T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/104 Esas
KARAR NO : 2025/1259
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/07/2021
NUMARASI : 2015/1261 Esas, 2021/567 Karar
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesine Dayalı)
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 09.07.2015 tarihli hizmet sözleşmesi gereği, davalı tarafından üretilen ... ürünün yangına dayanım testinin davacı tarafından yerine getirildiğini, testin üründeki kablodan kaynaklı olarak akreditasyon gereği başarısız olduğunu, arızanın laboratuar personelinden veya test kurulumundan kaynaklanmadığını, müvekkilinin sözleşme gereğince test işlemini gerçekleştirerek ücrete hak kazandığını, davalıya gönderilen ihtara rağmen test ücretinin ödenmediğini, davalıya gönderilen bakiye fatura bedeline itiraz edildiğini belirterek 13.675,31 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet sözleşmesine konu testin başarısız olmasının üründen veya kablodan kaynaklanmadığını, davacının müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle testi yarım bırakması nedeniyle sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin de ödemeden kaçınmasının hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan ve sözleşmenin 3. maddesinde yer verilen test işleminin yerine getirildiği ve testin başarısız olduğu bilgisinin davalı tarafa bildirildiği, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafından ürün testi yapılması istenilen ürüne bağlı kablonun 200c kadar dayanımı olduğu, bu bilgilerin kablo üreticisi firma tarafından düzenlenen belgeden anlaşıldığı, nitekim bu hususa davacı şirket yetkilisi tarafından davalıya gönderilen 10/08/2015 tarihli mailde de yer verildiği, davacı tarafça her ne kadar akreditasyon belgesine sahip test ve belgelendirme yapılan laboratuvarlar tarafından sadece ürünün testinin yapılacağı, ürüne dair herhangi bir bilgilendirmenin yapılmayacağı iddia edilmiş ise de davacının sektörde faaliyet göstermesi, test işlemlerinde davalıdan daha bilgili olması, basiretli davranma yükümlülüğünün olması ve davacının deneyi metod standardına uygun olarak hazırlanmış deney numunesinde test yapması gerektiği hususları göz önünde bulundurularak 200c kullanım sıcaklığına sahip kablo ile donatılmış jet fan ürünü için 300c altında test yapılması nedeniyle testin başarısız olmasında %50 oranında kusurlu olduğuna, davalının teste tabi tutulmasını istediği ürününü 300c dayanıklı bir kablo ile donatması gerekirken 200c kadar dayanıklı kablo ile donatmış olması, bu haliyle sözleşmeye konu ürünün testini talep etmiş olması nedeniyle testin başarısız olmasında %50 oranında kusurlu olduğu, kusur durumuna göre davacının fatura bedelinin %50'si olan 6.837,65TL'yi talep edebileceği, her iki tarafında tacir olması nedeniyle talep doğrultusunda dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 6.837,65 TL nin 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yazılı akreditasyon kuralları gereği bağımsız bir laboratuvar olarak gerek Prof. Dr. ... tarafından oluşturulan 2. Bilirkişi Raporunda gerekse de Doç. Dr. ..., ..., Prof. Dr. ... ... tarafından oluşturulan Bilirkişi Kurulu Raporunda testi usul ve fenne uygun olarak gerçekleştiren müvekkilinin mahkemece teknik ve yazılı akreditasyon kurullarına aykırı olarak %50 kusurlu bulunmasının hatalı olduğunu, zira her iki teknik raporda da bilirkişilerin müvekkilinin testi Akreditasyon Kuralları gereğince usulüne ve tekniğine uygun yaptığını somut olarak raporlarında beyan etmelerine rağmen mahkemenin bu teknik açıklamaları görmezden gelerek uzmanlığı olmayan bir konuda kusur sorumluluğuna gittiğini, dava konusu yapılan işlemin tamamen yazılı akreditasyon kurallarına göre yapılan teknik bir işlem olduğunu, dolayısıyla mahkemenin teknik bir konuda ve yetkin bilirkişilerce belirlenmiş teknik izahat varken akreditasyon kurallarına