T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/874
KARAR NO: 2024/1214
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/11/2018
NUMARASI: 2014/652 Esas, 2018/1058 Karar
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİNİN 2014/636 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 03/12/2012 tarihli asıl dava dilekçesinde; müvekkili ... A.Ş.'nin "Antalya - Burdur karayolu 30. Km, Merkez, Antalya" adresinde bulunan gaz türbininin, davalılara 23.06.2010 - 23.06.2011 sigorta süresi ve ... numaralı "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçeleri" ve 24.08.2010 - 23.06.2011 sigorta süresi olan "Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesi" ile müşterek sigortayla sigorta örtüsü altına alındığını, her iki poliçeninde teminat süresi içerisinde 04.12.2010 tarihinde gaz türbininde hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından 08.12.2010 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye hasar ihbarı yapıldığını, davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkiline 06.09.2011 tarihli ve ... referans numaralı yazı gönderilerek yanma odasının servis ömrünü tamamladığından yanma odasında meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığı ve ...'da meydana gelen hasarın ise muafiyet altı kaldığından talebin dikkate alınmayacağının bildirildiğini, gaz türbininde meydana gelen hasarın Makine Kırılması Poliçesi ve dolayısıyla Kâr Kaybı Poliçesi teminatı kapsamında olması sebebiyle 328.209,07 USD tamir bedeli ve 13.605,00 TL işçilik kaybı alacaklarının ve şimdilik 50.000,00 TL kâr kaybı bedelinin 04.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta ettikleri bedel oranında tahsiline hükmedilmesi gerektiğini, gaz türbininde meydana gelen hasarın Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesi uyarınca Makine Kırılması Poliçesi'nin teminatı kapsamında olduğunu, gaz türbininde meydana gelen hasardan dolayı müvekkilinin işyerinde faaliyet durduğundan müvekkilinin kâr kaybına uğradığını, Makine Kırılması Poliçesi teminatı kapsamında kalan hasar nedeniyle müvekkilinin toplam 428.209,07 USD ve 13.605,00 TL zarara uğradığını ve hasar nedeniyle gaz türbinindeki faaliyetin 38 gün durduğunu, gaz türbininde meydana gelen hasarın teminat kapsamında kaldığı halde, söz konusu hasar bedeli ve müvekkilinin uğradığı kâr kaybı bedelinin müvekkili tarafından üstüne düşen tüm yükümlülükler yerine getirildiği halde davalılar tarafından ödenmediğini, davalılar hakkında 04.12.2010 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, Makine Kırılması Poliçesi'nde ve Kâr Kaybı Poliçesi'nde her bir davalı açısından müşterek sigorta oranları beklendiğinden, Türk Ticaret Kanunu'nun 1466 ncı maddesinin 1 nci fıkrası uyarınca, her bir davalının sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olduğundan bahisle gaz türbininde meydana gelen hasarın Makine Kırılması Poliçesi teminatı kapsamında kaldığından 328.209,07 USD tamir bedeli ve 13.605,00 TL işçilik kaybı alacağının tahsiline, gaz türbininde meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilinin ticari faaliyeti durduğundan ve makine kırılması nedeniyle kâr kaybı bedeli kâr Kaybı Poliçesi'nde teminat altına alındığından ve kesin hesabın belirlenmesi gerektiğinden dolayı şimdilik 50.000,00 TL kâr kaybı bedelinin tahsiline, davalılar 04.12.2010 tarihinde temerrüde düştüklerinden 04.12.2010 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın davalı müvekkillerince müşterek poliçe olan "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçesi" ve "Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı kâr Kaybı Poliçesi" ile sigortalı olduğu hususunun çekişmesiz olduğunu, davacı tarafın işletmesinin doğal gaz yakıt kullanarak elektrik enerjisi üreten ve ürettiği elektrik enerjisini piyasaya, devletin enerji kurumuna satan bir elektrik santrali olduğunu, 04.12.2010 tarihinde ... seri nolu ... Gaz Türbin ünitesinin saat 21:30'da çalışmaya başlatıldığı ve saat 21:33'de "..." alarmı devreye girerek devre dışı kaldığını ve yapılan kontrolde ... ünitesinde dişli ve kaplin hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, ... ünitesindeki bu hasar sebebiyle hazır ... (1 numaralı Gaz türbini) devre dışı kalmış iken davacı tarafın bu durumu fırsat bilerek tüm Gaz Türbininde genel bir baroskop incelemesi yapmış bulunduğunu, yapılan bu rutin baraskop incelemesinde, Gaz Türbininin Yanma Odasında yer alan toplam 30 adet bulunan nozulların yanma odasına bakan tarafındaki venturilerden 5 adedinin çatlak olduğu ve türbin üreticisi .. yetkilileri tarafından böyle bir çatlak durumunda tamirinin yapılamayacağı, gaz türbinindeki yanma odasının değiştirilmesi gerektiğinin ifade edildiği, gaz türbini üreticisi olan ... yetkililerinin düzenlemiş olduğu servis raporunda gaz türbinine ait yanma odasının servis limitleri dışında olduğunun görüldüğü, şu anki durum itibarıyla bu yanma odasının kullanılmasının tavsiye edilmediği ancak yine de en fazla 150 saat daha kullanılabileceği, amaçlarının bu zamana kadar bir yanma odası tedarik etmek olduğunu açıkça ifade ettiklerini, işte davacı tarafın işbu dava ile gaz türbinine ait yanma odasını değiştirdiğini iddia etmekte ve bu duruma ilişkin kâr kaybı ve işçilik kaybı da dahil bir takım tazminatlar talep ettiğini, davacı tarafça talep edilen hasar tazminatının makine kırılması genel şartları icabı teminat dışında kaldığını, davacıya ait gaz türbinindeki yanma odası bünyesinde nozulların secondary swirlers isimli bölümündeki çatlama ve noktasal deformasyonlar ani ve beklenmedik bir şekilde meydana gelmemiş olup ancak ... arızası üzerinde durulduğunda fırsat bulmuşken yapılan rutin periyodik baroskop kontrolü ile gözlenerek tespit edildiğini, ünitenin herhangi bir dış etki ya da ünite içindeki bir nedenden dolayı hasarlanmadığını, ortada ani ve beklenmedik bir hasar bulunmadığından ilgili nozül çatlağı hasarları tedrici olarak ve servis ömrünü tamamlaması ile gerçekleştiğinden dolayı Makine Kırılması Genel Şartları'nın "Teminatın Kapsamı" başlıklı 1. Maddesine göre teminat kapsamında bulunmadığını, yine Makine Kırılması Genel Şartları'nın "Teminat Dışı Haller" başlıklı 3. Maddesi gereğince de normal kullanımdan kaynaklanan hasarların teminat dışı olduğunu, davacı tarafça talep edilen hasar tazminatının poliçede yer alan özel şart icabı da teminat dışında kaldığını, özel şart gereği bakım ve güvenlik testlerinin üretici firma tarafından yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, davacı tarafın periyodik bakımlarının hiçbirin üretici firmaya yaptırmadığını, kendi çalışanlarına yaptırdığını, davacı tarafın kâr kaybı talebinin de teminat dışı olduğunu, dava konusu makine poliçede teminat altına alınan bir riziko sonucu hasarlanmadığından müvekkillerinin kâr kaybı da ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde 13.605,00 TL işçilik kaybı alacağı talep etmiş ise de, dava konusu makine poliçede teminat altına alınan bir riziko sonucu hasarlanmadığından müvekkillerinin işçilik kaybını da ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, rizikonun müvekkillerine ihbar tarihinin 14.12.2010 tarihi olduğunu, TTK 1427/2 maddesi uyarınca mal sigortalarında ihbardan 45 gün sonra temerrütün oluşacağının düzenlendiğini, buna göre temerrüt tarihinin 28.01.2011 tarihi olduğunu, ayrıca ihbarında rizikonun gerçekleşmesinden 10 gün sonra yapılmasının da iyi niyetli olmadığını, ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davacı tarafın hasar tazminatı talep edebilmesi için rizikonun teminat kapsamında olduğunu ispatlaması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/636 ESAS SAYILI DOSYASI : Davacı vekili 30/01/2013 tarihli birleşen dava dilekçesinde; müvekkili .... A.