T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/843 Esas
KARAR NO:2026/817
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/02/2026
NUMARASI:2025/416 Esas, 2026/180 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:11/06/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.08.2021 tarihinde davalıların, ... kanal çalışası esnasında "... Mahallesi ...Caddesi ... İstanbul" adresinde bulunan ve müvekkili şirket nezdinde "... Poliçesi" ile sigortalı dava dışı sigortalı...'a ait ... dağıtım hattına hasar verdiğini, kanal çalışmaları esnasında işbu hasarın gerçekleştiğini, bu hususun tutanağı düzenleyen ... Şebeke yetkilileri ve davalılar yetkilisinin imzası ile tutulan rapor ile sabit olduğunu, bu hasar nedeniyle sigortalı nezdinde hasar dosyası açıldığını, müvekkili şirket nezdinde "... Poliçesi" ile sigortalı dava dışı sigortalı...'a verilen bu hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından 11.01.2022 tarihinde 17.712,91 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında düzenlenen hasar tespit tutanağı ve hasar dosyaları kapsamında ödenen hasar bedelinin davalıların kusuru ile gerçekleşmiş olması nedeniyle davalılar aleyhine İstanbul 31. İcra Dairesi ... sayılı dosya ile icra takibine geçildiğini, tarafların itirazları neticesinde takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin hasar bedelini ödeyerek zarar gören sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili 18.06.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı sıfatıyla bulunan ... Şirketi ile imzalanan ''2021 Yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ... Ve Esenyurt İlçeleri İçmesuyu Ve Atıksu Yapım, Bakım Ve Onarım İşi İşine Ait Devir Sözleşmesi'' ile müvekkilinin tüm hisselerini ... ... şirketine devrettiğini, müvekkili şirketin bu zarardan hukuki ya da fiili bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin ilgili olayda husumeti bulunmadığını, davacı tarafın haksız fiile dair hiçbir delil sunmadığını, davacı şirket çalışanlarının kendi arasında tuttuğu tutanağa göre işlem yapıldığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.Davalı ... vekili 20.06.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinin ikameti Batman İli olması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, zarar ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, müvekkili firma tarafından davacı ...firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce... şirketine yazılı olarak bilgi verildiğini, dava dışı...'ın hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediğini belirterek davasının reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, bilirkişi raporunda, gerçekleşen hasarın davalıların gerçekleştirdikleri kazı çalışmaları esnasında gerçekleştiği, bu nedenle davacının sigortalısının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı 17.712,91 TL ödemenin yerinde olduğu, bilirkişi raporunun yargısal dentime açık ve yerleşik yargı içtihatları ile benimsenen bilimsel metodlara uygun şekilde hazırlandığı, davanın kabulü ile; İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takibe konu asıl alacak miktarı olan 17.712,91TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karar, davalı ... Şirketi vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.Dava, davacı sigortalısının dağıtım hattına zarar verildiği iddiasıyla sigortalıya ödenen bedelin rücuen tazmini için başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. Fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. Yeniden değerleme sonucunda 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur.HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.HMK'nun 352. maddesinde; "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir.İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.Somut davada, davanın açıldığı 10/06/2025 tarihi itibariyle yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava 2025 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, davacının takibe ve davaya konu ettiği miktar 20.403,33 TL olup, dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (40.000,00 TL) altında kalması sebebiyle kararın kesin nitelikte olması nedeniyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığından davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı ... Şirketi tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/06/2026