T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/49 Esas
KARAR NO: 2025/1075
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/07/2021
NUMARASI: 2018/422 Esas, 2021/884 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının aralarındaki ticari alışverişten kaynaklı olarak müvekkiline 39.851,00 TL tutarında borcunun bulunduğunu, 28/06/2017 tarihinde davalı şirket mali işler koordinatörü ...'a gönderilen e-maile karşı cevap e-mailinde borç miktarının 36.783,45 TL olduğu hususunda mutabık olunduğu bildirilerek borcun 31/12/2017 tarihine kadar ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, bu tarihe kadar borcun ödenmemesi sebebiyle davalının temerrüde düştüğünü, alacağın tahsili amacıyla Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflarına dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmediğinden ve UYAP sisteminde de kayıtlı olmadığından dava dilekçesindeki tüm hususlar ile deliller ve varsa sözleşme altındaki imzaya itiraz etiklerini, müvekkilinin, davacıya bir borcunun bulunmadığını, varsa sözleşmeyi kabul etmemekle birlikte davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, ancak bu yönde bir ispatın bulunmadığını, sözleşmenin geçerliliğinin de şüpheli olduğunu belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; somut olayda davalı taraf defterlerini ibraz etmemiş ise de, taraflar arasında 31/10/2016 tarihinde fatura konusu hizmetlere ilişkin sözleşme akdedildiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, dosyada mübrez 28/06/2017 tarihli mail yazışmasında ....com.tr uzantılı mail adresi ile davacıya kalan borç tutarının 36.783,45 TL olduğunun bildirildiği, sektör bilirkişisi tarafından davacının, davalıya internet hizmetleri verdiğinin tespit edildiği, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshedildiğine ilişkin bir delil sunmadığı, bu hususlar dikkate alındığında takip konusu hizmetin verildiğinin kanaatine varıldığı gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile itirazın iptaline ve 39.851,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %9,75 ve değişen artan oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan bahisle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun soyut olduğunu ve itirazlarını karşılamadığını, ilk raporda davacı ile olan yazışmalarda sözleşme kurulması ve hizmet ifasına ilişkin temaslarda adı geçen ..., ... ve ... isimli şahısların müvekkili şirket çalışanı olmadığından söz edilmesine rağmen buna aykırı tespitlerde bulunulduğunu, buna yönelik itirazların yeni raporda dikkate alınmadığını, oysa şirketle alakası olmayan şahısların şirkete etki edecek hukuki tasarruflarda bulunmaları mümkün olmadığı gibi kendileriyle yapılan yazışma ve görüşmelerin müvekkili şirketi bağlamadığını, SGK kayıtlarının araştırılması taleplerinin karşılanmadığını, sözleşmenin geçerliliği ve hizmetin verildiğinin bilirkişilerce incelenmesi gerektiğini ve davacının da iddiasını ispatla mükellef olduğunu, hizmetin verildiğinin açıklığa kavuşmadığını, Mahkemece mail yazışmalarının sırf mail uzantısının müvekkiline ait olmasından yola çıkılarak davanın kabulüne dayanak yapılmasının usule aykırı olduğunu, bu halde mahkemenin müvekkili şirket çalışanı olmayan bir kişiye gönderilen maili delil olarak kabul ettiğini, oysa şirket çalışanı olmayan birine gönderilen elektronik postanın bir delil niteliğinin bulunmadığını, gerekçeli kararda imzası inkar edilmiş sözleşmenin geçerli olduğu belirtilmiş ise de imzası inkar edilen sözleşme altındaki imzanın mahkemece kontrol ettirilmesi gerekirken bu araştırmanın yapılmadığını, taraflarına dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmediğinden ve UYAP sisteminde de kayıtlı olmadığından dava dilekçesindeki tüm hususlar ile deliller ve varsa sözleşme altındaki imzaya itiraz etiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 39.851,00 TL asıl alacak, 4,18 TL KDV alacağı, 3.550,20 TL vekalet ücreti, 1.849,22 TL harç ve 23,20 TL masraf olmak üzere toplam 45.277,80 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması amacıyla seçilen mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 05/02/2020 tarihli raporda; davacı şirketin 2012-2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil vasfına haiz olduğu, davacının 2017 yılından itibaren yevmiye ve kebir defterlerini elektronik defter olarak tutmaya başladığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 39.851.45 TL alacaklı olduğu, davalının inceleme günü gelmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde davacının 01.12.2016 tarihine kadar kâğıt fatura 01.12.2016 tarihinden itibaren e-fatura düzenlediği, kâğıt faturaların davalıya teslim edildiğine dair bir belge veya fatura üzerinde hizmetin teslim edildiğine dair bir imza bulunmamakla birlikte fatura tutarlarının sözleşmenin 5.3 ve 6.1 maddesinde belirtilen tutarlara uygun olarak düzenlendiği, davacının kestiği faturalar üzerinde ...com.tr ve ...com.tr elektronik posta adresleri bulunsa da gelen SGK kayıtlarına göre adı geçenlerin ve ayrıca e-mail yazışması yapılan ...'ın davalı çalışanı olarak gözükmediği, davacının kestiği e-faturaların KEP hesabı üzerinden davalı tarafından otomatik olarak görülme imkanının olduğu, dosya kapsamına göre davalının, adına düzenlenen e-faturalara yasal süresi içerisinde itiraz etmediğinin görüldüğü, ... davalı şirket çalışanı olmasa da mail üzerinde yazılan tarih, fatura numarası ve fatura tutarlarının 23/06/2017 tarihli hesap bakiyesi olan 36.783,45 TL'nin davacının cari hesaplarıyla birebir tuttuğu, davacının, davalı adına düzenlediği e-faturalara davalının itiraz etmemiş olmasının e-fatura öncesinde düzenlenen kağıt faturaların da kabulü anlamını taşıdığı bildirilmiştir.Davacı tarafından hizmetin verilip verilmediğinin tespiti amacıyla seçilen bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 15/04/2021 tarihli raporda; davalı tarafın canlı radyo yayını yapmak sureti ile davacının sistemlerini aktif olarak kullandığı ve oluşan veri trafiğinin büyük miktarının canlı yayınlar vesilesi ile oluştuğu, bunun yanı sıra davacı taraf sunucularında davalıya ait video/fotoğraf türü dosyaların depolandığı ve gerçekleşen veri trafiklerinden internet kullanıcılarının depolanan bu verilere erişim sağladığı, dolayısı ile davacı taraf sisteminin kullanılmış olduğu kanaatinin oluştuğu bildirilmiştir.Davacı tarafından dosya kapsamına sunulan sözleşmenin konusu, davalının internet üzerinden yapacağı içerik dağıtım hizmetleri için kurulacak internet yayın platformu ve sağlanacak hizmetleri kapsamaktadır. Somut olayda, davalının itirazları sözleşmenin geçerli olmadığı ve hizmetin verilmediği noktalarında toplanmaktadır. Oysa bilgisayar mühendisi bilirkişinin raporuna göre, davacı tarafından sözleşmeye konu hizmetlerin verildiği sabit olup bu durumda davalının sözleşmenin geçersiz olduğuna yönelik itirazı da TMK'nun 2. maddesine aykırı düşer. Hizmeti verdiği sabit olan davacının kendi ticari defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiği gibi usulüne uygun davetiyeye rağmen davalı ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda hizmetin verildiği ve alacağın varlığı ispatlandığından Mahkemece davanın kabulüne yönelik tesis edilen karar isabetli olmuştur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/422 Esas, 2021/884 Karar sayılı ve 06/07/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı tarafından peşin olarak yatırılan 681,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 65,60 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.11/09/2025