Ş.'nin "Antalya - Burdur karayolu 30. Km, Merkez, Antalya" adresinde bulunan gaz türbininin, davalılara 23.06.2010 - 23.06.2011 sigorta süresi ve ... numaralı "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçeleri" ve 24.08.2010 - 23.06.2011 sigorta süresi olan "Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı kâr Kaybı Poliçesi" ile müşterek sigortayla sigorta örtüsü altına alındığını, her iki poliçeninde teminat süresi içerisinde 30.01.2011 tarihinde gaz türbininde hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından 04.02.2011 tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ye hasar ihbarı yapıldığını, davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkiline 19.12.2011 tarihli ve ... referans numaralı yazı gönderilerek yakıt nozüllerinin servis ömrünü tamamladığından, yakıt nozüllerinde görülen aşınma ve çatlakların türbin işletmesiyle ilgili herhangi bir olumsuzluktan kaynaklanan hasar olmadığından, makine kırılması hasarının normal çalışma esnasında yanma odasındaki ortam şartlarının nozüllerin yıpranmasına, aşınmasına, ısısal genleşmeler sonucu deformasyona uğramasına ve çatlakların oluşmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından zarara ilişkin talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığı ve makine kırılması hasarının teminatta olmadığından makine kırılmasına bağlı kâr kaybı hasarının da poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğinin bildirildiği, gaz türbininde meydana gelen hasarın Makine Kırılması Poliçesi ve dolayısıyla kâr Kaybı Poliçesi teminatı kapsamında olması sebebiyle 355.917,08 USD ile 12.955,24 TL tamir bedeli ve 9.984,00 TL işçilik kaybı alacaklarının ve şimdilik 50.000,00 TL kâr kaybı bedelinin 30.01.2011 tarihinden itibaren yabancı para alacakları açısından 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanarak ve Türk lirası alacakları açısından işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta ettikleri bedel oranında tahsiline hükmedilmesi gerektiğini, gaz türbininde meydana gelen hasarın Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesi uyarınca Makine Kırılması Poliçesi'nin teminatı kapsamında olduğunu, gaz türbininde meydana gelen hasardan dolayı müvekkilinin işyerinde faaliyet durduğundan müvekkilinin kâr kaybına uğradığını, Makine Kırılması Poliçesi teminatı kapsamında kalan hasar nedeniyle müvekkilinin toplam 455.917,08 USD ve 22.939,24 TL zarara uğradığını ve hasar nedeniyle gaz türbinindeki faaliyetin 30.01.2011 tarihinden 18.07.2011 tarihine kadar durduğunu, gaz türbininde meydana gelen hasarın teminat kapsamında kaldığı halde, söz konusu hasar bedeli ve müvekkilinin uğradığı kâr kaybı bedelinin müvekkili tarafından üstüne düşen tüm yükümlülükler yerine getirildiği halde davalılar tarafından ödenmediğini, davalılar hakkında 30.01.2011 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, Makine Kırılması Poliçesi'nde ve kâr Kaybı Poliçesi'nde her bir davalı açısından müşterek sigorta oranları beklendiğinden, Türk Ticaret Kanunu'nun 1466 ncı maddesinin 1 nci fıkrası uyarınca, her bir davalının sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olduğundan bahisle gaz türbininde meydana gelen hasarın Makine Kırılması Poliçesi teminatı kapsamında kaldığından 355.917,08 USD ile 12.955,24 TL tamir bedeli ve 9.984,00 TL işçilik kaybı alacağının tahsiline, gaz türbininde meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilinin ticari faaliyeti durduğundan ve makine kırılması nedeniyle kâr kaybı bedeli kâr Kaybı Poliçesi'nde teminat altına alındığından ve kesin hesabın belirlenmesi gerektiğinden dolayı şimdilik 50.000,00 TL kâr kaybı bedelinin tahsiline, davalılar 30.01.2011 tarihinde temerrüde düştüklerinden 30.01.2011 tarihinden itibaren yabancı para alacakları açısından 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına ve Türk lirası alacakları açısından avans faizine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; dava konusu hasarın 30.01.2011 tarihinde meydana gelmesi ve 6102 sayılı Yeni Ticaret Kanunu'nun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle davalarında 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanacağını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1268 maddesi uyarınca "sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler 2 yılda zamanaşımına uğrar", zamanaşımı süresi ise yine aynı Kanunun 1292 ve 1299 maddeleri ile Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları doğrultusunda, sigortalının rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beşinci günün sonundan itibaren işlemeye başladığını, hasarın 30.01.2011 tarihinde meydana geldiğini, hasarın müvekkiline en geç 04.02.2011 tarihinde bildirilmesi gerektiğini, zamanaşımı süresinin 04.02.2013 tarihinde dolduğunu, davacının işbu davayı zamanaşımı süresinden daha sonra 06.02.2013 tarihinde açtığını, hal böyle olunca davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davacı tarafın işbu dava ile davalı müvekkili sigorta şirketlerince Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ve kâr Kaybı Poliçesi ile sigortalı olduğundan bahisle 191 - 605 seri sayılı ... (...E) marka ... model GT4 (4 sayılı Gaz Türbini) ünitesindeki 30.01.2011 tarihli yanma odası hasarı için 355.917,08 USD ile 12.955,24 TL tamir bedeli ve 9.984,00 TL işçilik kaybı bedeli ile şimdilik 50.000,00 TL kâr kaybı bedelini hasar tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanarak ve Türk lirası alacağı açısından işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacı tarafın davalı müvekkillerince müşterek poliçe olan "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçesi" ve "Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı kâr Kaybı Poliçesi" ile sigortalı olduğu hususunun çekişmesiz olduğunu, davacı tarafın işletmesinin doğal gaz yakıt kullanarak elektrik enerjisi üreten ve ürettiği elektrik enerjisini piyasaya, devletin enerji kurumuna satan bir elektrik santrali olduğunu, davacının işletmesinde elektrik enerjisi üretim amaçlı kullandıkları ... seri nolu ... sayılı Gaz türbin ünitesinin normal şekilde çalışırken üretim programı ve planlı offline ve baroskop incelemesi yapılabilmesi için türbinin o güne kadarki toplam çalışma saati 9.815,4 saat iken 30.01.2011 tarihinde saat 00:00'da normal biçimde stop edildiğini ve yapılan kontrolde HPT STG 2 nozzle TE tarafında missing (parça kaybı) ve crack (çatlak) meydana geldiğinin tespit edildiğini, 31.01.2011 günü saat 07:30'da ... (...) servis elemanlarının sahaya gelerek gaz türbininde aynı şekilde genel bir baroskop incelemesi yaptıklarını ve aynı durumu tespit ettiklerini, ilgili servis elemanları tarafından türbinin 1000 saatlik periyotlarla çalıştırılmaya devam edilebileceği ve ayrıca gaz türbininin yanma odasına da baroskop incelemesi yapılması gerektiğinin bildirildiği, yine servis elemanlarınca 01.02.2011 tarihinde saat: 04:00 - 08:00 arası türbinin yanma odasında baroskop kontrolü yapıldığında yanma odası bünyesinde bulunan toplam 30 adet venturiden 19 nolu yakıt nozulu venturide çatlak olduğunun tespit edildiğini ve yanma odasının değişmesi gerektiğinin bildirildiği, bunun yanı sıra toplam 30 venturiden geri kalan 29 adet venturinin de secondary swirler olarak adlandırılan kısımlarında noktasal korozyon oluştuğunun da ayrıca tespit edildiğini, davacı taraf işbu dava ile gaz türbinine ait yanma odasını değiştirdiğini iddia etmekte ve bu duruma ilişkin kâr kaybı ve işçilik kaybı da dahil bir takım tazminatlar