T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1484 Esas
KARAR NO:2025/832
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/04/2021
NUMARASI:2018/416 Esas, 2021/329 Karar
DAVA:Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ:12/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; mutlak butlanla malül olan kararların iptali için muhalefet şerhi koymaya gerek olmadığı gibi dava açma süresinin de herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadığını, davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında; toplantı gündeminin 7/b maddesi karar nisabına uygun olarak alınmadığından yoklukla malül olduğunu, ortada ibra olmadığını, bu durumda ibra edilemeyen yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmelerinin de mümkün olmadığını, toplantı gündeminin 14. maddesinde görüşülüp karara bağlanan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi maddesinin de yok hükmünde olduğunu, gündemin 14. maddesinde alınan yok hükmünde olan kararın 3139 ortağın 4 yılının ipotek altına alınmasına sebep olan bir karar olduğunu, ibra edilemeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin tekrar aynı genel kurulda seçime katılmalarının da ayrıca yok hükmünde olduğunu belirterek davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında toplantı gündem maddelerinden 7/b maddesinde görüşülen yönetim kurulunun 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin faaliyetlerinden dolayı ibralarına ilişkin alınan kararların toplantı karar nisabına uygun olmaması sebebiyle mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini, ayrıca toplantı gündem maddelerinden 14. gündem maddesinde görüşülen 4 yıllığına yönetim kurulu asil ve yedek üyeliklerine seçim yapılması ile üç yıllığına denetim kuruluna asil ve yedek üye seçilmesi maddesinde alınan kararların toplantı karar nisabına uygun olmaması sebebiyle mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini, gündemin 14. maddesinde yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi ile ilgili alınan kararın yürütülmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilerek gündemin 14. maddesinde yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi ile ilgili alınan kararın geri bırakılması ve kooperatif işlerini yürütmek ve yeni bir genel kurul toplantısı yaparak kooperatif organlarına asil ve yedek üye seçilmesini sağlamak üzere gecikmesinde telafisi mümkün olmayacak derecede zarara sebebiyet verileceği söz konusu olduğundan tensiple birlikte kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurul tutanağının divan heyeti ve Bakanlık temsilcileri tarafından imzalandığını,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03/05/1994 tarihli E. 7318/ K. 3840 sayılı kararına göre, genel kurul tutanağına itibar edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, davacıların iptalini talep ettikleri genel kurul tutanağında muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, bu durumun KK. 53. maddesi gereğince dava açılmasının ön şartı olduğunu, davanın sırf bu nedenle reddi gerektiğini, Kooperatifler Kanunu m. 51 ile Kooperatif Anasözleşmesi m. 23 de yer alan hükümler gereğince kooperatifin 31/03/2018 tarihinde yapmış olduğu genel kurulunun 7/b maddesi gereğince ibra konusunda yasal karar nisabının oluştuğunu, yönetim ve denetim kurulu ibralarında yeterli yasal çoğunlukla karar alındığından davacıların iddialarının yerinde olmadığını, Genel Kurul Toplantısının 14. maddesinin "..." esasına göre yapılacak oylamasına geçilmeden önce toplantı yeter sayısının olup olmadığının tespiti için sayım yapıldığını, toplantı yeter sayısı olduğu için seçim sandıkları kurularak "gizli oy açık tasnif" esasına göre madde oylamasına geçildiğini, seçime tek liste ile girildiğini, gizli oylama ve açık sayım sonucunda kullanılan 360 oyun 358'ini alan yönetim kurulu üyelerinin 4 yıl görev yapmak üzere, denetim kurulu üyelerinin de 3 yıl görev yapmak üzere usulüne uygun olarak seçildiklerini,1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesine dayanarak davacılar tarafından müvekkilinin doğması muhtemel zararlarına karşı teminat göstermesi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebi şartlarının mevcut olmadığını, davacıların genel kurul tutanağında iptalini istedikleri maddelerle ilgili muhalefet şerhleri bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan ve aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, her halukarda haksız ve yasal dayanaksız olan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin üyeleri olduklarını, ... Kooperatifinin 31.03.2018 Tarihli Genel Kurulunun açıkça hukuka ve ana sözleşmeye aykırı olması sebebiyle idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğması nedeniyle yürütmenin durdurulmasını ve gündemin 7a, 7b, 8a, 8b, 8c, 8d, 8e, 10, 13, 14 ncü maddenin iptalini talep ettiklerini, şöyle ki; Ana Sözleşmeye ve Kooperatif Kanununa aykırı olarak hazırlanan gündem maddelerine itiraz için Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 07.03.2018 tarihli Görüşündeki bilgiler doğrultusunda divan ve hükümet komiserliğine sunulan muhalefet şerhlerini ve önergelerini divan başkanlığının imha etmesinin, genel kurula sunmamasının ve oylatmamasının genel kurulun iptal sebebi olduğunu (Ek.2-Bakanlık yazısı, Ek.3- Genel Kurul Tutanağı), Divan Başkanlığı teşkilinden sonra gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce gündemin 14. maddesinin yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin ayrı ayrı seçilmesi ile ilgili olarak ... ve ... imzalı Divan Başkanlığına sunulan seçim maddesi önergesi, (Bakanlık Temsilcileri ikaz edilmesine rağmen) Divan Başkanlığı tarafından gündeme alınmadığı gibi önergenin kasıtlı olarak Genel Kurul Toplantı Tutanağına eklenmemesinin, oylatılmamasının hatta imha edilmesinin genel kurulun iptal sebebi olduğunu (Ek.4-Seçim Maddesine Verilen Önerge), ..., ..., ... ile birkaç üye ortak imzası ile Divan Başkanlığına sunulan diğer tüm muhalefet şerhlerinin ve önergelerin divan başkanı ve divan üyeleri tarafından işleme konulmamasının, genel kurulda oylatılmamasının hatta önergelerin kasıtlı imha edilmesinin genel kurul iptal sebebi olduğunu, kameraların izlenmesi gerektiğini (Ek.5- Muhalefet Şerhleri ve Önergeler), Gündemin 4, 5, 6 ve 7. maddelerinde 2016 ve 2017 yıllarına ait geriye dönük yetki alınması durumuna Kooperatif Ortağı ... un Divan Başkanlığından söz alarak 2016 yılı ayrı, 2017 yılı ayrı olarak okunarak 2016 yılı ayrı oylanması ve 2017 yılının ayrı oylanması gerektiğini ikaz ederek bu konu hakkında muhalefet şerhini Hükümet Komiserine sunmasına rağmen Bakanlık Temsilcilerinin müdahale etmemesi, verilen önergenin imha edilmesi ve Genel Kurulda oylatılmamasının maddelerin iptal sebebi olduğunu, gündemin 7. maddesinde genel kurulda bilgi verilmeden müzakere edilmesi hatta yönetim kurulu faaliyet raporunda gider tablosu yazılmamasına rağmen 2016 ve 2017 yıllarına ait yönetim kurulu ibrasının genel kurul salonunda ayrı ayrı okunmamasının ve ayrı ayrı ibra edilmemesinin maddenin iptal sebebi olduğunu (Ek.7- Yönetim Kurulu F aaliyet Raporu), gündemin 7. maddesinde okunan Raporlar ile Bilanço ve Gelir-Gider Hesaplarının Anasözleşme nin madde 64. bendine aykırı olduğunu, ortak mülklerden elde edilen kira gelirlerinin ortakların banka hesabına yatırılmadan rapor hazırlamasının hukuka aykırı olup maddenin iptal sebebi (Ek.8- Anasözleşme Madde 64) olduğunu, gündemin 7. maddesi ile ilgili ortaklardan ...'nın söz alması ile ...'ı destekleyen ortakların salonu terk etmelerinin kasıtlı olarak tutanağa geçirilmemesinin genel kurul iptal sebebi olduğunu, davalı ... Yönetiminin, Divan Başkanlığı Seçiminde 699 oy almasından sonra ve salondan destekçileri çıkmasından sonra gündemin 7-a maddesinde 684 oy alarak kaybetmesi üzerine divan başkanının önerge verilmemesine rağmen keyfi ve hukuka aykırı olarak sayım yaptırdığını, Genel Kurul Tutanaklarına nisapla ile ilgili önerge verildi şeklinde yazılmasına rağmen divana verilen nisap sayımı talebi önergesinin tutanaklarda olmamasının genel kurulun iptal sebebi olduğunu, önergesiz yapılan sayımın hukuka aykırı olduğunu, birinci sayımda üye sayısı 1424 iken ikinci sayımla Genel Kurulda bulunan üye sayısını 169 üye eksiltilerek 1255 üye olarak değiştirilmesinin genel kurulun iptal sebebi olduğunu, önergesiz yapılan sayım nedeniyle salonda oluşturulan kargaşadan sonra ortak olmayan kişilerin boyunlarında üye kartlarıyla ve ellerinde oy kartlarıyla salona girmesinin sağlanmasının genel kurulun iptal sebebi olduğunu, kameraların izlenmesi gerektiğini, ortak olmayan kişilerin ortak olarak sayılmasının ve oy atmasının sağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, genel kurulun iptal sebebi olduğunu, kameraların izlenmesi gerektiğini, gündemin 7-b maddesinde 707 kabul oyu, 8. maddesinde 848 kabul oyu, gündemin 10. maddesinde 848 kabul oyu, gündemin 13. maddesinde 843 kabul oyu, gündemin 14. maddesinde 829 kabul oyu alınmasının tek sebebinin ortak olmayan kişilerin salonda bulundurularak yönetim lehine oy kullandırılmasının sağlanması olduğunu, bu durumun genel kurulun iptal sebebi olduğunu, kameraların izlenmesi gerektiğini, genel kurulda üyeleri tarafından seçilen divan başkanlığı saymanları dışında farklı kişilerin oyları saydığını, kooperatifin avukatı dahil bu kişilerin uyarılmasına ve hatta bakanlık temsilcilerine bildirilmesine rağmen usulsüzlüğün devam ettiğini, gerçek dışı ve istenen rakamların genel kurul tutanaklarına yazdırılmasının genel kurulun iptal sebebi olduğunu, kameraların izlenmesi gerektiğini, gündemin 8. maddesinde genel kurulda bilgi verilmeden ve müzakere edilmeden gündem maddelerinin toptan okunarak tek oylamada karar alınmasının hukuka aykırı olduğunu, maddenin iptal sebebi olduğunu, ayrıca; a) bendinde yapılmayan ve iptal edilen genel kurulların varlığı sebebiyle aidat bedellerinin aynen devamına şeklinde olmasının kargaşaya sebep verdiğini, aidat bedellerinin belirlenmediğini, b) bendinde %1,5 faiz işletileceğinin önceden ortaklara açıklanmadığını, c) bendinde Bakanlığın suç bulduğu huzur hakları hakkında geriye dönük yetki almanın Kanuna ve Anasözleşmeye aykırı olmasına rağmen bakanlık yetkilerinin müdahale etmemesinin, bilançoda yazan huzur hakları ile gerçekte alınan huzur haklarının birbirini tutmadığını, bilançonun yanlış olduğunu, maddenin iptal sebebi olduğunu, d) bendinde hangi fasıllar ve hangi nedenlerle fasıllar arası para aktarma yetkisi alınacağının genel kurulda ortaklara ve vekillere açıklanmadan oylamaya geçildiğini, e) bendinde 2018 yılı tahmini bütçesi görüşülmeden 2019 yılı tahmini bütçe görüşülmesine geçilmesi ile tahmini bütçe de aynı şekilde ayrı ayrı oylandırılmadan tek seferde tüm maddelerin oylanmasının tüm maddelerin iptal sebebi olduğunu, ... yönetiminin Divan Başkanlığında 699 oy almışken 149 oyu nasıl ele geçirdiğini, 848 oyu nasıl elde ettiğini, ortak olmayan kişilerin salona girmesinin ve oy kullanmasının genel kurulun iptal sebebi olduğunu, kameraların izlenmesi gerektiğini, gündemin 10. maddesinde Divan Başkanının, Kooperatifler Kanununa aykırı bularak hiçbir ortağa konuşma izni vermemesi ve kapsamlı olarak müzakereye açılmaması nedeniyle ortak malların değerlendirilmesi için verilen yetki maddesinin iptal sebebi olduğunu, gündemin 13. maddesinde birbiriyle ilgisiz ve 2 ayrı maddeyi oluşturması gereken hususun tek maddeye konulmasının ve birlikte oylanmasının hukuka aykırı olduğunu, maddenin ilk yarısında kooperatif yönetiminin yapması gereken olağan işlerden onarım ve bakım ile ilgili yetki istenirken, diğer yarısında ise ortakların cebinden yaklaşık 14.000.000,00 TL kooperatif gelirinin %3 oranında bağış yapabilme yetkisinin istenmesinin Kooperatifler Kanununa ve Ana Sözleşmeye aykırı olduğunu, kooperatiflerin bağış yapamayacağını, bu durum eşit ortaklık eşit paydaş anlayışına aykırı bir durum olduğundan ve zarar eden ... ortaklarının bağış maddesini bile 843 oyla kabul etmesinin hayatın olağan akışına ters olduğunu, ortak olmayan kişilerin sayısının kameradan tespitinin gerekli olduğunu, gündemin 14. maddesinde salondan ayrılanlar olduğu için tekrar sayım yapılması neticesinde, Bakanlık Temsilcilerinin, asaleten ve vekaleten ayrı ayrı oy sayılarının kendilerine intikal etmediğini, toplam üye sayısının asaleten ve vekaleten 839 olduğunu beyan etmesinin ve yapılan sayımda asaleten ve vekaleten ayrı ayrı sayım yapılmamasının genel kurulun iptal sebebi olduğunu, gündemin 14. maddesinde 360 oyun 358 ini alarak 2 oy da boş olmak suretiyle seçilen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kaç tane asaleten, kaç tane vekaleten oy aldıkları belli olmadığından seçimin iptal edilmesi gerektiğini, gündemin 14. maddesinde asil üyelerin elindeki sarı oy pusulasını koparıp seçim zarfının içine koymamasının usul hatası olduğunu, seçimin iptal sebebi olduğunu (Ek.9-Sarı Renkli Oy Pusularının Alt Kısmının Seçim Zarfı İçi Yerine Masa Üstündeki Fotoğrafı, Gazete Haberleri), gündemin 14. maddesinde oylamalarda kaç ortağın asaleten kaç ortağın vekaleten oy attıkları belli olmadığından maddenin iptali sebebi olduğunu, şöyle ki Kooperatiflerin 1.000 den fazla ortaklık olması halinde genel kurullarda el kaldırılarak oylanması gereken gündem maddelerinde bir ortağın dokuz ortağın vekaletini kullanması uygun görülmekle beraber seçim maddesi bulunan genel kurullarda seçim maddesine geçmeden hemen önce toplantı salonunda bulunan asaleten ve vekaleten ortakların ve oyların tespitinin yapılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, bu nedenle seçimlerde kapalı oylama yapılacağından sadece bir ortağın vekaleten oy kullanmasının kanunla koruma altına alındığını, ayrıca oy kart ve pusulalarının zarf içerisine konularak kapalı oylama yapılması ve oy kullanıldığının ispatı olarak da ortaklık cetveline kimlik kontrolü yapılarak oy kullanımı yapılması gerekirken 1163 Kooperatifler Kanununa aykırı yapılan seçimin iptal edilmesi gerektiğini, Genel Kurul Toplantı Tutanağının, Divan Yazmanı ... tarafından yazılması gerekli iken divan yazmanı olmadığı halde hem de taraflı olan kooperatif Avukatı ... tarafından yazılmasının genel kurul iptal sebebi olduğunu, tanıkların dinlenmesi ve kameraların izlenmesi gerektiğini, Bakanlık Temsilcileri: ... Söz Alarak; 10. maddede divana önerge verdiğini, tutanakların yazılması esnasında bu önergenin ortaya çıkarılmadığını, verdiği önergenin bir nüshasının kendisinde olduğunu, bunu divana vermek istediğini, divanın bu önergeyi oylamaması sebebiyle, aynı önergeyi bakanlık temsilcilerine Ek:1 olarak teslim etti. Ayrıca seçim öncesi hazirun kontrolü yapılmadığını beyan ettiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlık Temsilcileri ...., ..., ..., ... onayladığını, önergelerin saklanmasının hatta onaylatılmamasının genel kurul iptal sebebi olduğunu, Bakanlık Temsilcileri: divan seçildikten sonra ..., 14. madde ile ilgili bir önerge verdiğini, tutanakların yazılması esnasında bu önergenin ortaya çıkarılmadığını, verdiği önergenin bir nüshasının elinde olduğunu, bunu divana vermek istediğini, divanın bu önergeyi oylamaması sebebiyle aynı önergeyi Bakanlık Temsilcilerine EK:2 olarak teslim ettiğini,Çevre ve Şehircilik Bakanlık Temsilcileri ..., ..., ..., ... onayladığını, seçimin çarşaf liste şeklinde yapılmamasının ve önergesinin oylatılmamasının genel kurul iptal sebebi olduğunu, Bakanlık Temsilcileri: ayrıca, gündemin 4, 5, 6, 7a, 7b, 8, 9, 10, 11, 12, 13. maddeleri için divana önerge verildiğini, tutanakların yazılması esnasında bu önergelerin ortaya çıkarıldığını, verdiği önergelerin bir nüshasının kendisinde olduğunu, bunu divana vermek istediğini, divanın bu önergeyi oylamaması sebebiyle aynı önergeyi Bakanlık Temsilcilerine EK: 3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13 olarak teslim ettiğini, yine gündemin 4, 8, 9, 10, 11. gündem maddelerinde söz almak adına divana verdiği önergelerin tutanakların yazılması esnasında ortaya çıkarıldığını, verdiği önergelerin bir nüshasının kendisinde olduğunu, bunu divana vermek istediğini, divanın bu önergeyi oylamaması sebebiyle aynı önergeyi Bakanlık Temsilcilerine EK:14-15-16-17-18 olarak teslim ettiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlık Temsilcileri ..., ..., ..., ... onayladığını, genel kurul iptal sebebi olduğunu, kooperatifi denetleme görevi verilen ve denetim raporu hazırlayan İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Müdürü ..., Bakanlık Temsilcisi ..., Bakanlık olarak denetim yapan müfettişlerin görevlendirilmesinin hukuka aykırı denetimde tespit edilen hususların giderilmesi ile ilgi olduğundan kurulun iptalinin gerektiğini, izah