T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1752 Esas
KARAR NO:2025/836
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/03/2017
NUMARASI:2016/152 Esas, 2017/272 Karar
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ:17/02/2016
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ:12/06/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife 14.08.1994 tarihli genel kurul kararlarına uygun olarak "..." dükkan satın alıp ortak olduğunu, müvekkilinin dükkanını satın aldığı ve kooperatife ortak olduğu tarihte, kooperatifin inşaatının fiilen tamamladığını, o tarihte kooperatifte ticaret alanı olan ve müvekkilinin ortağı olduğu eski ... parsel yeni ... parsel üzerinde kurulu büyük çarşı grubunda 205 işyeri 1380 atölye işyeri ve 13/A blokta 28 işyeri dahil toplam 1613 işyeri bulunduğunu, İkitelli organize sanayi sitesinin 1/5000 ölçekli imar planlarının 1985 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesince onaylandığını ve bölgede 33 adet kooperatife kamulaştırma yolu ile arsa tahsislerinin yapıldığını,bu tahsisler sonucu bir kısım kooperatiflerin 1/1000 ölçekli mevzi imar planlarını vaziyet planına uygun olarak onaylattığını ve yapılaşmaya başladıklarını ancak bölgenin organize sanayi bölgesi statüsünü kazanmasını takiben buraya ait bütüncül bir plan ihtiyacı oluşarak 1992 ve 1996 tarihlerinde 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonlarının İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı tarafından onaylandığını, bu planı takiben organize sanayi bölgesi içinde yer alan kooperatif tüzel kişiliklerince münferit olarak hazırlanan 1/1000 ölçekli mevzi imar plan tekliflerinin Küçükçekmece belediye başkanlığı tarafından onaylanıp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının reddine rağmen ilçe belediye meclisinin ısrarlı kararları ile yürürlüğe konduğunu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 1/5000 ölçekli nazım imar planına uymadığı gerekçesiyle bu planları yargı yoluna başvurmak suretiyle iptal ettirdiğini, diğer taraftan organize sanayi bölgesi imar planlarını onaylama yetkisinin 15.04.2000 tarihinde 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanunu uyarınca sanayi ve ticaret bakanlığına geçtiğini, bu tarihten itibaren bölgede faaliyet gösteren ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları olmadığı için yapı ruhsatı alamayan kooperatiflerin imar planına uygun yapıları için OSB Bölge Müdürlüğünden yapı ruhsatları ve yapı kullanma izinlerini alma imkanına kavuştuğunu, ancak davalı kooperatifin 1994 yılında tamamladığı ve 2003 yılından itibaren Iskan alıp, münferit tapuları dağıtma imkanına sahip bulunduğu dükkanlardan büyük çarşı grubu dükkanlarının münferit tapularını 2009 yılına kadar dağıtmadığını, kooperatifin 2003 yılından 2009 yılına kadar münferit tapuları dağıtmayarak haksız imar uygulamaları ile ilave dükkanlar yapmak suretiyle haksız menfaatler temin ettiğini ve müvekkili ile diğer ortaklarının menfaatlerini zedelediğini ve zarar verdiğini, 30.11.2007 tarihli teknik heyet raporu uyarınca büyük çarşı grubunun toplam maliyetinin büyük çarşı grubundaki 205 dükkan ile sonradan yönetimce kaçak yapılan ...no.lu dükkanın toplam m2'sine bölünmesi suretiyle büyük çarşı grubunun her ortağına ve müvekkiline dükkanların m2 ve arsa payı oranında fatura edildiğini, 2007 yılında kesilen ve bedeli ödenen bu faturaya rağmen müvekkilinin de ortağı olduğu büyük çarşı grubuna tapuların 2009 yılında dağıtıldığını, kooperatif yönetiminin haksız olarak 205 dükkandan oluşan çarşı grubuna 2 adet dükkan inşaa ettiğinden ve tapular düzenlenirken bu dükkanlara da arsa payı verildiğinden müvekkilinin ve diğer ortakların arsa paylarının azaldığını, ayrıca söz konusu dükkanların mülkiyetinin müvekkili ve diğer büyük çarşı grubu ortaklarına ait olması gerekirken kooperatifin kendi adına tescil ettirerek haksız menfaat temin ettiğini, 2002 yılı itibari ile bölgede 1 olan emsalin 2005 yılında 1.5'e yükseldiğini, Kooperatif yönetiminin, emsal artışında büyük çarşı grubu lehine olan kazanımını müvekkili ve diğer büyük çarşı grubu ortakları aleyhine ve kooperatif ve diğer ortakları lehine kooperatiflerdeki eşitlik ilkesini de ihlal ederek kooperatife mal etmeye çalıştığını, 1.5 emsalden doğan hakkın eşit olarak