talep ettiğini, davacı tarafça talep edilen hasar tazminatının makine kırılması genel şartları icabı teminat dışında kaldığını, davacıya ait gaz türbinindeki yanma odası bünyesinde 19 ncu nozulun secondary swirlers isimli bölümündeki çatlama ve noktasal deformasyonlar ani ve beklenmedik bir şekilde meydana gelmemiş olup ancak türbinin normal çalışması sırasında imalatçının tavsiye ettiği 1000/2000 saatlik rutin periyodik baroskop kontrolünü yapabilmek için ünite durdurulduğunda cihaz ile gözlenerek tespit edilebildiğini, ünitenin herhangi bir dış etki ya da ünite içindeki bir nedenden dolayı hasarlanmadığını, bahsi geçen venturi çatlağının tesadüfen rutin kontrol sırasında tespit edilmeden evvel GT4 Ünitesinin (4 Numaralı Gaz Türbininin) normal bir şekilde çalışmakta olduğu, tüm çalışma sıcaklık ve basınç değerlerinin çalışma limitleri içinde olduğu, herhangi bir anormallik olmadığı, türbinin işleyişini gösteren bilgisayar kayıtlarında açıkça belirlendiğini, ortada ani ve beklenmedik bir hasar bulunmadığından ilgili nozül çatlağı hasarları tedrici olarak ve servis ömrünü tamamlaması ile gerçekleştiğinden dolayı Makine Kırılması Genel Şartları'nın "Teminatın Kapsamı" başlıklı 1. Maddesine göre teminat kapsamında bulunmadığını, yine Makine Kırılması Genel Şartları'nın "Teminat Dışı Haller" başlıklı 3. Maddesi gereğince de normal kullanımdan kaynaklanan hasarların teminat dışı olduğunu, davacı tarafça talep edilen hasar tazminatının poliçede yer alan özel şart icabı da teminat dışında kaldığını, özel şart gereği bakım ve güvenlik testlerinin üretici firma tarafından yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, davacı tarafın periyodik bakımlarının hiçbirin üretici firmaya yaptırmadığını, kendi çalışanlarına yaptırdığını, davacı tarafın kâr kaybı talebinin de teminat dışı olduğunu, dava konusu makine poliçede teminat altına alınan bir riziko sonucu hasarlanmadığından müvekkillerinin kâr kaybı da ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde 9.984,00 TL işçilik kaybı alacağı talep etmiş ise de, dava konusu makine poliçede teminat altına alınan bir riziko sonucu hasarlanmadığından müvekkillerinin işçilik kaybını da ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, rizikonun müvekkillerine ihbar tarihinin 04.02.2011 tarihi olduğunu, TTK 1427/2 maddesi uyarınca mal sigortalarında ihbardan 45 gün sonra temerrütün oluşacağının düzenlendiğini, buna göre temerrüt tarihinin 22.03.2011 tarihi olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 07/11/2018 TARİH VE 2014/652 ESAS 2018/1058 KARAR SAYILI KARARI İLE: Davacıya ait işletmenin davalı ... şirketleri tarafından "geniş kapsamlı yangın, hırsızlık, makine kırılması poliçesi" ve "yangın ve makine kırılmasına bağlı kâr kaybı poliçesi" ile sigortalandığı, asıl davaya konu hasarın meydana gelmesinden sonra yine aynı yerde benzer nitelikte birleşen davaya konu hasarın meydana geldiği, her ne kadar davalı taraflarca talep edilen bedellerin teminat dışında kaldığı ve birleşen dosyadaki alacağın zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de hasarın 30/01/2011 tarihinde meydana geldiği davanın iki yıllık süre içinde açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazının haklı olmadığı gibi her ne kadar asıl davada alınan 07/07/2014 ve 05/10/2015 tarihli raporlarda hasarın üretici firmanın ilk ayar hatasından kaynaklandığı bildirilmiş ise de hükme esas alınan 08/06/2016, 03/10/2017 ve 27/02/2017 tarihli raporlarda gerekçeleri ayrıntılı ve açık şekilde gösterilen ve mahkemece de kabul gören nedenlerle hasarın poliçe kapsamında olduğu, buna göre davacının poliçe kapsamında hasar bedeli ile işçilik bedelini talep edebileceği, bilirkişilerce hesaplanan 327.809,92 USD tamir bedeli yönünden kısmen ve 13.605,00 TL işçilik bedeli alacağı yönünden tamamen davanın kabulünün gerektiği ancak kâr kaybı tazminatının tamirat süresinin yirmi bir günün altında kalması nedeniyle talep edilemeyeceği, yine birleşen dosyada her ne kadar 07/07/2014 tarihli raporda bilirkişi arızanın meydana gelmesi sebebinin fazla püskürtülen sudan kaynaklandığını bildirmiş ise de bu raporun keşif yapılmadan verilmesi nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, keşif yapılarak düzenlenen 04/09/2015 tarihli raporda hasarın yakıt nozülünün ayıbından oluştuğunun belirlendiği, birleşen dosyaya ilişkin alınan 13/10/2016 tarihli raporda hasarın sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı bildirilmiş ise de mahkemece hükme esas alınan asıl davadaki sigorta uzmanı bilirkişininde bulunduğu bilirkişi kurulundan alınan 08/06/2016 ve 03/10/2017 tarihli raporlarda hasarın poliçe kapsamı içinde kaldığının bildirilmesi karşısında birleşen davadaki hasarında poliçe kapsamı içinde kaldığının kabulü gerektiği, bilirkişi raporuna göre davanın tamir ve işçilik bedelleri yönünden talep edilen alacağın tamamının davacı tarafça davalılardan tahsilinin talep edilebileceği, yine tamir süresinin yirmi bir günün altında bulunması nedeniyle birleşen davada da kâr kaybı talep edilemeyeceği, asıl dava yönünden yabancı para alacağı için 3095 sayılı yasının 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizin davalı şirketlerin temerrüde düşürüldüğü 14/01/2011 tarihinden itibaren talep edilebileceği, birleşen dosya yönünden ise yine davalı şirketlerin temerrüde düşürüldüğü 24/01/2014 tarihinden itibaren yabancı para alacağı için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği faiz talep edebileceği, tamir bedeli ile işçilik kaybı alacakları yönünden her iki dosyada da temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 24/11/2022 TARİH VE 2019/1968 ESAS 2022/1453 KARAR SAYILI KARARI İLE: Taraflar arasındaki ihtilafın gaz türbinlerinde meydana gelen hasarlanmanın poliçeler kapsamında kalıp kalmadığı ve bu kapsamda tamir bedeli, işçilik kaybı ve kâr kaybının istenebilip istenemeyeceği noktasında toplandığı, dava konusu sigortalanan gaz türbinlerindeki arızaların motorda garanti edilen emisyon seviyelerini sağlayacak su akışından daha yüksek akışı sonucu yanma odasındaki yakıt nozulu venturilerindeki termal bariyer kaplamanın zamanından önce kalkması ve müteakiben koparak 1. kademe türbin kanatçıklarının hücum kenarına çarparak oradaki kaplamayı kaldırdığı, yanma odası ve türbin kanatçıklarında oluşan hasarın, uluslararası literatürde belirtilen tipik servis hasarı, korozyon, oksitlenme ve benzeri ile zaman içinde meydana gelen eskime olduğu, hasarın türbin işlemesiyle ilgili bir olumsuzluktan kaynaklanmadığı, yanma odasına püskürtülen suyun azaltılmasıyla düzelme meydana gelmesinin arızanın ve hasarın oluşma sürecini değiştirmeyeceği, gerek poliçe özel şartlarındaki "sigortalı kıymetlerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma, korozyon veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan, işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların verdiği tedrici bozulmaların teminata dahil olmadığı", gerekse Makina Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı 3 h) maddesindeki "Makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan," hükümlerine göre gaz türbinlerinde meydana gelen hasarlanmaların poliçe kapsamında bulunmadığı gerekçelerine istinaden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir.Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNİN 27/03/2024 TARİH VE 2023/402 ESAS 2024/2510 KARAR SAYILI KARARI İLE: Tarafsız ve güvenilir delillerle hasarın teminat dışında kaldığının ispat edilemediği, davalı tarafından sunulan Teknik Raporun da tarafın isteği üzerine haricen düzenlendiği gözetildiğinde işbu raporun tarafsızlığı konusunda da şüphe oluştuğu, tüm dosya kapsamına göre hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü ile poliçe şartları kapsamında davacının kar kaybı, işçilik ve tamir bedeline yönelik taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamıyla çelişir şekilde ve yetersiz gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, davalı şirketler tarafından sigortalanan gaz türbinlerinde meydana gelen hasar sebebiyle tamir bedeli, işçilik kaybı ve kâr kaybının poliçe kapsamında davalı ... şirketlerinden sorumlulukları oranında tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 23.06.2010 - 23.06.2011 tarihlerini kapsayan ve ... numaralı "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçeleri" ve 24.08.2010 - 23.06.2011 tarihlerini kapsayan "Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesi" ile müşterek sigorta yapılmak suretiyle davacı tarafça işletilen gaz türbinlerinin sigortalandığı, gaz türbinlerinde hasar meydana geldiği ve davacı tarafça tamir bedeli, işçilik kaybı ve kâr kaybının poliçe kapsamında kaldığından bahisle davalı ... şirketlerinden istenildiği, davalı ... şirketlerinin ise taleplerin poliçe kapsamında kalmadığından bahisle talebi reddettikleri ve işbu davanın açıldığı görülmüştür. 23.06.2010 - 23.06.2011 tarihlerini kapsayan ve ... numaralı "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçeleri" incelendiğinde ... Sigorta A.Ş. - ... sigorta oranı %80 ve ... A.Ş.'nin sigorta oranı %20 olduğu, sigorta konularının Bina, Makina-Tesisat, Yangın İnfilak Mali Sorumluluk, Makina Kırılması, Hırsızlık ve Demirbaş olduğu, Teminat Kapsamı Genel Şartlar Ve Klozlar olarak Yangın Sigortası için Yangın ve Ek Teminatlar ile Yangın Sigortası Genel Şartları ve ilgili ek teminat klozları çerçevesinde temin edildiği ve Makina Kırılması Genel Şartları'nı içerdiği, ayrıca Muafiyetleri, Poliçe Özel Notları, Makina Kırılması Poliçeleri Özel Şartları ile ... Klozunu içerdiği, sigortalı kıymetlerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma, korozyon veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan, işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların verdiği tedrici bozulmaların teminata dahil olmadığının yer aldığı görülmüştür. 24.08.2010 - 23.06.2011 tarihlerini kapsayan "Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesi" incelendiğinde ... Sigorta A.Ş. sigorta oranı %80 ve ... A.Ş.'nin sigorta oranı %20 olduğu, sigorta konularının Yangın Sigortasına Bağlı Kâr Kaybı ve Makina Kırılması Sigortasına Bağlı Kâr Kaybı olduğu, Poliçe Özel Notları ve Poliçe Teminat Kapsamı'nın, sigortalı kıymetlerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma, korozyon veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan, işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların verdiği tedrici bozulmaların teminata dahil olmadığının yer aldığı görülmüştür. 25 Şubat 1967 tarihinde yürürlüğe giren Makina Kırılması Sigortası Genel Şartları'nın Teminatının Kapsamı başlıklı 1 nci maddesinin "Sigortacı, bu poliçe ile bu poliçenin ayrılmaz cüzünü teşkil eden ekli envanter cetvelinde sayıları, imalat yılları; nitelikleri ve değerleri yazılı makine ve tesisleri deneme devresinden sonra normal çalışır halde iken veya aynı iş yerinde temizleme, revizyon veya değiştirme esnasında veya dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten ve ezcümle: ...", Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı 3 ncü maddesinin Aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır: ... h) Makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vesair şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan," hükmünü düzenlediği görülmüştür. Davalılar vekili tarafından asıl dava cevap dilekçesi ekinde sunulan 14/02/2011 tarihli Hasar İnceleme Raporu'nda; enerji santralinde bulunan ... olarak adlandırılan ... seri numaralı gaz türbininde 04.12.2010 tarihinde meydana gelen ve 05.12.2010 tarihinde borescope incelemesi ile yanma odası yakıt nozüllerinin 5 adedinde çatlak tespitine ilişkin hasar sebebiyle işbu raporun hazırladığı, türbinin çalışma karakteristiği nedeniyle çok yüksek mertebelerde sıcaklık değerlerine maruz kalan yakıt nozüllerinin doğal olarak termik gerilmelere maruz kaldığı, buna ek olarak start/stop işleminin fazlalığı ve sıklığının termik gerilmeleri artırdığı, bu tesiste ortalama olarak yaklaşık 11 saatte bir gerçekleşen start işlemi nedeniyle gerilmelerin arttığı ve çatlamalara neden olduğu yani servis ömürlerini tamamladığı, yakıt nozüllerinde görülen aşınma ve çatlakların, türbin işletmesiyle ilgili herhangi bir olumsuzluktan kaynaklanan hasarlar olmadığı, türbin çalışma koşulları açısından normal bir sonuç olduğunun anlaşıldığı bildirilmiştir. Davalılar vekili tarafından asıl dava ikinci cevap dilekçesi ekinde sunulan Teknik Rapor'da; işbu raporun ... Doğalgaz santralinde kullanılan ... firması tarafından üretilmiş ... model ve ... seri numaralı gaz türbinli motorda 04.12.2010 tarihinde ve motor çalışma saati 8092 iken oluşan Çevirici Dişli arızası ve bunun müteakibinde 05.12.2010 tarihinde saptanan gaz türbinli motorun yanma odasındaki hasarın analizini içerdiği, ... (...) Service tarafından 11.04.2012 tarihinde düzenlenen "Yüksek Basınç Türbini 1. Kademe Kanatçıkları Hücum Kenarında Aşınma" başlıklı raporda motorun Yüksek Basınç Türbininin 1. Kademe kanatçıklarında termal bariyer kaplamanın kalktığı ve bunun sonucunda normalden daha yüksek sıcaklıklara maruz kalarak hasarlandığının tespit edildiğini, bu hasarın nedeninde, motorda garanti edilen emisyon seviyelerini sağlayacak su akışından daha yüksek NOx su akışı sonucu yanma odasındaki yakıt nozulu venturilerindeki termal bariyer kaplamanın zamanından önce kalkması ve müteakiben koparak 1. kademe türbin kanatçıklarının hücum kenarına çarparak oradaki kaplamayı kaldırması şeklinde belirtildiğini, termal bariyer kaplamanın performansı üzerinde su buharının etkisini belirlemek üzere yapılan bir çalışmada bağ kaplama olarak NiCoCrAIY ve NiCoCrAIYHfSi, üst kaplama olarak da zirkonya ile kararlı hale getirilmiş itriya kullanılmış ve plazma sprey yöntemi ile CMSX4 süperalaşım üzerine uygulandığını, kuru O2, %10 su buharı ve %50 su buharı ortamlarında 1100 C sıcaklıkta fırın testleri yapıldığını, 1 saatlik fırın çevrimlerinde, %10 su buharı bulunan ortamdaki termal bariyer kaplamanın ömrü O2 ortamına nazaran yaklaşık %30 azaldığını, Hf ve Si ilave edilmiş bağ kaplamaya sahip sistemlerin ömrü diğerine nazaran %20 daha uzadığını, %50 su buharı bulunan ortamda yapılan deneylerin, %10 su buharı bulunan ortamda yapılanlarla aynı sonucu verdiğini, yani su buharının %10'dan %50'ye artırılması, kaplama sisteminin ömründe bir etki yaratmadığını, fırın çevrim süresinin 1 saatten 100 saate çıkarılmasın sonucu özellikle NiCoCrAIYHfSi bağ kaplamada termal bariyer kaplamanın ömrünü önemli ölçüde arttırdığını, bir diğer çalışmada ise Rene N5 süperalaşım altlık üzerine Pt difüzyon bağ kaplama ve Pt modifiyeli aluminid bağ kaplama ile zirkonya ile kararlı hale getirilmiş itriya üst kaplama EB-PVD yöntemi ile uygulandığını, kuru O2, %10 su buharı ve %90 su buharı ortamlarında 1150 C sıcaklıkta fırın testleri yapıldığını, Pt difüzyon kaplamaya sahip numunelerin ortalama ömrü su buharı ilavesinden etkilenmezken, Pt modifiyeli aluminid kaplamaların ömrü %10 su buharında %50'den fazla azaldığını fakat %90 su buharında çok az azaldığını, su buharının termal bariyer kaplamalara olan etkisi ile ilgili yapılan çalışmaların, farklı miktarlardaki su buharının, farklı malzeme ve kaplama yöntemleri kullanılarak üretilen termal bariyer