T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/322 Esas
KARAR NO : 2025/1380
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 08/11/2021
NUMARASI : 2019/307 Esas, 2021/829 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca müvekkili şirketin, davalı şirketin gönderdiği numuneler üzerinde gerekli test ve tetkikler yaptığını ve test sonuçlarına ilişkin faturalar ve sevk irsaliyeleri düzenlediğini, ancak davalının hizmetin bedeli ödemediğini, bunun üzerine fatura bedellerinin tahsili amacıyla İstanbul 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetle borca itiraz ettiğini, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf, süresinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından sunulan 2 adet irsaliye ile irsaliyelere ait olduğu düşünülen fatura içeriği mal veya hizmet ile miktarların birbiri ile uyuşmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura içeriği mal veya hizmetin teslim edildiğine veya faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, davacının talebe konu faturalara ilişkin mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini ispata yeter belge ya da delil sunmadığı, bu doğrultuda alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının verilen kesin sürede defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, müvekkili şirketin delil niteliğine haiz defter ve kayıtlarına göre ise davalının takibe dayanak faturalar nedeniyle müvekkiline borcu bulunduğunu, ayrıca davalının BA formlarının incelenmesinde KDV hariç 5.742,00 TL ile 7.238,00 TL bedelli faturalara konu mal veya hizmet aldığını bildirdiğini, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının 25.634,55 TL asıl alacak ve 2.157,99 TL işlemiş faiz olarak toplam 27.792,42 TL alacağın tahsili için İstanbul 4. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; faturalara konu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini ispata yeter belge ya da delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının takibe dayanak fatura konusu hizmeti davalıya verip vermediği hususunda toplanmaktadır.1-İlk derece mahkemesinde alınan mali müşavir bilirkişi raporunda; davacının 2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresinde yaptırıldığı ve sahibi lehine delil teşkil edeceği, davacının ticari defter kayıt ve belgelerine göre, davacının davalı taraftan takip tarihi itibari ile 25.634,55 TL alacaklı olduğu, dosya içerisine sunulan 2 adet irsaliye ile irsaliyelere ait olduğu düşünülen fatura içeriği mal veya hizmet ile miktarların bir biri ile uyuşmadığı, davacının davalı adına düzenlediği fatura içeriği mal veya hizmeti teslim ettiğine veya faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde her hangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği belirtilmiştir.Bilirkişi ek raporunda; davalıya ait BA formlarının incelenmesinde, takip konusu 2018/03 ayına ait 1 adet KDV Hariç 5.742,00 TL bedelli ve 2018/06 ayına ait 1 adet KDV Hariç 7.238,00 TL bedelli faturalara ait hizmet alındığına dair bildirimde bulunulduğu, mevzuat gereği 5.000,00 TL sınırını aşan mal ve hizmet alımlarının bildirildiği, 2018/04-05-07 ve 09 aylarına ait faturaların 5.000,00 TL'nin altında kaldığı belirtilmiştir.Davalı taraf süresinde davaya cevap vermeyerek akdi ilişkiyi inkar etmiş, yargılama sırasında takibe dayanak faturalara konu hizmetin verilmediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterlerini ibraz etmesi için kesin süre verilmesine rağmen, davalı taraf defterlerini ibraz etmemiştir."Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. 15. HD. 2016/2310 E. 2017/2537 K. sayılı ilamı)Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin verildiğini ispatlanmıştır. Kaldı ki davalı, mevzuat gereği belirtilen miktarı aşması nedeniyle bildirim zorunluluğu bulunan takip konusu 2018/03 ayına ait 1 adet KDV hariç 5.742,00 TL bedelli ve 2018/06 ayına ait 1 adet KDV Hariç 7.238,00 TL bedelli faturalara ait hizmeti aldığına dair bildirimde de bulunmuştur.Buna göre davacının takibe dayanak faturalara konu hizmeti verdiğini ispatladığı anlaşıldığından asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğüne veya borcun vadeye bağlandığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamasına göre, mahkemece asıl alacak tutarı yönünden davanın kabulüne, işlemiş faiz talebinin ise reddine karar verilmesi gerekirken, davanın tamamen reddedilmesi doğru görülmemiştir,2-Ayrıca fatura ile tevsik edilmiş alacak, likit ve belirlenebilir olduğundan hükmedilen asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının da davalıdan tahsili gerekir. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile KABULÜ ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/307 Esas, 2021/829 Karar ve 08/11/2021 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin 25.634,55 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,b)Hükmolunan 25.634,55 TL'nin %20'si oranında hesap edilen 5.126,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.751,09 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 474,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.276,46 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 474,63 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından karşılanan posta ve tebligat masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.017,20 TL yargılama giderinin davanın kabul edilme oranına göre 938,22 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, g)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 25.634,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,h)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 2.157,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Başvurusu Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından karşılanan 301,40 TL istinaf harçları ile 56,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 357,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNEDair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-2 ve 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23/10/2025