aykırı bir değerlendirme yaparak sorumluluk paylaşımına gitmesinin yazılı olan tüm ulusal ve uluslararası akreditasyon kuralları ve uygulamasını ortadan kaldırdığını, bu yanlış değerlendirmenin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin 21.09.2021 tarihinde ticaret sicil kaydından terkin edildiğini, tasfiye halinde olmasına rağmen mahkeme tarafından gerekçeli kararın, davalı vekili olarak kendisine tebliğ edildiğini, Türk Borçlar Kanunun 513. maddesi gereğince vekalet verenin çıkarlarını tehlikeye düşürmemek açısından gerekçeli kararı yasal süresi içerisinde istinaf ettiklerini, usul hukuku bakımından devam eden yargılamada taraf ehliyetinin öncelikli istinaf inceleme nedeni olmasını gerektiğini, bilirkişi seçiminde usul ve yasaya aykırı olarak ve taraflı seçim yapıldığını, davacının ara karardan rücu dilekçesinin aynen bilirkişilere tebliğ edilmesinin doğrudan bilirkişilere yön vermeye ve kanaat etkilemeye yönelik olduğunu, bu nedenle taraflı ve aleyhe görüş barındıran bilirkişi kurul raporu sakat hale geldiğinden hükme esas alınamayacağını, satın alınan emtianın veya ekipmanın kullanılmadan önce kontrol ve uygunluğunun incelenmesinin ön şart ve kural olduğunu, kontrol yapılmadan kullanılamayacağını, dosya kapsamında alınan dört bilirkişi raporundan ilk iki bilirkişi raporunda ve son bilirkişi kurul raporunda deney öncesi numune, doküman ve ekipman kontrolünün deneyin ön ve vazgeçilmez şartı olduğuna ilişkin açıklamaya yer verilmesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki 09.07.2015 tarihli sözleşme gereğince, iş veren davalı tarafından üretilen "..." ürünün yangına dayanım testinin davacı tarafından yerine getirildiği iddiasıyla davacı yüklenici tarafından davalı işveren aleyhine düzenlenen bakiye fatura bedelinin tahsiline yönelik olarak açılan maddi tazminat davasıdır. Mahkemece, davacının 200 dereceye dayanıklı olan bir ürünün standarda göre 300 derece olan test koşullarında test etmesi nedeniyle, davalının da standarda göre 300 derece olan test koşulları olan bir deneyde 200 dereceye dayanıklı kablo üretmesi ve bu şekilde test talebinde bulunması nedeniyle olayda %50 oranında ortak kusurları olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık; davalının sözleşmede belirlenen standart test yöntemine göre ürünün ve yardımcı ekipmanların kontrolünü yapmak zorunda olup olmadığı, davacının bakiye fatura alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davacı taraf sözleşmedeki standartlara uygun olarak testin gerçekleştiğini iddia ederken davalı taraf ise kablonun sıcaklık nedeniyle hasarlanmadığını, testin sonlanma sebebinin laboratuvar şartları, test kurulumun ya da taşıma sırasında kablodaki mekanik bozukluk olduğunu savunmuştur. Davacı tarafından davalıya gönderilen 18 Ağustos 2015 tarihli Gebze 5. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamede, gerçekleştirilen testin, ürün kablosundan kaynaklı bir problemden dolayı 15. dakikada başarısız olarak sonuçlandığı, ürünün iki kez tekrar çalıştırılmaya çalışıldığı ancak kısa devreden dolayı mümkün olmadığı, kabloda meydana gelen hasarın laboratuvar personelinden ve test kurulumundan kaynaklanmadığı, bu nedenle testin sonuçlandığı, aynı sistemin testine devam etmenin akreditasyon gereği mümkün olmadığı bildirilmiştir.Taraflar arasında 09.07.2015 tarihli hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Bu hizmet sözleşmesinde Davalı ...Tekn. Müh. End. San. Tic. Ltd. Şti. İŞVEREN ve davacı ... Test ve Belgelendirme A.