T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1323 Esas
KARAR NO:2024/1446
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:21/05/2024
NUMARASI:2022/881 Esas, 2024/391 Karar
DAVA:TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ:28/11/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı .... Ltd. Şti'nin Maltepe/İstanbul adresinde bulunan iş yerinin 10/12/2014-10/12/2015 tarihleri arasında müvekkili nezdinde ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 23/06/2015 tarihinde yaşanan yağış sırasında, şehir kanalizasyon sisteminin yağmur suyunu tahliyede yetersiz kaldığını ve bodrum kat giderlerinden geriye tepen pis suların sigortalı işyerinde hasara neden olduğunu, ekspertiz incelemesi sonucu 02/07/2015 tarihinde sigortalıya 38.850,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, 6102 Sayılı TTK'nın 147/2 maddesi uyarınca hasarın oluşmasında davalı kurumun sorumlu olması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalı kurumdan talep ve rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek 38.850,00 TL tazminatın 02/07/2015 tarihinden işleyecek yasal avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevabında; olay tarihinde atıksu kanalı ve bağlantısında herhangi bir sorun olmadığını, yoldan gelen yağmur sularının binaya ait drenaj sisteminden ve bahçede bulunan bodrum kapısından sigortalı işyerine girdiğini, yağmur suyunu uzaklaştırmanın belediyenin sorumluluğunda olduğunu, sigortalının İski Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğinine uygun hareket etmediğini, sigortalı işyerinin bulunduğu binanın ruhsatsız ve kaçak olması halinde taşınmaz sahibinin hasardan sorumlu olduğunu, müvekkili idare yönünden BK'nun 41. maddesine göre tazminatın sorumluluğunun doğması için gerekli şartların doğmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, ödeme tarihinden itibaren avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/186 Esas, 2018/521 Karar sayılı kararı ile; sigortalı işyerinde su taşkını sonucu meydana gelen hasarda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN KARAR İLAMI:Dairemizin 20/10/2022 tarih ve 2019/1702 Esas, 2022/1213 Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, bu nedenye davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, yasal süresinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince; hasarın, sel sularının binanın dışındaki yollardan bahçe katındaki bodrum kata girerek ve iş yerine dolarak yayılması sonucunda meydana geldiği, sel sularının bahçe katına girmesini engelleyecek hiçbir önlemin alınmadığı, suların girmesini önleyecek önlemin mülk sahipleri tarafından alınmadığı, olayda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı sigorta şirketi vekili istinaf nedenleri olarak; hasarın yağmur sonrası davalıya ait kanalizasyon şebekesinin tıkanması sonucu geri tepen pis sular nedeniyle meydana geldiğini, hükme esas alınan raporda atıksu kanalının tıkandığının gözardı edildiğini, yağmur suyunun toplanması ve zararsız bir şekilde uzaklaştırılmasının davalının görevi olduğunu, davalının yapı maliki olarak kusursuz sorumlu olduğunu, bina ile ilgili tüm ruhsatlar verildikten ve belediye tarafından tüm hizmetler sunulduktan sonra mülk sahibinin her türlü tedbiri almasını beklemenin hakkaniyet ile bağdamadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava TTK 1472. maddesi gereğince sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu hasar ödemesinin halefiyet ilkesi gereğince zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile dava dışı ... Şti arasında 10/12/2014-10/12/2015 tarihlerini kapsayan ... Poliçesi düzenlendiği, 23.06.2015 tarihinde riziko adresinde su baskını meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin sigortalısına 02/07/2015 tarihinde 38.850,00 TL hasar ödemesi yaptığı anlaşılmıştır.Mahkemece, olayda davalı...'nin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı sigorta şirketi vekili hükmü istinaf etmiştir. Görevsiz mahkemede alınan bilirkişi heyeti raporunda; ekspertiz raporunda hasara ve onarım bedeline ilişkin açıklama bulunmadığı, hasara ilişkin detaylı bilgi içerir ekspertiz raporunun sunulması halinde zarar bedeli yönünde değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Görevli mahkemede alınan bilirkişi raporunda da; açıklamalı ekspertiz raporunun dosyada bulunmaması nedeniyle sigortalıya ödenen sigorta tazminatının piyasa rayiçleri ile uyumlu olmadığının incelenemediği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece davacı sigortacıdan açıklamalı ekspertiz raporu getirtilerek sigortalının uğradığı gerçek zarar miktarı yönünden bilirkişlerden ek rapor alınması gerekirken, zarar bedeli yönünden araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/881 Esas, 2024/391 Karar ve 21/05/2024 tarihli kararının HMK 353/1.a6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28.11.2024