olunan ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile divan başkanlığı üyelerinin görüşlerinin alınarak yürütmenin durdurulması kararı verilmesini, 31.03.2018 tarihli Genel Kurulla ilgili olan tüm kamera kayıtlarının Tekstilkent Yönetim Kurulundan ve Esenler Emniyet Amirliğinden alınmasını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına müzekkere yazılarak 2016 yılı ve 2017 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağının, Gelir Gider Hesaplarının, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun, Denetim Kurulu Faaliyet Raporunun, Bilanço ve Hazirun Cetvelinin celbini, ortak olmayan ve oy kullanan kişilerin tespitinin yapılmasını, 31/03/2018 tarihli Tekstilkent Yapı Kooperatifi Genel Kurulu kararlarının görüşüldüğü red edilenler hariç gündemin 4, 5, 6, 7, 7, 8, 8a, 8b, 8c, 8d, 8e, 10, 13, 14. maddelerinin iptalini, kooperatifin ortak mülk ve mal varlıklarının tasarrufu genel kurulda usule ve ana sözleşmeye aykırı gündem maddeleri ile alamadıkları yetkilerin seçim tutanaklarında alınmış gibi gösterilerek kooperatif genel kurul toplantı tutanaklarının kooperatif ortağı olmayan Avukat ... tarafından hükümet temsilcileri gözetiminde talimatları doğrultusunda düzenlendiğinden, Divan Kurulu Yazmanı ...yazmanlık görevini yapmadığından, genel kurul tutanaklarının yasaya uygun yetkili kişiler tarafından tutulmadığı, yazmanın yazmadığı, saymanların saymadığı bir genel kuruldaki dava konusu kararların yürütülmesinin ilk duruşmadan geriye bırakılmasını, kooperatifin sahibi bulunduğu ortak mülklere, mal varlıklarına tapuda şerhler hanesine tedbir şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iptalini talep ettikleri maddelerle ilgili olarak muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, bu durumun KK. 53. maddesi gereğince dava açmanın ön şartı olduğunu, bu nedenle davanın "dava şartı yokluğu" ve "aktif husumet ehliyeti yokluğu"sebebiyle reddine karar verilmesini, davacılar vekilinin ibra maddesinde karar nisabının olmadığı iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, yönetim ve denetim kurulu ibralarında yeterli yasal çoğunlukla karar alındığından, bu iddiaların yerinde olmadığını, Genel Kurul Toplantısının 14. maddesinin "gizli oy açık tasnif" esasına göre yapılacak oylamasına geçilmeden önce toplantı yeter sayısının olup olmadığının tespiti için sayım yapıldığını, toplantı yeter sayısı olduğu için seçim sandıkları kurularak "gizli oy açık tasnif" esasına göre madde oylamasına geçildiğini, seçime tek liste ile girildiğini, gizli oylama ve açık sayım sonucunda kullanılan 360 oyun 358'ini alan yönetim kurulu üyelerinin 4 yıl görev yapmak üzere, denetim kurulu üyelerinin de 3 yıl görev yapmak üzere usulüne uygun olarak seçildiklerini, iptali istenilen 7/b ve 14. maddelerini içeren 31/03/2018 tarihli genel kurul tutanağının genel kurul divan heyeti ve Bakanlık temsilcileri tarafından imzalandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03/05/1994 tarih ve E. 7318/K. 3840 sayılı kararına göre; genel kurul tutanağına itibar edilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, davacıların iptal sebebi olarak ileri sürdükleri iddiaların yasal dayanağının bulunmadığını, davacıların KK. 53. maddesine göre teminat yatırmaları gerektiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; asıl dava yönünden yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 14. maddenin oylanmasında kaç üyenin asaleten kaç üyenin vekaleten oy kullandığı hususunun açıkça tespit edilmediği, nitekim bir üyenin birden fazla vekaleten oy kullanamayacağı, dolayısıyla asaleten ve vekaleten kullanılan oylar ayrıştırılmadan 360 oydan 358'ini alarak yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçilmesinin kanuna açıkça aykırı olduğu, bu bağlamda 14. madde yönünden kanuna uygun seçim ve oylama yapılmadığı kabul edilerek söz konusu maddenin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine; 7/b nolu yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasının oylanmasında toplantı ve karar yeter sayısının bulunduğu, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı dikkate alınarak bu madde yönünden davacı ...'un isteminin reddine, diğer davacılar ..., ... ve ... yönünden muhalefet şerhi bulunmadığından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine; birleşen dava yönünden davacı ...'nun iptalini talep ettiği kararlar yönünden muhalefet şerhi bulunmadığından isteminin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... yönünden dava konusu yapılan 13 nolu kararın kooperatif gelirlerinin %3'üne kadar bağışta bulunma yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi hususunun, kooperatif üyeleri yönünden hangi kuruma hangi miktarda bağışta bulunulacağı hususunun net olmaması, bağış hususunun gönüllülük esasına dayandığı, yönetim kuruluna ucu açık yetkinin verilmesinin kooperatif üyelerinin mağduriyetine sebebiyet vereceği değerlendirilerek söz konusu kararın iptaline, 14 nolu karar yönünden asıl davada butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmiş olması nedeniyle ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu yapılan diğer kararlar yönünden iptali gerektirir haklı ve yasal bir neden bulunmaması nedeniyle bu kararlar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı ... vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemelerin genel kurul kararlarının yokluğunu ve butlanını re'sen göz önüne alabileceğini, ilgili kişilerin genel kurul kararının yoklukla veya butlanla sakat olduğunun tespiti için tespit davası açabileceğini, bu davanın Kooperatifler Kanunu 53. maddesindeki usule tabi olmayacağını, hatta dava açılmış ise tarafların yargılamanın her aşamasında butlanı ileri sürebileceğini, itiraz niteliğine haiz olduğundan hakim tarafından butlanın re'sen göz önüne alınacağını, bu nedenle iptal davası açma hakkı olmayan kişilerin dahi butlanı ileri sürebileceğini, emredici nisaplara aykırı şekilde hareket edildiğinin açık olduğunu, somut olayın çözümünde karar nisabının Kooperatifler Kanunu, anılan içtihatlar ve kooperatif ana sözleşmesi kapsamında çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle kararların yok hükmünde/batıl olduğunun açık olduğunu, Yargıtay HGK 2011/14-556 E. 2011/689 K. 23.11.2011 T.; Yarg. 23. HD. 2016/7021 E. 2019/1918 K. 13.05.2019 T. içtihatlarında emredici nisaplara aykırılığın yok hükmünde / batıl olduğunun öngörüldüğünü, Türk Ticaret Kanunu'nun Türk Medeni Kanunu'nun ayrılmaz parçası olduğunu, Kooperatifler Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin uygulama alanı bulacağı gerçeği (Kooperatifler Kanunu 98) karşısında genel kurul kararlarına yokluk ve/veya butlan yaptırımlarının uygulanmasının mümkün olacağını, ayrıca butlanın varlığı halinde Kooperatifler Kanunu 53. maddesindeki usulün uygulanmayacağını, bilirkişi raporu kesiti, hukuk kuralları ve Yargıtay kararları doğrultusunda, genel kurul toplantı tutanağının 7/b bendinde bilançonun tasdikine dair kararın, yönetim ve denetim kurulunun ibrasını da kapsaması nedeni ile yönetim kurulu faaliyet raporunun genel kurul tarafından reddedilmesi, kabul edilmeyen yönetim faaliyetlerinin daha sonra ibra edilmesi, denetim kurulu raporunun kanun veya ana sözleşmeye aykırı olarak gerçeği yansıtmayacak şekilde düzenlenmesi sebepleri ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin birbiri ile çelişir vaziyette ibra edilmelerinin kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle yok hükmünde / batıl olduğunun tespitinin gerektiğini,karar yeter sayısının sağlanmamasının ve ibra içeriğinin gerçeği yansıtmamasının emredici hükümlere aykırı olduğu açık olmasına rağmen sırf muhalefet şerhi yokluğu nedeniyle talebin usulden reddi kararının izah edilen hukuki düzenlemelere aykırı olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle itirazlar kapsamında ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki "c) 7/b nolu karar yönünden davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine" şeklindeki hükmün itirazları doğrultusunda kaldırılmasına ve 7/b nolu kararın batıl/yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı ... istinaf nedenleri olarak; davalı ... Kooperatifinin 3139 Üyeli (31.03.2018 tarihinde) Kooperatif olduğunu, 31.03.2018 tarihli Genel Kurula 493 asaleten 931 ortak vekaleten olmak üzere toplam 1424 kişinin Hazirun Cetveline (Toplantıya katılanlar kişi sayısı) ıslak imza ile kaydını alarak ve toplantı yeter sayısı ile başladığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 24.04.1969 tarihinde kabul edilerek 10.05.1969 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Kanunun bazı maddelerinde 06.10.1988 tarihinde 3476 sayılı 21.04.2004 tarihinde 5146 sayılı düzenlemeler ile revizyonlar yapılmış olmasına rağmen MADDE 45: Toplantı Nisabı ve Madde 51 Karar Nisabı maddelerinin temel değişmez amir hüküm olarak yerlerini koruduğunu, MADDE 45 (Ana Sözleşme madde 33) e göre yapı kooperatiflerinde ortakların en az 1/4 ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmasınnın şart olduğunu, 31.03.2018 tarihli Genel Kurulda olması gereken toplantı yeter sayısı 3139 üye x 1/4 hesabı ile asgari 785 kişi iken 1424 katılımla toplantı nisabı ile genel kurul toplantısının başlatıldığını, KK. MADDE 51 (Ana Sözleşme madde 33/2) göre karar nisabının, Genel Kurul Kararlarında ve seçimlerde hazırun cetveline kayıt olmuş üyelerin yarıdan 1 fazlasının oyuna itibar olunur amir hükmünün açıkça belirtildiğini (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20.03.1995 tarihli 1995/11-1113 Esas ve 1996/174 sayılı içtihadı), bu durumda söz konusu Genel Kurulda alınacak tüm kararların 1424/2= 712 +1 =713 kişinin vereceği oy ile alınabileceğini, aksi halde alınan kabul kararlarının yok hükmünde sayılacağını ve iptale tabi olacağını, Kooperatifler Kanunu Madde 98; Kanunda açıklık olmaması izaha muhtaç hallerin oluşması durumunda TTK ve TMK ilgili hükümlerinin Kooperatifler Kanununun ayrılmaz bir parçası olacağını, karar nisabı (KK madde 51 ve Ana sözleşme madde 33) emredici nitelikte hüküm olup buna aykırı olan Genel Kurul Kararlarının 6098 Sy. TBK 26 ve 27. madde hükümlerine göre mutlak butlanla malul olduğunu, bu kararların iptali için muhalefet şerhi koymaya gerek olmadığı için dava açma süresinin de her hangi bir kısıtlamaya tabi olmadığını, davacı ...'ın kooperatifin 2007 yılından beri üyesi olduğunu, genel kurullara düzenli katıldığını, amir hükümler için muhalefet şerhi konulmasının zorunlu olmadığını bildiğini, butlanın varlığı halinde KK. madde 53 deki itiraz şerhi zorunluluğu usulünün uygulanmadığını, hukukumuzda bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yok açmakta ise işlemi yokluk ile sakatladığını, yok sayılan bir işlemin şeklen dahi meydana gelmeyeceğini, yokluğun tespitinin her zaman ve herkesçe ileri sürülebileceğini, bu çerçevede genel kurul kararının varlığından bahsedebilmesi için iki unsurun gerekli olduğunu, bunlardan ilkinin toplantı misabına uygun toplantının gerçekleşmesi, ikincisinin toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınması olduğunu, bunlardan biri eksik olursa hukuki işlemin yani genel kurul kararının doğmamış olacağını, söz konusu genel kurulun 7B maddesindeki Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrasıyla ilgili maddede 707 kabul oyu 474 red oyu 74 çekimser oyun tutanağa geçirildiğini, KK. Madde 51/1 ve Ana Sözleşme madde 33/2 ye aykırılık oluştuğunu, 713 kişinin vereceği oy ile ibranın sağlanması gerektiğini, 7b ibra maddesiyle ilgili hükümde yeterli kabul oyunun (713) alınmaması nedeniyle ibranın oluşmadığı yönünde hükme bağlanması ve Kooperatif Ana Sözleşmesinin 386. maddesinde ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemeyeceği hükmünden hareketle madde 14 seçim maddesinin değerlendirilmesi gerektiğini, bu bağlamda 7b nolu kararın batıl/yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini, 12.07.2019 tarihli bilirkişi kök raporunun 29. sayfası incelendiğinde bilanço ve gelir durumu tablolarında kooperatif yönetim kurulunun genel kurul kararı olmadan yaptığı harcamalar, aldıkları ücretler ve huzur haklarının varlığı dikkate alındığında Genel Kurula sunulan denetim raporunda bu durumların beyan edilmemesi nedeniyle gerçeği yansıtmayan bilançonun tasdikine yönlenilmiş olduğunun tespiti ile dava dilekçesinde talep edilen kayyum taleplerinin ne kadar haklı olduğunun delillendirilmesine rağmen bu talebin mahkemece karara bağlanmamış olmasını da istinaf ettiklerini, dava dilekçesinde belirtilen TTK 449 a istinaden talep edilen ihtiyati tedbir taleplerinin de bilirkişi raporlarında tespit edilen olumsuz koşullara rağmen mahkemece karara bağlanmamış olmasını da istinaf ettiklerini, davalı vekili Av. ...'in 14. madde seçimlerin iptaline yönelik istinaf taleplerine itiraz etme zaruretinin doğduğunu, şöyle ki 14. madde seçimlerde gizli oy açık tasnif esasına göre yapılacak oylamada üye sayısı 500 den büyük kooperatiflerde her 1 asil üyenin sadece 1 vekalet kullanma zorunluluğu varken (KK Madde 48 ) Genel Kurul Tutanağına geçirilen 358 kabul oy sayısının kaçının asaleten ve kaçının vekaleten olduğunun tespiti zorunlu iken bu yönde sonuçların tutanağa geçirilmemesi nedeniyle davalı vekilinin tek liste üzerinden seçime gidildiği için 358 oyun nasıl olduğunun önemli olmadığını beyan etmesinin ve bu nedenle mahkemenin 14. madde seçim sonucunun mutlak butlanla batıl olduğu yönündeki tespitine itiraz etmesinin, seçim maddesinin iptali ile ilgili mahkeme kararının bozlması yönündeki talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararındaki 7/b nolu karar yönünden açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine şeklindeki kararın kaldırılmasına, 7/b nolu kararın batıl - yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini, genel kurula tarafsız objektif esas ve kurallarla gidilebilmesi ve gerçeği yansıtan faaliyet ve denetim raporunun oluşturulmasını temin edecek kayyum atanmasını gerekliliğinin karara bağlanmasını, TTK 449 hükmüne istinaden talep edilen ihtiyadi tedbir talebinin karara bağlanmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı ...ve ... vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ...'nün muhalefet şerhi olmadığından bahisle dava ehliyetinin olmadığı tespiti yapılmışsa da kanunun ve kooperatif ana sözleşmesinin emredici hükümlerine aykırılık durumunun varlığı halinde dava ehliyeti için muhalefet şerhinin bulunmasının gerekmediğini, bu nedenle müvekkili davacı ... yönünden açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2016-2017 yılları Bilanço ve Gelir-Gider tablolarının Genel Kurul kararı ile uyumlu olmadığının bilirkişi raporları ile tespit edilmesi nedeniyle 7/b nolu gündem maddesi kapsamında alınan ibra kararı nisaba uygun olmadığından mutlak butlanla batıl olduğunun tespit edilerek iptal kararı verilmesi gerektiği halde talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 33. maddesine göre "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır. Genel kurulda kararlar, ortakların en az 1/4'ünün hazır olması şartıyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınır." ve Kooperatifler Kanunu'nun 51.maddesine göre "Kanunun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur." şeklinde hükümlerin bulunduğunu, 3139 üyeden oluşan genel kurulda toplantıya 1424 üye katıldığını, Ana Sözleşmeye göre karar yeter sayısının sağlanabilmesi ve bu kapsamda ibranın gerçekleştirilmesi için 713 kişinin kabul oyu vermesinin zorunlu olduğunu, aksi halde alınan kararlar geçersiz kabul edilerek iptalinin gerekeceğini, halbuki ibra hususunda 707 kabul oyu verildiğini, Ana Sözleşmeye göre Yönetim Kurulunun 707 kabul oyu ile ibra olamadığını, emredici hukuk kurallarına aykırı bu hususta, yani gündemin 7/b maddesinin iptali hususunda müvekkilinin dava açabilmesi için muhalefet şerhi sunmasının gerekmediğini, kooperatif üyesi olmasının yeterli olduğunu, Ana Sözleşmenin 36. maddesinde "Bilançonun tasdikine dair olan genel kurul kararı yönetim kurulu ile denetim kurulunun ibrasını da kapsar. Ancak, bilançoda bazı hususlar gösterilmemiş veya bilanço yanlış olarak düzenlenmiş ise bilançonun tasdiki ile bu organlar ibra edilmiş olmazlar. Denetim raporunun okunmasından önce bilanço ile hesapların kabulü hakkında verilen kararlar geçerli değildir. İbra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemezler". Hükmü ve Kooperatifler Kanunu Madde 98 "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmü uyarınca uygulanması gereken TTK. 424. maddeye göre, bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğuracağını, bununla beraber bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onamanın