etkisi değerlendirilmeden karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; kesinleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/572 Esas sayılı dosyasına göre davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, davacının kooperatiften taşınmaz talep edebilmesi için yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve kooperatif aidatlarını ödediğini ispat etmesi gerektiği, ATK'dan alınan raporda 30.05.2019 tarihli belgedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı tarafın beyanına göre söz konusu belgede imzası olan diğer yönetim kurulu üyesinin davacının babası olduğu, buna göre davacının kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair inceleme konusu belgeden başka belge sunmamış olması ve söz konusu belgedeki imzanın da sahte olduğunun anlaşılması karşısında davacının kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği, ayrıca birleşen davada davalı kooperatife yönelik davanın asıl asıl dava ile aynı içerikte olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı ve birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; kooperatifin inşaatı 2007 yılında bitirdiğini, kooperatifin inşaatı yap sat usulü ile yaptığını ve hiçbir ortağın aidat ödemediğini, 18.07.2008 tarihli yönetim kurulu kararında; üyelik devrinde, devredenin borçlarının tahsilinden sonra devire izin verilmesine karar verildiğini, buna göre borç varken üyeliğin devredilemeyeceğini, müvekkilinin yönetim kurulunun 18.07.2008 tarihli kararından sonra,2009 yılında ...'dan üyeliğini devraldığını, borç var iken üyelik devredilemeyeceğinden müvekkilinin üyeliği ile ilgili borcu bulunmadığını; birleşen dosya davalısı ...'ın davaya konu konutta müvekkilinin kiracısı oturmasına rağmen yeri görmeden satın aldığını, davalı ...'ın kooperatifle birlikte kötü niyetli hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen dosyada davalı ... vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili yönünden de dava reddedilmesine rağmen sadece davalı kooperatif lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, kooperatif üyeliğine dayal tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davacının borcu bulunmadığına dair 30.05.2019 tarihli belgedeki imzanın kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen dosyada davacı ile birleşen dosyada davalı ... vekili hükmü istinaf etmiştir. 1-Taraflar arasında davacının kooperatif üyesi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının mali yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, bu sebeple davaya konu bağımsız bölümün birleşen dosya davalısı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı 30/05/2009 tarihli belgeye dayanarak kooperatife borcu olmadığını ileri sürmüş, davalı kooperatif ise söz konusu belgenin sahte olduğunu savunmuştur. 22/08/2016 ve 01/11/2024 ATK raporlarında; 30/05/2009 tarihli belgede ... ve...'a ait imzaların kendilerine ait olduğu, ancak yönetim kurulu başkanı ...'a atfen atılan imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.06/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacının kooperatife yapılan ödemelerini gösterir bilgi ve belge sunmadığı, 30/05/2009 tarihli belgeden imzası olan iki yöneticinin imzası gerçek olmakla birlikte, yönetim kurulu başkanına ait imzanın sahte olduğunun tespit edilmesi nedeniyle bu belgenin bağlayıcı olmadığı belirtilmiştir. Farklı bilirkişilerden alınan 16/05/2018 tarihli raporda; davacının üyeliği devralarak üye olduğu, kooperatif yönetim kurulunun 18/07/2008 tarihli kararı gereği öncelikle borçların tahsilinden sonra üyeliğin devrine izin verilmesi nedeniyle davacının borcu olmaması gerektiği, kooperatif genel kurulunda bazı ortakların ödemediği 5.000,00 TL çevre tazmin tutarı dışındaödenmeyen tutardan bahsedilmediği, kooperatif defterlerinin incelenmesinde davacıya ait herhangi bir cari hesap kaydı bulunmadığı belirtilmiştir.Farklı bilirkişilerden alınan 20/11/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespit edilemediği, 30/05/2009 tarihli belge ve ferdileşmeye yakın davalı kooperatif tarafından sunulan listenin davacı lehine yorumlanması halinde davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirdiği, birleşen davalı malikin iktisabının iyiniyetli olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Bütün yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarını işyeri veya konut sahibi yapmaktır. Başka bir anlatımla kişiler yapı kooperatifine kooperatifin türüne göre işyeri, yada konut edinmek amacıyla ortak olurlar. Bu nedenle ortaklık hakkı belirli bir süre sonra mülkiyet hakkını doğurmaktadır.Yapı kooperatiflerinin ortaklarına konut veya işyeri kazandırması amaçlarının gerçekleşmesi doğrultusunda, ortakların kooperatif ana sözleşmesinin 21,23/6 ve 61. maddesi gereğince konutun veya işyerinin maliyet bedelini genel kurul kararları doğrultusunda ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.Parasal yükümlülük, kooperatife karşı her