Ş. ise YÜKLENİCİ dir.Sözleşmenin "işin kapsamı" başlıklı 3. maddesi hükmü; “Bu teklif/sözleşme İşveren tarafından üretilen ... Ürün tipinin, yangına dayanım testinin gerçekleştirilmesi ve test sonuç raporlarının yayınlanması hizmetini kapsamaktadır. Hizmet adımları şu şekildedir belirtilmektedir: Güçle çalışan duman ve ısı boşaltma vantilatörleri için özellikler EN 12101-3 Standardı EK C bölümüne uygun olarak 120 dakika yangın testi ve raporlama” şeklindedir.Sözleşmenin "yüklenicinin yükümlülüğü" başlıklı 5. maddesi hükmü;"5.1. YÜKLENİCİ, Madde 3 Kapsam / Konu bölümünde tanımlanan hizmetleri, ilgili uluslararası akreditasyon mevzuatı gereklerine ve ilgili akreditasyon kuruluşunun prosedürlerine göre gerçekleştirir ve test sonrası akredite rapor yayınlar.5.2. Test öncesi, test sırasında veya test sonrası elde edilecek her türlü ticari sır niteliğindeki bilgiye, onaylanmış kuruluş ve yetkili yasal otoriteler dışında üçüncü şahısların erişimini önlemek için gerekli önlemleri alır.5.3.Yapılacak olan test faaliyetleri sonrası, gereken durumlarda yeniden test işlemlerini, ilgili akreditasyon kuruluşunun prosedürleri gereklerine göre yürütür.5.4. Sözleşme konusu hizmetin ifası sırasında YÜKLENİCİ basiretli bir tüccar gibi hareket edecek ve kanunun kendisine yüklediği tüm sorumlulukları yerine getirecektir." şeklindedir.Sözleşmenin "işverenin yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesi hükmü; "6.1. İşveren yapacağı başvuruda aşağıdaki bilgileri içerecek dokümanları YÜKLENİCİ'ye sunmak zorundadır:-Üreticinin adı-adresi-Ürünlerin genel bir tanımı (Tip, marka, model v.b)-Üretimde kullanılan malzeme/komponent listesi ve özellikleri -Ürünün ölçülendirilmiş detaylı tasarım çizimi ve montaj detayları.6.3. İşveren, test numunelerini tüm komponentleri / aksesuarları ile birlikte sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren en geç 6 ay içinde YÜKLENİCİ ye teslim etmeli ve test numunesinin kurulumunu gerçekleştirmelidir.” şeklindedir.Sözleşmenin "hizmet bedeli ve ödeme şekli" başlıklı 7. maddesi hükmünde; "7.1. "..." için Yangın Dayanım standardına göre Yangına Dayanım Test ve Raporlama ücreti; 4.750,00 EURO +KDV dir.7.3. Ödeme tarihleri ve ödenecek tutarlar aşağıdadır:Test ve raporlama hizmet bedeliTeklif kabulünde: %20Numune tesliminde: %50Test öncesi: %30 olarak tahsil edilecektir. Not: Sözleşme, test süresi 120 dakika temel alınarak hazırlanmış olup, tarafınızca teste devam edilmesinin istenmesi halinde, her 30 dakikada 300 € ilave ücretlendirme yapılacaktır." şeklindedir. Davacı tarafından davalı şirket adına 29.07.2015 tarih ve “Yangına Dayanım Testi-...” açıklamalı 4750 € + KDV karşılığı 3,0498 € kur üzerinden 14.486,55 TL + KDV =17.094,13 TL tutarlı fatura düzenlenmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan muavin defterde, 26.08.2015 tarihi itibariyle davalı şirketin toplam borç tutarının 17.094,13 TL olduğu, 29.07.2015 tarihinde davalı şirketin yaptığı 3.418,82 TL ödeme düşüldüğünde davalı şirketin bakiye borç tutarının 13.675,31 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı teknisyenlerinin ürünü incelemesi sonucunda hazırladığı 05.08.2015 tarihli raporda; fanda mekanik sıkışmanın meydana gelmediği, elektrik motorunda sorun olmadığı, elektrik kablosunda ise motorun bağlantı noktasından 2 metre mesafede kısa devre yaptığının tespit edildiği, bu kısa devrenin ise sıcaklık nedeniyle olmadığı, belirli noktada kablonun zarar gördüğü ve şişkinlik olduğunun belirlendiği, kablonun daha önce böyle bir testten geçtiği, fan ve kablonun tekniğine uygun ve bir sorun bulunmadığı, doğrudan hatalı kullanımdan kaynaklı bir durumdan dolayı şirketlerinin herhangi bir sorumlulukları bulunmadığı, kusurları olmadan yarım kalan test işleminin bila bedel tamamlanmasını belirtilerek açık faturanın iade edildiği anlaşılmıştır.24.