T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/161 Esas
KARAR NO: 2025/406
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/12/2024
NUMARASI: 2024/215 Esas, 2024/899 Karar
DAVANIN KONUSU: KAYIT KABUL
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin bağlı olduğu Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğünün 13/04/2023 tarihli, ... sayılı yazısında 12/02/2010/... tarih/sayılı gümrük beyannamesiyle ithal edilen mallara ilişkin yatırılan teminat tutarlarının hazineye irad kaydedilmek üzere banka hesaplarına veya muhasebe işlem fişi ile müdürlüklerine gönderilmesi gerektiği hususunun bildirildiğini, bunun üzerine müflis bankanın iflas masasına başvurularak 30.202,50 TL alacağın kaydının talep edildiğini, ancak iflas idaresine alacağın dayanağı teminat mektubu için süresinde tazmin talebinde bulunulmadığından bahisle taleplerinin tamamının reddine karar verildiğini, kararın usul e yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile 30.202,50 TL'nin işlemiş faizlerinin de hesaplanarak iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacak kayıt talebinin reddine ilişkin iflas idaresinin kararının hukuka uygun olduğunu, şöyle ki bahse konu teminat mektubu, ötv borçlarının teminatını teşkil etmek üzere düzenlemiş ise de dosyadaki yazılara göre mükellefin bir ÖTV borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, yasal düzenlemeler uyarınca teminat mektuplarında zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, bu sürenin ise muacceliyet anından itibaren işlemeye başlayacağı, muacceliyet anının ise, teminat mektubu ile garanti altına alınan riskin gerçekleşme tarihi olarak kabul edildiği, ancak riskin doğduğu tarihe ilişkin açıklayıcı bir beyanda bulunulmadığını, somut olayda dava konusu teminat mektubuna ilişkin tazmin talebinin, süresi içerisinde ileri sürülmediğini, davacının herhangi bir faiz alacağının bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davanın yasal 15 günlük süre içerisinde açıldığı, davalı tarafından yasal süresi içerisinde zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, süresiz teminat mektuplarının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, riskin doğduğu yani özel tüketim vergisinin tarh ve tahakkuk ettirildiği 12/02/2010 tarihinde borcun ödenmemesi ile alacak muaccel hale geldiğinden zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bu nedenle teminat mektubunun da 12/02/2020 tarihine kadar paraya çevrilmesi gerektiği, müflis bankanın iflas tarihi 16/11/2017 olup bu durumun dava zamanaşımını durdurmadığı, 6098 sayılı TBK'nun 154/2 maddesi gereğince iflas masasına başvurma hali zamanaşımını keser ise de, iflas masasına başvuru tarihinin 17/11/2023 olduğu, buna göre davacının talebinin 10 yıllık sürenin dolması nedeniyle zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; TBK'nun 149. maddesine göre, zamanaşımının, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağını, Gümrükler Genel Müdürlüğünün 05/11/2021 tarih ve 68713624 sayılı yazısında, süresiz teminat mektubundan doğan sorumluluğun alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağının ve riskin gerçekleşmesinden sonra bankadan ödeme talebinde bulunulmasıyla borcun muaccel hale geleceğinin mütalaa edildiğini, buna göre Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğünün 13/04/2023 tarihli yazısı ile söz konusu gümrük beyannamesiyle ithal edilen mallara ilişkin yatırılan teminat tutarlarının hazineye irad kaydedilmek üzere banka hesaplarına veya muhasebe işlem fişi ile müdürlüklerine gönderilmesi gerektiği hususunun bildirildiği tarihin riskin doğduğu tarih olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Somut davada, İstanbul ... İflas Müdürlüğünün ... tasfiye sayılı dosyasından verilen yazı cevabına göre, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasında 16/11/2017 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... Bankası A.Ş.'nin iflas tasfiyesinin TMSF tarafından yürütüldüğü, iflas kararının 27/01/2020 tarihinde kesinleştiği, 7435 kayıt numarası ile yapılan alacak kayıt talebinin reddine ilişkin kararın 20/03/2024 tarihinde alacaklıya tebliğ edildiği, kararın tebliği için alacaklı tarafından masraf yatırıldığı anlaşılmakla davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 01/04/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Körfez Petrokimya Gümrük Müdürlüğü ... kayıt numarası ile iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunarak müflis banka tarafından tanzim edilen 15/02/2010 tarihli teminat mektubu tutarı olan 30.202,50 TL'nin alacak olarak kaydedilmesini talep etmiştir. İflas idaresi ise, alacağın dayanağı olan teminat mektubu için süresinde tazmin talebinde bulunulmaması sebebiyle müflis bankanın yükümlülüğünün sona erdiğinden bahisle talebin tümden reddine karar vermiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, süresiz teminat mektuplarının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, riskin doğduğu yani özel tüketim vergisinin tarh ve tahakkuk ettirildiği 12/02/2010 tarihinde borcun ödenmemesi ile alacak muaccel hale geldiğinden zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, buna göre dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolduğu gerekçeleri ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, dava konusu süresiz teminat mektubu bakımından 10 yıllık zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı, buna göre davanın süresinde açılıp açılmadığı ve Mahkemenin kararının yerinde olup olmadığı noktalarındadır.Bankanın sorumluluğunu bir süre ile sınırlamayan teminat mektupları ise süresiz teminat mektubu olarak adlandırılır. Bu tür teminat mektuplarına göre banka, muhatabın alacağının doğumu anından itibaren on yıl süreyle sorumlu olur. Başka deyişle süresiz teminat mektubu veren banka, muhatabın bankaya başvurmasını gerektiren olayın doğumundan itibaren on yıl sorumluluğu devam eder (Reisoğlu, s.298) (Prof Dr. Şener Akyol, Banka Sözleşmeleri, İstanbul 2001, s. 172). 6098 sayılı TBK'nun 149/1 maddesi uyarınca, zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Somut olayda, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ithal edilen "silindirik tank 1500 kilogram" için verilen 12/02/2010 tarihli gümrük beyannamesinde I sayılı liste kapsamında kalan söz konusu malın özel tüketim vergisi miktarının 30.202,50 TL olarak belirtildiği, bu miktar için müflis banka tarafından kesin ve süresiz 15/02/2010 tarihli teminat mektubu düzenlendiği, I sayılı listedeki mallar için ÖTV'nin en son beyanname verme süresi içinde ödeneceği, gümrük beyannamesinin tarihinin ise 12/02/2010 olduğu dikkate alındığında zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, zira bu tarih itibariyle bankaya başvurulmasını gerektiren riskin doğduğu ve alacağın muaccel hale geldiği, zamanaşımının durmasını yada kesilmesini gerektiren bir sebebin bulunmadığı, ayrıca zamanaşımı itirazının yasal süresinde sunulan cevap dilekçesi ile ileri sürüldüğü nazara alındığında Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/215 Esas, 2024/899 Karar sayılı ve 17/12/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.13/03/2025