T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/508 Esas
KARAR NO : 2025/1189
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 25/05/2022
NUMARASI : 2015/119 Esas, 2022/439 Karar
DAVANIN KONUSU: KAYIT KABUL
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında yaptığı alacak kayıt talebinin tamamen reddedildiğini, kararın yerinde olmadığını, müvekkilinin, müflis ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ile 05.04.2011 tarihinde imzaladığı sözleşme ile dava dışı ...ve Tic. A.Ş. ve yine dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'de mevcut bulunan payını 2.000.000,00 TL bedel ile müflis şirkete satarak resmi olarak da devrettiğini, devir bedeli olan 2.000.000,00 TL karşılığında alacağın dayanağı olarak müvekkili namına üç adet senet düzenlendiğini, bu senetlerin 30.12.2011 vadeli, 600.000,00 TL bedelli; 30.12.2011 vadeli, 400.000,00 TL bedelli, 31.03.2012 vadeli, 1.000.000,00 TL bedelli olduğunu, vadesi gelen 30.12.2011 vadeli iki adet senedin İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, diğer senedin ise iflas erteleme kararı nedeni ile icraya konulamadığını, kötü yönetim nedeniyle müflis şirketin mali olarak zor duruma düşmesi sebebiyle müvekkilinin hisselerinin devri karşılığı aldığı senetlerden kaynaklanan alacağını tahsil edemez duruma düştüğünü, alacağın dayanağı olan bonoların düzenlenme tarihinin iflas kararından çok daha önceki bir tarih olduğunu, söz konusu bonoların tahsil için bankaya verildiğini, ilgili bankaya yazılacak müzekkere ile bonoların sonradan düzenlenmediği ve hangi tarihte bankaya teslim edildiğinin tespit edilebileceğini belirterek alacağın kabulü ile masanın alacağı ödemesine ve sıra cetvelinin yeniden yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı iflas masası vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davanın öncelikle süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının alacağının kayıt ve kabulü için yaptığı başvurunun iflas dairesi tarafından talep edilen alacağı kanıtlayıcı yeteri kadar belge bulunmadığından ve alacak talebi yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verildiğini, verilen red kararının hukuka uygun olduğunu, alacağın varlığını ispat yükü davacıya ait olup senet dayanağı olan alacakların varlığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, zira senedin varlığının tek başına yeterli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesince; davacı ile müflis şirket arasında davacının dava dışı ... ... A.Ş. ve yine dava dışı ... A.Ş.'deki hisselerinin 2.000.000,00 TL bedel ile satımı konusunda 05/04/2011 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesi yapıldığı, bunun karşılığında 30/12/2011 vadeli, 600.000,00 TL bedelli, 30/12/2011 vadeli, 400.000,00 TL ve 31/03/2012 vadeli, 1.000.000,00 TL bedelli senetlerin verildiği, davacının beyanı uyarınca 30/12/2011 vadeli, 400.000,00 TL bedelli bononun taraflar arasında harici olarak halledilmesi sebebiyle dava konusu olmaktan çıktığı, dava dışı şirketlerin ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu davacı tarafından 05/04/2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devredildiği iddia olunan hisselerin bulunduğu, söz konusu şirketlerin paravan şirket olarak değerlendirmesinin mümkün görülmediği, dosyaya sunulan hisse devir sözleşmelerinin davacıya ait olduğu, paylara ilişkin olduğu ve geçerli olduğu anlaşıldığından davacının taraflar arasında haricen tahsil edildiği beyan edilen 30/12/2011 vadeli, 400.000,00 TL bono dışında yer alan 30/12/2011 vadeli, 600.000,00 TL bedelli ve 31/03/2012 vadeli, 1.000.000,00 TL bedelli bonoların müflis şirketin İstanbul Anadolu İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyasında masaya kayıt ve kabulüne dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; huzurda açılmış olan davada alacağın varlığını ispat yükünün davacıya ait olduğunu, zira senedin varlığının tek başına yeterli olmadığını, ancak davacı tarafından varlığı iddia edilen alacağın ispatlanamadığını, bir kambiyo senedinin varlığının, o kambiyo senedine konu edilen bedelin bir borç ilişkisinden doğmuş olduğunun ispatına tek başına yetmediğini, kambiyo senedi bir adi senet niteliğine haiz olup her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu, bu sebeple kambiyo senedine dayalı takip kesinleşmiş olsa da bu kesinleşen takibe dayalı olarak açılacak olan bir kayıt kabul davasında alacağın ticari kayıtlarla ispat edilmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu çerçevede değerlendirildiğinde davacı tarafın alacağını ticari kayıtlarla ispat etmiş olduğundan söz edilemeyeceğini, ilk derece Mahkemesinin 02/06/2021 tarihli duruşmasında verilen 3 no'lu ara karar üzerine Mahkemeye sunulan 07/06/2021 tarihli dilekçe ile müflis şirketin inceleme yapılacak defterlerinin İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğünde olduğu belirtilerek yerinde inceleme talep edilmesine rağmen tayin edilen bilirkişilerin müflis şirkete ait defterler üzerinde inceleme yapmadığını, müflis şirketin ticari kayıtları incelenmeksizin düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda eksik incelemeyle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın alacak talebi, iflas masasına sunulduğu haliyle yargılamaya muhtaç olduğundan iflas idaresi tarafından verilen alacağın reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla yapılan yargılama neticesinde gelinen sonucun iflas idaresinin red kararı vermekteki haklılığını ortaya koyması sebebiyle davanın açılmasına sebebiyet vermeyen iflas idaresi aleyhine avukatlık ücreti yada yargılama gideri takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasından verilen 15/04/2015 tarihli yazı cevabına göre, ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'nin İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/269 Esas sayılı dosyasından 19/02/2013 tarihinde iflasına karar verildiği, tasfiyenin resen müdürlük tarafından yürütüldüğü, davacının 15 kayıt sıra numaralı 2.000.000,00 TL tutarında alacak kayıt talebinin tamamının reddine karar verildiği, davacının sıra cetvelinin tebliği için masraf vermediği, iflas idaresince düzenlenen sıra cetvelinin 03/03/2015 tarihli Cumhuriyet gazetesinde ve 05/03/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ayrı ayrı ilan edildiği, sıra cetveli ilanı ve masa kararının davacının vekiline 09/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir. Buna göre sıra cetvelinin tebliği için masraf yatırmayan davacının en son ilan tarihinden itibaren yasal 15 günlük süresi içerisinde 16/03/2015 tarihinde işbu eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 19/01/2022 tarihli raporda; alacağın dayanağı bonoların düzenlenme tarihinin iflas kararından önceki bir tarih olduğu, bu hususun çekilen protestolardan anlaşıldığı, davacı tarafın 05.04.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile, dava dışı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'deki paylarını davalı şirkete satmış olduğunun anlaşıldığı, anonim şirketlerde pay senedine bağlanmamış payın devri alacağın temliki hükümlerine tabi olup yazılı şekilde gerçekleştirileceğinin öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edildiği, yine anonim şirketlerde pay sahiplerinin ticaret siciline tescilinin söz konusu olmadığı, pay devirlerinin de tescil ve ilan edilmediği, bu durumda bir kimsenin bir anonim şirkette devir yoluyla pay sahibi olduğunun şirkete karşı ispatında yararlanılacak başlıca kaynağın alacağın temliki sözleşmesi niteliğindeki yazılı sözleşme olduğu, yönetim kurulunun bu sözleşmeyi inceleyerek kanuni şartları taşıması halinde devralanı pay sahibi olarak pay defterine kaydettiği, bu kaydın yapılmaması halinde pay sahipliğinin tespiti ve pay defterine kayıt davası açılabileceği, dolayısıyla pay defterine kaydın kurucu nitelikte değil açıklayıcı nitelikte olduğu, öte yandan incelenmesine karar verilen müflis şirket ile dava dışı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin ticari kayıt ve defterlerinin heyetlerince talep edilmesine rağmen incelemeye sunulmadığı, dosyada mevcut ticaret sicili kayıtlarının tetkiki neticesinde, dava dışı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin genel kurul toplantıları hazır bulunanlar listelerinin de dosyada bulunmadığı, bu nedenle hazır bulunanlar listelerinin tetkik edilerek davacı tarafından 05.04.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devredildiği iddia olunan hisselerin davacıya ait olup da davalı şirket tarafından iktisap edildiğinin bu aşamada saptanamadığı ve bu nedenle davacı tarafın alacağının gerçekliğinin de belirlenemediği, ancak Mahkemece ticaret sicilinden dava dışı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin genel kurul toplantıları hazır bulunanlar listelerinin getirtilmesi halinde bunlar üzerinde yapılacak inceleme ile nihai sonuca varma imkanının doğabileceği bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 31/03/2022 tarihli ek raporda; dosyaya sunulan ticaret sicili kayıtlarının tetkikinden davacı ...'