türlü akçeli yükümlülüğü ifade etmektedir. Kooperatif tarafından yapılan konutların ortaklar adına tapuya tesciline karar verilebilmesi için, kooperatifte ferdileşmeye geçilmesi ve kooperatifin ferdileştirmeyi sağlamaması, ayrıca ortağın kooperatife bir borcunun bulunmaması gerekmektedir. Somut olayda davalı kooperatif defterlerinin usulüne uygun düzenlenmediği, kooperatif genel kurul kararlarına göre tahakkukların düzenli olmadığı, dava dışı üyelere dairelerin ne şekilde tescil edildiğinin eşitlik ilkesi kapsamında mevcut belge ve bilgilere göre tespit edilemediği anlaşılmaktadır.Davacı 30/05/2009 tarihli belgeye dayanarak kooperatife borcu olmadığını ileri sürmüşse de, alınan ATK raporlarına göre sözkonusu belgedeki imza yönetim kurulu başkanına ait değildir. Söz konusu belgenin düzenlendiği tarihte de geçerli olduğu anlaşılan Kooperatif yönetim kurulunun 06.06.2005 tarihli kararına göre bir işlemin kooperatifi bağlayabilmesi için, kooperatif başkan ve yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından imza edilmesi gerekir.Oysa eldeki davaya konu 30.05.2009 tarihli belgedeki imza yönetim kurulu başkanına ait değildir. Bu durumda davacının kooperatife borcu bulunmadığına dair 30.05.2009 tarihli belge geçerli olmayıp, davacı, kooperatife parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayamamıştır. Bu nedenle Mahkemece davalı kooperatife karşı açılan asıl dava ile birleşen dosya davalısı ...'a açılan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 2-HMK'nın 114/1-ı ve i bentlerinde aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması ve aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartları arasında sayılmıştır.Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda aynı taraflar arasında aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Somut olayda davacı vekili asıl dosyada davalı kooperatife husumet yöneltilerek 6. nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini, aksi halde tazminata hükmedilmesini talep etmiş, birleşen davada ise kooperatifin taşınmazı ...'a devrettiğini belirterek davalılar kooperatif ve ...'a husumet yönelterek anılan taşınmazın adına tescilini, olmazsa tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Bu durumda davalı kooperatif yönünden asıl dava görülmekte iken, aynı nedenler ve talep ile yeniden kooperatif aleyhine açılan birleşen davanın derdest olduğu anlaşıldığından, Mahkemece birleşen davada davalı kooperatif aleyhine açılan davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 5. maddesine göre, hangi aşamada olursa olsun dava ve icra takibini kabul eden avukat, tarifeler hükümleri ile belirli ücretin tamamına hak kazanır. Somut olayda birleşen dosyada davalı ... kendisini vekille temsil ettirmesine ve birleşen dava reddedilmesine rağmen, Mahkemece birleşen davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 2. madde de, birleşen dosyada davalı ...'ın istinaf başvurusunun 3. madde de belirtilen nedenler ile kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında asıl davanın reddine, birleşen davanın davalı kooperatif yönünden derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden, diğer davalı ... yönünden ise esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 2. maddede, birleşen dosyada davalı ...'ın istinaf başvurusunun 3.maddede belirtilen nedenlerle KABULÜ İLE Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/511 Esas, 2024/1233 Karar ve 23/12/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2.1-a)ASIL DAVANIN REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.092,35 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,c)Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davalı kooperatif kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kooperatife VERİLMESİNE, Birleşen Bakırköy 3.ATM 2014/610 Esas sayılı dosyası yönünden;2.2-a)Birleşen davanın davalı kooperatif yönünden derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, diğer davalı ... yönünden ise ESASTAN REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.092,35 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,c)Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE,f)Birleşen dosyada ilk derece mahkemesinin lehine vekalet ücreti takdir etmediği davalı kooperatifin hükmü istinaf etmediği gözetilerek, birleşen dosyada davalı kooperatif lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl ve birleşen davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, Kararın kaldırma nedeni gözetildiğinde davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı ... tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, Birleşen dosya davalısı ... tarafından karşılanan 615,40 TL istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'a ÖDENMESİNE,5-Birleşen dosyada davalı ... tarafından fazladan yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının istek halinde davalı ...'a İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/07/2025