T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/2056 Esas
KARAR NO:2025/869
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/06/2021
NUMARASI:2015/1088 Esas, 2021/436 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:19/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06/09/2013 tarihli ve ... Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalı şirketin talep ettiği mali tablolar, uluslararası denetleme ilke ve kuralları çerçevesinde özel inceleme yapılarak rapor düzenlendiğini, raporların 20/05/2014 tarihinde teslim edildiğini, hizmet bedeli olarak fatura düzenlendiğini ancak davalı şirket tarafından faturanın ihtarname ile iade edildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi sonucunda takibin durdurulduğunu beyanla itirazın iptali ile icra takibinin ticari avans faizi ile birlikte devamına, %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede kararlaştırılan hizmet ve yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacı tarafından müvekkiline sunulan herhangi bir hizmetin mevcut olmadığını, davacı tarafından müvekkili adına kesilen faturadaki hizmeti almadığını, böyle bir hizmet sağlanmadığından ve bunların olumsuz sonucunda da müvekkiline kredi tahsis edilmediğinden söz konusu faturanın ihtarname ile iade edildiğini belirterek davanın reddine, %20 den aşağı olmamak kaydıyla davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacı, davalı ve dava dışı şirket arasında 06/09/2013 tarihli "Durum Tespit Anlaşması" başlıklı sözleşmenin imzalandığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, sözleşme kapsamında davacı şirket (yani denetleme şirketi) tarafından düzenlenen raporun dava dışı şirkete (yani müşteriye) 20/05/2014 tarihinde teslim edildiği, sözleşmede raporun dava dışı şirkete (yani müşteriye) teslim edilmeden önce davalıya (yani şirkete) denetim, düzenleme ya da onay amacıyla sunulacağı ya da raporun Türkçe düzenleneceği hususunda herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, davalı tarafça rapordaki bilgi ve verilerin yanlış olduğuna yönelik soyut nitelikte kalan genel itirazlarda bulunulduğu ve iddiayı somutlaştıracak herhangi bir bilgi ya da belge sunulmadığı, buna göre davacı şirket (yani denetleme şirketi) tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen davalı şirket tarafından hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının ... sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 124.019,72 TL alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, alacak miktarı likit olduğundan asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Davacı Şirket tarafından hizmetin verilmediğini, davaya sunulan evrakların sonradan hazırlanarak mahkemeye sunulduğunu, taraflar arasında üçlü bir sözleşme ilişkisi olduğunu, davacı şirketin raporu hazırlayıp davalı şirkete sunması gerekmekteyken kendisine sunulan bir rapor ve kullandırılan bir kredi olmadığını,davacı tarafından raporun müvekkiline sunulması ve onaylatılmasının zaruri olduğunu, sözleşme tarihinin 06.09.2013 olduğunu ve raporun her halükarda bitirilip teslim edilip, son faturanın düzenleneceği tarihin ise 30.09.2013 olduğunu bu rağmen faturanın 05.05.2015 tarihinde kesildiğini, davacının ve davalının Türk tabiiyetinde olduğundan akdedilecek sözleşemenin Türkçe zorunluluğu olduğunu, sözleşmenin Türkçe dilinde olmaması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, 13.04.2014 tarihli tadil edilen taahhüt mektubundan haberlerinin olmadığını, taraflarınca tadil edilmiş bir sözleşme ve mutabakat bulunmadığını, bilirkişice bu yönde bir araştırma yapılmadığını, 20.12.2019 tarihli Mahkeme ara kararına rağmen söz konusu raporun müvekkili firma kayıt ve defterlerine uygun olup olmadığı hususunda da bir incelemeden verilen kararın hatalı olduğunu, ... Limited şirketi tarafından dosyaya sunulan raporda imza ve onay bulunmadığını, davacının itirazın iptali davasında icra dosyası ile bağlı olduğunu, icra