T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/142 Esas
KARAR NO : 2025/1126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/05/2021
NUMARASI : 2020/421 Esas, 2021/434 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklı Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı ... Merkezi Ltd. Şti. ne ait işyerinin “...Poliçesi” ile teminat altında olduğunu, sigortalının beyanı, olay anında tutulan tutanaklar ve ekspertiz raporuna göre; 08.07.2016 tarihinde, davalı kuruma ait toprak altındaki tesisatın patlaması ve suların sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu maddi zarar meydana geldiğini, sigortalı işyerinde yapılan ekspertiz çalışması sonucunda davalının kusuruna denk gelen 20.021,85 TL lik hasarın ortaya çıktığını, bu tutarın dava dışı sigortalıya müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalının kusuru nedeniyle rücuen tahsil haklarının doğduğunu, bu bağlamda İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı sonucu takibin durdurulduğunu belirterek davalının İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının sigorta poliçesi ve halefiyet kapsamında dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, hasarın gerçekleştiği iş yerinin yalıtım ve izolasyonun bulunmadığını, idare kayıtlarının tetkikinde 08.07.2016 tarihinde saat 14:16 da arızanın bildirilmesinden sonra gerekli bakım ve onarımın yapılarak arızanın giderildiğini, hasarın gerçekleştiği binanın dış etkenlerden korunmasına yönelik tedbirlerin yerine getirilmediğini, dışarıdan gelebilecek su sızıntılarına karşı gerekli koruyucu izolasyon ve drenaj önlemlerinin alınmadığını, binanın inşaat tekniklerine uygun yapılmadığının tespit edildiğini, binanın İstanbul İmar Yönetmeliğinin 18.3 ve 18.6 maddeleri ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 32. maddesi ve Çevre Şehircilik Bakanlığı'nca yayınlanarak yürürlüğe giren "Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği"nde belirtilen gerekli tedbirlerin binada alınması gerektiğini, toprağa dayalı bohçalama olarak tabir edilen izolasyon ve drenaj işlerinin gereği gibi yapılmadığını, taşınmazın imar ve iskan bilgilerinin ilgili Belediyeden sorulması gerektiğini, müvekkilinin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi zararla müvekkil idare arasında bir illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla istenilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, idarenin kesinleşmiş bir borcunun olmaması nedeni ile takipte işlemiş faizin talep edilemeyeceğini, temerrüt söz konusu olmadığından ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, hasar bedelinin tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; uyuşmazlık bakımından tazminat sorumluluğunun hukuki sebebinin haksız fiil sorumluluğu olduğu, bu sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süresinin TBK m. 72 uyarınca iki yıl olduğu, zararın meydana geldiği tarihin 08/07/2016, davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin tarihinin ise 09/07/2018 olduğu, 08/07/2018 günü pazar gününe denk geldiğinden kanunda öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle zamanaşımı defi'nin reddine karar verilerek yargılamaya devam edildiği, dosya kapsamında sigorta ve inşaat konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan rapora göre meydana gelen hasarda davalı kurumun %100 kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına meydan gelen hasar dolayısıyla yaptığı ödeme bakımından TTK m.1472 uyarınca hasara neden olandan talepte bulunabileceği, sigortalıya ödenen hasar bedelinin piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, davacının sigortalısına ödediği hasar bedeli yönünden sigortalısına halef olarak davaya konu bedeli davalıdan rücuen tahsilinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 20.021,85 TL'nin %20'si olan 4.004,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluştuğunu, müvekkilinin olayda kasıt ve ihmalinin bulunmadığını, uyuşmazlık konusu hasar ile müvekkili idare arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, bilirkişi raporunda tamamen varsayıma dayalı inceleme ve hesaplama yapıldığını, yapının İmar ve ... Yönetmeliğine uygun yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, mahkemece itirazları değerlendirilmeden ek rapor alınmadan karar verildiğini, hasarın ve miktarının tespitinin irdelenmediğini, eksper raporu esas alınarak karar verildiğini, kusur durumunun tespiti için ilgili belediyeden iskan izninin olup olmadığının sorularak binaya ait yapı ruhsatı ve projelerinin getirilmesi gerektiğini, binanın projesine uygun yapılıp yapılmadığının, binanın imar ve ... mevzuatına uygun olup olmadığının araştırılması için mahalinde keşfen inceleme yapılması gerektiğini, ... Atıksuların Kanalizosyana Desarj Yönetmeliği m.14.16 ya, m.14.12 ye ve m.11.9 hükümlerine göre olayda dava dışı sigortalının kendisi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı tarafından bodrum katlar için alınması gereken tedbirlerin alınıp alınmadığının da tespitinin gerektiğini, dava konusu yerde yapılan keşifte itirazları değerlendirilmeden bilirkişi raporunun düzenlendiğini, binanın su basman seviyesi altındaki birimlerine dolan suların tahliyesi için drenaj kanallarının yapılmasının ve