kaplamalara farklı etkiler gösterdiğini, bu yüzden, bu motorun yanma odasındaki kaplama hasarının sebebinin yüksek su akışları olduğunun belirtilmesinin ön yargılı bir saptama olduğunun düşünüldüğünü, yine aynı raporun 5 nci sayfasında, 1. Kademe türbin kanatçıklarındaki kaplama hasarının kök nedeni olarak seramik kaplamayla bağ kaplama arasında oluşan termal genişleyen oksit (TGO) tabakası olduğu öne sürülmekte ve 6 ncı sayfasında da seramik kaplama bağ kaplama ara yüzeyinde istenmeyen bir alüminyum oksit tabakası saptandığının belirtildiğini, oysaki "bağ kaplama seramik üst kaplamanın altlığa yapışmasını sağlamak için tasarlanmış olmakla birlikte, seramik ile metalik altlık arasında gerçek bağlayıcı tabaka tipik olarak ve tercihen alüminyum oksitten oluşan termal büyüyen oksit olduğu", bu tabakanın servis şartlarında altında büyümesi ve hacim değişikliği sonrası oluşan gerilmelerin kaplamanın ömrüne etkidiği aşikâr olduğu, ancak bu olay Termal Bariyer Kaplama Sistemlerinin doğasında olan ve önüne geçilemeyen bir süreçtir. Motorun start sayısı göz önüne alındığında, ilk çalışma anından itibaren normal çalışma sıcaklığına kadar olan sıcaklık geçişi ve motorun durmasını müteakip soğuma esnasındaki sıcaklık geçişi sonucunda; seramik üst kaplama, bağ kaplama, termal büyüyen oksit ve altlık alaşımının termal genleşme katsayıları arasındaki fark yüzünden oluşan basma gerilmeleri, motorun çalışma saati göz önünde bulundurulduğunda, yüksek sıcaklığa maruz kalınan süreden dolayı TGO'nun kalınlaşması ve bağ kaplamanın oksitlenmesi, termal ve mekanik yorulma etkileri, sonucunda termal bariyer kaplama sisteminde hasar oluştuğu, termal bariyer kaplamanın bölgesel olarak sıcaklık izolasyonu görevini yerine getirememesinden dolayı altındaki esas mukavemeti sağlayan metal malzemenin yüksek sıcaklık değişimlerine maruz kalarak zaman içinde çatladığı ve bu hasarın tamamen parçanın çalışma şartlarında oluşan tipik bir servis hasarı olduğunun değerlendirildiği bildirilmiştir. Asıl davada mahkemece, Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmak suretiyle dosya üzerinden ve yerinde inceleme yapılmak suretiyle Makine Mühendisi, Metalürji Mühendisi ve Uçak Mühendisi'nden oluşan üçlü heyetten aldırılan 07.07.2014 tarihli raporda; davaya konu olan ... seri numaralı türbinin yanma odasında meydana gelen arızanın, a) Üretici firmanın davacı şirkete tesisi ilk işletmeye aldığında yaptığı ayarlarda, yanma odasına püskürtülen su miktarının fazlalığı sebebiyle oluşan yüksek termik gerilimlerden kaynaklandığı, b) Yerinde yapılan incelemede, dava konusu türbinin su debisinin düşürülmesinden sonra 16.874 saat çalıştığı ve çalışmaya devam ettiği, bu süre içerisinde herhangi bir benzer arızanın meydana gelmediği, bu tespitinde "a" maddesindeki görüşü ispatlayıcı sonuca götürdüğü, c) Start/stop sayısının söz konusu arızanın oluşumuna sebep olacak etkisinin bulunmadığı ve d) 8.092 saatlik çalışma saatinde meydana gelen bu arızanın türbin yanma odası ekonomik ömrünün tamamlanmasından kaynaklanmadığı, türbinin uygun su debisi ile çalıştırılması halinde 8.092 saatlik çalışma süresi ile arızalanmasının söz konusu olmayacağı, çalışma saatinin çok daha uzun sürelere öteleneceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tarafların itirazları üzerine mahkemece tekrar Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve ilk raporu veren bilirkişiler ile birlikte mahallinde keşif yapılarak ve taraf vekillerine de haber verilerek inceleme yapılması istenilmiş, Makine Mühendisi, Metalürji Mühendisi ve Uçak Mühendisi'nden oluşan üçlü heyetten aldırılan 21.10.2015 tarihli raporda; davaya konu olan ... seri numaralı türbinin yanma odasında meydana gelen arızanın, a) Üretici firmanın davacı şirkete tesisi ilk işletmeye aldığında yaptığı ayarlarda, yanma odasına püskürtülen su miktarının fazlalığı sebebiyle oluşan yüksek termik gerilimlerden kaynaklandığı, b) Yerinde yapılan incelemede, dava konusu türbinin su debisinin düşürülmesinden sonra 16.874 saat çalıştığı ve çalışmaya devam ettiği, bu süre içerisinde herhangi bir benzer arızanın meydana gelmediği, bu tespitinde "a" maddesindeki görüşü ispatlayıcı sonuca götürdüğü, c) Start/stop sayısının söz konusu arızanın oluşumuna sebep olacak etkisinin bulunmadığı, d) 8.092 saatlik çalışma saatinde meydana gelen bu arızanın türbin yanma odası ekonomik ömrünün tamamlanmasından kaynaklanmadığı, türbinin uygun su debisi ile çalıştırılması halinde 8.092 saatlik çalışma süresi ile arızalanmasının söz konusu olmayacağı, çalışma saatinin çok daha uzun sürelere öteleneceği, e) Dava konusu türbinde meydana gelen arızanın 427.809,92 USD bedelle onarılabileceği, sigorta poliçesi yönünden uzmanlık alanında olmadığından değerlendirme yapılamadığı ve f) Dava konusu arızanın 15 günde onarılabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkemece Sigorta Hukuku Uzmanı ve Mali Müşavir'den oluşan bilirkişi heyetinden dosya üzerinden yaptırılan inceleme sonucu rapor aldırılmış, alınan 08.06.2016 tarihli raporda; 1- Gerçekleşen rizikonun ve hasarın davalı müşterek sigortacılar tarafından düzenlenen ... poliçe nolu "Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi" kapsamında olduğu, 2- Poliçe döviz üzerinden düzenlendiğinden tazminatın döviz cinsinden talep edilebileceği, 3- Meydana gelen ve sigorta kapsamında ödenmesi gereken hasar tutarının 327.809,92 USD olduğu, 4- Müşterek sigorta hükümlerine göre davalıların zarar tutarından sigorta sözleşmesindeki payları oranında olmak üzere hesaplanan; a) ... Sigorta A.Ş. 262.247,94 USD, b) ... Sigorta A.Ş. 65.561,98 USD sigorta tazminatından davacıya karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları, 5- Kâr kaybına ilişkin talebin konusu olan tazminat süresinin 18 gün olabileceği, belirlenen bu tazminat süresinin poliçedeki 21 günlük muafiyetin altında kaldığından, davacının davalılardan kâr kaybı talep edemeyeceği ve 6- Davalıların ekspertiz raporunun düzenlenme tarihi olan 14.01.2011 tarihinde temerrüde düştüklerinin kabul edilebileceği ve bu tarihten itibaren dövize uygulanan faize hükmedilebileceği, kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İtirazlar üzerine mahkemece Sigorta Hukuku Uzmanı ve Mali Müşavir'den oluşan bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış, alınan 27.02.2017 tarihli ek raporda; kök rapordaki kanaat ve ulaşılan sonuçları değiştirecek herhangi bir husus olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkemece tarafların itirazları üzerine yeni bilirkişiler atanmak suretiyle Sigorta Hukuku Uzmanı ve Mali Müşavir'den oluşan yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, alınan 03.10.2017 tarihli raporda; meydana gelen rizikonun ... nolu Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında olduğu, davalılardan ... Sigorta'nın 262.247,94 USD, ... Sigorta'nın 65.561,98 USD tazminattan sorumlu olduğu, davacının poliçe teminat kapsamında 13.605,00 TL işçilik bedeli talep edebileceği ve sigortacının kâr kaybından sorumlu olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/636 Esas sayılı dosyasının 15/11/2017 tarihinde mahkeme dosyasıyla birleştirildiği görülmüştür. Birleşen davada mahkemece, Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak mahallinde keşif yapılmak suretiyle gaz tribünleri konusunda uzman 2 makine mühendisi, 1 elektrik mühendisi ve 1 sigorta uzmanından oluşan 4 kişikilik bilirkişi heyeti oluşturularak dörtlü heyetten aldırılan 14/09/2015 tarihli raporda; 1- Yanma odasında meydana gelen hasarın sebebinin 19 nolu yakıt nozülünün ayıbından kaynaklandığını, yanma odasında nozüllerin tek tek değişimi söz konusu olamayacağından, mutad kullanmaya bağlı olarak aşınan ancak hasarın sebebi olarak gösterilemeyecek olan diğer yakıt nozülleri ile birlikte yanma odasının tümden değiştirilmesinin uygun olduğunun belirlendiği, 2- Hasar nedeni ile 355.917,08 USD ve 22.467,74 TL zararın meydana geldiği, 3- Hasarın, Geniş Kapsamlı Yangın, Hırsızlık, Makine Kırılması Poliçeleri" ne istinaden %80'i olan 284.733,664 USD, 17.974,192 TL'nin ... Sigorta A.