dosyasına sadece faturanın sunulduğunu, davada ise her türlü evrakı sunmasının Mahkemece kabul görmesinin hatalı olduğunu, sonradan tamamlanan evrakları kabul etmemelerine rağmen ve onay vermemelerine rağmen yerel mahkemece hükme esas kabul edildiğini, talimat mahkemesince alınan raporda faturanın müvekkili şirket defterlerine işlenmediği, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığının tespit edildiğini, fatura konusu hizmeti almadıklarının sabit olduğunu, aksini davacının ispat edemediğini, davacının Mahkemeye sunduğu her bir evrakın varlığının tartışmalı olduğunu, davanın değeri itibariyle tanık dinlenmesine muvafakatları bulunmadığı halde davacı tanıklarının dinlendiğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ... sayılı icra takibi ile 124.019,72 TL fatura bedeli alacağının tahsili istemiyle 01.07.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından süresi içinde icra takibine itiraz edilmesi üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın davacıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacı vekili tarafından İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde (16.11.2015 tarihinde) iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Sözleşme ilişkisi taraflar arasında çekişmesiz olup uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin niteliği, davacının edimini ifa edip etmediği, davacının takip tarihi itibari ile alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplanmıştır.Mahkemece uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu alınmıştır.Talimat Mahkemesi aracılığıyla davalı şirket defterleri de incelenmek suretiyle alınan 30.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'nin 30.06.2010 ila 30.06.2013 tarihleri arası defter ve belgelerinin kredi alacak durumda bulunup bulunmadığının tespiti için İngilizce olarak bir örnek düzenlediği Nihai Rapor'u krediyi verecek ... Limited firmasının İstanbul İrtibat Bürosu yetkilisi ...' na 20 Mayıs 2014 tarihli yazı ile imza karşılığı teslim ettiği, Mahkeme dosyasında, bilgisayardan bir çıktısı alınan nihai raporun Türkçeye çevrilmemiş olması nedeniyle rapor içerisindeki bilgilerin ... A.Ş.'ne ait olup olmadığının bilinmediği, kredi verecek firmaya teslim edilen Nihai Raporun ıslak imzalı ve denetim şirketi kaşeli olduğu, Kredi verecek firmanın yabancı uyruklu olması nedeniyle Yasalar izin veriyorsa Sayın Mahkeme tarafından İstanbul İrtibat Bürosu Yetkilisi ...'ndan söz konusu raporun istenilip Türkçeye tercüme ettirildikten sonra içerisindeki bilgilerin denetimi yaptıran ... A.Ş.'ne ait ise denetim şirketi tarafından denetim hizmeti, nihai raporun düzenlendiği veya nihai raporun kredi verecek firmaya teslim edildiği tarihte yapıldığı, bu tarihin 20 Mayıs 2014 ( İkibin on dört) olduğu, bu durumda denetim firması ... A.Ş., denetim isteyen davalı ... A.Ş.'nden 05.05.2015 tarih ve ... seri ve sıra numaralı fatura tutarı olan 124.019,72 TL. Alacaklı olduğu, söz konusu tutarın 02.06.2015 tarihine kadar ödenmemesi nedeniyle alacaklı denetim şirketinin ... numaralı İcra dosyası ile 03.06.2015 tarihinde takip talebinde bulunması, ilamsız takipte ödeme emri tebliğ edilmesini istemesinin yasal bir işlem olduğu,... şirketi ... A.Ş.,2010 ila 2013 yılları arası üç yıllık denetim hizmetini tamamladığı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 23 1/5. Maddesine göre; "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. " hükmüne uymayarak Denetim Hizmeti faturasını 27 Mayıs 2014 ( İki bin on dört) tarihli değil 05.05.2015 ( İki bin on beş) tarihli bir yıl sonra düzenleyerek 2014 Mayıs Katma Değer Vergisi, 2014 Nisan- Mayıs-Haziran Kurum Geçici Vergisi ve 2014 Hesap Dönemi Kurumlar Vergisi Zıyaı'na sebebiyet verdiği, Fatura düzenleme, hizmet bedeli tutarı, matrah ve hesaplanan vergilerin vergi dairesine beyanname ile beyan edilmesi bir yıl sonra yapıldığı" belirtilmiştir.30/07/2019 teslim tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ile dava dışı ihbar olunan şirket arasında “12 milyon dolarlık ara finansman kredisi konusunda” bir ön sözleşme ( bağlayıcı olmayan niyet mektubu ) imzalanmış olduğu, bu ön sözleşme ile dava dışı ihbar olunan şirketin, davalı şirketten, teknik ve ticari konular hakkında üçüncü bir kişi tarafından hazırlanan bilirkişi görüşü, üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilecek finansal inceleme, -üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilecek vergisel inceleme, -üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilecek hukuki inceleme konularında da bilgi ve raporlama istediği, bu “Bağlayıcı Olmayan Niyet Mektubu”na istinaden davacı, davalı ve ihbar olunan dava dışı şirket arasında 06/09/2013 tarihinde Durum Tespit Anlaşması’nın yapıldığı, bu anlaşmada, davacının “denetim şirketi”, davalının “Şirket” ve ihbar olunan dava dışı firmanın da “müşteri “ olarak zikredildiği, sözleşmede şöyle ki; Müşterinin teklif edilen işlemin yeterliliğini doğru şekilde ölçmesi ve bu açıdan gerekli olan tüm bilgileri elde etmesi için müşteri, şirketin durum tespiti incelemesini gerçekleştirmek istiyor….şöyle ki Müşteri, şirket üzerinde mali durum ve vergi durumu tespiti gerçekleştirip yürütmesi için denetim şirketini atadı… ibarelerinin mevcut olduğu, bu anlaşmanın ücretler ve faturalandırma başlıklı 4. maddesindeki , “denetim şirketi, faturalarını şirkete aşağıdaki programa göre ibraz edecektir..” ibaresinden ödemenin davalı tarafından yapılacağı kanaatine varıldığı, yine sözleşmenin tarafların borçları ve yükümlülükleri başlıklı 2.maddesinde “…denetim şirketi, müşteriye bir taslak rapor sunacak ve bunun kabul edilmesinin ardından nihai rapor, denetim şirketi tarafından imzalanarak yayınlanacaktır…” ibarelerinin mevcut olduğu, davacı şirket tarafından delil listesi ekinde davacı tarafından dava dışı ihbar olunan şirkete ( müşteriye ) ithafen düzenlenen bir yazı/ mevcut olup, bu yazıya istinaden ... Anlaşmasında ifade edildiği üzere davacı şirket tarafından raporun dava dışı ihbar olunan şirkete (müşteriye ) 20/05/2014 tarihinde teslim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin verdiği 24/05/2019 tarihli dilekçede, bu raporun usülüne uygun olmadığı, rapor İngilizce olduğundan müvekkili şirket kayıtlarına göre hazırlanıp hazırlanmadığı, rapor içeriğinin müvekkili şirket defter ve kayıtlarına uygun olup olmadığının tespitinin yapılamadığı iddialarına yönelik olarak, raporun zaten yurtdışındaki müşteri için düzenlendiği ve İngilizce düzenlenmesinin gerektiği, ayrıca sözleşmede raporun Türkçe düzenleneceğine dair bir madde olmadığı, diğer yandan rapordaki bilgi ve verilerin şirketlerine ait olmadığı ve/veya yanlış olduğuna yönelik bir verinin de davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının kendi defterlerinde dava konusu faturadan dolayı davalıdan 124.019,72.-TL alacaklı durumda olduğu, davalı yan defterlerinde talimat yoluyla alınan rapordan, dava konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, düzenlenen faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye içerik ve rakamsal olarak uygun olduğu, davalı yanında zaten rakamsal bir itirazının mevcut olmadığı" yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur.15/01/2021 teslim tarihli ek raporda özetle; "kök raporda belirtilen hususlarda herhangi bir değişikliğe gidilmediği, ve/fakat davalı yanın dayandığı, özellikle “ ..içeriği firmalarının mali ve vergisel durumunu yatısıtmadığından, kesin ve net bir tespit içermediğinden...” şeklindeki iddialarının Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, buna göre davalının bu ititazının mahkemece kabulü halinde, dava konusu raporda iki adet şirkete ait mali veriler mevcut olup, davalı bu verilerin gerçek durumu yansıtmadığını iddia ertiğine göre ( davalı itirazı somut olup, somut olarak rapordaki verilerin gerçek durumu yansıtmadığını iddia etmektedir ) davalı