dışarıdan gelmesi muhtemel su sızıntıları için izolasyonun yapılmasının gerektiğini, zarara uğradığını iddia eden binanın ruhsatının ve oturma izninin (iskan) bulunup bulunmadığının ve binanın ve/veya bodrum katın inşaat ruhsatına, esas projesine uygun yapılıp yapılmadığının, onaylı projesinde belirtilen şekilde ve maksatta kullanılıp kullanılmadığının ilgili belediyesinden sorulması gerekir iken bu itirazlarının değerlendirilmediğini, müterafik kusur nedeniyle tenkisin kararda değerlendirilmediğini, alacağın varlığı ve miktarı yargılama neticesinde bilirkişi raporuyla belirlendiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dava dışı sigortalıya ait işyerinin 03.07.2016 başlangıç, 03.07.2017 bitiş tarihli ...Sigorta Poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığı, 08.07.2016 tarihinde davalıya ait borudan sızan suların sigortalı iş yerinin bodrum katına sirayet etmesi nedeniyle davacının hasar nedeniyle sigortalıya 17.10.2016 tarihinde 20.021,85 TL sigorta tazminatı ödediği, ödenen bu bedel ile 3.110,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.132,09 TL bedelin rücuen tazmini için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının takibe yasal süresinde itirazı üzerine hak düşürücü süre içinde takibe itirazın iptali ve takibin devamının talep edildiği görülmektedir.Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; sigortalı işyerinde hasara neden olan su baskınının davalıya ait borudan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.10/01/2020 tarihli ... Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı'nın Hukuk Müşavirliği'ne hitaben yazdığı iç yazışmasında; 08/07/2016 tarihinde saat 14:16 da su arızasının bildirildiği, arıza kaydının oluşturulduğunu, arıza ihbarı süresince içme suyu şube yolu bakım ve onarımının yapılarak sorunun giderildiği, idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, arızaya kısa sürede müdahale edilerek onarımın tamamlandığı, ayrıca meydana gelebilecek su baskını veya su sızıntısına karşı tecrit duvarı, izalosyon kaplama, drenaj sistemi vb. önlemlerin ilgilisince alınması gerektiği belirtilmiştir.27/03/2020 tarihli ... Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı'nın Hukuk Müşavirliği'ne hitaben yazdığı iç yazışmasında; İmar Yönetmeliğinin 51. Maddesinin 3. bendinin "Toprağa dayalı bodrum katlarda bulunan konutlarda oturma odası ve bir yatak odasının; taban döşemesinin üst seviyesinin tabii veya tesviye edilmiş zemine gömülü olmaması, doğal aydınlatma ve havalandırmasının pencere açılmak suretiyle sağlanması, sel, taşkın ve su baskınlarına karşı tedbirlerin alınmış olması zorunludur. Bu bağımsız bölümlerin kısmen veya tamamen tabii ve tesviye edilmiş zemin altında kalan duvarlarında pencere açılamaz." ve 6. bendinin "Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur." şeklinde olduğu göz önüne alındığında kurumun işyerinde yaşanan hasar ile ilgili herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir.06/09/2016 tarihli kesin ekspertiz raporunda; ekspertiz çalışması sırasında sigortalı iş yerinin bodrum katının su ile kaplı olduğu, su aktarma çalışmalarının devam etmekte olduğunun görüldüğü, binanın caddeye bakan ön cephe duvarı ile yan cepheye bakan duvar diplerinden su girişi olduğu, temiz su tesisatına bağlı su akıntısı olduğu, sigortalı tarafından ... ye müracaat yapıldığı, çalışma sırasında sigortalı mahale gelen ekip tarafından yapılan incelemede mağaza girişi kaldırım kazıldığında toprak altındaki tesisatın patlamış ve sigortalı iş yerine sirayet etmiş olduğu, hasarın dahili su teminatında olduğu, emtia ve dekorasyon hasar bedelinin 20.021,85 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.16/03/2021 bilirkişi raporunda; 5684 sayılı 03.06.2007 tarihli sigortacılık yasasına göre düzenlenen 06.09.2016 tarih eksper raporu dahilinde, sigortalıya ait işyerinin “...Poliçesi” ile 03.07.2016/2017 vadeleri arasında davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından teminat altında iken (taraflar arasından geçerli ve yürürlükte olan bir sözleşmenin bulunduğu), sigorta vadesi içinde 08.07.2016 tarihinde tarihine poliçe başlangıç tarihinden itibaren 5. Gün hasarın meydana gelen dahili su hasarı nedeni ile dava dışı sigortalıya davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından 17.10.2016 tarihinde 20.021,85 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, (sigorta genel ve özel şartlarla çelişmeyen bir hasar ve ödeme olduğu), sigortacının dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu hasar tutarı kadar TTK 1472 ye göre halef olduğu ve hasarın meydana gelmesinde sorumlu kusurlu olan kişiden ödemiş olduğu tazminatı rücuen talep edebileceği, ödenen tazminatın hasar tarihindeki piyasa şartları doğrultusunda kadri marufunda olduğu, eskime payı düşüldüğü, sovtaj tenzilinin irdelendiği, eksik sigorta ile su hasarlarında muafiyet olmaması nedeni ile genel şartlarla çelişmeyen bir zarar hesaplaması ve tespit yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından davalı Kurum aleyhine 09.07.2018 tarihinde 20.021,85 TL asıl alacak + (14.10.2016-09.07.2018 arası % 9 yasal işlemiş faizi) 3.110,24 TL olmak üzere toplam 23.132,24 TL üzerinden takip başlatıldığı, sigortalı işyerindeki