ın dava dışı ... A.Ş. ve ... A.Ş.'de geçmiş dönemde hisselerinin bulunduğu, söz konusu şirketlerin paravan şirket olarak değerlendirilmelerinin mümkün görünmediği ve dosyaya sunulu hisse devir sözleşmelerinin davacıya ait olduğu anlaşılan paylara ilişkin olduğu ve geçerli olduğu bildirilmiştir.Dosya kapsamında yer alan 3 adet anonim şirket hisse devri sözleşmelerinin incelenmesinde; devredenin davacı ... devralanın ise müflis ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. olduğu, davacının dava dışı ...ve Tic. A.Ş.'de mevcut 8.533 paya karşılık 853.300,00 TL'lik sermaye hak ve hissenin tamamını 600.000,00 TL bedel ile 12.02.2011 tarihi itibariyle bütün aktif ve pasifi ile nominal değeri üzerinden devrettiği, bedelini ise 12.02.2011 düzenleme tarihli senetle haricen tahsil ettiği, müflis şirketin de devir edenin beyanlarını aynen kabul ettiği, davacının dava dışı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'de mevcut 5.187 paya karşılık 518.700,00 TL'lik sermaye hak ve hissenin tamamını 425.000,00 TL bedel ile 05.04.2011 tarihi itibariyle bütün aktif ve pasifi ile nominal değeri üzerinden devrettiği, bedelini ise 05.04.2011 düzenleme tarihli senetle haricen tahsil ettiği, müflis şirketin de devir edenin beyanlarını aynen kabul ettiği, davacının dava dışı ...ve Tic. A.Ş.'de mevcut 13.917 paya karşılık 1.391.700,00 TL'lik sermaye hak ve hissenin tamamını 975.000,00 TL bedel ile 05.04.2011 tarihi itibariyle bütün aktif ve pasifi ile nominal değeri üzerinden devrettiği, bedelini ise 05.04.2011 düzenleme tarihli senetle haricen tahsil ettiği, müflis şirketin de devir edenin beyanlarını aynen kabul ettiği hususları belirtilmiştir.Alacağın dayanağı olarak gösterilen bonoların incelenmesinde; düzenleme tarihi 12.02.2011, ödeme günü 30.12.2011 olan 600.000,00 TL bedelli, düzenleme tarihi 05.04.2011, ödeme günü 30.12.2011 olan 400.000,00 TL bedelli ve düzenleme tarihi 05.04.2011, ödeme günü 31.03.2012 olan 1.000.000,00 TL bedelli bonoların davacı ... emrine düzenlendiği, bonoların borçlusunun müflis ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., müşterek borçlu müteselsil kefillerinin ise ... Gıda San. ve Tic. A.Ş., ... ve ... olduğu, davacı tarafından senet borçlularına noter kanalı ile 600.000,00 TL ve 400.000,00 TL bedelli senetlere ilişkin 03/01/2012 tarihinde; 1.000.000,00 TL bedelli senede ilişkin ise 04/04/2012 tarihinde ödememe protestosu keşide edildiği, ayrıca 600.000,00 TL ve 400.000,00 TL bedelli senetlerin İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 05/01/2012 tarihinde icraya konulduğu görülmüştür.Davacı vekili 25/05/2022 tarihli duruşmada verdiği imzalı beyanı ile, kayıt kabul taleplerinin 1.000.000,00 TL ve 600.000,00 TL'lik senetlere dayalı olduğunu, 400.000,00 TL'lik bononun ise başka şekilde halledilmesi sebebiyle bu davanın konusu olmaktan çıktığını belirttiğinden inceleme de bu doğrultuda yapılmıştır.Somut olayda, davacı ile müflis şirket arasında yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere anonim şirket hisse devir sözleşmeleri imzalanmıştır. Davacı, devir tarihleri itibariyle dosya kapsamında yer alan ticaret sicil kayıtları ile dava dışı ...ve Tic. A.Ş.'de mevcut olduğu anlaşılan hisselerinden, sözleşmede belirtilen kadarını müflis şirkete devretmesine karşılık sözleşmelerde de atıf yapıldığı dikkate alındığında, işbu eldeki davaya konu alacak talebinin dayanağını teşkil eden 600.000,00 TL ve 1.000.000,00 TL bedelli 2 adet senedi almıştır. Bu senetlere ilişkin ödememe protestosu keşide edildiği gibi ayrıca 600.000,00 TL bedelli senedin tahsili amacıyla icra takibine konu edildiği, ancak söz konusu senet bedellerinin ödendiğine ilişkin dosya kapsamına sunulmuş bir ödeme belgesine rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Zaten ödeme iddiası bulunmayan davalı taraf alacağın ispatlanamadığını ileri sürmüş ise de, mevcut delil durumu ve dosya kapsamına göre davacının, müflis şirkete yaptığı hisse devirleri karşılığı düzenlendiği anlaşılan toplam 1.600.000,00 TL bedelli 2 adet senetten dolayı müflis şirketten alacaklı olduğunu kanıtladığı hususları nazara alındığında Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/119 Esas, 2022/439 Karar sayılı ve 25/05/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2025