ibra etkisini doğurmayacağını, açıklanan sebeplerle Genel Kurul toplantı tutanağının 7/b bendinde bilançonun tasdikine dair kararın, Yönetim ve Denetim Kurulunun ibrasını da kapsaması nedeni ile yönetim kurulu faaliyet raporunun genel kurul tarafından red edilmesi, kabul edilmeyen yönetim faaliyetlerinin daha sonra ibra edilmesi, denetim kurulu raporunun kanun veya ana sözleşmeye aykırı olarak gerçeği yansıtmayacak şekilde düzenlenmesi sebepleri ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerinin emredici kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğundan iptali gerektiğini, nitekim Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, kanunun emredici hükmüne aykırı alınan kararın mutlak butlanla malûl olduğunu, muhalefet şerhi ve karşı oy şartı aranmaksızın iptalinin talep edilebileceğini, mahkemenin yasanın emredici kurallarına aykırılık teşkil eden bu husus için müvekkili ... yönünden dava şartı yokluğundan red kararı vermesinin ve yine müvekkili ... yönünden de esastan red kararı vermesinin yasaya aykırı olduğunu, bu kararların kaldırılması gerektiğini, gündemin 8. ve 10. maddelerinde ortakların müzakere talepleri görmezden gelinerek, söz hakkı isteyen ortakların bu hakkı kısıtlanarak doğrudan oylama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, içeriği hakkında yeterli ve tatmin edici açıklama yapılmadan muğlak ifadeler kullanılarak oylama yapılarak toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan alınan kararların da iptal edilmesi gerektiğini, talebin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde toplantı tutanakları ile fiili durumun farklı olduğu, tutanakların usulsüz ve eksik tutulduğu, kooperatif üyesi olmayan kişilerin toplantıya iştirak edip müdahale ettiği, bu nedenle toplantının başından sonuna kadar kaydedilen kamera kayıtlarının da incelenmesi gerektiği yönündeki taleplerinin dikkate alınmadan ve bu hususta hiçbir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin daha önce alınan bilirkişi raporlarını niçin kabul etmediğini belirtmeden yeniden bilirkişi heyeti oluşturarak rapor istediğini, bu heyetin düzenlediği rapora karşı itirazları dikkate alınmadan ve önceki alınan raporlara niçin itibar edilmediği gerekçelendirilmeden eksik ve tamamen afaki bilgiler ve varsayımlara dayalı olarak düzenlenen tek özelliği davalı tarafın savunmalarını teyid olan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan raporlarda gündemin 8/a ve 8/c maddesi ile ilgili iptal edilmesi gerektiği yönündeki kanuna ve kooperatif ana sözleşmesine uyan tespite rağmen mahkemenin bu rapora itibar etmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati tedbir talep edilmesine rağmen yargılama süresince ve son olarak da gerekçeli nihai kararda bu taleple ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini, son olarak kabule göre de, yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını, müvekkili ...'un yapmış olduğu 3.327,00 TL yargılama giderinden, kabul-ret oranına göre yarısının davalıdan alınması gerektiği halde sadece 255,97 TL nin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesinin ve yine müvekkili ... aleyhine ayrıca 4,80 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, zira ... ile bir kısım birleşen dava davacılarının talepleriyle ilgili red sebepleri aynı olmasına rağmen ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, tek dava için davalı yararına 4 farklı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bu yönlerden kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı kooperatif vekili istinaf nedenleri olarak; gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken davanın kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu, seçime tek liste ile girildiğinden, ikinci bir liste olmadığından ne kadar oy kullanıldığının dahi öneminin olmadığını, seçim kısmına geçilmeden önce toplantı yeter sayısının olduğunun tespit edildiğini, salondaki kişilerin oy kullanmaya zorlanamayacağını, bu nedenle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçiminin yasaya uygun gerçekleştiğini, mahkeme tarafından alınan 15.01.2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda da gizli oy, açık tasnif esası ve her üyenin seçimde en fazla 1 vekaleten oy kullanabildiği hususunun ayrıntılı biçimde izah edildiğini, yasadan kaynaklanan bu oylama şeklinin ortak sayısı 500'ün üzerinde olan kooperatiflerde emredici hüküm olduğunu belirtildiğini, dolayısıyla bu madde oylamasının şekli bakımından yasanın emredici hükümlerine uygun olduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 48. maddesi gereğince, ana sözleşmenin bu maddeye aykırı hükümlerinin uygulanamayacağını, hal böyle iken; toplantı yeter sayısının olduğu tespiti yapılmasının akabindeki gizli oy açık tasnife göre yapılan seçimin yasanın emredici hükmüne uygun olduğunu, davanın 14. madde yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, öncelikle Genel Kurul Toplantı Tutanağının 14 numaralı kararı yönünden yapılan istinaf sebeplerinin birleşen dava yönünden de tekrar ettiklerini, bu konudaki istinaf sebeplerini ayrıntılı olarak "B" başlıklı bölümde belirttiklerini, ayrı istinaf sebeplerini birleşen dava yönünden de tekrar ettiklerini, birleşen davada, genel kurul toplantı tutanağındaki 14 numaralı karar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, birleşen davada, 31/03/2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 13 nolu kararın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, toplantı tutanağındaki 13 numaralı kararın, yeterli çoğunlukla alınan bir karar olduğunu, 13 numaralı kararın karar oylamasında 843 kabul oyu 8 red oyu kullanıldığını, kararın Kooperatifler Kanununun 51. maddesi ve Kooperatif Ana sözleşmesinin 33. maddesine uygun çoğunlukla alındığını, 13 numaralı kararın iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının bu yönden de kaldırılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin "yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına" ilişkin 7/b maddesi yönünden davanın reddine karar vermesinin hukuka uygun olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin "yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına" ilişkin 7/b maddesi yönünden davanın reddine karar vermesinin hukuka uygun olduğunu, mahkeme kararının müvekkili kooperatifin aleyhine olan tüm kararlar yönünden kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Ana ve birleşen dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptaline ilişkindir.Ana davada, davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında toplantı gündem maddelerinden 7/b maddesinde görüşülen yönetim kurulunun 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin faaliyetlerinden dolayı ibralarına ilişkin alınan kararların toplantı karar nisabına uygun olmaması sebebiyle mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesi, toplantı gündem maddelerinden 14. gündem maddesinde görüşülen 4 yıllığına yönetim kurulu asil ve yedek üyeliklerine seçim yapılması ile üç yıllığına denetim kuruluna asil ve yedek üye seçilmesi maddesinde alınan kararların toplantı karar nisabına uygun olmaması sebebiyle mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesi, gündemin 14. maddesinde yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi ile ilgili alınan kararın yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilerek gündemin 14. maddesinde yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi ile ilgili alınan kararın geri bırakılması ve kooperatif işlerini yürütmek ve yeni bir genel kurul toplantısı yaparak kooperatif organlarına asil ve yedek üye seçilmesini sağlamak üzere tensiple birlikte kayyım atanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.Birleşen davada; davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihli Genel Kurulunun açıkça hukuka ve ana sözleşmeye aykırı olması sebebiyle uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğmaması için yürütmesinin durdurulması ve gündemin 4, 5, 6, 7a, 7b, 8a, 8b, 8c, 8d, 8e, 10,13, 14 ncü maddelerinin iptali talep edilmiştir.Davalı kooperatif vekili tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davanın reddi savunulmuştur.Mahkemece, ana dava yönünden; davacı ...'ın yargılama aşamasında üyelik sıfatı sona erdiğinden bu davacı yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 31/03/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 14 nolu karar yönünden davacıların davasının kabulüne, 14 nolu kararın batıl olduğunun tespitine, 7/b nolu karar yönünden davacılar ..., ... Ve ... tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın sübuta ermediğinden reddine; birleşen dava yönünden; davacı ... yönünden açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 31/03/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 13 nolu kararın iptaline, 14 nolu karar yönünden asıl davada batıl olduğunun tespitine karar verildiğinden birleşen dava yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, diğer kararlar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Karara karşı taraf vekilleri kendileri açısından aleyhe olan hükümler yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
GÜNDEMİN 4. MADDESİ:Gündemin "2016 ve 2017 Yıllarına Ait Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporunun Okunması" şeklinde tespit edilen 4. maddesi hakkında, genel kurul tutanağına “2076 ve 2017 yıllarına ait Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu ..Yönetim kurulu üyesi ...tarafından okundu.” ifadesi yazılmıştır. Genel kurul belgeleri arasında 01.01.2016-31.12.2016 ve 01.01.2017-31.12.2017 dönemine ait 30 ve 33 sayfalık iki ayrı Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu mevcuttur.GÜNDEMİN 5. MADDESİ: Gündemin “2016 ve 2017 yıllarına ait denetim kurulunun okunması” şeklinde tespit edilen 5. maddesi hakkında, genel kurul tutanağında “2016 ve 2017 yıllarına ait denetim kurulu raporu da Denetim kurulu üyesi...tarafından okundu” cümlesi yazılmıştır. Genel kurul belgeleri arasında denetim kurulunun 2016 ve 2017 yılına ait 4 ve 5 sahifelik iki ayrı Denetim Raporunun bulunduğu görülmüştür.
GÜNDEMİN 6. MADDESİ: Gündemin “2016 ve 2017 Yıllarına Ait Bilanço ve Gelir-Gider Farkı Hesabının Okunması” şeklinde tespit edilen 6. gündem maddesi hakkında, genel kurul tutanağında “2016 ve 2017 yıllarına ait bilanço ve gelir gelir- gider hesapları denetim kurulu üyesi ... tarafından okundu.” cümlesi yer almıştır.GÜNDEMİN 7. MADDESİ: Bu gündem maddesi "Okunan raporlar ile bilanço ve gelir gider farkı hesabının müzakeresi ve oylanması (7/a)" ve "Yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrası (7/b)" şeklinde iki ayrı maddeden oluşmuştur.GÜNDEMİN 7/a MADDESİ: “Okunan raporlar ile bilanço ve gelir gider farkı hesabının müzakeresi ve oylanması” şeklindeki gündem maddesi hakkında, genel kurul tutanağında; “Okunan raporlar ile bilanço ve gelir gider hesapları müzakereye açıldı. Söz alan ... ve ... genel kurul kararı olmadan huzur hakkı alınmaması gerektiğini ve yetkisiz harcama yapıldığını ifade ettiler. (...) Bu konuşmalara cevap verildi (...) yönetim kurulu yıllık çalışma raporu, denetim kurulu raporu, bilanço ve gelir-gider hesapları ayrı ayrı oylanması işlemine geçildi. Yönetim kurulu çalışma raporu 684 evet, 515 ret, 225 çekimser oy alarak oy çokluğu ile reddedildi. Denetim kurulu raporunun oylanmasına geçildi. Denetim kurulu raporu için 726 evet, 463 hayır, 235 çekimser oy alarak oy çokluğu ile kabul edildi. Verilen önerge ile salondan ayrılanlar olduğu bu nedenle salonda sayım yapılması istendiğinden salonda tekrar sayım yapıldı ve asaleten ve vekaleten olmak üzere genel kuruldaki üye sayısının 1255 olduğu tespit edilmiştir. Bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının oylanmasında 746 kabul oyu, 486 adet ret Oyu, 23 çekimser oy kullanılarak oy çokluğu ile kabul edilmiştir." ifadeleri yer almıştır.GÜNDEMİN 7/b MADDESİ: "Yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrası" şeklinde tespit edilen gündemin (7/b) maddesi hakkında, genel kurul tutanağında;“Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası oylamasına geçildi, bir üst maddede genel kuruldaki asil ve vekil üye sayısının 1255 olduğu tespit edilmiştir. Ayrı ayrı yapılan oylama sonucunda yönetim kurulu üyeleri 2016 ve 2017 yılları faaliyetleri ile ilgili olarak 707 kabul oyu, 474 ret oyu, 74 çekimser oy almışlardır. Yönetim kurulu üyeleri 2016 ve 2017 yılları faaliyetleri ile ilgili olarak oy çokluğuyla ibra edilmişlerdir. Denetim kurulu üyeleri 2016 ve 2017 yılları faaliyetleri ile ilgili olarak 726 kabul oyu, 341 red oyu,188 çekimser oy kullanılmıştır. Yapılan oylamalarda yönetim ve denetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmadılar. Ortaklardan ... nisabın tekrar sayılmasını istedi, divan heyeti az evvel sayım yapıldığından ve o esnada salondan çıkan olmadığından sayım yapmadı” ifadeleri yer almıştır.
GÜNDEMİN 8. MADDESİ:Gündemin 8. Maddesi "2018 ve 2019 yılları çalışma programı ile tahmini bütçenin okunması" ana başlığı altında a,b,c,d,e alt başlıklara ayrılarak düzenlenmiştir.Tutanağa göre önce “2018-2019 yılı çalışma programı ile tahmini bütçesi (...) tarafından okunmuş, Yapılan görüşmelerden sonra alt başlıklara geçilmiştir.Gündemin 8/a bölümü: Gündemin “Ortakların yapacakları ödemelerin miktar, zaman ve ödeme esaslarının belirlenmesi” şeklindeki alt maddesinin, genel kurul tutanağında; “yapılan görüşmelerden sonra mevcut aidatların aynen devam etmek üzere aylık m2 birim fiyatının 0,964 TL/m2 olarak ödeme yapılmasına, bu kapsamda ayrıca 2017 yılında nisabın oluşmaması nedeniyle genel kurul yapılamadığından karar alınmayan ve aynı miktarda devam eden ödemelerin uygulandığı şekli ile kabul edildiği belirtilmiştir. Gündemin 8/b bölümü: Gündemin “Ödemelerin zamanında yapılmaması halinde uygulanacak vade farkının belirlenmesi” şeklindeki alt maddesi hakkında, genel kurul tutanağında; “...gününde yapılmayan ödemeler için vade farkının daha önceki genel kurul kararlarında alındığı şekli ile aylık %1,5 olarak uygulanmasına devam edilmesine” kararı yer almıştır.Gündemin 8/c bölümü: Gündemin "Yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilen (2016 ve 2017 yılı) ve verilecek olan (2018 ve 2019 yılı) ücret ve huzur haklarının belirlenmesi" şeklindeki alt maddesi hakkında; genel kurul tutanağında “2016 yılı ile ilgili 2017 yılında genel kurul yapılamadığı için hizmetlerin verilmesi nedeniyle yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı olarak verilen ödenen ve Bakanlıkça genel kurula sunulması istenilen miktarın yönetim kurulu başkanı için aylık net 1.250 TL, yönetim kurulu üyelerine ve denetim kurulu üyelerine ise aylık net 1.000 TL ücret ödendiği genel kurula açıklandı. Yapılan oylamada bu miktarın kabulüne 848 kabul oyu verildi. Bunu müteakip yönetim kurulu başkanına aylık net 1.500TL, üyelere aylık net 1.200 TL huzur hakkı ödenmesine, denetim kurulu üyelerine aylık net 1.200 TL ödenmesine" karar verildiğine dair ifadeler yer almıştır.Gündemin 8/d bölümü: Gündemin "Bütçede fasıllar arasında aktarma yapmak konusunda Yönetim kuruluna yetki verilmesi" şeklindeki alt maddesi hakkında, genel kurul tutanağında yönetim kuruluna yetki verildiğine dair ifade yer almıştır.Gündemin 8/e bölümü: Gündemin “Çalışma programı ve tahmini bütçenin oylanması” alt maddesinde hakkında, genel kurul tutanağında; “Çalışma programı ve yukarıda alınan kararlar doğrultusunda oluşan tahmini bütçenin kabulü birlikte oylanarak 848 kabul oyu ile karar verildi. Bu maddenin oylamasında 14 ret oyu kullanılmıştır” ifadeleri yer almıştır.
GÜNDEMİN 9. MADDESİ:Gündemin “kooperatifin Süresi ile ilgili ana sözleşmenin 5. maddesinin değiştirilmesi konusunun görüşülmesi ve karar alınması" olarak tespit edilen 9. maddesi hakkında, genel kurul tutanağında; “ ...kooperatifin kuruluştaki süresinin 30 yıl olduğu, bu sürenin 2016 yılında dolduğu halde önceki yönetim kurulu tarafından süre uzatımı prosedürü yerine getirilmediğinden dava açılmak zorunda kalındığı, açılan dava ile kooperatifin faaliyetinin devam ettiğine mahkemece karar altına alındığı ve bu karar doğrultusunda Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğünden 16.02.2018 tarih ve .... Sayılı yazı ile kooperatifin süresinin 30 yıldan 40 yıla çıkması için izin alındığı açıklandıktan sonra yapılan oylamada kooperatifin süresinin 30 yıldan 40 yıla çıkması ile ilgili anasözleşme değişikliği oylamaya sunuldu. Yapılan oylamada 825 kabul oyu 1 red oyu kullanılmıştır. Oylama sırasında salonda bulunanların (1255) 2/3 çoğunluğuna ulaşılmadığından, anasözleşme değişikliğine ilişkin karar yeter sayısına ulaşılmamıştır.” ifadeleri yer almıştır.
