T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/448 Esas
KARAR NO : 2025/1693
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 28/09/2021
NUMARASI : 2020/297 Esas, 2021/1029 Karar
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçiler tarafından fazla mesai ücreti alacağına ilişkin açılan iş davaları sonucunda hükmedilen alacak kalemlerinin işçiler tarafından ilamlı icra takibine konu edildiğini, müvekkili tarafından icra dosyalarına toplam 117.874,18 TL ödeme yapıldığını, davalı ile yapılan hizmet alım ihale sözleşmesi ve eki niteliğindeki sözleşmelerde işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olacağının hüküm altına alındığını, bu nedenle iç ilişkide ödenen bu bedelden davalının kendi dönemine isabet tutardan sorumlu olacağını belirterek 117.874,18 TL ödenen bedelden davalının kendi payına düşecek kısmın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili tarafından dava başlangıçta müflis davalı ile diğer diğer üç ayrı davalıya karşı açılmış olup, yargılama sırasında davalı müflis şirketin iflas ettiği anlaşıldıktan sonra mahkemece davacıya 19.01.2021 tarihli celse ara kararı gereğince iflas masasına başvurmak üzere süre verildiği, davacı vekil tarafından da ara karar uyarınca 01.03.2021 tarihinde iflas masasına başvuru yapılarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 117.874,18 TL ödenen bedelin davalı müflis şirketin kendi dönemiyle sorumlu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iflas masasına kaydının talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından alacak kayıt talebinin iflas masasına 312 kayıt numarası kaydının yapıldığının 03.03.2021 tarihinde mahkeme dosyasına bildirildiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, asıl işveren davacı olduğundan işçilik alacaklarından da davacının sorumlu olması gerektiğini, dava dışı işçilerin işten çıkarılmasında müvekkilinin yetkisinin ve kusurunun bulunmadığını, ihale idare teklif şartnamesinde yer almayan davaya konu işçilik alacaklarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, mahkemece aksi düşünülürse kabul anlamına gelmemesi kaydıyla müvekkilinin TBK 167. madde gereğince işçilerin sadece kendi dönemindeki çalışmalarından kaynaklanan bedelin yarısından sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava dışı işçiler ... ait hizmet cetvelinde davalı müflis şirkette çalıştığı süreler belirli bulunmaktadır. Bilirkişi tarafından da bu hususta davalının sorumluluğunda olduğu tutar sırasıyla 3.537,10 TL, 5.018,36 TL, 3.590,99 TL, 3.213,68 TL, 3.415,18 TL, 3.796,18 TL, 3.431,63 TL, 3.464,62 TL, 3.317,64 TL ve 3.565,80 TL olarak tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 27. maddesi ve Teknik Şartnamenin 8.23 maddesi gereğince davalının bünyesinde çalıştırmış olduğu işçinin süresinde ödenmeyen ve dava konusu edilerek mahkeme kararı uyarıca davacı tarafça ödenen alacaklarından işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, dava ve icra masrafları ve faiziyle birlikte davalı payına düşen 36.351,18 TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 36.351,18 TL alacağın davalı müflis şirketin İstanbul Anadolu 3. İcra İflas Müdürlüğünün ... iflas dosyasında tasfiye işlemleri yürütülen iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin faiz talepleri yönünden bir karar vermediğini, dava dilekçesinde ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiğini, ancak mahkemece faiz yönünden hüküm kurulmayarak eksik alacak bedeline hükmedildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile 36.351,18 TL alacağın davalı müflis şirketin İstanbul Anadolu 3. İcra İflas Müdürlüğünün ... iflas dosyasında tasfiye işlemleri yürütülen iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından faiz talepleri yönünden eksik hüküm kurulduğu gerekçesiyle istinaf edilmiştir. İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğünün ... Sayılı İflas dosyasından mahkemeye verilen 05/08/2020 tarihli cevabi yazıda, davalı müflis şirket hakkında İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1707 esas sayılı dosyası üzerinden 22.06.2016 tarihi itibariyle iflas kararının verildiği bildirilmiştir. Yargılamaya konu iş bu rücuen tazminat davasının ise, 14.07.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.09.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı idare tarafından dava dışı çalışanların işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davaya istinaden icra müdürlüklerine ödenen tutarların davalı taraflara sorumlulukları oranında rücu edilebileceğine, Asıl işveren Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. ile yüklenici alt işverenler ........Tic. Ltd. Şti., Uzmanlar......Tic. Ltd. Şti., KDC......A.Ş., Hira.......Tic. Ltd. Şti. Arasında imzalanan sözleşmelerin 27. Maddesinde; “yüklenicilerin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olup PTT yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu değildir.” denildiği, teknik şartnamenin 8.23 maddesinde; “hizmet sözleşmesi, 5510 sayılı kanun 4857 sayılı kanun ve diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklerden doğacak bütün yükümlülükler yükleniciye aittir. Kanunlar gereği idarece ödenmek zorunda kalınan her türlü meblağın yükleniciye rücu hakkı saklıdır.” denildiği, davacı kuruluşun dava dışı çalışanlara yapmış olduğu ödemelere ilişkin davalı firmalardan söz konusu tutarların tamamını veya yarısını rücu edebileceği, nihai takdir ve değerlendirme Mahkemenin olmak üzere tam rücu durumuna ilişkin hesaplama yapıldığı, tam rücu durumuna göre davacının davalıdan 36.351,18 TL talep edebileceği, Mahkemece yarısının rücu edilebileceğine kanaat getirilmesi durumunda ise hesaplanan tutarların yarı oranının dikkate alınabileceği yönünde görüş belirtilmiştir.İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Dava dışı işçilerin, davalı müflis şirketten 31.05.2015 tarihinde işten ayrıldıkları bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bu tespite göre, davacı tarafça dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından davalı müflis şirketin sorumluluğunun doğduğu tarihin işçilerin müflis şirketteki işlerinden ayrıldıkları tarih olduğu, talep konusu işçilik alacaklarının tamamının İKK'nın 206/4 maddesinde belirtilen "iflasın açılmasından önceki 1 yıl" içinde tahakkuk etmemiş oldukları, bu durumda mahkemece, davalının sorumlu olduğu dönem için tespit edilmiş işçilik alacağı bedelinin tamamının, İİK 206. maddesi anlamında imtiyazlı olmaması nedeniyle sıra cetvelinin 4. sırasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2021 tarihli 2021/756 E. 2021/790 K. sayılı ilamı)İİK’nın 195. maddesi gereğince, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği hüküm alınmıştır.Somut olayda, davacı tarafından dava dışı işçilere yapılan ödemeler iflas tarihinden sonradır. Dolayısıyla mahkemece, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporunda tespit edilen miktara hükmedilmesi doğru olduğundan davacı vekilinin mahkemece faiz yönünden hüküm kurulmayarak eksik alacak bedeline hükmedildiği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/297 Esas, 2021/1029 Karar sayılı ve 28/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/12/2025