Ş., %20'si olan 71.183,416 USD, 4.493,548 TL'nin ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğuna ve 4- Hasar nedeniyle meydana gelen kâr kaybının ise "Yangın Ve Makine Kırılmasına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesi" kapsamında talep edilebileceğini ancak uzmanlık alanlarına girmemesi nedeniyle kâr kaybı zararının tespit edilemediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkemece davalılar vekilinin itirazları üzerine yeni bilirkişiler atanmak suretiyle Makine Yüksek Mühendisi, Elektrik Yüksek Mühendisi ve Mali Müşavir'den oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, alınan 13.10.2016 tarihli raporda; 1- Dava konusu GT-4 nolu gaz türbini için davacının uğradığı kâr mahrumiyetinin 488.324,00 TL olduğu, 2- Dava konusu gaz türbininin onarım giderlerinin 22.467,74 TL + 355.917,08 USD olduğu, 3- Türbin üzerinde yapılan tespitlere göre düzenlenen raporlarda da belirtildiği üzere; dava konusu türbinde yakıt nuzullerindeki aşınma ve çatlaklar ile kanatlardaki aşınma ve kırıkların türbin işlemesiyle ilgili bir olumsuzluktan kaynaklanmamış olduğu, aksine bu hasarların türbinde zamanla oluştuğu ve servis ömürlerini tamamlamış olduğundan kaynaklandığı kanaatine varıldığı ve 4- Dava konusu gaz türbininde meydana gelen hasarın, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, meydana gelen hasarın Makine Kırılması Sigorta Poliçesi Genel Şartları Madde 3 h) bendine göre teminat dışında kaldığı, aynı şekilde Yangına Bağlı Kâr Kaybı Sigortası Genel Şartlarına göre, kâr kaybı hasarının da teminat dışında kaldığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekilinin teknik bilirkişilerin tespitleri yönünden ileri sürdüğü itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişi heyetindeki makina ve elektronik mühendisi bilirkişilere tevdi edilmiş ve heyete sigortacı bilirkişi de eklenmek suretiyle oluşturulan Makine Yüksek Mühendisi, Elektrik Yüksek Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış, alınan 24.03.2017 tarihli ek raporda; "türbin üzerinde yapılan tespitlere göre düzenlenen raporlarda da belirtildiği üzere, dava konusu türbinde yakıt nuzüllerindeki aşınma ve çatlaklar ile kanatlardaki aşınma ve kırıkların türbin işlemesiyle ilgili bir olumsuzluktan kaynaklanmadığı, aksine bu hasarların türbinde zamanla oluştuğu ve servis ömürlerini tamamlamış olduğu" yönündeki görüşlerinde değişikliğe gidilmesini gerekli kılacak herhangi bir hususun, bilgi yada belgenin olmadığını, bu nedenle de somut olayda davacının davalılardan talep edebileceği tazminat alacağı bulunmadığı yönündeki görüşün tümüyle muhafaza edildiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bu aşamada 15/11/2017 tarihinde dosyanın İstanbul Anadolu 5. ATM 'nin 2014/652 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. İstinaf başvurusu üzerine Dairemizce yapılan değerlendirme neticesinde sonuç olarak gaz türbinlerinde meydana gelen hasarlanmaların poliçe kapsamında bulunmadığı gerekçelerine istinaden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine dair karar verilmiş olup Dairemiz kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi neticesinde Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş olup usul ve yasaya uygun olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/402 Esas 2024/2510 Karar ve 27/03/2024 tarihli kararına uyulması gerektiği anlaşılmakla bozma ilamı gereği hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü ile poliçe şartları kapsamında davacının kar kaybı, işçilik ve tamir bedeline yönelik taleplerinin değerlendirilmesi gerekir. Asıl Dava Bakımından Değerlendirme Davacı taraf asıl dava kapsamında poliçe gereği 100.000,00 USD muafiyeti de hesaba katarak 328.209,07 USD ve 13.605,00 TL (işçilik kaybı alacağı) hasar ile birlikte kar kaybı poliçesi gereği şimdilik 50.000,00 TL kar kaybı talebinde bulunmuştur. Asıl davaya konu sigortalı gaz türbini ... marka ... model 191-612 şase nolu olup ... yanma odasında meydana gelen hasara yönelik yapılan eksper incelemesi sonucu düzenlenen eksper raporunda, hasar gören gaz türbini sebebiyle uğranılan zarar 428.209,07 USD olarak tespit edilmiş olup ayrıca 399,15 USD sovtaj tenzili yapılmıştır. Bunun dışında onarım çalışmaları sırasında davacının işçilerinin çalıştırılması sebebiyle 13.605,00 TL zarar hesap edilmiştir. Buna göre poliçe gereği 100.000,00 USD muafiyet de tenzil edildiğinde davacının 327.809,92 USD tamir bedeli ve 13.605,00 TL işçilik kaybı alacağı talep edebileceği anlaşılmaktadır. Asıl dava yönünden alınan 21/10/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, dosyadaki mevcut faturalar ve eksper raporuna göre davacının 427.809,92 USD (muafiyet bedeli tenzil edilmeden) talep edebileceği ve davaya konu hasarın 15 günde yapılabileceği belirtilmiştir. Söz konusu bilirkişi heyeti raporunu düzenleyen bilirkişilerin uzmanlık alanı ve hasarın tutarına yönelik alınan ayrıntılı ve gerekçeli eksper raporu dikkate alındığında, davacının asıl davaya konu hasar bakımından 327.809,92 USD tamir bedelini ve 13.605,00 TL işçilerinin çalıştırılmasından kaynaklı zararı talep edebileceğinin kabulü gerekmiştir. Bu nedenle hasarın tutarına yönelik davalı tarafın itirazlarına itibar edilmemiştir. Ayrıca yine bu bilirkişi heyeti raporunda hasarın 15 günde yapılabileceği tespit edilmiş olup 08/06/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise, 04/12/2010 tarihinde faaliyetin durduğu, davacı yönünden hasarın belirlenmesi 07/12/2010 tarihli Barescope raporu ile gerçekleştiğinden 15 günlük onarım süresinin en erken bu tarihten başlayacağı, bu durumda rizikonun gerçekleşmesi ile onarımın bitip tribünün yeniden faaliyete geçmesi için gerekli olan sürenin toplam 18 gün olacağı belirtilmiştir. Bu durumda Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesinde makina kırılmasına bağlı kar kaybı teminatının tazminat süresi 12 ay ve uygulanacak muafiyet süresinin ise 21 gün olarak belirlenmesi sebebiyle hangi süre dikkate alınırsa alınsın (ister 15 gün ister 18 gün) hasarın onarılabileceği objektif ve makul süre 21 günlük muafiyet süresinin altında kaldığından kar kaybına yönelik talep yerinde görülmemiştir. Bu açıdan davacının istinaf başvurusu yerinde değildir. Davacı zarar talepleri bakımından davalı tarafın 14/12/2010 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş olup davalı taraf faizin başlangıç tarihi ve talep olmamasına rağmen USD cinsi alacağa döviz faizi uygulanması sebebiyle de hükmü istinaf etmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1427. maddesinin 2. ve 4. fıkraları ''(2)Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. (4)Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' ve TTK'nun 1446. maddesinin 1. fıkrası ise "(1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir." şeklinde düzenlenmiştir. Mal sigortalarında TTK'da ayrı bir hüküm olmadığından sigorta hukuku genel hükümlerdeki bu madde mal sigortalarında da uygulanır. Somut olayda, hasarın sigorta şirketine 14/12/2010 tarihinde ihbar edildiği dikkate alındığında bu tarihten itibaren 45 gün sonra yani 28/01/2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Bu