GÜNDEMİN 10. MADDESİ:Gündemin “Kooperatifin ortak taşınmazlarının (arsa ve işyerlerinin) ortaklar lehine en iyi şekilde değerlendirilmesi ve kooperatifin gelecekteki hukuki statüsünün belirlenmesi konularında bilgi verilmesi ve gerek görülmesi halinde karar alınması” şeklinde tespit edilen 10. maddesi hakkında, genel kurul tutanağında; daha evvel ortakların bilgilendirilmesi amacıyla gönderilen kitapçıkta gerekli açıklamalara yer verildiği ve başkanın toplantının açılması sırasında ifade ettiği üzere; bu kapsamda önce ortakların kooperatif varlıkları üzerindeki haklarını belirtir şekilde kanunun 18 Maddesinde hüküm altına alındığı üzere ortaklık senedi düzenlenip kendilerine verileceğini, sitenin site yönetimi tarafından en uygun site yönetim planının gözden geçirilerek gerekli değişikliklerin yapıldıktan sonra tapuya tescil edileceğini, kooperatifin ortak mallarının ortaklar lehine en iyi nasıl değerlendirileceği konularında çalışmalar yapılarak genel kurula sunulması için yetki istenildiği ifade edildi. ... ve bazı ortaklar söz istedi, divan başkanı toplantıyı uzatmaya matuf ve kooperatifler kanununa aykırı bularak söz vermedi. Yapılan görüşmelerden sonra bu konularda çalışma yapmak konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine, yönetim kurulunun yapacağı çalışmaların tamamlanması akabinde müteakip olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına, 846 kabul oyu, 3 ret oyu kullanılmıştır. Madde oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Oylamadan sonra bir ortak söz alarak konuştu.” ifadeleri yer almıştır.
GÜNDEMİN 11. MADDESİ:Gündemin “03.04.2016 tarihli genel kurul toplantısında ibra edilmeyen yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk ve tazminat davası açılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi" şeklinde tespit edilen 11.maddesi hakkında, genel kurul tutanağında; “fiil ve işlemleriyle kooperatifin zarar görmesine sebep olan yönetim kurulu üyelerinin tespiti ile usulsüzlüğü tespit edilen yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk ve tazminat davası açabilmesi için yönetim kuruluna dava açma hususunda yetki verilmesine 851 kabul oyu ile karar verilmiştir. Bu maddede ret oyu kullanılmamıştır” ifadesi yer almıştır.
GÜNDEMİN 12. MADDESİ:Gündemin “dış cephelerin açılması ve bu konuda kooperatifimizin belediye ile yaptığı görüşmeler hakkında bilgi verilmesi” olarak tespit edilen 12. maddesi hakkında genel kurul tutanağında “dış cephenin açılması konusunun hukuki boyutları hakkında ... genel kurulu katılan üyelere bilgi verildi”, ifadesi yer almıştır.
GÜNDEMİN 13. MADDESİ:Gündemin “Sitenin yapım, onarım, çevre düzenlemesi işlerinin kira gelirlerinden karşılanarak yapılması ve kamu kurum ve İdarelerine kooperatif gelirlerinin %3 üne kadar bağışta bulunması konularında Yönetim Kuruluna yetki verilmesi olarak tespit edilen 13. maddesi hakkında, genel kurul tutanağında “Sitenin yapım, onarım, bakım, çevre düzenlemesi işlerinin kira gelirlerinden karşılanarak yapılması ve Kamu kurum ve İdarelerine kooperatif gelirlerinin %3 üne kadar bağışta bulunma konularında yönetim kuruluna yetki verilmesi maddesinde 843 kabul oyu 8 red oyu kullanıldı ve madde oy çokluğu ile kabul edildi” ifadesi yer almıştır.
GÜNDEMİN 14. MADDESİ:Gündemin “Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi, görev sürelerinin belirlenmesi” şeklinde tespit edilen 14. maddesi hakkında, genel kurul tutanağında; "Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi, görev sürelerinin belirlenmesi maddesine geçildi. Verilen önerge ile “salondan ayrılanlar olduğu bu nedenle salonda sayım yapılması" istendiğinden salonda tekrar sayım yapıldı ve asaleten 210 vekaleten 629 olmak üzere toplam üye sayısının 839 olduğu tespit edilmiştir. Bakanlık temsilcileri söz alarak asaleten ve vekaleten ayrı ayrı oy sayılarının kendilerine intikal etmediğini, toplam üye sayısının asaleten ve vekaleten 839 olduğunu beyan etti. Seçilecek yönetim kurulu üyelerinin 4 yıl, denetim kurulu üyelerinin 3 yıl görev yapmak üzere seçilmeleri oylamasında 829 kabul oyu, 8 red oyu kullanılmış olup görev sürelerine ilişkin madde oy çokluğu ile yukarıdaki şekilde kabul edilmiştir.Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi için gizli oy açık tasnif esasına göre seçime geçildi.Gizli oy açık tasnif sisteminde yapılan seçimde her ortağın bir vekalet oyu kullanma hakkının olduğu divan tarafından açıklandı. Seçime tek liste ile girilmiş olup yapılan seçim oylaması sonuçları sayıldı. (...) kullanılan 360 oyun 358 ini alarak” seçimlerin tamamlandığına dair ifadeler yer almıştır.Davalı kooperatifin davaya konu edilen 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016-2017 hesap yılına ilişkin genel kurul hazirun cetvelinde davacılardan ...'nın 215. Sırada ... üye numarası ile, ...'ın 1969. Sırada ... üye numarası ile, ...'un ... Sırada.... üye numarası ile, ...'nun ... sırada ... üye numarası ile, ...'ın 1892. Sırada ... üye numarası ile, ...'un 2874.sırada ... üye numarası ile, ...'nun 2845. sırada ... üye numarası ile kayıtlı olduğunun tespit edilmesi karşısında bu davacıların davalı kooperatifin ortağı olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davada tüm davacıların kooperatif ortağı olduğu, üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak tüm (asıl ve birleşen) davacıların her biri yönünden genel kurul kararlarının iptali ile geçersizliğinin tespitine yönelik huzurdaki davayı açma yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesine göre, dava açmaya yetkili olan kişilerin iptal davasını, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içerisinde açmaları gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup bu sürenin geçmesinden sonra dava açma hakkı düşecektir. Ana davada; davalı kooperatifin davaya konu 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016-2017 hesap yılı olağan genel kurulunda alınan kararlara karşı iptal davasının, harç makbuzuna göre 20.04.2018 tarihinde açıldığı dikkate alındığında kooperatif ortağı bulunan davacıların olağan genel kurulun iptal edilebilir nitelikteki kararları yönünden iptal davasını yasanın öngördüğü şekilde toplantıyı izleyen bir aylık hak düşürücü süre içinde açtıkları anlaşılmıştır.Birleşen davada; davalı kooperatifin davaya konu 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016-2017 hesap yılı olağan genel kurulunda alınan kararlara karşın iptal davasının, harç makbuzuna göre 26.04.2018 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında kooperatif ortağı bulunan davacıların olağan genel kurulun iptal edilebilir nitelikteki kararları yönünden iptali davasını yasanın öngördüğü şekilde toplantıyı izleyen bir aylık hak düşürücü süre içinde açtıkları anlaşılmıştır.İptali kabil kararlar yönünden bir aylık hak düşürücü süre ile toplantıya katılıp, karara muhalif kalma şartının varlığı aranması gerekirken, mutlak butlanla batıl olan kararlar yönünden ise alınan kararlar baştan beri yok hükmünde olacağından hak düşürücü süre ile toplantıya katılıp katılmadığı ve muhalefet şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmayacaktır.1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan bir üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın da bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ay içinde açılması gerekmektedir. Ana davada; davacılar davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016-2017 hesap yılına ilişkin 7/b maddesinde görüşülen yönetim kurulunun 2016-2017 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra maddesinde alınan kararın toplantı ve karar nisabına uygun olmaması nedeniyle, yine Genel kurulun 14 nolu kararı ile yönetim ve denetim kurulu asil ve yedeklerinin seçimine ilişkin alınan kararın toplantı ve karar nisabına uygun olmaması nedeniyle mutlak butlanla batıl olduğunun tespitini talep etmişlerdir.Ana dava açısından, genel kurulda davacılardan ..., ..., ..., ...'nun sadece 10 nolu karara karşı muhalefet şerhini toplantı tutanağına derç ettirdiği, alınan diğer kararlara ilişkin olarak muhalefet şerhlerini koymadıkları, davacılardan ...'un ise alınan tüm kararlara karşı muhalefet şerhini tutanağa derç ettirmediği tespit edilmiştir. Birleşen davada; davacıların 31.03.2018 tarihinde yapılan genel kurulda alınan 4, 5, 6, 7a, 7b, 8, 8a, 8b, 8c, 8d, 8e, 10, 13, 14 nolu kararların kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet koşullarına aykırılık sebebiyle iptallerini talep ettikleri görülmüştür.Birleşen davada, davacılardan sadece ...'un genel kurulun 4, 5, 6, 7 ,7a, 7b, 8 a, b, c, d, e, 10, 11, 12, 13, 14 nolu kararlarına ilişkin muhalefet şerhini içeren dilekçelerini sunarak toplantı tutanağına derç ettirdiği, davacı ...'nun ise genel kurulda alınan kararlara ilişkin olarak muhalefet şerhini tutanağa derç ettirmediği tespit edilmiştir.12/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; asıl ve birleşen davada tüm davacıların kooperatif ortağı olduğu, üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak tüm (asıl ve birleşen) davacıların her biri yönünden genel kurul kararlarının iptali ile geçersizliğinin tespitine yönelik huzurdaki davayı açma yetkilerinin olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, hem asıl hem de birleşen dava yönünden davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016-2017 hesap yılı olağan genel kurulunda alınan iptal edilebilir nitelikteki kararlar yönünden 1163 sayılı kanunun 53 maddesinde belirtilen 1 aylık hak düşürücü süre içinde açılmış bulunduğu, 2018/416 E. Sayılı dava dosyasındaki davacıların tümü yönünden genel kurulda alınan kararlardan 7/b ve 14. Maddenin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitini talep ettikleri dikkate alındığında ve mutlak butlanla batıl olan kararlar yönünden alınan kararlar baştan beri yok hükmünde olacağı ve bu kararlar yönünden hak düşürücü süre, toplantıya katılıp katılmama ve muhalefet şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmayacağından davacı ..., ...,..., ..., ...'in muhalefet şerhi olmadan da alınan (karar nisabı bulunmadığı iddiası) 7/b ve 14 nolu kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitini talep edebilecekleri, ancak bu dava dosyasında davacı ..., ..., ..., ...'nun ise sadece genel kurulun 10 nolu karara karşı muhalefet şerhini toplantı tutanağına derc ettirdiğinin görülmesi üzerine bu davacılar yönünden sadece 10 nolu genel kurul kararının iptalini talep edebileceği, muhalefet şerhi bulunmayan iptal edilebilir nitelikteki diğer kararlar yönünden ise iptal talebinde bulunamayacakları, Birleşen 2018/421 E. Sayılı dava dosyası yönünden sadece davacı ...'UN genel kurulun 4,5,6,7,7a,7b, 8. madde a,b,c,d,e, 10,11,12,13,14 nolu kararlarına ilişkin muhalefet şerhlerini usul ve esaslara uygun olarak dilekçeleri ile birlikte sunduğu ve genel kurul tutanağına muhalefet şerhlerini derc ettirdiğinin tespit edilmesi nedeniyle iptal edilebilir nitelikteki kararlar yönünden iptal talebinde bulunabileceği, Birleşen davada davacı ...'nun ise genel kurulda alınan kararlara ilişkin olarak muhalefet şerhlerini tutanağa derc ettirmediğinin, tutanak gereği tespit edilmiş olması karşısında, iptal edilebilir nitelikteki kararlar yönünden usulüne uygun olarak muhalefet şerhini tutanağa derc ettirmeyen davacı ...'nun iptal talebinde bulunma hakkının bulunmadığının kabul edilmesi gerekeceği, 2016 ve 2017 hesap yılına ilişkin olarak hazırlanan bilançolar, gelir gider hesapları, yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporlarının birbiriyle çeliştiği, genel kurul kararı olmadan yetkisiz işlemlerle 1163 sayılı kanuna aykırı olarak üyelerden para toplandığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur haklarının ödendiği, yatırım harcamaları yapıldığı ve kooperatif adına 104.000,00 TL tutarında bağış işlemlerinin kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak yapılmış olduğu, 1163 sayılı kanuna aykırı olarak ödemeler ve harcamalar yapıldığı halde gerek yönetim kurulu faaliyet raporunda gerekse denetim kurulu faaliyet raporunda bu hususta genel kurula bilgi verilmediğinden faaliyet raporları ile bilanço gelir gider hesaplarının gerçeği yansıtmadığı yönünde sonuç ve kanaate ulaşıldığı, Genel Kurulun 8c maddesi ile sonradan onayladığı karara göre, 2016-2017 hesap bilanço ve gelir gider tablosunda gerçekleştiği bildirilen huzur hakkı ödemelerinin 1.250,00 TL X 1 kişi X 12 ay = 15.000,00 TL YK başkanı, geriye kalan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine 2016 yılı için aylık 1.000,00 TL X 13 kişi X 12 ay = 171.000,00 TL, 2017 yılı için yine yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur hakkı olarak toplam 171.000,00 TL ödenmesi gerekecek iken 2016 yılında yönetim ve denetim kurulu üyelerine 2016 yılı gelir gider tablosu, bilanço ve yönetim kurulu faaliyet raporuna göre 422.684,84 TL den huzur hakkı ödemesi yapıldığı, buna göre yönetim ve denetim kurulu üyelerinin genel kurulca onaylanmadan tahsil ettikleri, fazla huzur hakkı ücretleri toplam tutarının 422.684,84 TL - 171.000,00 TL = 251.684,84 TL tutarında olduğu, 2017 yılında yönetim ve denetim kurulu üyelerine 2017 yılı gelir gider tablosu, bilanço ve yönetim kurulu faaliyet raporuna göre 380.148,63 TL den huzur hakkı ödemesi yapıldığı buna göre yönetim ve denetim kurulu üyelerinin genel kurulca onaylanmadan tahsil ettikleri fazla huzur hakkı ücretleri toplam tutarının 380.148,63 TL - 171.000,00 TL= 209.148,63 TL tutarında olduğu, Davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin 2016 hesap yılında 1163 Sayılı Kanunun 42. maddesine aykırı olarak genel kurul kararı olmadan yatırım harcamaları adı altında 109.107,19 TL ödeme yaptığı, 2017 yılında yatırım harcamaları adı altında genel kurul kararı olmadan GD ve işhanı blokları atıksu ve temiz su tesisatı için 48.149,88 TL, Emniyet Müdürlüğü araç bağışı için 104.000,00 TL, blokların asansörlerinin yenilenmesi için 603.934,30 TL, demirbaş alımları için 28.525,00 TL olmak üzere toplamda 784.609.18 TL harcadığı, yapılan bu harcamalara ilişkin genel kuruldan sonradan bile olsa yapılan bu harcamalar konusunda açıkça genel kurulda görüşülerek onay istenmediği, Genel kurul tutanağı üzerinden tespit edildiği üzere genel kurulun 4 nolu gündem maddesinde 2016 ve 2017 hesap yılına ait yönetim kurulu çalışma raporunun okunduğu, 5 nolu gündem maddesinde 2016-2017 hesap yılına ait denetim kurulu raporunun okunduğu, 6 nolu gündem maddesinde ise 2016-2017 yıllarına ait bilanço ve gelir gider hesaplarının genel kurula okunduğu, 12 nolu gündem konusu ile dış cephelerin açılması ve belediye ile yapılan işler konusunda bilgi verildiği görülmüş iptali talep edilen genel kurulun 4,5,6 ve 12 nolu gündem maddelerinde genel kurulca kabul veya red yönünde oylama yapılarak bir karar alınmadığı tespit edildiğinden, bu maddelere ilişkin iptal talebinde bulunulamayacağı zira iptal talebinde bulunmak için öncelikle somut bir şekilde genel kurulca oylama yapılarak bu hususta bir karar alınması gerekeceği, Genel kurulun 7/a bendinde görüşülen yönetim kurulu faaliyet raporunun genel kurulca onaylanmayarak oy çokluğu ile (684 kabul,515 red, 225 çekimser oyla) red edildiği, Genel kurulun 7/a bendinde denetim kurulu faaliyet raporu ile 2016 ve 2017 hesap yılı bilanço gelir gider hesaplarının gerçeği yansıtmadığı ve gerçeğe uygun olarak tanzim edilmemesi nedeniyle kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırı bulunması sebebiyle iptal edilmesi gerekeceği,Genel kurulun 7/b bendinde bilançonun tasdikine dair olan genel kurul kararı, yönetim kurulu ile denetim kurulunun ibrasını da kapsayacağından, bilançoda ve gelir gider tablolarında kooperatif yönetim kurulunun genel kurul kararı olmadan yaptığı harcamaları, aldıkları huzur haklarının varlığı dikkate alındığında sunulan bilanço ve gelir hesaplarının ve faaliyet raporlarının yanlış ve çelişki içinde düzenlenmiş olması halinde, gerçeği yansıtmayan bilançonun tasdiki ile bu organların ibra edilmiş olamayacaklarından, ayrıca yönetim kurulu faaliyet raporunun genel kurulca red edilmesine rağmen, kabul edilmeyen yönetim faaliyetlerinin daha sonradan ibra edilmesi, denetim kurulu raporunun kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak gerçeği yansıtmayacak şekilde düzenlenmesi, nedeniyle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin birbiriyle çelişir vaziyette ibra edilmelerinin kanun ana sözleşme ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırı olması sebebiyle iptal edilmesi gerekeceği, Genel kurulun 8/a bendinde geriye dönük olarak ortaklardan aidat tahsiline ilişkin alınan “2017 yılında nisabın oluşmaması nedeniyle genel kurul yapılamadığından karar alınmayan ve aynı miktarda devam eden ödemelerin uygulandığı şekliyle kabulü” yönündeki kararın sadece bu kısmına ilişkin olmak üzere kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırı olduğunun kabulü ile iptal edilmesi gerekeceği, 2018 yılına ilişkin genel kurulca onaylanan tahmini bütçeye göre ortaklardan 01.01.2018-31.12.2018 tarihi arasında aylık m2 başına 0,964 TL nin 12 ay süre ile tahsilinin genel kurulca kararlaştırıldığının kabul edilmesi gerekeceği, Genel