defterlerinin talimat yoluyla incelenmesi ve Türkçe tercümesi sunulan taporla davalı şirketin/şirketlerin mali verilerinin uygunluk denetiminin yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, ancak bu aşamadan önce davalı yanın, ( hangi verilerin ve/veya yoksa rapordaki tüm verilerin mi gerçeği yansıtmadığı ) iddiasınm somut olarak ortaya koyması gerektiği, eğer sadece dava konusu rapordaki mali tablolar yönünden itirazı var ise, bu durumda bu incelemeyi tek bir mali müşavirin yapabileceği, davalı defterlerindeki sonuç hesapları ile rapordaki verileri karşılaştırabileceği, ancak raporun genelindeki verilerin tümüne bir itiraz var ise bu durumda böyle kapsamlı bir incelemenin yeterli ekipman ve personele sahip bir ... firması tarafından yapılması gerektiğinin değerlendirildiği, bu nedenle usul ekonomisi gereği ve yargılamanın uzamasına sebep olmamak adına, davalının itirazlarını somut olarak ortaya koyması, şayet mahkemece davalının bu talebinin yerinde görülmesi durumunda, inceleme ara kararının yukarıda, bir önceki paragrafta yapılan açıklamalar çerçevesinde oluşturulması gerektiği kanaatine varıldığı, aksi halde, itirazlar somut olarak ortaya konmaz ve mahkemece hangi itirazların incelenmesi gerektiği net olarak istenmezse, incelemeden istenen sonucun alınamayacağı," yönünde görüş ve tespitlerde bulunulmuştur.Davacı, davalı ile ihbar olunan ... Limited şirketi arasında 06.12.2013 tarihinde ... Anlaşması İmzalandığı, bu sözleşmeye göre davacının "... Şirketi", ... Limited şirketinin "Müşteri", davalının ise "şirket" olarak anılacağı belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, müşteri tarafından kredi kullandırılmasına ilişkin olarak müşterinin teklif edilen işlemin yeterliliğini doğru şekilde ölçmesi ve bu açıdan gerekli olan tüm bilgileri elde etmesi için müşterinin, şirketin durum tespiti incelemesini gerçekleştirmek istediği, müşterinin şirket üzerinde Mali Durum ve Vergi Durumu tespitini gerçekleştirip yürütmesi için denetim şirketini atadığı belirtilmiştir.Somut olayda davacı, sözleşme kapsamında edimini yerine getirerek raporun müşteriye teslim edildiğini, sözleşmeye göre raporu davalıya teslim etme zorunluluğu bulunmadığını belirterek hizmet bedelini hak ettiğini ileri sürmüştür. Davalı ise, fatura konusu hizmeti almadıklarını, davacı tarafından sunulan raporun sözleşmeye uygun olmadığı ve ... standartlarında olmadığı, davacı tarafından hazırlanan rapordaki tespitlerin doğru olmadığını, firmalarının mali ve vergisel durumunu yansıtmadığını, kesin ve net bir tespit içermediğini savunmuş ve söz konusu raporun müvekkili firmanın kayıt ve defterlerine uygun olup olmadığının incelenmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü amacıyla bilirkişi oy ve görüşüne başvurulmuş, davacı ve davalının defterleri de incelenerek rapor alınmıştır.İlk Derece Mahkemesince alınan raporlarda, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği noktasında, yani davacının düzenlediği raporların sözleşmeye uygun olup olmadığı yönlerinde bir açıklık bulunmamaktadır.Davacının hizmet sözleşmesi gereğince üstlendiği işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirip getirmediği, böylece ücrete hak kazanıp kazanmadığı araştırılmadan Mahkemece sonuca varılması doğru olmamıştır. Bu durumda, dava dosyasının, konusunda uzman yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının düzenlediği raporların sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacının sözleşmeye göre hizmeti ifa edip etmediği ve böylece ücrete hak kazanıp kazanmadığı yönlerinde hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis doğru olmamış, belirtilen nedenlerle kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1088 Esas, 2021/436 Karar sayılı ve 29/06/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.117,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.502,55 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/06/2025