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda; incelenen kayıtlar, fotoğraflar ve dokümanlardan deneyin metod gerekliliklerine uygun yapıldığı, ancak deney öncesi numune ve doküman kontrollerinin eksik yapıldığı, laboratuvarın beyanlarında ve fotoğraflarda görüleceği üzere deneyin olumsuz sonuçlanmasına neden olan elektrik kablosunun deney öncesi değerlendirmesi ve kontrolünün laboratuar tarafından yapılmadığı, elektrik kablosuna ait tip, boyut, marka/model, kullanım özelliklerii kullanım sıcaklıklarını gösteren dökümanın deney talep eden tarafından laboratura verilmesi ve laboratuarın deney öncesi dökümanların donanıma uygunluğunu kontrol ederek c.5.1 deki bilgilerin temini ve kontrolü sonrası yeterli görülmesi sonucunda deney işlemine başlanması gerektiği, 200 derece kullanım sıcaklığına sahip kablo ile donatılmış jet fan deneyinin yapılmaması gerektiği, elektrik kablosunda verilen bilgiler ile jet fan beyan değerlerinin uyumlu olması gerektiği, 300 derecede kullanımı beyan edilen jet fana ait kabloda en az 300 derece kullanım değerine sahip olması gerektiği, Ek-8 de kullanılan kablonun çalışma sıcaklığının 200 derece olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 09.11.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda; ürünün üretici tarafından standart ve kullanım şartlarına uygun yardımcı bileşenlerle üretilmediği(F300 sınıf bir fan yardımcı ekipmanlarından kablonun da bu özellikleri taşıması gerektiği), laboratuvar tarafından deney sonucu başarılı ya da başarısız olsa dahi sınıflandırma yapmaması gereken bir ürün için standarda uygunluk deneyini de yapmaması gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 15.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda; testin başarısız olmasında davacıya atfedilecek bir kusurun olmadığı, test raporunun davalıya teslim edilmemesi nedeniyle test rapor bedeli KDV dahil 826,00 TL nin talep edilen 13.675,31 TL bedelden düşülmesi neticesinde davacının KDV dahil 12.849,31 TL yi talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.02.06.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacının istenen testin gerçekleşmesinden dolayı herhangi bir kusurunun olmadığı, davacının talep ettiği tüm bedeli alabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkemece alınan kök ve ek rapor ile alınan üçüncü rapor arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için 4. Kez bilirkişi heyeti raporu alındığı, bu yönüyle mahkemece çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyet raporu alınması ile raporu tanzim edecek bilirkişilerin seçimine ilişkin ara kararların usul ve yasaya uygun olduğu, yargılama sırasında da davalının bilirkişilere ismen itirazda bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yönlerdeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamında, davalı işverenin Sözleşmenin 6. maddesi gereğince ürünün 200 dereceye dayanıklı olduğunu davacı yükleniciye bildirdiğine dair bir delile rastlanılmadığı, dosyaya sunulan e-mail yazışması incelendiğinde de ürünün bu özelliğinin olaydan sonra davacıya bildirildiği anlaşılmakla çelişkiyi giderir teknik bilirkişi heyeti raporunda da ilgili test standartları gereğince davacının testi gerçekleştirdiği tespit edildiğinden mahkemece davanın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden davanın kabulü ile 13.675,31 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1261 Esas, 2021/567 Karar sayılı ve 13/07/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Davanın KABULÜ İLE, 13.675,31 TL tazminatın 31/12/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 934,16 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 233,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 700,61 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 233,55 TL peşin harç, 4.757,50 TL posta, tebligat masrafları ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.018,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 13.675,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 125,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 490,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf harçları ile 62,00 TL istinaf yargılama giderleri olmak üzere toplam 283,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2025