kurulun 8c bendinde aldığı kararla 2016 yılında yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilen huzur hakkı ödemelerinin toplam net 171.000,00 TL yine 2017 yılında yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilen huzur hakkı ödemelerinin toplam 171.000,00 TL olarak onaylanmasına karar verildiği, 2016 ve 2017 yılında genel kurulun bu onay rakamının üstünde tahsil edilen huzur hakkı fark bedellerinin, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin zimmetinde bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği, 2016 yılında yönetim ve denetim kurulu üyelerine 2016 yılı gelir gider tablosu, bilanço ve yönetim kurulu faaliyet raporuna göre 422.684,84 TL den huzur hakkı ödemesi yapıldığı belirtilmiş iken buna göre yönetim ve denetim kurulu üyelerinin genel kurulca onaylanmadan tahsil ettikleri fazla huzur hakkı ücretleri toplam tutarının 422.684,84 TL - 171.000,00 TL = 251.684,84 TL tutarında olduğu, 2017 yılında yönetim ve denetim kurulu üyelerine 2017 yılı gelir gider tablosu, bilanço ve yönetim kurulu faaliyet raporuna göre 380.148,63 TL den huzur hakkı ödemesi yapıldığı belirtilmiş iken buna göre yönetim ve denetim kurulu üyelerinin genel kurulca onaylanmadan tahsil ettikteri fazla huzur hakkı ücretleri toplam tutarının 380.148,63 TL - 171.000,00 TL = 209.148,63 TL tutarında olduğu, böylelikle genel kurulun 8/c bendinde aldığı karar ile 2016, 2017 yılı bilanço, gelir gider hesaplarının birbiriyle çeliştiğinin kabul edilmesi gerekeceği, Genel kurulun 10 nolu kararı ile sadece kooperatifin statüsü hakkında çalışma yapmak ve yapılan çalışmayı genel kurula getirilmesini sağlamak konusunda yönetim kurulu yetki verildiğinden alınan bu kararın kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırı olmadığının kabul edilmesi gerekeceği, genel kurulun 13 nolu kararında sadece genel kurulun kamu kurum ve kuruluşlarına, idarelere kooperatif gelirlerinin %3'üne kadar bağışta bulunma konularında yönetim kuruluna yetki verilmesine dair alınan kararda kooperatif gelirinin tutarının ne olduğu genel kurul üyelerine açıklanmadan ve bu hususta genel kurulca tespit ve değerlendirme yapılıp yine genel kurulca miktar belirlenmeden , üyelerin ortak mülkiyetlerinden elde ettikleri gelirlerinin tamamı açıkça ve net olarak genel kurulda tespit edilmeden, ortaklarca miktarı dahi bilinmeyen kooperatif gelirlerden kamu kurum ve kuruluşlarına ne zaman ne şekilde neye göre bağış yapılacağı hususunda genel kurulca açıkça bir karar alınmadan genel kurulun 1163 sayılı kanunun 42. Maddesinde sayılan devredilmez nitelikteki yetkilerinin yönetim kuruluna devri niteliğindeki yönetim kuruluna devredilen bu yetkinin kanun ana sözleşme ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırı bulunması nedeniyle iptal edilmesi gerekeceği, Genel kurulun 14 nolu gündem maddesinde Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine geçilmeden evvel toplantı salonunda bulunan üye sayısı tespit edilerek toplantıda asaleten 210 vekaleten 629 olmak üzere toplam 839 kişinin bulunduğunun tespit edilmesi, ayrıca yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçiminde her ortağın ancak bir vekalet kullanma hakkının bulunduğu da dikkate alındığında yönetim kurulu asil ve yedek üyeler ile denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin kullanılan 360 oydan 358'ini alarak seçilmelerine yönelik alınan kararda nisap yönünden bir aykırılığın bulunmadığının kabul edilmesi gerekeceği, ancak yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları ile bilanço gelir gider hesaplarının gerçeği yansıtmaması nedeniyle yönetim kurulunun ibra edilmiş sayılmayacağı yönündeki tespitler çerçevesinde ve ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin de yeniden seçilemeyeceğini düzenleyen kanun ve ana sözleşme hükümleri gereği yapılan ibra edilmeyen aynı yönetim kurulu üyelerinin seçimine dair alınan kararın bu çerçevede sayın mahkemece değerlendirilmesi halinde yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin alınan kararın kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırılık sebebiyle iptal edilmesi gerekeceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 30/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; TTK.'nun amir hükümlerine göre, davalı kooperatifin 2016-2017 yıllarına ait defterlerinin lehine delil teşkil etmekte olduğu, Kooperatifin 2016-2017 yılı Bilanço, Gelir Tabloları, Gelir-Gider Tabloları ile ticari defter ve kayıtları uyumlu olmakla birlikte Genel Kurul kararıyla uyumlu olmadığı, davalı kooperatifin 2016 ve 2017 yılında genel kurul kararı olmadan yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödemeleri yapıldığı, ancak kanun ve ana sözleşmeye açık aykırılık teşkil eden bu (2016-2017 yılı huzur hakkı ödemeleri) uygulamanın, Bakanlıkça da istenilmesi üzerine yasaya aykırılığın giderilmesi teminen kanun ve ana sözleşmeye uygun şekilde davalı kooperatifin 2018 yılında yapılan genel kurulun 8/c nolu gündemine alınarak sonradan genel kurul kararının oluşması ve 2016-2017 yılında yönetim ve denetim kurulu huzur hakkı ödemelerinin onayının alınmasının sağlandığı, 31/08/2018 tarihli genel kurulun 8 nolu gündem maddesinin c bendi gereğince 2016 ve 2017 yılında yönetim kurulu başkanı için aylık net 1,250,00 TL, yönetim ve denetim kurulu üyelerine ise aylık net 1.000,00 TL ücret ödendiği, genel kurula açıklanarak huzur hakkı ücretlerinin bu şekilde onaylandığı, onaylanan tutara göre yönetim ve denetim kurulu üyelerine 263.949,12 TL ödenmesi gerekirken 2016 yılında fiilen yönetim ve denetim kurulu üyelerine toplamda 431.025,17 TL ödendiği, böylelikle fiilen gerçekleşen ödeme İle Genel kurulda onaylanan ödeme arasında 431.025,17 TL - 263.949,12 TL = 167.076,05 TL tutarında fark oluştuğu, bu fark tutarının genel kurulda onaylanmadığı, 31.03.2018 tarihli genel kurulun 8 nolu gündem maddesinin c bendi gereği 2016 ve 2017 yılında yönetim kurulu başkanı için aylık net 1,250,00 TL, yönetim ve denetim kurulu üyelerine ise aylık net 1.000,00 TL ücret ödendiği, genel kurula açıklanarak huzur hakkı ücretlerinin bu şekilde onaylandığı, onaylanan tutara göre yönetim ve denetim kurulu üyelerine 246.114,72 TL ödenmesi gerekirken 2017 yılında fiilen yönetim ve denetim kurulu üyelerine toplamda 380.148,63 TL ödendiği, böylelikle fiilen gerçekleşen ödeme ile genel kurulda onaylanan ödeme arasında 380.148,63 TL - 246.114,72 TL = 134.033,91 TL tutarında fark oluştuğu, bu fark tutarının genel kurulda onaylanmadığı, 2016 ve 2017 hesap yılına ilişkin olarak hazırlanan bilançolar, gelir gider hesapları, yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları ve ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olması nedeniyle örtüştüğü kabul edilse bile genel kurul onayı olmadan yönetim ve denetim kuruluna 2016 yılında 167.076,05 TL ve 2017 yılında 134.033,91 TL huzur hakkı ödemelerinin kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak yapılmış olduğu sonucuna ulaşıldığı, 1163 Sayılı Kanuna aykırı olarak 2016 ve 2017 yılında huzur hakkı ödemeleri ve harcamalar yapıldığı halde denetim kurulunun kooperatif ve üst kuruluşları denetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına sunacakları denetim kurulu raporunun usul ve esaslara ilişkin tebliğ hükümlerinde belirtilen denetim raporunda bulunması gereken zorunlu hususlara aykırı olarak rapor tanzim edildiği sonucuna varıldığı,1163 Sayılı Kanuna aykırı olarak 2016 ve 2017 yılında huzur hakkı ödemeleri ve harcamalar yapıldığı halde yönetim kurulunun kooperatif ve üst kuruluşları yönetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına sunacakları yönetim kurulu raporunun usul ve esaslara ilişkin tebliğ hükümlerinde belirtilen yönetim raporunda bulunması gereken zorunlu hususlara aykırı olarak rapor tanzim edildiği sonucuna varıldığı, mali yönden yapılan incelemeler çerçevesinde 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda görüş değişikliğinin olmayacağı yönünde oluşan görüş ve kanaat bildirilmiştir.15/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; esas davanın davacıları, karar nisabın olmaması nedeniyle olan davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihli genel kurul genel kurul toplantısının 7/b maddesinde alınan ibra kararının ve 14. maddesinde yapılan seçimlerin mutlak butlanla batıl olduğunu tespitiyle iptalini, seçim kararının geri bırakılmasını ve kayyum tayin edilmesini istemiştir. a-İbra konusunun; karar nisabının kooperatif anasözleşmesi hükümlerine göre ortaklar cetvelindeki imza sayısına göre mi yoksa yargı kararlarında kabul edildiği üzere her maddenin oylamasında hazır bulunan ortak sayısına göre mi hesaplanacağı konusundaki çelişkiye bağlı olarak Mahkemece takdir edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, mahkemenin takdiri, karar nisabının, ortaklar cetvelindeki imza sayısına göre hesaplanması gerektiği yönünde olur ise ibra kararının ve aynı toplantıda yeniden yönetim kuruluna seçilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlı yönetim kurulu üyelerinin seçiminin de batıl olarak nitelendirileceğinin açık olduğu, ancak karar nisabının Yargıtay kararlarına göre madde oylamasına katılan ortak sayısına göre değerlendirilmesi gerektiğinin kabulü halinde yönetim kurulu ibra edilmiş olacağı, b-Gündemin 14. maddesindeki seçimlerin Bakanlık temsilcilerinin uyarısına rağmen asaleten ve vekaleten kullanılacak oy sayıları tespit edilmeden yapıldığı, kullanılan 360 oyun kaçının asaleten kaçının vekaleten kullanıldığını, vekaleten kullanılan oyların içinde bir ortağın birden fazla vekalet oyu kullanıp kullanmadığını denetleme imkanı bulunmadığı tespitine bağlı olarak; yönetim kurulu asil ve yedek üyeler ile denetim kurulu asil ve yedek üyelerin kullanılan 360 oydan 358'ini alarak seçilmelerine ilişkin seçim maddesinin iptalinin nihai takdir ve değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu, davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihli genel kurul toplantısına katılan ve kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı yapılması nedeniyle yürütülmesinin durdurulmasını ve toplantı ile 7-a, 7-b, 8-a, 8-b, 8-c, 8-d, 8-e, 10, 13, 14. maddelerinin iptalini isteyen (birleşen davanın davacısı) ...'nun genel kurul tutanağında ve tutanağa eklenmiş önergelerde muhalefet şerhini ya da muhalefet şerhi olarak kabul edilebilecek ifadesinin bulunmaması nedeniyle dava açma şartına sahip olmadığı, diğer davacı ...'un; genel kurul tutanağında kararlara muhalif kaldığına ve sebeplerine dair beyanının, yazılı şerhinin bulunmadığı, ancak gündemin 15. maddesinde, divan başkanlığına verdiği halde işleme konulmadığını ve yok edildiğini iddia ederek tutanağa eklettiği 17 adet yazılı önergesinin, divan heyetince itiraz edilmemesi sebebiyle muhalefet şerhi yerine ikame edilebileceği ve davacı olma şartlarına sahip olduğu, davacının muhalefet şerhi yerine geçtiği kabul edilen (genel kurul tutanağına ekli) önergelerinin içeriğinin, tespit ve ilan edilen gündem maddelerinin eksik ve yanlış olduğuna ilişkin eleştirilerden ve nasıl olması gerektiğine ilişkin tekliflerden oluştuğunun anlaşıldığı, gündemin toplantı davetini yapan yönetim kurulu tarafından tespit edildiği, ortaklara duyurulduğu ve gündeme bağlılık ilkesi gereğince genel kurul toplantılarında görüşüldüğü dikkate alınarak herhangi bir aykırılık tespit edilmediği, önergelerde yer alan ve kanun, anasözleşme ve iyi niyet esaslarına aykırılığı iddia edilen tek somut konunun gündemin 13. maddesinin “...Kamu kurum ve İdarelerine kooperatif gelirlerinin yüzde 3 üne kadar bağışta bulunması konularında Yönetim Kuruluna yetki verilmesi" ifadesi olduğunun tespit edildiği, kooperatifin amacı ve faaliyet konuları yer almayan bağışın, belirli sayıdaki ortağın kararıyla değil, ortakların gönüllü katılımıyla yapılması ve kooperatif bünyesinin dışında tutulması gerektiği, ancak kooperatifçilik ilkeleri arasında toplumsal sorumluluk ilkesinin de bulunması sebebiyle mezkur ifadenin iptal edilip edilmeyeceği konusunun mahkemenin takdirinde bulunduğu yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir."Davacı, kooperatif ortaklarına ortaklık cüzdanın düzenlenmediğini, hazirun listesinin gerçeği yansıtmadığını, ortak sayısı ve sahte oy kullanımına yönelik tespit yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin toplantıya ve karara katılmış bulunmaları halinde alınan kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı oldukları ileri sürülerek iptalleri için açılacak davada genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmaz ise de, bir aylık hak düşürücü süre içinde davanın açılması zorunludur."(Y. 23. HD. 2014/8212 E. 2015/8073 K. sayılı ilamı)."Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında kabul edilmektedir."(Y. 6. HD. 2022/4092 E. 2023/4002 K. sayılı ilamı). Ana sözleşmenin "Görüşme ve Karar Nisabı" başlıklı 33. maddesi; "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır. Genel kurulda kararlar, ortakların en az 1/4'nün hazır olması şartıyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınır. Ancak, kooperatifin dağılması, diğer bir kooperatifle birleşmesi veya ana sözleşmede değişiklik yapılması ile ilgili kararlar ortaklar cetvelinde imzası bulunanların 2/3 çoğunluğu ile verilir. Kamu kuruluşlarından alınan kredi miktarının arttırılmasından yararlanmak üzere alınacak kararlarda, ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindedir.1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. ve 3. fıkralarında; "Genel kurul, ana sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." düzenlemesi; 51. maddesinde ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3'ü çoğunluğu gereklidir. Anasözleşme, bu kararların alınması için oy çoğunluğu hakkında daha ağır hükümler koyabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmündedir ve baştan beri hüküm ifade etmezler."Hazirun cetveli, genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile tasdik imkânı veren bir belge olup, hazirun cetvelinde imzası bulunanlara toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal veya sözleşmeye dayalı bir düzenleme mevcut değildir. Yasa ve anasözleşmede belirlenen toplantı nisabını etkilememek kaydıyla toplantıya katılan ortakların bir bölümünün genel kuruldan ayrılması mümkün bulunduğundan, karar nisabının da her gündem maddesinin oylamasına katılan kişiler üzerinden belirlenmesi gerekmektedir."(Y. 23. HD. 2015/5104 E. 2017/2157 K. sayılı ilamı) Davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016-2017 hesap yılı genel kurul hazirun cetvelinde kayıtlı ortak sayısının 3139 olduğu, 3139 ortaktan 493 ortağın asaleten, 931 ortağın vekaleten olmak üzere toplamda 1424 ortağın toplantıda hazır bulunduğu; toplantının yapılması için haziruna kayıtlı en az 1/4 ortağın (785) toplantıda hazır olması nedeniyle davaya konu genel kurulda toplantı nisabının bulunduğu tespit edilmiştir."1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 48. maddesi “Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir. (Ek fıkra:03.06.2010 - 5983 S.K./1.mad) Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri hariç olmak üzere, ortak sayısı 500'den fazla olan kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimleri, gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır. Kooperatiflerin organ seçimlerinde her ortak, en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilir.Anasözleşmelerin bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz" hükmünde yer alan kooperatif organ seçiminde her ortak en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilir kuralı nedeniyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 49. maddesinde öngörülen üye sayısı 1000'in üstünde olan kooperatiflerde anasözleşme ile her ortağın en çok 9 olmak üzere birden fazla başka ortağı temsil edebileceği hükmü, kooperatif organ seçimlerinde uygulanamayacaktır. Bu nedenle anılan kural toplantı yeter sayısını etkileyen bir kuraldır. Organ seçimine ilişkin karar yeter sayısı toplantı nisabını da etkilemekte, organ seçimine ilişkin madde yönünde ayrı bir toplantı nisabı oluşmakta, elinde birden fazla vekaleti olan bir üye en fazla iki üye olarak kabul edilmektedir. Bu belirlemelere göre, toplantı yeter sayısının mevcut olması halinde karar nisabı toplantıya asaleten ve vekaleten katılanların yarısından bir fazlasıdır. Organ seçimi dışında asaleten katılan ortakların birden fazla iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz ve son olarak dokuz ortağı temsilen kooperatif genel kurulunda bulunabileceğine göre toplantı yeter sayısı belirlenirken asaleten ve vekaleten kullanılan toplam oy sayıları dikkate alınacaktır." (Y. 6. HD. 26.12.2024 T. 2024/1752 E. 2024/5231 K.) Davacı ... vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesi; yasal düzenlemelerde ve içtihatlarda, emredici nisaplara aykırılığın yok hükmünde / batıl olduğunun öngörüldüğü, butlanın varlığı halinde Kooperatifler Kanunu 53. maddesindeki usulün uygulanmayacağı, bilirkişi raporu kesiti, hukuk kuralları ve Yargıtay kararları doğrultusunda, genel kurul toplantı tutanağının 7/a bendindeki bilançonun tasdikine dair kararın, yönetim