T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/165 Esas
KARAR NO : 2025/1329
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/09/2021- 15/12/2021
NUMARASI : 2020/189 Esas, 2021/830 Karar
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 11.12.2105 tarihinde 01.01.2016 - 31.12.2016 döneminde geçerli olmak üzere malzemesiz temizlik hizmet alım işine dair sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 23/2 fıkrasında, belirtilen hallerin dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağı ve ek sözleşme düzenlemeyeceği hükmünün yer aldığını, 4735 Sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Yasası'nın 4. maddesinde de, kanunda belirtilen haller dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağı ve ek sözleşme düzenlenemeyeceği hükmüne yer verildiğini, aynı Yasa'nın 8. maddesine göre fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağını, buna rağmen davalı idarenin, asgari ücrete yapılan zammın öngörülmeyen ve olağanüstü bir artış olduğunu gerekçe gösterip kamu gücünü kullanarak 31.12.2015 tarihinde müvekkili ile ek sözleşme akdettiğini, ek sözleşmenin hukuka aykırı olmasının yanı sıra müvekkili aleyhine sonuçlar doğurduğunu, sözleşmede fiyat farkına ilişkin düzenlemeleri müvekkili aleyhine değiştiren ek sözleşme sonucu müvekkilinin alacağının 128.211,61 TL ve KDV eksik tespit edildiğini ileri sürerek ek sözleşmenin kesin hükümsüzlüğünün tespitine, sözleşme kapsamında müvekkilinin alacağının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, davacının sıfır kar teklif ederek ihaleyi aldığını, sözleşmeye göre yüklenici işçilerinin ücretinin, asgari ücret esas alınarak ve asgari ücretin katları olarak belirleneceğini, sözleşme imzalandığında asgari ücretteki artışın % 10 civarında beklendiğini ve müvekkilinin de bütçesini buna dayanarak oluşturduğunu, sözleşmenin imzalanmasından sonra asgari ücrette beklenenin çok üzerinde, % 30 oranında artış yapıldığını, müvekkili idarenin diğer taşeronlardan aldığı hizmette bulunduğu gözetildiğinde, sözleşmenin uygulanmasının müvekkilinin bütçesini aşacağını ve ödeneği olmayan bir iş için ihaleye çıkmış durumda bırakacağını, ayrıca söz konusu artışın uygulanması halinde müvekkili şirketin kadrolu çalışanlarının ücretinin, temizlik ve güvenlik personelinin altında kalacağını ve işyerinde çalışma barışının bozulacağını, bu nedenle sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen asgari ücretteki artış oranı nedeniyle çarpan katsayılara ilişkin ek sözleşme düzenlendiğini ve tarafların özgür iradesi ile imzalandığını, kaldı ki fiyat farkına ilişkin düzenleme ile yüklenici personelinin ücretinin belirlendiğini, bu durumun davacının alacağında artış ya da eksilmeye neden olmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki ilk sözleşmenin 23. maddesi ile 4735 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca sözleşme imzalandıktan sonra, sözleşmelerde yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sonradan değişiklik yapılamayacağı düzenlenmiş ise de, asgari ücretteki artışın davalı tarafı olumsuz etkilediği ve davalının bütçesini aşacak nitelikte bir durumun oluştuğu, bu nedenle tarafların 4735 sayılı yasanın 36. maddesi uyarınca TBK 138. madde uygulamasına giderek ücret artış sorunu çözecek şekilde ek sözleşme imzaladığı, söz konusu sözleşmede de hakların feragatine ilişkin düzenlemeye yer verdikleri, davacı tarafın verdiği teklif miktarı ile maliyet icmal tablosu incelendiğinde teklifin kar talebi içermediği, taraflar arasında ek sözleşmeye göre yapılan ödemeler konusunda ihtilaf da olmadığı, tarafların tacir oldukları basiretli tacir olarak hareket etmeleri gerektiği, tarafların sözleşme ve ek sözleşmeleri imzalayarak bu sözleşmeler ile bağlı oldukları, imzalanan ek sözleşmeye güvenerek edim ve yükümlülüklerini yerine getirdikten sonra bu ek sözleşmenin geçersizliğine ilişkin talebin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi 15.12.2021 tarihli ek kararı ile; kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar ve ek yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın kısmi dava olarak açılması nedeniyle kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiğini, sözleşmenin 23/2 fıkrası, 4735 Sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Yasası'nın 4. ve 8. maddelelerine göre yapılan ek sözleşmenin hukuka aykırı olduğunu, gerek mevzuat, gerekse doktrinde kabul edilen baskın görüşe göre, ihale dökümanında yer alan düzenlemelere ilaveten sözleşmeye yüklenici aleyhine sonuç doğuracak veya ona külfet getirecek hükümler konulmasının mümkün bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
1-İlk derece mahkemesi 15.12.2021 tarihli ek kararı ile, davaya konu miktarın kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.HMK'nın 341. maddesi uyarınca alacağının bir kısmının dava edilmesi durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirlenmesi gerektiği ve davacının dava dilekçesinde belirttiği alacağın tamamı dikkate alındığında, dava değerinin kesinlik sınırının altında olmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına karar verilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir.2-Dava, ek sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile sözleşme gereği alacağının tespit ve tahsili istemine ilişkindir.İlk olarak İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada yetkisizlik kararı verilmiş, yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesince de davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince; 4735 sayılı Yasanın 36. maddesi yollaması ile TBK 138. maddesi uyarınca, sözleşme yapıldığı tarihte öngörülmeyen durum nedeniyle ek sözleşme düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının teklifinin kar talebi içermediği ve ek sözleşmeye göre edimler yerine getirildikten sonra ek sözleşmenin geçersizliğini talep etmenin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.Davacı, Temizlik Hizmet Alım Sözleşmesinde brüt asgari ücretin belli bir yüzde fazlasıyla çalışması öngörülen işçilerin, ek sözleşme ile değişiklik yapılması sonucu ücretlerinin yüzdelerinde indirim yapılması nedeniyle hak edişlerinin eksik ödendiğini iddia etmektedir. Öncelik yapılan sözleşme ile yüklenici şirket işçilerinin ücreti düzenlenmiş olup, yüklenici şirket işçilerinin ücretinin yeniden düzenlenmesinde, davacı yüklenicinin bir zararı sözkonusu değildir. Nitekim aynı nedenle açılan davada davacının zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 6 .HD'nin 2025/468 Esas, 2025/1367 Karar sayılı kararı ile onanmıştır.Ayrıca taraflar arasında düzenlenen ek sözleşme kapsamında hak edişlerini ihtirazi kayıt koymaksızın tahsil eden davacı yüklenicinin sonradan ek sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek sözleşme kapsamında alacak talep etmesi de mümkün görülmemiştir. Tacir olan ve sözleşme yapma özgürlüğü çerçevesinde ek sözleşme imzalayan davacı yüklenicinin ek sözleşme ile bağlı olması, sözleşme ile bağlılık ilkesinin gereğidir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/189 Esas, 2021/830 Karar sayılı ve 29/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafın ek karara karşı istinaf başvurusu için yatırdığı 162,10 TL istinaf başvuru harcı ile 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/10/2025