hasarın; sigortalı işyerine sızan suların ...'ye ait temiz su borusunun patlaması nedeniyle borudan sızan suların sigortalı işyerinin bulunduğu binanın caddeye bakan ön cephe duvarı ile yan cepheye bakan duvar diplerinden su girişi ile bodrum katına dolarak işyerindeki dekorasyon ve emtealarda hasar meydana geldiği ve bu hasarın ... nin temiz su borusunun patlamasından kaynaklandığı ve meydana gelen hasarda ...'nin sorumluluğunun bulunduğunu, ... Tarifeler Yönetmeliği'nin “Su ve atık su şebekesi bakım bedeli” başlıklı 35. maddesine göre ...'nin temiz su şebeke bağlantılarını her an kullanıma hazır tutulması sorumluluğunu üzerine aldığı, temiz su hattını devamlı faal olarak hazır etmesi gerekttiği, kullanıma hazır tutulması karşılığında abonenin tabi olduğu tarife üzerinden her ay için 1m3 (bir metreküp) su miktarı karşılığı bedel aldığı, temiz su hattı borusu patlamış olduğu ve buradan sızan suların sigortalı işyerine sirayet etmesi neticesinde hasarın meydana geldiği, bu sebeplerden dolayı ... nin %100 kusurlu olduğunun kabulü ile; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı ödeme tarihinden itibaren işleyecek fazi ile birlikte talep edebileceği, faiz türünün takdirinin Mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.6102 sayılı TTK’nın 1472. maddede halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.Halefiyete dayalı olan rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibarıyla aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. TBK'nun 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalı ...'nin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait temiz su borusu da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.Davalı ...'ye ait temiz su borusu da maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı ... bu boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.2560 sayılı Kanunun 18. maddesinde, yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorunda oldukları, ...'nin o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi vereceği, yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir.Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, ...'nin içme suyu şebekesi hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır. Kaldı ki, ...'nin içme suyu şebekesi sisteminden doğan zararlardan 6098 sayılı TBK’nun 69/1 maddesi gereğince yapı maliki olarak da kusursuz sorumluluğu vardır. Nitekim ..., içme suyu şebeke sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür.Somut olayda, dava konusu hasara neden olan su taşkınının davalı idarenin sorumluluğundaki temiz su borusunun patlamasından kaynaklandığı, bina dışında yer alan ... içme suyu hattında meydana gelen patlama nedeniyle hasarın meydana geldiği, davalı ... nin iç yazışmalarında hasar tarihinde arızanın onarımının yapıldığının belirtilmesinin de bu durumu doğruladığı, şu halde mevcut bilgiler ile arızanın meydana geldiği tesisat bölümüne ait sorumluluğun ... Genel Müdürlüğüne ait olduğu eksper ve teknik bilirkişi raporundaki tespitlerden anlaşılmıştır.Davalı vekili, hasar miktarı yönünden de hükmü istinaf etmiştir. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkesine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarardan sorumlu olanlardan isteyebilir. Somut olayda, eksper tarafından piyasa araştırması yapılarak zarar bedelinin tespit edildiği, eksper raporu ile ilk derece mahkemesinde hasara uğrayan emtialarla ilgili konusunda uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacının sigortalısına emtia hasarı nedeniyle yaptığı hasar ödemesinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, olayın poliçedeki su baskını teminatı kapsamında kaldığı, bu nedenlerle davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedelin sigortalının gerçek zararı olduğu anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.Ancak kabule göre, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulü ile İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 23.132,09 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, alacak likid ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulü ile İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, alacak likid ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/421 Esas, 2021/434 Karar sayılı ve 28/05/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 23.132,09 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,b)Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.580,15 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 279,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.300,77 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından karşılanan 279,38 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 333,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davacı tarafından yapılan toplam 1.699,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (istinaf kanun yoluna başvuran davalı aleyhine hüküm kurulamayacağından)g)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafça peşin olarak yatırılan 396,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 219,40 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı tarafından karşılanan toplam 558,10 TL istinaf harçlarının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/09/2025