ve denetim kurulunun ibrasını da kapsaması nedeni ile yönetim kurulu faaliyet raporunun genel kurul tarafından reddedilmesi, kabul edilmeyen yönetim faaliyetlerinin daha sonra ibra edilmesi, denetim kurulu raporunun kanun veya ana sözleşmeye aykırı olarak gerçeği yansıtmayacak şekilde düzenlenmesi sebepleri ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin birbiri ile çelişir vaziyette ibra edilmelerinin kanun, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle bu kararların yok hükmünde / batıl olduğunun tespitinin gerektiği, karar yeter sayısının sağlanmamasının ve ibra içeriğinin gerçeği yansıtmamasının emredici hükümlere aykırı olduğu, buna rağmen sırf muhalefet şerhi yokluğu nedeniyle talebin usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki "c) 7/b nolu karar yönünden davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine" şeklindeki hükmün itirazları doğrultusunda kaldırılması ve 7/b nolu kararın batıl/yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi talep ve istinaf edilmiştir.Toplantı ve karar nisabı sağlanmadan alınan kararlar, Kooperatifler Yasasının emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden mutlak butlanla batıl (yok hükmünde) kararlardandır. Genel Kurulun bu tür kararlarının iptali, bir aylık hak düşürücü süreye de tabi olmaksızın her zaman istenebilir. Ortakların bu kararların iptalini isteyebilmesi için genel kurul toplantısında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da gerekmez. Bu nedenle dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar dikkate alındığında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen davanın dinlenebilmesi bakımından öngörülen şartların aranmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, bu davacı yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. "Somut uyuşmazlıkta asaleten katılan üye sayısı hazirun cetveline göre toplantının başında 412 kişidir. Toplantı devam ederken toplantı tutanağına göre toplantının divan heyeti seçimine ilişkin ilk maddelerinde 1404 kişinin oy kullandığı 5 no.lu gündem maddesinde 1356 kişinin oy kullandığı dava konusu 8. maddeden bir önceki madde olan 7. maddede ise 1374 kişinin oy kullandığı anlaşılmaktadır. Kooperatifler Kanunu 48. maddeye göre organ seçiminde bir kişi en fazla bir kişiye vekaleten oy kullanabileceğine göre toplantı boyunca asaleten hazır bulunan üyelerin toplantı salonundan hiç ayrılmadan toplantının devam ettiğinin kabulü halinde dahi organ seçimine ilişkin toplantı yeter sayısı asaleten katılanların 2 katı olan 824 sayısıdır. Yine bu kabule göre karar yeter sayısı ise 824 sayısının yarısından bir fazlası olan 413 sayısıdır.Dosya kapsamı, toplantı tutanağı ve bilirkişi raporuna göre organ seçimine ilişkin 8. maddenin görüşülmesinde ayrı bir yoklama yapılmamış, kaç üyenin asaleten, kaç üyenin vekaleten oy kullandığı tespit edilmemiştir. Ancak Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre genel kurul toplantısı sırasında üyelerin toplantı salonunu terk etmeleri ve görüşülen maddede ayrı bir asaleten ve vekaleten oy kullanan sayısının tespit edilmemesi halinden bu oylamanın ayrı ayrı tespit edildiği önceki gündem maddelerindeki asaleten ve vekaleten kullanılan oyların sayısı dikkate alınır.Buna göre organ seçimine ilişkin 8. maddeden bir önceki madde olan 7. maddede denetim kurulu ibrası 7 red oyuna 1367 kabul oyu almıştır. Toplam oy sayısı 1374 olmaktadır. Bu durum toplantının başında bulunan 1404 toplam oy sayısının toplantı boyunca korunamadığını üyelerin bir kısmının toplantıdan ayrıldığını göstermektedir.Dava konusu Genel Kurul Gündeminin 8. maddesinin görüşülmesinde çekimser oy kullanan olup olmadığı belirtilmeksizin, seçilen yönetim kurulunun 338 kabul 281 ret oyu aldığı toplam 616 oy kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda gerek toplantı nisabının gerekse başlangıçtaki hazirun cetvelinde bulunan 824 sayısı aynen korunmuş olsa dahi bunun yarısından bir fazlası olan 413 sayısının asaleten bulunmadığı dolayısıyla dava konusu organ seçimine ilişkin maddede gerek toplantı gerekse karar nisabının oluşmadığı anlaşılmaktadır.Dairemizin organ seçimine ilişkin toplantılarda Kooperatifler Kanunu'nun 48. maddesindeki kural gereğince bir kişinin en fazla bir kişiye vekalet edebileceği kuralı gereğince toplantı nisabının en fazla toplantıya asaleten katılanların iki katı olacağına ilişkin yerleşik içtihat ve uygulaması da aynı yöndedir." (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi 06.10.2015 tarihli, 2014/664 E., 2015/6310 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 14.12.2022 tarihli, 2022/127 E., 2022/5843 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 24.06.2024 tarihli, 2023/1626 E., 2024/2239 K. sayılı ilamları) Buna göre organ seçimine ilişkin kararda hem toplantı yeter sayısı hem de karar yeter sayısı bulunmadığından, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında 04.05.2019 tarihli genel kurulda alınan 8 no.lu kararın mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalının tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir." (Y. 6. HD. 26.12.2024 T. 2024/1752 E. 2024/5231 K.)
GÜNDEMİN 7/b MADDESİ:"Yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrası" şeklinde tespit edilen gündemin (7/b) maddesi hakkında, genel kurul tutanağında; “Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası oylamasına geçildi, bir üst maddede genel kuruldaki asil ve vekil üye sayısının 1255 olduğu tespit edilmiştir. Ayrı ayrı yapılan oylama sonucunda yönetim kurulu üyeleri 2016 ve 2017 yılları faaliyetleri ile ilgili olarak 707 kabul oyu, 474 ret oyu, 74 çekimser oy almışlardır. Yönetim kurulu üyeleri 2016 ve 2017 yılları faaliyetleri ile ilgili olarak oy çokluğuyla ibra edilmişlerdir. Denetim kurulu üyeleri 2016 ve 2017 yılları faaliyetleri ile ilgili olarak 726 kabul oyu, 341 red oyu,188 çekimser oy kullanılmıştır. Yapılan oylamalarda yönetim ve denetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmadılar. Ortaklardan ... nisabın tekrar sayılmasını istedi, divan heyeti az evvel sayım yapıldığından ve o esnada salondan çıkan olmadığından sayım yapmadı.” ifadeleri yer almıştır. Genel kurulun başlangıcında 493 asaleten 931 vekaleten olmak üzere toplam 1424 kişinin toplantıda hazır olduğu, istinaf konusu 7/b maddesi oylamasından önce 7/a maddesinde ise talep üzerine divan heyeti tarafından yeniden sayım yapıldığı, asaleten ve vekaleten kaç kişinin toplantıya katıldığı belirtilmeksizin üye sayısının 1255 kişi olduğunun tespit edildiği, istinafa konu 7/b oylamasında ise asaleten ve vekaleten 1255 kişinin oylamaya katıldığının belirtildiği, yönetim kurulunun 707 kabul oyu ile denetim kurulunun ise 726 kabul oyu ile ibra edildikleri anlaşılmıştır.Toplantı yeter sayısının mevcut olması halinde karar nisabı toplantıya asaleten ve vekaleten katılanların yarısından bir fazlasıdır. Organ seçimi dışında asaleten katılan ortakların birden fazla iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz ve son olarak dokuz ortağı temsilen kooperatif genel kurulunda bulunabileceğine göre toplantı yeter sayısı belirlenirken asaleten ve vekaleten kullanılan toplam oy sayıları dikkate alınacaktır.Bu tespitlere göre, somut olayda 7/b maddesinde, toplantı yeter sayısı olan 785 üyenin üzerinde 1255 üyenin bulunduğu, 1255 üyenin yarısından bir fazlası olan 629 üye sayısının karar yeter sayısı olduğu dikkate alındığında yönetim kurulunun 707 kabul oyu ile denetim kurulunun ise 726 kabul oyu ile ibra edildikleri anlaşılmakla 7/b maddesindeki karar nisabında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak 30/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; 2016 ve 2017 hesap yılına ilişkin olarak hazırlanan bilançolar, gelir gider hesapları, yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları ve ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olması nedeniyle örtüştüğü kabul edilse bile genel kurul onayı olmadan yönetim ve denetim kuruluna 2016 yılında 167.076,05 TL ve 2017 yılında 134.033,91 TL huzur hakkı ödemelerinin kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak yapılmış olduğu sonucuna ulaşıldığı, 1163 Sayılı Kanuna aykırı olarak 2016 ve 2017 yılında huzur hakkı ödemeleri ve harcamalar yapıldığı halde denetim kurulunun kooperatif ve üst kuruluşları denetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına sunacakları denetim kurulu raporunun usul ve esaslara ilişkin tebliğ hükümlerinde belirtilen denetim raporunda bulunması gereken zorunlu hususlara aykırı olarak rapor tanzim edildiği sonucuna varıldığı, 1163 Sayılı Kanuna aykırı olarak 2016 ve 2017 yılında huzur hakkı ödemeleri ve harcamalar yapıldığı halde yönetim kurulunun kooperatif ve üst kuruluşları denetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına sunacakları denetim kurulu raporunun usul ve esaslara ilişkin tebliğ hükümlerinde belirtilen yönetim raporunda bulunması gereken zorunlu hususlara aykırı olarak rapor tanzim edildiği sonucuna varıldığı tespit edilmiştir.
GÜNDEMİN 7/a MADDESİ: “Okunan raporlar ile bilanço ve gelir gider farkı hesabının müzakeresi ve oylanması” şeklindeki günde maddesi hakkında, genel kurul tutanağında;“Okunan raporlar ile bilanço ve gelir gider hesapları müzakereye açıldı. Söz alan ... ve ... genel kurul kararı olmadan huzur hakkı alınmaması gerektiğini ve yetkisiz harcama yapıldığını ifade ettiler. (...) Bu konuşmalara cevap verildi (...) yönetim kurulu yıllık çalışma raporu, denetim kurulu raporu, bilanço ve gelir-gider hesapları ayrı ayrı oylanması işlemine geçildi. Yönetim kurulu çalışma raporu 684 evet, 515 ret, 225 çekimser oy alarak oy çokluğu ile reddedildi. Denetim kurulu raporunun oylanmasına geçildi. Denetim kurulu raporu için 726 evet, 463 hayır, 235 çekimser oy alarak oy çokluğu ile kabul edildi. Verilen önerge ile salondan ayrılanlar olduğu bu nedenle salonda sayım yapılması istendiğinden salonda tekrar sayım yapıldı ve asaleten ve vekaleten olmak üzere genel kuruldaki üye sayısının 1255 olduğu tespit edilmiştir. Bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının oylanmasında 746 kabul oyu, 486 adet ret Oyu, 23 çekimser oy kullanılarak oy çokluğu ile kabul edilmiştir." ifadeleri yer almıştır."İbra, kooperatifin gerçek durumunu yansıtmalıdır. Bilanço ve gelir gider tablosu tüm ayrıntıları ile açıklanıp irdelenmişse, genel kurulca verilen ibra kararı, gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliğini taşır. İbra, sadece genel kurulun bilgisine sunulan işlemleri içerir. Açıklanmamış, belgeye dayandırılmamış ve vasat yetenekli bir ortağın anlayamayacağı konularda ibra yok sayılır." (Y. 23. HD. 04.11.2015 T. 2014/8955 E. 2015/7034 K. sayılı ilamı) Bilançonun onaylanmasına ilişkin karar başlıklı TTK m. 424/1 hükmü "bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur. Bununla beraber, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini doğurmaz." şeklindedir.Yönetim Kurulu Çalışma Raporunun 684 evet, 515 ret, 225 çekimser oy alarak oy çokluğu ile reddedildiği, Denetim Kurulu Raporunun 726 evet, 463 hayır, 235 çekimser oy alarak oy çokluğu ile kabul edildiği, verilen önerge ile salondan ayrılanlar olduğu bu nedenle salonda sayım yapılması istendiğinden salonda tekrar sayım yapıldığı ve asaleten ve vekaleten olmak üzere genel kuruldaki üye sayısının 1255 olduğu tespit edildikten sonra Bilanço Ve Gelir Gider Farkı Hesaplarının 746 kabul oyu, 486 adet ret oyu, 23 çekimser oy kullanılarak oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamındaki genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, müzakerelere geçildikten sonra yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporu ile bilanço ve gelir gider farkı hesapları okunarak bu maddelerin görüşülmesine geçilmişse de, genel kurulda yönetim kurulu raporunun reddedildiği, bilanço ve denetim kurulu raporu her ne kadar oy çokluğu ile kabul edilmiş ise de 30/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki yukarıda belirtilen tespitler gereğince ortada genel kurul tarafından usulüne uygun olarak onaylanmış bir bilançonun mevcut olmadığı kanaatine varılmakla yönetim ve denetim kurulları usulüne uygun olarak ibra edilmemiştir. Sonuç olarak, genel kurulda kabul edilmiş olan ve onaylanmış olan bir bilanço, yönetim ve denetim kurulu raporu mevcut bulunmadığından yönetim kurulu üyelerinin ibralarından söz edilemeyeceğinden 2016 ve 2017 yılı yönetim ve denetim kurulunun ibrasını öngören genel kurul kararının 7/b maddesinin iptaline karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, bu davacının 7/b maddesi yönünden davasının kabulü ile genel kurul kararının 7/b maddesinin iptaline karar vermek gerekmiştir.Davacı ...'ın istinaf nedenlerinin değerlendirilmesi; davalı kooperatifin 31.03.2018 tarihinde 3139 üyesinin olduğu, 31.03.2018 tarihli Genel Kurula 493 asaleten 931 vekaleten olmak üzere toplam 1424 kişinin Hazirun Cetveline (toplantıya katılanlar kişi sayısı) ıslak imza ile kaydının alınarak toplantı yeter sayısı ile toplantının başladığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddesindeki toplantı nisabı ve 51. maddesindeki karar nisabı maddelerinin temel değişmez amir hüküm olarak yerlerini koruduğu, Kooperatifler Kanunu madde 45 ve Ana Sözleşme madde 33'de yapı kooperatiflerinde ortakların en az 1/4 ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmasının şart olduğu, 31.03.2018 tarihli Genel Kurulda olması gereken toplantı yeter sayısının 3139 üye x 1/4 hesabı ile asgari 785 kişi iken 1424 katılımlı toplantı nisabı ile genel kurul toplantısının başlatıldığı, KK. madde 51 ve Ana Sözleşme madde 33/2'de karar nisabının, genel kurul kararlarında ve seçimlerde hazırun cetveline kayıt olan üyelerin yarıdan 1 fazlasının oyuna itibar olunur amir hükmünün açıkça belirtildiği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20.03.1995 tarihli 1995/11-1113 Esas ve 1996/174 sayılı içtihadı), bu durumda Genel Kurulda alınacak tüm kararların 1424/2= 712 +1=713 kişinin vereceği oy ile alınabileceği, aksi halde alınan kabul kararların yok hükmünde sayılarak iptale tabi olacağı, karar nisabı konusundaki KK. madde 51 ve Ana Sözleşme madde 33 hükümlerinin emredici nitelikte hüküm olduğu, buna aykırı olan Genel Kurul Kararlarının 6098 Sayılı TBK. 26 ve 27. madde hükümlerine göre mutlak butlanla malul olduğu, bu kararların iptali için muhalefet şerhi koymaya gerek olmadığı için dava açma süresinin de herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadığı, butlanın varlığı halinde KK. madde 53’deki itiraz şerhi zorunluluğu usulünün uygulanmadığı, genel kurulun 7/b maddesindeki Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrasıyla ilgili maddede 707 kabul, 474 red, 74 çekimser oyun tutanağa geçirildiği, KK. madde 51/1 ve Ana Sözleşme madde 33/2 ye aykırı karar alındığı, 713 kişinin vereceği oy ile ibranın sağlanması gerektiği, 7b ibra maddesiyle ilgili hükümde yeterli kabul oyunun (713) alınmaması nedeniyle ibranın oluşmadığı, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 386. maddesinde ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemeyeceği düzenlendiğinden madde 14 ün seçim maddesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda 7b nolu kararın batıl/yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği, 12.07.2019 tarihli bilirkişi kök raporunun 29. sayfasında bilanço ve gelir durumu tablolarında kooperatif yönetim kurulunun genel kurul kararı olmadan yaptığı harcamaların, aldıkları ücretlerin ve huzur haklarının varlığı dikkate alındığında Genel Kurula sunulan denetim raporunda bu durumların beyan edilmemesi nedeniyle gerçeği yansıtmayan bilançonun tasdikine yönlenilmiş olduğunun tespiti ile kayyum atanması taleplerinin delillendirilmesine rağmen mahkemece karara bağlanmadığı, dava dilekçesinde belirtilen TTK 449 a istinaden talep edilen ihtiyati tedbir taleplerinin de bilirkişi raporlarında tespit edilen olumsuz koşullara rağmen mahkemece karara bağlanmadığı iddia edilerek mahkeme kararındaki 7/b nolu karar yönünden açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine şeklindeki kararın kaldırılmasına, 7/b nolu kararın batıl-yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesine, genel kurula tarafsız, objektif esas ve kurallarla gidilebilmesi ve gerçeği yansıtan faaliyet ve denetim raporunun oluşturulmasını temin edecek kayyım atanmasına, TTK 449. madde hükmüne istinaden talep edilen ihtiyati tedbir talebinin karara bağlanmasına karar verilmesi talep ve istinaf edilmiştir.Mahkemece verilen karar, davacı ... tarafından genel kurulda alınan 7/b maddesinin iptal edilmesi, TTK 449. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesi ve kayyım atanması gerektiği yönünden istinafa konu edilmiştir.Toplantı ve karar nisabı sağlanmadan alınan kararlar, Kooperatifler Yasasının emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden mutlak butlanla batıl (yok hükmünde) kararlardandır.Genel Kurulun bu tür kararlarının iptali, bir aylık hak düşürücü süreye de tabi olmaksızın her zaman istenebilir. Ortakların bu kararların iptalini isteyebilmesi için genel kurul toplantısında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da gerekmez. Bu nedenle dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar dikkate alındığında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen davanın dinlenebilmesi bakımından öngörülen şartların aranmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, bu davacı yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi başlığında yukarıda belirtilen ayrıntılı gerekçelerle 2016 ve 2017 yılı yönetim ve denetim kurulunun ibrasını öngören genel kurul kararının 7/b maddesinin iptaline karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; Davacı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, bu davacının 7/b maddesi yönünden davasının kabulü ile genel kurul kararının 7/b maddesinin iptaline karar vermek gerekmiştir.Bu davacının gündemin 14. maddesinde yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi ile ilgili alınan kararın yürütülmesinin durdurulması için TTK 449. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilerek gündemin 14. maddesinde yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi ile ilgili alınan kararın geri bırakılmasına ve kooperatif işlerini yürütmek üzere yeni bir genel kurul toplantısı yapılarak kooperatif organlarına asil ve yedek üye seçilmesini sağlamak üzere gecikmesinde telafisi mümkün olmayacak derecede zarara sebebiyet vereceği de gözetilerek kayyım atanmasına ilişkin karar verilmesi talebi değerlendirildiğinde; bu davacı tarafından gündemin 14. maddesi istinaf sebebi yapılmadığından bu davacının bu talepleri yönünden istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davacı ... ve ... vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesi; müvekkili ...'nün muhalefet şerhi olmadığından bahisle dava ehliyetinin olmadığı tespiti yapılmışsa da kanunun ve kooperatif ana sözleşmesinin emredici hükümlerine aykırılık durumunun varlığı halinde dava ehliyeti için muhalefet şerhinin bulunmasının gerekmediği, bu nedenle müvekkili davacı ... yönünden açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, 2016-2017 yılları Bilanço ve Gelir-Gider Tablolarının Genel Kurul kararı ile uyumlu olmadığının bilirkişi raporları ile tespit edilmesi nedeniyle 7/b nolu gündem maddesi kapsamında alınan ibra kararı nisaba uygun olmadığından kararın mutlak butlanla batıl olduğu tespit edilerek iptal kararı verilmesi gerektiği halde talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 33. maddesinde "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır.Genel kurulda kararlar, ortakların en az 1/4'ünün hazır olması şartıyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınır." ve Kooperatifler Kanunu'nun 51. maddesinde "Kanunun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur." şeklinde hükümlerin bulunduğu, 3139 üyeden oluşan genel kurulda toplantıya 1424 üyenin katıldığı, Ana Sözleşmeye göre karar yeter sayısının sağlanabilmesi ve bu kapsamda ibranın gerçekleştirilmesi için 713 kişinin kabul oyu vermesinin zorunlu olduğu, aksi halde alınan kararların geçersiz kabul edilerek iptalinin gerekeceği, halbuki ibra hususunda 707 kabul oyu verildiği, Ana Sözleşmeye göre Yönetim Kurulunun 707 kabul oyu ile ibra olamadığı, emredici hukuk kurallarına aykırı bu hususta, yani gündemin 7/b maddesinin iptali hususunda müvekkilinin dava açabilmesi için muhalefet şerhi sunmasının gerekmediği, kooperatif üyesi olmasının yeterli olduğu, Ana Sözleşmenin 36. maddesindeki"Bilançonun tasdikine dair olan genel kurul kararı yönetim kurulu ile denetim kurulunun ibrasını da kapsar. Ancak, bilançoda bazı hususlar gösterilmemiş veya bilanço yanlış olarak düzenlenmiş ise bilançonun tasdiki ile bu organlar ibra edilmiş olmazlar. Denetim raporunun okunmasından önce bilanço ile hesapların kabulü hakkında verilen kararlar geçerli değildir. İbra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemezler" şeklindeki hüküm ve Kooperatifler Kanunu madde 98 "Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmü uyarınca uygulanması gereken TTK. 424. maddeye göre, bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğuracağı, bununla beraber bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onamanın ibra etkisi doğurmayacağı, açıklanan sebeplerle Genel Kurul Toplantı Tutanağının 7/b bendindeki bilançonun tasdikine dair kararın, Yönetim ve Denetim Kurulunun ibrasını da kapsaması nedeni ile yönetim kurulu faaliyet raporunun genel kurul tarafından reddedilmesi, kabul edilmeyen yönetim faaliyetlerinin daha sonra ibra edilmesi, denetim kurulu raporunun kanun veya ana sözleşmeye aykırı olarak gerçeği yansıtmayacak şekilde düzenlenmesi sebepleri ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerinin emredici kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğundan iptali gerektiği, nitekim Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, kanunun emredici hükmüne aykırı alınan kararın mutlak butlanla malul olduğu, muhalefet şerhi ve karşı oy şartı aranmaksızın iptalinin talep edilebileceği, mahkemenin yasanın emredici kurallarına aykırılık teşkil eden bu husus için müvekkili ... yönünden dava şartı yokluğundan red kararı vermesinin ve yine müvekkili ... yönünden de esastan red kararı vermesinin yasaya aykırı olduğu, gündemin 8. ve 10. maddelerinde ortakların müzakere talepleri görmezden gelinerek söz hakkı isteyen ortakların bu hakkı kısıtlanarak doğrudan oylama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, içeriği hakkında yeterli ve tatmin edici açıklama yapılmadan muğlak ifadeler kullanılarak oylama yapılarak toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan alınan kararların da iptal edilmesi gerektiği, talebin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dava dilekçesinde toplantı tutanakları ile fiili durumun farklı olduğu, tutanakların usulsüz ve eksik tutulduğu, kooperatif üyesi olmayan kişilerin toplantıya iştirak edip müdahale ettiği, bu nedenle toplantının başından sonuna kadar kaydedilen kamera kayıtlarının da incelenmesi gerektiği yönündeki talepleri dikkate alınmadan ve bu hususta hiçbir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemenin daha önce alınan bilirkişi raporlarını niçin kabul etmediğini belirtmeden yeniden bilirkişi heyeti oluşturarak rapor istediği, bu heyetin düzenlediği rapora karşı itirazları dikkate alınmadan ve önceki alınan raporlara niçin itibar edilmediği gerekçelendirilmeden eksik ve tamamen afaki bilgiler ve varsayımlara dayalı olarak düzenlenen tek özelliği davalı tarafın savunmalarını teyid olan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, alınan bilirkişi raporlarındaki gündemin 8/a ve 8/c maddesi ile ilgili kararların iptal edilmesi gerektiği yönündeki kanuna ve kooperatif ana sözleşmesine uygun olan tespitlere rağmen mahkemenin bu raporlara itibar etmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati tedbir talep edilmesine rağmen yargılama süresince ve son olarak da gerekçeli nihai kararda bu taleple ilgili olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu, son olarak kabule göre de yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığı, müvekkili ...'un yapmış olduğu 3.327,00 TL yargılama giderinden kabul-ret oranına göre yarısının davalıdan alınması gerektiği halde sadece 255,97 TL nin davalıdan alınmasının ve yine müvekkili ... aleyhine 4,800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu, zira ... ile bir kısım birleşen dava davacılarının talepleriyle ilgili red sebepleri aynı olduğundan vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, tek dava için davalı yararına 4 farklı vekalet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilerek kararın bu yönlerden kaldırılması talep ve istinaf edilmiştir.Toplantı ve karar nisabı sağlanmadan alınan kararlar, Kooperatifler Yasasının emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden mutlak butlanla batıl (yok hükmünde) kararlardandır. Genel Kurulun bu tür kararlarının iptali, bir aylık hak düşürücü süreye de tabi olmaksızın her zaman istenebilir. Ortakların bu kararların iptalini isteyebilmesi için genel kurul toplantısında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da gerekmez. Bu nedenle dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar dikkate alındığında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen davanın dinlenebilmesi bakımından öngörülen şartların aranmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.Genel Kurul toplantısına katılarak ret oyu kullanmayan veya ret oyu kullanmakla birlikte muhalefetini tutanağa yazdırmayan ortağın dava açma hakkı yoktur. Ancak; toplantıya katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış olduğu iddiasıyla açılacak iptal davasında, ortak toplantıya katılmamış ya da katılmış olmasına rağmen muhalefet şerhini tutanağa geçirmemiş olsa bile iptal davası açabilir. (Mahmut Coşkun, Kooperatifler Hukuku, Seçkin Yayınevi, 3. Baskı, Ankara, s.838.)Davacı ... tarafından karar nisabına aykırılıkla ile birlikte toplantıya katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış olduğu iddiasıyla iptal davası açıldığından mahkemece, davacı ... yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Davacı ... vekili, genel kurulda alınan 7/b, 8/a, c ve 10. maddeler ile aleyhe verilen vekalet ücretini istinaf talebine konu etmiştir.Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesi başlığında yukarıda belirtilen ayrıntılı gerekçelerle 2016 ve 2017 yılı yönetim ve denetim kurulunun ibrasını öngören genel kurul kararının 7/b maddesinin iptaline karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve bu davacının gündemin 7/b maddesi yönünden davasının kabulü ile genel kurul kararının 7/b maddesinin iptaline karar vermek gerekmiştir.Gündemin 8/a maddesi; "Ortakların yapacakları ödemelerin miktar, zaman ve ödeme esaslarının belirlenmesi maddesinde yapılan görüşmelerden sonra mevcut aidatların aynen devam etmek üzere aylık m2 birim fiyatının 0,964 TL/m2 olarak ödeme yapılmasına, bu kapsamda ayrıca 2017 yılında nisabın oluşmaması nedeniyle genel kurul yapılamadığından karar alınmayan ve aynı miktarda devam eden ödemelerin uygulandığı şekli ile kabulü ile oylanarak “848 kabul oyu” ile karar verildi. Bu maddenin oylamasında 14 red oyu kullanılmıştır." şeklindedir.Alınan bu kararda karar nisabı yönünden bir aykırılığın bulunmadığı, zira toplantı salonunda 1255 kişinin hazır bulunduğu dikkate alındığında karar nisabının 1255/2 +1 =627 olacağı, anılan genel kurul kararı 848 kabul oyu ile alındığından 2018 yılında üyelerden tahsil edilecek ödeme miktarının kararlaştırılması yönündeki alınan kararda karar nisabının bulunduğu, yetkisiz kişilerin oy kullandığı iddiasının ispatlanamadığı da nazara alındığında bu madde yönünden karar nisabına aykırılık bulunmamaktadır.Her ne kadar 30/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda, genel kurul kararıyla geriye dönük karar alınarak geriye dönük aidat ödemelerinin kararlaştırılamayacağı, kooperatifin bazı üyelerinden genel kurul kararı olmadan kendi inisiyatifleri ile 2017 yılında ortaklardan ödeme tahsil etmesi halinde, kendi inisiyatifi ile 2017 yılında hiç ödeme yapmayan üyeden geriye dönük olarak aidat alınacak tahsili yapılamayacak idiyse de 2018 yılında üye aidatlarının tespitinde 2017 yılında genel kurul kararı olmaması nedeniyle kendi inisiyatifi ile ödeme yapmayan üyelerin 2018 de belirlenen aidat tutarının (aynı şekilde 2017 yılı içinde ödenmesinin istenilmesi halinde) 2018 yılında üyelerden m2 başına aylık 0,964 TL X 2 = 1,93 TL den tahsilinin istenmesi gerekeceği, genel kurul olmasa bile 2017 yılında kendiliğinden ödeme yapanla yapmayan üyeler arasındaki eşitliği bu şekilde giderebileceği, 2017 yılında ödeme yapan üyelerden ise 2017 yılında yaptıkları ödemeler cari hesabından mahsup edilmek suretiyle sadece 2018 yılı için m2 başına aylık 0,964 TL olarak tahsilini isteyebileceği, davaya konu genel kurulda kabul edilen 2018 yılı tahmini bütçesinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu esaslarına göre bu şekilde düzenlenmemesi nedeniyle üyelerden 2017 yılına ilişin geriye dönük olarak bu genel kurul kararı ile aidatların tahsilinin talep edilemeyeceği, üyeler arasında bir eşitsizlik oluşmuş ise daha sonraki yapılacak genel kurulda yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek bu yönde genel kurul kararının alınması gerekeceği, aksi halde geriye dönük olarak ortaklardan aidat tahsiline ilişkin alınan “2017 yılında nisabın oluşmaması nedeniyle genel kurul yapılamadığından karar alınmayan ve aynı miktarda devam eden ödemelerin uygulandığı şekliyle kabulü” yönündeki kararın sadece bu kısmına ilişkin olmak üzere iptal edilmesi gerekeceği belirtilmiş ise de, kooperatiflerde işletmenin devamını sağlayabilmek ve kooperatifi yaşatabilmek için peşin olarak bazı masrafların yapılması şart olup, bunu teminen her kooperatifte genel kurullarca bir aidatın tespit edilmesi şarttır.Ortaklar tespit edilmiş olan aidatları ödemekle yükümlüdürler.Somut olayda, 2017 yılında genel kurul yapılamadığından gündemin 8/a maddesi ile 2017 yılına ait aidat miktarı kabul edilmiş olup, kooperatif iş ve işlemlerin görülmesi için belirlenen aidatın tespitinde bir hata ve usulsüzlük mevcut bulunmamaktadır. Ayrıca, bu kararla herkes için 2017 yılında belirli bir aidat miktarı belirlendiğinden üyeler arasında da bir eşitsizlik meydana gelmeyecektir.Tespit niteliğinde alınan aidat miktarı konusundaki kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Gündemin 8/c maddesi; "Yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilen (2016 ve 2017 yılı) ve verilecek olan (2018 ve 2019 yılı) ücret veya huzur hakkının belirlenmesi maddesinde 2016 yılı ile ilgili 2017 yılında genel kurul yapılamadığı için hizmetlerin verilmesi nedeniyle, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı olarak ödenen ve Bakanlıkça genel kurula sunulması istenilen miktarın yönetim kurulu başkanı için aylık net 1.250,00 TL, Yönetim Kurulu üyelerine ve denetim kurulu üyelerine ise aylık net 1.000,00 TL ücret ödendiği genel kurula açıklandı. Yapılan oylamada bu miktarın kabulüne “848 kabul oyu” ile karar verildi. Bunu Müteakip Yönetim Kurulu Başkanına aylık net 1.500,00 TL, üyelere aylık net 1.200,00 TL huzur hakkı ödenmesine, denetim kurulu üyelerine aylık net 1.200,00 TL ücret ödenmesine “848 kabul oyu” ile karar verildi. Bu maddenin oylamasında 14 red oyu kullanılmıştır." şeklindedir.Her ne kadar 30/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalı kooperatifin 2016 ve 2017 yılında genel kurul kararı olmadan yönetim ve denetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödemeleri yapıldığı, ancak kanun ve ana sözleşmeye açık aykırılık teşkil eden bu (2016-2017 yılı huzur hakkı ödemeleri) uygulamanın, Bakanlıkça da istenilmesi üzerine yasaya aykırılığın giderilmesini teminen kanun ve ana sözleşmeye uygun şekilde davalı kooperatifin 2018 yılında yapılan genel kurulun 8/c nolu gündemine alınarak sonradan genel kurul kararı alınarak 2016-2017 yılında yönetim ve denetim kurulu huzur hakkı ödemelerinin onayının alınmasının sağlandığı, 31/08/2018 tarihli genel kurulun 8 nolu gündem maddesinin c bendi gereğince 2016 ve 2017 yılında yönetim kurulu başkanı için aylık net 1,250,00 TL, yönetim ve denetim kurulu üyelerine ise aylık net 1.000,00 TL ücret ödendiği, genel kurula açıklanarak huzur hakkı ücretlerinin bu şekilde onaylandığı, genel kurul onayı olmadan yönetim ve denetim kuruluna 2016 yılında 167.076,05 TL ve 2017 yılında 134.033,91 TL huzur hakkı ödemelerinin kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak yapıldığı, 1163 Sayılı Kanuna aykırı olarak 2016 ve 2017 yılında huzur hakkı ödemeleri ve harcamalar yapıldığı halde denetim kurulunun kooperatif ve üst kuruluşları denetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına sunacakları denetim kurulu raporunun usul ve esaslara ilişkin tebliğ hükümlerinde belirtilen denetim raporunda bulunması gereken zorunlu hususlara aykırı olarak rapor tanzim edildiği, 1163 Sayılı Kanuna aykırı olarak 2016 ve 2017 yılında huzur hakkı ödemeleri ve harcamalar yapıldığı halde yönetim kurulunun kooperatif ve üst kuruluşları yönetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına sunacakları yönetim kurulu raporunun usul ve esaslara ilişkin tebliğ hükümlerinde belirtilen yönetim raporunda bulunması gereken zorunlu hususlara aykırı olarak rapor tanzim edildiği, bu nedenlerle genel kurulda alınan 8/c maddesinin iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 2016 yılı ile ilgili 2017 yılında genel kurul yapılamadığı için kooperatif iş ve işlemlerin görülmesi için yönetim ve denetim kurulu üyelerine sarf edecekleri emek ve mesailerine karşılık ödenen miktarın tespitine yönelik alınan kararda usulsüzlük bulunmamaktadır.Tespit niteliğinde alınan yönetim ve denetim kurulu huzur hakkı bedelleri konusundaki kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Gündemin 10. maddesinin kooperatifin ortak taşınmazlarının (arsa ve işyerlerinin) ortaklar lehine en iyi şekilde değerlendirilmesi ve kooperatifin gelecekteki hukuki statüsünün belirlenmesi konularında bilgi verilmesi ve gerek görülmesi halinde karar alınması yönünde olduğu, genel kurulun 