T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2030 Esas
KARAR NO: 2025/858
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/09/2021
NUMARASI: 2020/34 Esas, 2021/684 Karar
DAVA:İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)
KARAR TARİHİ: 19/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı müflisin müvekkili kuruma ... San. Ve Tic. A.Ş. firmasının ... nolu hattından Şubat 2014 tarihli fatura borcuna istinaden Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı ve ... San. Tic. A.Ş. firmasının ... nolu hattına ilişkin olarak Mart-Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim 2016 ayları ödenmemiş fatura borcuna istinaden Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyalarından takibe geçildiğini, iflasın açılma tarihi olan 18/02/2016 tarihi itibariyle (26.762,02 TL ve 55.231,33 TL) toplam 81.993,35 TL bakiye borcu bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla ve iki firmanın birleşme kararı ile İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasına iki firma için ayrı ayrı alacak kaydı için 18/10/2017 tarihinde ... tek başvuru numarası ile başvuru yapıldığını, iflas masasına kayıt talebinin ret edildiğini, iflas müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinin kendilerine 17/01/2020 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İK'nun 235. maddesinde söz edilen süreler içinde açılıp açılmasının resen araştırılmasını, alacağa ilişkin davacının alacağın dayanağı belge suretlerini ibraz ettiğini, ancak bu belgelerin alacağın miktar ve varlığı yönünden kesinleştiğini gösteren yeterli belge niteliğinde olmadığını, davacının talep ettiği alacağının miktarının ve varlığının tespiti ancak tarafların kayıtlarının incelenmesi ile mümkün olacağını ileri sürerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının alacak kayıt talebiyle iflas masasına başvurduğu, ancak denetime elverişli bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere davacı şirket tarafından dosyaya sunulan e-faturaların davalı müflis şirketin iflas tarihi olan 18/02/2016 tarihinden sonraki tarihleri içerdiği dolayısıyla müflisin masasına alacak kaydı yapılmaması gerektiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; alacak kayıt taleplerinin tek başvuru dilekçesiyle talep edilmesine rağmen 26.762,02 TL bedelli alacak kayıt talebinin mahkemece hiç değerlendirilmediğini, 55.231,33 TL başvuruya konu alacak iflas tarihinden sonra olsa da süreklilik arz eden abonelik sözleşmesinde iletişim kamu hizmeti sunulması nedeniyle borç ödenmediğinde faturanın düzenleneceği belirtilerek bu alacak talebinin de masaya kaydının gerektiği gerekçesiyle alacağının tamamının masaya kayıt talebinin kabulünün gerektiği belirtilerek mahkeme kararının kaldırılması talep ve istinaf edilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, iflas sıra cetveline itiraz istemine yöneliktir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamından, müflis şirketin 18/02/2016 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yürütüldüğü, davacının 142 numaralı alacak kayıt talebi ile 81.993,35 TL'nin masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ettiği, iflas müdürlüğünün 14/02/2020 tarihli kararı ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İflas dosyasından verilen cevaba göre, davacının tebliğ masrafı olarak avans yatırmadığı ve sıra cetvelinin davacıya 22/01/2020 tarihinde e-tebliğ edildiği, sıra cetvelinin 17/01/2020 tarihinde ... Gazetesinde ve 28/01/2020 tarihinde TTSG de ilan edildiği gözetildiğinde davanın ilandan itibaren 15 günlük yasal hak düşürücü süre içerisinde 04/02/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda; 55.231,33 TL başvuruya konu dayanak alacakların iflas tarihinden sonra olması nedeniyle masaya alacak kaydının yapılmaması gerektiği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Mahkemece, iflas tarihinden sonra doğan alacağın masaya kayıt talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından alacak kayıt taleplerinin tek başvuru dilekçesiyle talep edilmesine rağmen 26.762,02 TL bedelli alacak kayıt talebinin mahkemece hiç değerlendirilmediği, 55.231,33 TL başvuruya konu alacak iflas tarihinden sonra da olsa süreklilik arz eden abonelik sözleşmesinde iletişim kamu hizmeti sunulması nedeniyle borç ödenmediğinde faturanın düzenleneceği belirtilerek bu alacak talebinin de masaya kaydının gerektiği gerekçesiyle istinaf edilmiştir. İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir."İflas alacağı, masa borcu ve iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak olmak üzere üç grup alacak bulunmaktadır. Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır."(Y. 6. HD. 20.06.2023 tarihli 2022/4135 E. 2023/2442 K. Sayılı ilamı) Mahkemece, davacının iflas tarihi olan 18/02/2016 dan sonra doğan Şubat-Ekim 2016 aylarına ait 55.231,33 TL alacak yönünden, davanın öncelikli olarak nitelemesinin yapılarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken anılan gerekçeyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Yine davacı tarafından 18/10/2017 tarihinde müflis şirketlerin birleşmesi nedeniyle ... kayıt sıra numarası ile tek başvuru yapıldığı iddia edilmekle iflas masasından varsa davacının bu başvurusuna ait başvuru dilekçesi getirtilerek iflastan önce doğduğu iddia edilen Şubat 2014 tarihli 26.762,02 TL bedelli fatura alacağı yönünden de araştırma yapılarak varsa iflas tarihi itibariyle davacı şirket alacağını tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararı doğrultusunda işlem yapılması için mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/34 Esas 2021/684 Karar sayılı ve 21/09/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/06/2025