dağıtılmayarak müvekkili ve diğer çarşı grubu maliklerinin aleyhine kullanıldığını belirterek müvekkiline ait 7 adet dükkanın tapu kaydındaki arsa payı oranının kooperatif ana sözleşmesi, projeler, fatura ve arsa payı hesaplanmasındaki diğer bilimsel verilere uygun olarak emsal artışından doğan kazanımlar da dikkate alınarak düzeltilmesini, 1.5 emsal artışından doğan kazanımların hak sahibi tüm çarşı grubu ortaklarına ve müvekkiline iadesini, kooperatif yönetimince haksız ve hukuksuz olarak yapılan büyük çarşı grubundaki iki adet dükkanın kooperatif adına olan tapularının iptali ile büyük çarşı grubu ortakları ve hissesi oranında müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.Birleşen Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/1098 Esas sayılı dosyasın da ise; davacının kooperatiften dükkan satın almak suretiyle üye olduğunu, inşaatın 1994 yılında tamamlanıp fiili taksim yapıldığını, imar planında yapılan değişiklikler nedeniyle tapuların 2009 yılına kadar verilmediğini, 2009 yılında ise davacının da dahil olduğu ... grubu ortaklarına tapuların arsa payı ve emsal artış anlamıyla büyük hak kayıplarıyla dağıtıldığını, bunun ise eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, imar artışı ve ilave dükkan yapmak suretiyle haksız menfaat temin edildiğini, imar planı değişikliği nedeniyle oluşan parsel üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat yapılmaya başlandığını, ... grubu ortaklarının mülkiyetine çıkartılan 6122 m² arsanın bedelinin davacı ve ... grubu tarafından ödenmiş olduğunu, neticede davacının ve diğer ortakların bağımsız bölümlerinin değerlerinin düştüğünü, imar uygulamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek belirtilen 6122 m² miktarlı arsadan davacıya isabet eden hissenin kooperatifin diğer boş arsasından davacıya iadesi ile ayrıca bu nedenle davacının dükkanınıda meydana gelen değer kaybının şimdilik 5.000 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline, arsanın aynı olarak iadesi mümkün olmazsa bedelinden hissesi oranında şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline, yine ortak alana yapılan dükkanlardan da davacının payına düşecek oranda tapu kaydının iptali ile tescili bu da olmazsa hissesine isabet edecek kısmın bedelinin tahsili ve yine B blokun kapalı alanı içindeki ortak yere yapılan iki adet dükkanın tapusunun da davacının hissesi oranında iptali ile davacı adına tescili olmazsa bedelinin tahsili ve de ferdileşmenin yapılmış olduğu gerçek değere göre davacının bağımsız bölümünün arsa payının yeniden düzenlenmesi talep edilmiştir.
CEVAP:Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacıların tapu iptali ve tescil talep etmesine karşın dava dilekçesi içeriğinden davanın muhtelif genel kurullarda alman kararların iptaline yönelik olduğu anlaşıldığını ve bu davaların açılmasının süreye bağlı olması nedeniyle süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, süre yönünden davanın reddedilmemesi halinde öncelikle eksik harcın davacılara tamamlattırılması gerektiğini, davacılar vekillerinin imar uygulaması ile müvekkillerinin zarara uğratıldığı İddiasının tamamen varsayımdan ibaret olduğunu, kooperatifin ortak kaydettiği tarihte kooperatif ortaklarına vaat edilen işyeri ne ise teslim edilen işyerinin de aynı olduğunu, yani ortaklara vaat edilen işyerinin teslim edildiğini, işyerlerinde küçülme v.s. söz konusu olmadığını, imar uygulaması ile davacılara ait işyerlerinin bulunduğu çarşı grubundaki işyerlerinde bir değişiklik olmadığı gibi atölye grubu işyerlerinde de herhangi bir değişiklik olmadığını, kaldı ki İmar uygulamasının kooperatif genel kurulu veya yönetim kurulu tarafından değil yetkili idare tarafından yapıldığını, imar değişikliğinin kooperatif tüzel kişiliğiyle ilişkilendirilmesinin esaslı bir usul hatası olduğunu, imar uygulaması sonucunda zarara uğranmış olsa bile idarenin imar uygulamasının sonuçlarından müvekkili kooperatifin sorumlu tutulamayacağını, işyerleri İçin herhangi bir emsal artışı yapılmadığını, emsal artışı olsa bile işyerleri tamamlanmış ve ilgili ortaklara teslim edilmiş olduğundan emsal artışının ancak işyerleri yıkıldıktan sonra gündeme gelecek bir konu olduğunu, müvekkili kooperatife ait ... Sosyal Tesis kapsamında bulunduğunu ve 1,5 emsale göre