T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/114 Esas
KARAR NO: 2025/1091
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/09/2021
NUMARASI: 2020/500 Esas, 2021/788 Karar
DAVA: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline İşyeri Katılım Sigorta Poliçesi ile sigortalı işyerinde 04.07.2019 tarihinde klimadan kaynaklı yangın çıktığını, yangın sonucunda sigortalı işyerindeki dekorasyon, emtia ve demirbaşta hasar oluştuğunu, ekspertiz raporu gereğince sigortalıya 22.08.2019 tarihinde toplam 118.478,45 TL ödendiğini, sigortalının işyerini klimalı olarak davalı ...'ndan kiraladığını, davalı ...AŞ'nin klimanın üreticisi ve satıcısı olduğunu, davalı ...Ltd. Şti'nin ise klimanın bakımını yaptığını, davalıların klimadan kaynaklı hasardan müteselsilen sorumlu olduklarını, ancak ihtara rağmen zararı tazmin etmediklerini, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek 118.478,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı ...AŞ vekili cevabında; dava dilekçesinde Yasanın aradığı zorunlu unsurların bulunmadığını, yangınla ilgisi bulunmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın hakdüşürücü ve zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkiline ait olduğu iddia edilen üründe herhangi bir imalat hatası, eksiklik veya ayıp bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığını, ürünün kurulumunda sorun bulunduğuna dair de delil bulunmadığını, yangının çıkış sebebine ilişkin uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilmesi halinde müvekkilinin ancak gerçek zarar miktarından kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ltd. Şti vekili cevabında; müvekkili şirketin yangından 9 ay önce klimanın bakımını yaptığını, bakımdan sonra klimanın sorunsuz çalıştığını, bakımdan 9 ay sonra meydana gelen yangında müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin elektrik tesisatı ile ilgili sorumluluğu bulunmadığını, davacının sigortalısının klima elektrik tesisatına sonradan bağladığı spotlar nedeniyle elektrik tesisatında yangının başladığını, zarar miktarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevabında; müvekkilinin mecuru kiralamadan önce tüm elektrik tesisatını yenileyerek sigortalıya teslim ettiğini, sigortalının işyerine spot ışıklandırma taktığını, bu spot ışıklandırmanın elektrik enerjisi akımını sağlayan kabloların klima hattına bağlandığını, aşırı akım çekilmesi sonucu elektrik kablosunun tutuşması nedeniyle yangın çıktığını, bu nedenle olayda davacının sigortalısının kusurlu olduğunu, klimanın bakımlarını düzenli olarak yaptırdıklarını, kaldı ki demirbaş eşyaların düzenli bakımlarını yaptırma sorumluluğunun sigortalı kiracıya ait olduğunu, davacının sigortalısına ödediği tutarın yüksek hesaplandığını ve gerçek zarar bedeli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; işyerinin 2014 yılından itibaren davacının sigortalısı tarafından kullanıldığı, sigortalı kiracıya işyerinin tesliminden sonra, elektrik tesisatına aydınlatma elemanları ve armatür eklendiği, yangının sigortalının elektrik tesisatına yapılan müdahalelerden kaynaklanması sebebiyle davalı kiralayan ...'nun yangından kaynaklı kusurunun bulunmadığı, davalı ... A.Ş'nin davaya konu yangına sebep olan klimanın yalnızca satışını gerçekleştirmesi sebebiyle iş bu davalıya kusur atfedilemeyeceği, davalılardan ... Ltd. Şti'nin klimanın periyodik bakımlarını yaptığı, söz konusu klimaya ait bakım sırası ve sonrasında herhangi bir arızanın bildirilmediği, dava konusu yangının oluşması ile bakım hizmeti arasında illiyet bağı bulunmaması nedeniyle bu davalıya da kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan bilirkişi heyetinde yer alan elektrik ve makine bilirkişilerinin yangının çıkış nedeni konusunda uzmanlığı bulunmadığını, itfaiye raporunda klima motoru elektrik tesisatının kablo bağlantı yerlerinde meydana gelen ark sonucu yangın çıktığının belirtildiğini, itfaiye raporuna göre yangının kaynağının, tesisatı ayrı olan spotlar değil, klima olduğunu, buna rağmen keşifte klima motorları ve kablolarının kontrol edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı şirkete sigortalı işyerinde çıkan yangın nedeniyle işyerinde hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin sigortalıya hasar bedeli olarak 22.08.2019 tarihinde toplam 118.478,45 TL sigorta tazminatı ödediği ve ödenen sigorta tazminatının davalılardan rücuen tahsili için bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yangının sigortalının elektrik tesisatına yaptığı müdahalelerden kaynaklandığı ve olayda davalıların sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinafa konu edilen uyuşmazlık; sigortalı işyerinde hasara neden olan yangında davalıların sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda alınan itfaiye raporunda; yangının klima motoru elektrik tesisatının kablo bağlantı yerlerinde herhangi bir elektriksel arıza neticesinde meydana gelen kısa devre sonucu meydana geldiği belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince elektrik ve makine bilirkişilerinin de yer aldığı bilirkişi heyeti raporunda; yangının başladığı bölgedeki elektrik kablolarında lokal olarak aşırı hasar oluştuğunun görüldüğü, klimaya bağlı bir arızadan kaynaklı yangın oluşmasını düşündürecek bilgi ve bulgu görülmediği, kiracının işyerinde elektrik tesisatına fazladan spotlar eklediği, bu eklemeler sırasında mevcut kablolara ve sigortalara da eklerin yapıldığı, tesisattaki kurulu gücün artırıldığı ve yangının elektrik tesisatına bağlı olarak başladığı, davalılardan ... A.Ş.’nin, satışını yaptığı klima cihazı ile yangının oluşması arasında bir bağlantı kurulamadığından herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalılardan ... Yetkili Servisi ... Klimanın, periyodik bakımını yaptığı klimaya, bakım sırası ve sonrasında her hangi bir arızanın bildirilmediği, yangının oluşması ile bakım işi arasında bir bağlantı kurulmadığından, davalı yetkili servis şirketinin bir kusurunun bulunmadığı, davalılardan kiraya veren ...’nun iş yerini kiraya vermiş olması nedeni ile kira akdi gereği kiralanan yerin kullanımını kiracıya terk ettiği, bu nedenle elektrik tesisatına müdahalesinin mümkün olamayacağı dolayısıyla dava konusu yangının oluşması her hangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.İspat külfeti üzerinde olan davacı sigorta şirketinin, yangının davalı ...AŞ'nin ürettiği makinedeki üretici hatasından kaynaklandığını, yine yangının davalı ...Ltd. Şti'nin klimanın bakım işini eksik ve/veya ayıplı ifa etmesinden kaynaklandığını ispatlaması gerekir. Dosya kapsamında, yangının, davalı ...AŞ'nin üreticisi ve satıcısı olduğu klimadaki imalat hatasından veya davalı ... Ltd. Şti'nin klimanın bakım işini eksik ve/veya ayıplı ifa etmesinden kaynaklandığı yönünde bir delil bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan rapora göre; sigortalı kiracının işyerinde elektrik tesisatına fazladan spotlar eklemesi, bu eklemeler sırasında mevcut kablolara ve sigortalara da eklerin yapılarak, tesisattaki kurulu gücün artırılması sonucu aşırı akım çekilmesi nedeniyle kabloların ısınması sonucu yangın çıkmıştır. Buna göre ilk derece mahkemesince olayda davalıların kusurlu bulunmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/500 Esas, 2021/788 Karar sayılı ve 20/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle ile karar verildi. 11/09/2025