yönüyle davalı taraf istinaf başvurusunda haklıdır. Ayrıca davacı vekili dava dilekçesi ile avans faizine hükmedilmesini talep etmiş olup dava dilekçesinin içeriğine göre davacının bu yöndeki talebini sadece TL cinsinden olan alacakları ile sınırlı tuttuğuna yönelik bir sonuç çıkarılamayacağından tüm alacaklar yönünden avans faizi talebinde bulunduğunun kabulü gerekir. Uygulanacak faizin türüne Mahkemece karar verileceğinden ve davalının da hükmedilen faizin türüne açık bir itirazı olmadığından faizin hükmedilmeyeceğine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Birleşen Dava Bakımından Değerlendirme Davacı taraf birleşen dava kapsamında poliçe gereği 100.000,00 USD muafiyeti de hesaba katarak 355.917,08 USD ve 22.939,24 TL (9.984,00 TL'si işçilik bedeline ilişkin) ile birlikte kar kaybı poliçesi gereği şimdilik 50.000,00 TL kar kaybı talebinde bulunmuştur. Birleşen davaya konu sigortalı gaz türbini ... model ... şase nolu olup ... yanma odasında meydana gelen hasara yönelik yapılan eksper incelemesi sonucu düzenlenen eksper raporunda, hasar gören gaz türbini sebebiyle uğranılan zarar 406.800,40 USD ve 22.467,74 TL (9.984,00 TL'si işçilik bedeline ilişkin) olarak tespit edilmiştir. Eksper raporunda HPT ve yanma odası iki farklı hasar olarak değerlendirilerek tenzili muafiyet 200.000,00 USD baz alınmış ve 406.800,40 USD'den indirilerek neticede 206.800,40 USD ve 22.467,74 TL hasar tutarı tespit edilmiştir. Eksper raporunda, 26/05/2011 tarihli ve ... numaralı 47.033,14 USD bedelli faturanın daha önce ... de meydana gelen ve bu hasar ile ilgili açılan ... nolu dosyaya ibraz edildiği belirtilerek mükerrer talep olduğundan bahisle hesaplamada dikkate alınmamıştır. Gerçekten de 47.033,14 USD bedelli fatura, asıl dava konusu olan ... marka ... model ... şase nolu gaz türbininin hasarlanması sebebiyle ... de meydana gelen hasar üzerine düzenlenen eksper raporunda hasar hesabı yapılırken dikkate alınmıştır. Bu nedenle birleşen davaya konu bu talebin kabulü mümkün değildir. Öte yandan poliçede türbin hasarında, hasar bedelinin %10'unundan az olmamak üzere minimum 100.000 USD muafiyet uygulanacağı öngörülmüş olup hasar gören gaz türbini tek olduğundan HPT ve yanma odasında meydana gelen hasarın iki farklı hasar olarak görülüp 200.000,00 USD tenzili muafiyet uygulanması yönünden eksper raporunda yapılan tespit yerinde değildir. Bu nedenle tenzili muafiyetin 100.000,00 USD olarak uygulanması gerekir. Ayrıca hasar tutarı hesaplanırken eksper raporunda ... AŞ tarafından davacıya düzenlenen 13.658,74 USD bedelli faturanın KDV'si olan 2.083,54 USD'nin dikkate alınmayarak 11.575,20 USD üzerinden hesaplama yapılması da yerinde değildir. Zira davacının KDV'si ile birlikte fatura bedeli olan 13.658,74 USD'yi talep edebilmesine engel yoktur. Bahsi geçen hususlar dikkate alındığında davacının eksper raporu ile tespit edilen hasar tutarının 408.883,94 USD (100.000,00 USD muafiyet tenzil edilmemiş hali ile) ve 22.467,74 TL (9.984,00 TL'si işçilik bedeline ilişkin) olduğunu kabul etmek gerekir. Eksper raporu dışında birleşen dava yönünden alınan 14/09/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, muafiyet sonrası ödenmesi gereken bedelin 355.917,08 USD ve 22.467,74 TL (9.984,00 TL'si işçilik bedeline ilişkin) olduğu belirtilmiştir. 13/10/2016 tarihli raporda ise, fotoğraflar, faturalar, eksper ve bilirkişi raporlarına göre gerçek zararın 355.917,08 USD + 22.467,74 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti raporlarında eksper raporundan farklı olarak 13.658,74 USD bedelli faturanın KDV'si ile birlikte ve 47.033,14 USD bedelli faturanın ise tamamı hasar hesabına katılmıştır. Bu hususlara yönelik bir üst paragrafta açıklamalar da dikkate alındığında söz konusu bilirkişi heyeti raporlarını düzenleyen bilirkişilerin uzmanlık alanı ve hasarın tutarına yönelik alınan ayrıntılı ve gerekçeli eksper raporu da dikkate alındığında, davacının birleşen davaya konu hasar bakımından 100.000,00 USD muafiyet de tenzil edildiğinde 308.883,94 USD tamir bedeli, 12.483,74 TL tamir sebebiyle yapılan masraf bedeli ile 9.984,00 TL işçilerinin çalıştırılmasından kaynaklı zararı talep edebileceğinin kabulü gerekmiştir. Bu nedenle hasarın tutarına yönelik davalı tarafın itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacı taraf dava konusu hasar sebebiyle gaz türbininin çalışamaması sebebiyle kâr kaybı bedelinin tahsili talebinde de bulunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilmiş olup hasar nedeniyle meydana gelen kâr kaybının da Yangın ve Makine Kırılmasına Bağlı Kâr Kaybı Poliçesi kapsamında talep edilebilmesine bir engel yoktur. Birleşen dosya kapsamında alınan 13/10/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, 01/02/2011-17/07/2011 tarihleri arasında dava konusu ... nolu 1 adet türbininin çalışmaması sebebiyle davacının uğradığı kar mahrumiyeti 488,324,00 TL olarak hesaplanmıştır. Eksper raporunda ise ünitenin 10/10/2011 tarihinde devreye alındığı belirtilerek hasarın ilk tespitinden itibaren geçen sürenin 254 gün olduğu tespit edilmiştir. Kiralanan HPT'nin 17/07/2011 tarihinde montajı tamamlanarak faaliyete başlanması sebebiyle bilirkişi heyeti raporunda bu tarihin esas alınması yerindedir. Zira 10/10/2011 tarihi, tamirden gelen HPT'nin takılarak üniteye start verildiği tarihtir. Buna göre söz konusu bilirkişi heyeti raporunda kâr kaybı bedelinin tespitine yönelik yapılan hesaplama yöntemi ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup hükme esas alınmasına bir engel yoktur. Ancak dava dilekçesi ile 50.000,00 TL olarak talepte bulunulduğu dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden talebin kabulüne karar verilmesi gerekir. Bu yönden davacı istinaf başvurusunda haklıdır. Somut olayda, hasarın sigorta şirketine 04/02/2011 tarihinde ihbar edildiği dikkate alındığında bu tarihten itibaren 45 gün sonra yani 22/03/2011 tarihinden itibaren kar kaybı zararı bakımından faize hükmedilmesi gerekir. Her ne kadar kabulüne karar verilen diğer talepler bakımından faiz tarihi olarak 24/11/2011 tarihi belirlenmiş ise de, ilk derece Mahkemesince bu tarih esas alınarak faize hükmedildiğinden ve hüküm bu yönüyle davacı tarafından istinaf edilmediğinden davalı yararına usuli müktesep hak oluşmuş olup Dairemizce yeniden tesis edilen kararda bu tarihin esas alınması gerekmiştir. Birleşen dava kapsamında, 12.955,24 TL tamir bedeli ve 9.984,00 TL işçilik bedeli zararı olmak üzere toplam 22.939,24 TL talep edilmiş olup Mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak 22.467,74 TL tamir bedeli ile 9.984,00 TL işçilik bedelinden oluşan toplam 32.451,74 TL alacağın tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve talebin içeriğine göre Mahkemece işçilik bedeline iki sefer hükmedildiği anlaşılmıştır. Hüküm davalı tarafından bu yönüyle istinaf edilmemiş ise de, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak hüküm tesisi kamu düzenini ilgilendirmekte olup davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğu kabul edilemeyeceğinden Dairemizce yeniden verilen kararda bu husus gözetilerek hüküm tesis edilmesi yoluna gidilmiştir. Açıklanan nedenlerle, asıl davanın tamir bedeli talebi yönünden kısmen kabulüne, işçilik bedeli talebi yönünden tam kabulüne, kâr kaybı zararı talebi yönünden reddine; birleşen davanın ise tamir ve tamir sebebiyle yapılan masraf bedeli talebi yönünden kısmen kabulüne, işçilik bedeli talebi yönünden tam kabulüne, kâr kaybı zararı talebi yönünden kabulüne dair ve davalıların sigorta poliçesinde belirtilen sorumluluk oranları gözetilerek (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi %20, davalı ... %80) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, Asıl Dava Yönünden; 1-a) Tamir bedeline yönelik davanın KISMEN KABULÜ İLE, 327.809,92 USD hasar tazminatının poliçede yer alan sorumluluk oranları dikkate alınarak 65.561,98 USD'sinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi, 262.247,94 USD'sinden davalı ... sorumlu olmak üzere 28/01/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) İşçilik bedeline yönelik talebin KABULÜ İLE, 13.605,00 TL'nin poliçede yer alan sorumluluk oranları dikkate alınarak 2.721,00 TL'sinden davalı ... Sigorta Anonim şirketi, 10.884,00 TL'sinden davalı ... sorumlu olmak üzere 28/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)Kâr kaybı zararına yönelik talebin ve diğer taleplerin REDDİNE,d)Harçlar Yasası uyarınca asıl dava yönünden alınması gereken 41.021,24 TL karar ve ilam harcından (USD cinsinden alacak için dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru olan 1.7904 TL dikkate alınmıştır) peşin yatırılan 9.649,35 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 31.420,70 TL harcın 6.284,14 ... davalı ... Sigorta Anonim Şirketi; 25.136,56 TL'sinin ise davalı ... Şirketinden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, e)Davacı şirket tarafından asıl dava için yatırılan peşin harç ile başvurma harcının toplamından oluşan 9.670,50 TL harcın 1.934,10 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden; 7.736,40 TL'sinin ise davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Asıl dava yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden USD cinsinden alacak için dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru olan 1.7904 TL dikkate alınarak hesaplanan 94.077,38 TL vekalet ücretinin 18.815,48 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden; 75.261,90 TL'sinin ise davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Asıl dava yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden USD cinsinden alacak için dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru olan 1.7904 TL dikkate alınarak belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak 6.000,00 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketine; 24.000,00 TL'sinin ise davalı ... Şirketine VERİLMESİNE,ğ)6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Birleşen Dava Yönünden;1-a)Tamir bedeline yönelik davanın KISMEN KABULÜ İLE, 308.883,94 USD hasar tazminatının poliçede yer alan sorumluluk oranları dikkate alınarak 61.776,78 USD'sinden davalı ... Sigorta Anonim şirketi, 247.107,16 USD'sinden davalı ... sorumlu olmak üzere 24/11/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Tamir sebebiyle yapılan masraf bedeline yönelik talebin KISMEN KABULÜ İLE, 12.483,74 TL tamir sebebiyle yapılan masraf bedelinin poliçede yer alan sorumluluk oranları dikkate alınarak 2.496,74 TL'sinden davalı ... Sigorta Anonim şirketi, 9.987,00 TL'sinden davalı ... sorumlu olmak üzere 24/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,c) İşçilik bedeline yönelik talebin KABULÜ İLE, 9.984,00 TL'nin poliçede yer alan sorumluluk oranları dikkate alınarak 1.996,80 TL'sinden davalı ... Sigorta Anonim şirketi, 7.987,20 TL'sinden davalı ... sorumlu olmak üzere 24/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d) Kâr kaybı zararına yönelik talebin KABULÜ İLE, 50.000,00 TL'nin poliçede yer alan sorumluluk oranları dikkate alınarak 10.000,00 TL'sinden davalı ... Sigorta Anonim şirketi, 40.000,00 TL'sindendavalı ... sorumlu olmak üzere 22/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Harçlar Yasası uyarınca birleşen dava yönünden alınması gereken 42.297,23 TL karar ve ilam harcından (USD cinsinden alacak için dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru olan 1.7700 TL dikkate alınmıştır) peşin yatırılan15.037,65 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 27.259,58 TL harcın 5.451,92 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi; 21.807,66 TL'sinin ise davalı ... Şirketinden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, f)Davacı şirket tarafından birleşen dava için yatırılan peşin harç ile başvurma harcının toplamından oluşan 15.061,95 TL harcın 3.012,39 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden; 12.049,56 TL'sinin ise davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Birleşen dava yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden USD cinsinden alacak için dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru olan 1.7700 TL dikkate alınarak hesaplanan 96.879,29 TL vekalet ücretinin 19.375,86 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden, 77.503,43 TL'sinin ise davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, ğ)Birleşen dava yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden USD cinsinden alacak için dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru olan 1.7904 TL dikkate alınarak belirlenen 41.816,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak 8.363,37 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketine, 33.453,50 TL'sinin davalı ... Şirketine VERİLMESİNE, h)6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, 2-a)Asıl ve birleşen davalar yönünden, davacı tarafından yapılan toplam 16.861,80 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre (%79,70 kabul %20,30 ret) hesaplanan 13.438,85 TL'sinin 2.687,77 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden; 10.751,08 TL'sinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b)Asıl ve birleşen davalar yönünden, davalılar tarafından yapılan toplam 5.047,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre (%79,70 kabul %20,30 ret) hesaplanan 1.024,54 TL'sinin davacıdan alınarak 204,91 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketine; 819,63 TL'sinin davalı ... Şirketine VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,İstinaf giderleri yönünden 1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırlan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL'sinden, 76,64 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden, 306,56 TL'sinin davalı ... Şirketinden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 121,30 TL istinaf başvuru harcı ile 427,60 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 548,90 TL'sinden, 109,78 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden, 439,12 TL'sinin davalı ... Şirketinden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL harcın davalılar tarafından peşin olarak yatırlan 10.230,67 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.803,07 TL harcın talep halinde davalılar İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 427,60 TL harcın davalılar tarafından peşin olarak yatırlan 11.321,07 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.893,47 TL harcın talep halinde davalılara İADESİNE, 5-Davacının yapmış olduğu 230,58 TL yargılama gideri ile yatırmış olduğu 165,70 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 396,28 TL'sinden, 79,26 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden, 317,02 TL'sinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-İstinaf yargılamasının Yargıtay bozma ilamı sonrasında birden fazla duruşmalı olarak gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 32.000,00 TLvekalet ücretinden 6.400,00 TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden, 25.600,00 TL'sinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 8-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 361/1.maddesi gereğince iki haftalık süre içerisinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2024