T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/175 Esas
KARAR NO : 2025/1308
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/09/2021
NUMARASI : 2020/402 Esas, 2021/588 Karar
DAVA: İtirazın İptali (İhlalli Otoyol Geçişinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisine ait ... ve ... plakalı araçlar ile işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyollardan ücret ödemeksizin 05.04.2019-28.06.2019 tarihleri arasında ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretleri ve yasal ceza bedelleri, işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili için başlatılan İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline karşı geçiş ücretinin ödenmemesinden kaynaklı dava açılmış ise de müvekkiline ait araçların geçiş ücretini ödemeden kaçak geçiş yapmasının mümkün olmadığını, çünkü müvekkiline ait geçiş sisteminde geçişleri karşılayacak miktarda paranın devamlı olarak bulunduğunu, bu hali ile müvekkilinin bir kusurundan bahsedilemeyeceğini, sistemde meydana gelen kusurlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, mahkemece yapılacak araştırmada müvekkilinin bakiyesinde yeterli paranın bulunduğunun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı tarafın hizmet aldığının açık olduğu, davalının hizmet bedelini ödediğini ispatla mükellef olduğu, ancak davalı tarafça mahkemeye ya da icra dosyasına herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi HGS hesaplarından veya banka hesaplarından ödeme yapıldığının da iddia edilmediği, davacının ispat yükünü ifa ettiği, davalının ise ödeme yaptığını ispat edemediği, davalı tarafça sunulan belgelerden ödeme yapıldığının anlaşılamadığı, kaldı ki davalının ödeme yapıldığına dair bir iddiasının da olmadığı, davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediğinden takip öncesi faiz istenemeyeceği, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundan davacının davasını kısmen ispatladığı, davalının ise ödeme yaptığı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına yönelik itirazın 29.508,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacağın likit ve itirazın haksız olması nedeniyle takdiren %20 üzerinden hesaplanan 5.901,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takip öncesi işlemiş faiz ve KDV'ye dair 866,33 TL değerindeki fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, HGS-OGS bakiyelerinin geçiş tarihlerinde müsait olmadığı dönemlere ait geçiş ve ceza toplamının 11.969,00 TL olarak hesap edildiğini, davacının bu durumda fazladan 17.539,00 TL talep ettiğinin ortaya çıktığını, davacının OGS-HGS geçişlerinin çalışıp çalışmamasından sorumlu olduğunu, davacının kendi kusuru ile hesaptan para çekilmemesinden kendisinin sorumlu olması gerektiğini, müvekkilinin İstanbul gibi iş hayatının çok yoğun bir yerde onlarca aracının geçişini kontrol etmesinin hayatın olağan akışına aykırını olduğunu, davacının MK 2 hükmü gereğince dürüstlük ilkesine aykırı hareket ettiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlar da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağını tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 29.508,00 TL asıl alacak ve ceza bedeli, 734,18 TL faiz, 132,15 TL KDV olmak üzere toplam 30.374,33 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla takibe itirazın iptali ve takibin devamı için açılan iş bu davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı kabul edilmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalıya ait araçlarla davacının işlettiği köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı, geçişler sırasında davalıya ait hesaplarda yeterli bakiye bulunup bulunmadığı ile takibe dayanak alacak kalemleri yönünden doğru hesaplama yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.04/01/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davaya konu geçiş ihlali yapan araçların davalı ... adına tescilli olduğu, plakalarının ..., ... olduğu, ilgili tarihlerde geçişlerinin bulunduğu, davalının HGS/OGS bakiyelerinin müsait olmadığı dönemlerde yapılan geçişlerin dikkate alınması gerektiğinin Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde; a)Takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 11.969,00 TL olduğu, davacı/alacaklının 17.539,00 TL fazlasıyla 29.508,00 TL talep ettiği, b)Takip tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarının 391,44 TL olduğu, davacı /alacaklının 342,74 TL fazlasıyla 734,18 TL talep ettiği, davalının HGS/OGS bakiyelerinin müsait olup olmaması dikkate alınmadan yapılan geçişlerin hesaplanması hususunun Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde; takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının 29.508,00 TL, işlemiş faiz miktarının 734,18 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, HGS-OGS hesabı bulunan araçlar yönünden geçiş anında ve geçişi takip eden 15 gün içinde geçiş için yeterli bakiyenin bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti, ceza tutarı, ve KDV borcunun ödenmediği anlaşılmakla mahkemece bilirkişi raporunun 3 nolu bendinde yapılan hesaplama doğrultusunda yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.Dosya kapsamında alınan hükme elverişli bilirkişi raporundan ihlalli geçiş ücreti ile ceza tutarının ödenmediği anlaşılmakla ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/402 Esas, 2021/588 Karar sayılı 21/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 510,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 105,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 16/10/2025