10 nolu kararı ile ortakların kooperatif varlıkları üzerindeki haklarını belirtir şekilde kanunun 18. Maddesinde hüküm altına alındığı üzere ortaklık senedi düzenlenip kendilerine verileceğine, sitenin site yönetimi tarafından yönetilmesine en uygun site yönetim planının gözden geçirilerek gerekli değişikliklerin yapıldıktan sonra tapuya tescil edileceğine, kooperatifin ortak mallarının ortalar lehine en iyi nasıl değerlendirileceği konularında çalışma yapmak konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine yönetim kurulun yapacağı çalışmaların tamamlanması akabinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılarak bu hususta karar alınmasına dair alınan kararın 3 red oyuna karşılık 848 kabul oyu ile oy çokluğu ile karar verildiği, alınan bu kararda karar nisabı yönünden bir aykırılık bulunmadığı gibi söz konusu bu maddede kooperatif ana sözleşme değişikliğine gidilmek suretiyle İşletme Kooperatifi veya Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat malikleri kurulu eliyle yönetilmek hususunda sadece çalışma yapmak ve genel kurul gündemine ve üyeler önüne bu konuyu getirmek üzere yönetime yetki verildiğinden alınan kararın usul ve yasaya aykırı olmadığı kanaatine varılmakla davacı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı ... vekilinin genel kurulda alınan 8/a, 8/c ve 10. madde yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Davacı ... vekili kararı, ayrıca vekalet ücreti yönünden istinaf etmiş ise de, karar istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak bu davacı yönünden davanın kısmen reddine karar verildiğinden reddedilen kısım yönünden davalı kooperatif vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.Davacı ... vekili tarafından davada, 31/03/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 4-5-6-7-8-8a-8b-8c-8d-8e-10-13-14 nolu maddelerin iptali talep edilmiştir. Mahkemece 13 nolu kararın iptaline, 14 nolu kararla ilgili olarak ana davada iptal kararı verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına ve diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı ...vekili tarafından verilen karar, genel kurulda alınan 7b-8a-8c-10 nolu maddelerin iptali ve yargılama gideri açısından istinaf talebine konu edilmiştir.Asıl ve birleşen dava, ayrı bağımsız davalar olduğundan her bir davada her bir talep yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Bu nedenle, mahkemece 14 nolu karar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yerinde olmamıştır. Aşağıda açıklanan gerekçelerle 14. maddenin yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi doğru olmasa da bu karar istinaf sebebi yapılmadığından bu hususa sadece değinilmekle yetinilmiştir.Davacı ... yönünden yapılan istinaf incelemesi neticesinde, yukarıda belirtilen gerekçelerle genel kurulda alınan 7b nolu maddenin iptaline karar verildiğinden davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve bu davacının davasının genel kurulda alınan 7b ve 13 nolu madde yönünden kabulü ile genel kurulda alınan 7b ve 13 nolu maddenin iptaline, genel kurulda alınan 8/a, b, c ve 10 nolu maddeler yönünden talebin reddine, 14 nolu madde yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Son olarak, istinaf incelemesi neticesinde karar kaldırıldığından ve tüm talepler yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğinden bu duruma göre yargılama giderine hükmedilmiştir.Davalı kooperatif vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesi; asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, seçime tek liste ile girildiğinden ikinci bir liste olmadığından ne kadar oy kullanıldığının dahi öneminin olmadığı, seçime geçilmeden önce toplantı yeter sayısının olduğunun tespit edildiği, salondaki kişilerin oy kullanmaya zorlanamayacağı, bu nedenle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçiminin yasaya uygun gerçekleştiği, mahkeme tarafından alınan 15.01.2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda da gizli oy, açık tasnif esası ile her üyenin seçimde en fazla 1 vekaleten oy kullanabildiği hususunun ayrıntılı biçimde izah edildiği, yasadan kaynaklanan bu oylama şeklinin ortak sayısı 500'ün üzerinde olan kooperatiflerde emredici hüküm olarak düzenlendiği, dolayısıyla bu madde oylamasının şekil bakımından yasanın emredici hükümlerine uygun olduğu, Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 48. maddesi gereğince, ana sözleşmenin bu maddeye aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı, toplantı yeter sayısının olduğunun tespiti yapıldıktan sonra gizli oy açık tasnife göre yapılan seçimin yasanın emredici hükmüne uygun olduğu, davanın 14. madde yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, öncelikle Genel Kurul Toplantı tutanağının 14 numaralı kararı yönünden istinaf sebeplerini birleşen dava yönünden de tekrar ettikleri, aynı istinaf sebeplerini birleşen dava yönünden de tekrar ettikleri, birleşen davada, genel kurul toplantı tutanağındaki 14 numaralı karar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen davada 31/03/2018 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 13 nolu kararın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, toplantı tutanağındaki 13 numaralı kararın, yeterli çoğunlukla alınan bir karar olduğu, 13 numaralı kararın oylamasında 843 kabul 8 red oyu kullanıldığı, kararın Kooperatifler Kanununun 51. maddesi ve Kooperatif Ana sözleşmesinin 33. maddesine uygun çoğunlukla alındığı, 13 numaralı kararın iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek müvekkili kooperatifin aleyhine olan tüm kararlar yönünden mahkeme kararının kaldırılması talep ve istinaf edilmiştir.Davalı kooperatif vekili tarafından, genel kurulda alınan ana davada 14 nolu ve birleşen davada 13 nolu kararın usul ve yasaya uygun olarak alındığı belirtilerek bu kararlar yönünden mahkemenin iptale ilişkin kararı istinaf edilmiştir.Gündemin 14. maddesi, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi, görev sürelerinin belirlenmesi hakkındadır. Bu gündem maddesinin görüşülmesine geçilmeden evvel verilen önerge ile salondan ayrılanlar olduğu, bu nedenle salonda sayım yapılması istendiğinden salonda tekrar sayım yapılması neticesinde asaleten 210 vekaleten 629 olmak üzere genel kuruldaki toplam üye sayısının 839 olduğunun tespit edildiği, seçilecek yönetim kurulu üyelerinin 4 yıl denetim kurulu üyelerinin 3 yıl görev yapmak üzere seçilmelerine ilişkin yapılan oylamada 8 red , 829 kabul oyu ile oy çokluğu görev süreleri konusunda karar verildiği, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi için gizli oy açık tasnif esasına göre seçime geçildiği, gizli oy açık tasnif sisteminde yapılan seçimde her ortağın bir vekalet kullanma hakkının olduğunun divan tarafından açıklandığı, seçime tek liste ile girildiği, yapılan seçim oylaması sonucunda yönetim kurulu asil üyeliklerine ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...; yönetim kurulu yedek üyeliklerine ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...'nun kullanılan 360 oyun 358'ini alarak 2 oy da boş olmak suretiyle 4 yıl görev yapmak üzere seçildikleri, denetim kurulu asil üyeliklerine ...,..., ...; denetim kurulu yedek üyeliklerine ..., ...,...'un kullanılan 360 oyun 358 sini alarak 2 oy da boş olmak suretiyle 3 yıl görev yapmak üzere seçildikleri anlaşılmıştır."Kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplantı yeter sayısı oluşmadan alınan kararların yok hükmünde olduğu bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı, bu kararlar bakımından dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması, muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması ile hak düşürücü süre içinde açılmış olması koşullarının aranmayacağı gibi yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarih 2016/6131 E., 2018/5820 K.,03.10.2017 tarihli 2015/7915 E., 2015/2501 K. sayılı ilâmı).Yine Y. 6. HD. 30/11/2023 T. 2022/4092 E. 2023/4002 K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere, nisap oluşmadan yapılan genel kurul toplantısı ve alınan kararlar emredici kurallara aykırı olduğundan alınan kararlar hukuk aleminde hiçbir şekilde varlık kazanamayacak baştan itibaren geçersiz olduğu için de geçmişe etkili olarak hüküm ve sonuç doğurmayacaktır.Davalı kooperatifin hazirun cetvelinde kayıtlı ortak sayısının 3139 olduğu, buna göre 1/4 üyenin toplantı salonunda bulunması gerektiğinden toplantı nisabının 785 olduğu, alınacak kararlarda bu toplantı nisabının sağlanması gerektiği, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine geçilmeden evvel toplantı salonunda bulunan üye sayısı tespit edilerek toplantıda asaleten 210 ve vekaleten 629 olmak üzere toplam 839 kişinin bulunduğunun tespit edildiği, yönetim kurulu asil ve yedek üyeler ile denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin kullanılan 360 oydan 358'ini alarak seçildikleri, oylamada başlangıçta 839 kişinin olduğu tespit edilmişken 360 oy üzerinden 358 kabul oyu ile yönetim ve denetim kurulunun seçildiği, dolayısıyla yönetim ve denetim kurulunun seçildiği sırada seçim sırasında toplantı nisabı olan 785 üye şartı başlangıçta sağlansa da yönetim ve denetim kurulu seçimi sırasında toplam 360 oy kullanıldığından toplantı nisabının somut olayda sağlanamadığı (420 oy) anlaşıldığından Dairemizce re'sen yapılan inceleme neticesinde; mahkemece ana davada gündemin 14. maddesinin yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken ana davada gündemin 14. maddesinin iptaline karar verilmesi yerinde olmamıştır.Kaldı ki, yukarıdaki paragraflarda açıklandığı üzere Kooperatifler Kanunu madde 98 delaletiyle TTK. 424. madde hükmü gereğince, usulüne uygun olarak gerçek anlamda bir ibra olmadığından ve Ana Sözleşmenin 36. maddesindeki "Bilançonun tasdikine dair olan genel kurul kararı yönetim kurulu ile denetim kurulunun ibrasını da kapsar. Ancak, bilançoda bazı hususlar gösterilmemiş veya bilanço yanlış olarak düzenlenmiş ise bilançonun tasdiki ile bu organlar ibra edilmiş olmazlar. Denetim raporunun okunmasından önce bilanço ile hesapların kabulü hakkında verilen kararlar geçerli değildir. İbra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu organlara aynı genel kurulda tekrar seçilemezler" şeklindeki hüküm gereğince ibra edilmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri aynı genel kurulda yeniden seçilemeyeceğinden mahkemece gündemin 14. maddesinin yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirdi. Açıklanan nedenlerle; ana dava açısından davalı kooperatif vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmediğinden gündemin 14. maddesi yönünden istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Genel kurulun 13. maddesi, sitenin yapım, onarım, bakım, çevre düzenlenmesi işlerinin tahmini bütçede öngörülen tahmini bütçe notunun c bendine göre yatırım harcamalarının kira gelirlerinden karşılanarak yapılması ve kamu kurum ve idarelerine kooperatif gelirlerinin %3'üne kadar bağışta bulunma konularında yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkindir. Bu madde 8 red oyuna karşılık 843 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Bu kararda, karar nisabı yönünden bir aykırılık bulunmamaktadır. Ancak kamu kurum ve kuruluşlarına, idarelere kooperatif gelirlerinin %3'üne kadar bağışta bulunma konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi, ana sözleşmede bulunmayan bir yetkinin kullanılmasını içermesi ve kooperatif gelirlerinin kaynağı ve tutarının ne olduğu genel kurul üyelerine açıklanmadan ve bu hususta genel kurul tarafından bizzat tespit ve değerlendirme yapılıp miktar belirlenmeden, üyelerin ortak mülkiyetlerinden elde ettikleri gelirlerinin tamamı açıkça ve net olarak üyelere bildirilmeden ortaklarca miktarı dahi bilinmeyen kooperatif gelirlerden kamu kurum ve kuruluşlarına ne zaman ne şekilde neye göre bağış yapılacağı hususunda genel kurulca açıkça bir karar alınmadan genel kurulun yetkilerinin yönetim kuruluna devri niteliğindeki bu karar usul ve yasaya aykırı olduğundan Genel Kurulun 13. maddesinin bağış yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken maddenin tümden iptaline karar verilmesi yerinde olmadığından birleşen davada davalı kooperatif vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, genel kurulun 13. maddesinin "kamu kurum ve idarelerine kooperatif gelirlerinin %3'üne kadar bağışta bulunma konularında yönetim kuruluna yetki verilmesi" kısmının iptaline karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesine dair hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının yukarıda belirtilen nedenlerle KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/416 Esas, 2021/329 Karar sayılı ve 22/04/2021 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-Ana davanın KISMEN KABULÜ İLE,a)Davacı ...'ın yargılama aşamasında üyelik sıfatı sona erdiği anlaşıldığından bu davacı yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,b)Davacıların 31/03/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 14 nolu karar yönünden davasının KABULÜNE, 14 nolu kararın yoklukla malul olduğunun TESPİTİNE,c)Davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın 7/b nolu karar yönünden kabulü ile genel kurulun 7/b maddesinin İPTALİNE, diğer talepler yönünden davanın REDDİNE, d)7/b nolu karar yönünden davacı ... tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,e)Davacı ... tarafından açılan davanın sübuta ermediğinden REDDİNE,3-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ İLE,a)Davacı ...'nun davasının genel kurulun 7/b maddesi yönünden kabulü ile genel kurulun 7/b maddesinin İPTALİNE, diğer tüm talepler yönünden davanın REDDİNE, b)Davacı ...'ün genel kurulun 7/b maddesi yönünden davasının kabulü ile genel kurulun 7/b maddesinin İPTALİNE, genel kurulun 13. maddesi yönünden davasının kısmen kabulü ile genel kurulun 13. maddesinin "kamu kurum ve idarelerine kooperatif gelirlerinin %3'üne kadar bağışta bulunma konularında yönetim kuruluna yetki verilmesi" kısmı yönünden KISMEN İPTALİNE, diğer tüm taleplerin REDDİNE, genel kurulun 14. maddesi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 615,40 TL harcın davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL'den mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 615,40 TL harcın davacılar tarafından peşin olarak yatırılan toplam 71,80 TL'den mahsubu ile bakiye 543,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,e)Asıl davada davacı ... tarafından yapılan 1.717,10 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul edildiği dikkate alınarak yarı oranında hesaplanan 858,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'ya VERİLMESİNE,f)Birleşen davada davacı ... tarafından yapılan 3.334,00 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul edildiği dikkate alınarak yarı oranında hesaplanan 1.667,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak birleşen dava davacısı ...'e VERİLMESİNE,g)Davalı tarafından ana dava ve birleşen davada yapılan toplam 1.400,00 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul edildiği dikkate alınarak yarı oranında hesaplanan 700,00 TL yargılama giderinin ana dava ve birleşen dava davacılarından alınarak davalıya VERİLMESİNE, h)Ana davada davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'ya VERİLMESİNE, ı)Birleşen davada davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, j)Ana davada davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin ana dava davacılarından tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,k)Birleşen davada davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davacılarından tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Başvurusu Yönünden;4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından birleşen dava davacısı ... tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından birleşen dava davacısı ... tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın asıl dava davacılarından tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 9-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın birleşen dava davacılarından tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 10-Asıl dava davacısı ... tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf başvuru ve karar harcı ile 93,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 314,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ...'ya VERİLMESİNE, 11-Asıl dava davacısı ... tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf başvuru ve karar harcı ile 81,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 302,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,12-Birleşen dosya davacısı ... tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf başvuru ve karar harcı ile 263,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 484,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,13-Davalı tarafından ana dava ve birleşen davada karşılanan 442,80 TL istinaf başvuru ve karar harcının ana dava ve birleşen dava davacılarından tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 14-Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361.1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/06/2025