T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/566 Esas
KARAR NO : 2025/1706
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 11/01/2022
NUMARASI : 2020/795 Esas, 2022/12 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalı şirkete güvenlik hizmeti verdiğini, 04.04.2015 - 13.03.2020 tarihlerini kapsayan cari hesap ekstresine göre 74.561,50 TL alacağı bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının borcun 55.154,51 TL'sini kabul edip, asıl borcun 19.406,99 TL'sine itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe kısmi itirazının iptali ile takibin devamına, dava değerinin % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; Kamu İhale Kanunu uyarınca yapılan ihaleler sonucunda davacı ile güvenlik hizmet alımı sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin hizmet sözleşmesinden kaynaklı bütün ödemeleri yaptığını, sunacakları cari hesap ektrelerine göre müvekkili şirkete bildirilen hakediş tutarlarının tamamının ödendiğini ve alacak bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının davalıya özel güvenlik hizmeti verdiği, davacı tarafın ticari defterlerine göre 22.531,96 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine göre ise de, icra takibinden sonra 55.154,51 TL ödeme yaparak borcunu sıfırladığı, mutabakatsızlığın davalının düzenlediği 19.406,99 TL'lik yansıtma faturasından kaynaklandığı, yansıtma faturasının yüklenici personeli olan dava dışı ...'e yapılan kıdem tazminatı ödemesine ilişkin olduğu, düzenlediği yansıtma faturası nedeniyle alacaklı olduğunu ispat yükünün davalının üzerinde olduğu, sonradan bilirkişi raporu ile ortaya çıkan durumun ispatı için davalı tarafa süre verilmişse de, davalı tarafça ödemeye ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı, buna göre yansıtma faturası yönünden ispat yükü üzerinde olan davalının yansıtma faturası yönünden alacaklı olduğunu ispat edemediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin 19.406,99 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hizmet alım sözleşmesi kapsamında tüm ödemelerin yapıldığını, cari hesap ekstresinde görüleceği üzere davacının alacağının bulunmadığını, davacı yüklenici işçisinin kıdem tazminatını, işçinin alacağından üst işverenin müteselsil sorumlu tutulması nedeniyle ödemek durumunda kaldığını, davacı işçilerinin işçilik alacaklarından, davacının sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının 74.561,50 TL asıl alacak ve 3.651,47 TL işlemiş faizin tahsili için davalı hakkında İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının asıl alacağın 55.154,51 TL'sini kabul edip, kalan 19.406,99 TL alacağa itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, davacının itiraz edilen 19.406,99 TL asıl alacak yönünden takibe itirazın iptali ve takibin devamı için bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve delil vasfında olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının 74.561,50 TL alacağı bulunup, davalının takipten sonra yaptığı 52.029,54 TL ödemenin mahsubundan sonra 22.531,96 TL alacağı kaldığı, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının alacağının bulunmadığı, defterler arasındaki uyumsuzluğun; davacı yüklenicinin, davalı şirketin kıdem tazminatı yansıtma bedeli olarak düzenlediği 19.406,99 TL tutarındaki faturayı kabul etmeyip iade etmesinden ve davalının takipten sonra yaptığı 55.154,51 TL ödemeyi davacının defterlerine 52.029,54 TL olarak kaydetmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir.Davalı işsahibi, tüm ödemelerini yaptığını ve borcu bulunmadığını savunmuşsa da, aynı hukuki ilişki kapsamında davacı yükleniciden alacaklı olduğuna dair herhangi bir takas savunmasında bulunmamıştır. Davalının defter ve kayıtlarına göre, davalı tarafından davacı yüklenici işçisine ödenen kıdem tazminatı için, davacı adına 19.406,99 TL tutarında fatura düzenlenmiş ancak davacı şirket anılan faturayı defterlerine almayarak iade etmiştir.Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında ileri sürülmesi mümkün olduğu gibi, terditli olarak beyan edilmesi de takasın şarta bağlandığı anlamına gelmemektedir. Dairemizin 04.11.2014 tarihli ve 3943 E.-6950 K; 08.12.2014 tarihli ve 5307 E.-790 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. (Yargıtay 23. HD'nin 2017/893 Esas, 2020/2280 Karar sayılı kararı). Takas definin cevap süresinde ileri sürülmediği takdirde savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşılaşabilir. Davacının (davayı değiştirmeye) muvafakatinin açık (sarih) olması gerekir (m.141,2) Kanundaki (m.141,2) kullanılan "açık" ifadesi nedeniyle zımni muvafakat yeterli değildir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 22 Baskı, sh 331).Somut olayda davalı işsahibi cevap süresi içinde ve yargılama sırasında kendisinin de davacıdan alacağı bulunduğuna dair takas definde bulunmamıştır. Kaldı ki davacı 27.09.2021 tarihli dilekçesi ile, süresinde ileri sürülmeyen takas savunmasına muvafakati bulunmadığını da beyan etmiştir. Bu nedenle Mahkemece davalının süresinde herhangi bir takas defi bulunmadığı gözetilerek, davacının 19.406,99 TL tutarında da alacağının bulunduğu kabul edilmesi gerekirken, mahkemelerin tarafların talepleri ile bağlı olduğu gözetilmeden, davalının olmayan takas savunmasının esastan incelenmesi ve davalının yansıtma faturasından kaynaklı alacağı bulunduğunu ispat edemediği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle kararın gerekçesinde hata edildiğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, davalının icra inkar tazminatına yönelik bir istinaf nedeni bulunmadığından ve alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenler ile kararın gerekçesinde hata edildiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/795 Esas, 2022/12 Karar sayılı ve 11/01/2022 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 19.406,99 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,b)Asıl alacağın %20'si oranında 3.881,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.325,69 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 331,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 994,26 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 331,43 peşin harç ve yapılan 856,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.241,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davalı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, f)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,g)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 331,4 TL harcın mahsubu ile bakiye 283,98 TL harcın davada haksız çıkan davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/12/2025