hesaplanmasının yasa gereği olduğunu, emsal uygulamasının idareye ait bir yetki olduğunu ve imar mevzuatı kapsamında belirlendiğini, kooperatife ait taşınmazların ve ortak alanların nasıl ve hangi şekilde kullanılacağına karar vermeye kooperatif genel kurulu yetkili olduğundan ve kooperatif ortağı olan davacının kooperatife ait olan taşınmazla ilgili talepte bulunması yasal olarak mümkün olmadığından davanın reddinin gerektiğini..." beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde alacak talep edilmekte ise de dilekçe içeriğinin genel kurul kararlarının iptali istemini içerdiğini,... grubunda işyeri bulunan başka ortaklar tarafından davalı kooperatif aleyhine Bakırköy 2-4-5 Asliye Ticaret Mahkemelerinde aynı konuda davalar açıldığını, bu davaların tarafları ve dava konuları aynı olup, yargılamada birliğin sağlanması ve usul ekonomisi dikkate alınarak birleştirilmesini talep etmiş esasa ilişkin beyanında ise ayrıntısı dilekçede yazıldığı üzere davanın reddine karar verilmesini talep etmişti
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; yapılan işlemlerin öncesinde inşaat ve imar hususunun genel kurulda görüşüldüğü, imara aykırılıklarının giderilmesi ve imar mevzuatına uygun hale getirilmesinin kararlaştırıldığı, bu genel kurul kararlarının ferdileşmeye geçilmeden alındığı, kat mülkiyeti tesis edilmeden ve davacıya ait kat mülkiyeti tapudan verilmeden öncesinde bu işlemlerin yapıldığı, imara ilişkin düzenlemelerin davalının tasarrufu dışında İOSB ve Belediye tarafından imar işlemlerinde davalı kooperatifin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, yapılan tüm işlemlerin imar mevzuatına uygun olarak yerine getirildiği, davacıya ait bağımsız bölüm tapusunun verilmesinden önceye ilişkin işlemler ile ilgili doğrudan bir zarar talebinde bulunmasının da mümkün olmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yargılamada birden çok rapor alındığını, Mahkemece müvekkilinin en aleyhine olan raporu hükme esas aldığını, müvekkili lehine olan raporun neden esas alınmadığının anlaşılamadığını, müvekkili tarafından sunulan hukuki mütalaa ve raporların dikkate alınmadığını, gerekçede de tartışılmadığını, Mahkemece en son seçilen ve çok yüksek ücret ödenen bilirkişilerin bu dava konusu alanda uzman olmadıklarını, bu rapora dayalı kararın usulsüz olduğunu, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2010-132 Esas sayı ile devam eden 2 kez mükerrer tapu bedeli ödenmesi nedeni ile yapılan aynı uyuşmazlık kökenli yargılamada, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı kooperatifin; açık hatası nedeni ile tapuların geç verildiği ve imar uygulaması konusunda davalının açık kusurlu eylem ve işlemlerinin olduğu ve hatta davalının bu kusurunu kabul ettiğinin rapor edildiğini ve mahkemece işbu raporlar nazara alınarak davanın kısmen kabulüe karar verildiğini, bilirkişi raporu ile kararın ekte sunulduğunu, ekte sunulan karar ve raporlar (asıl ve ek rapor dahi) davalının kusurlu eylemleri nedeni ile davacı ve diğer çarşı grubu azınlık üyelerin hak mağduru olduğunun ispat edildiğini, üyelerin yasa ve ana sözleşme ile teminat altına alınan hakları, hukukları, tapu ve parasal haklarının genel kurul sözleşmesi ile bertaraf edilemeyeceğini, Mahkemenin genel kurul kararına karşı açılan bir dava bulunmadığı ve genel kurul kararın iptal edilmediği gerekçesi ile müvekkillerine ait olan çarşı grubunda yapılan iki dükkan ile ilgili taleplerinin reddedilmesinin hak ve hukukla bağdaşmadığını, bu konuda iki dükkan yapılacağı kararlaştırılmış olsa dahi, ... grubu üyelerine ait olan taşınmaz ana yapısında yapılan bu taşınmazların ve kira getirisinin çarşı grubuna ait sayılması gerektiği ve mülkünün ... grubu maliklerine tahsis edilmesi gerektiğini, Kooperatiflerdeki üyeler arasındaki hak ve eşitlik kuralının hiç tartışılmadığını, davaya dayanak esas iddialarından birinin ... grubu dükkan sahipleri( çoğunluk üye) ile büyük ... grubu dükkan sahipleri (azınlık üye) arasındaki eşitlik kuralını zedeleyen tahsis yapıldığını ve tapuların verilmesinde eşit ve hakkaniyetli davranılmadığını, Atölye dükkanlarının haksız dağıtıldığını iddia etmediklerini, Atölye dükkan sahiplerine tapuların m2 si küçültülmeden, taahhütteki gibi tam m2 ile dükkan tapuları verilmiş ise ... grubu dükkan tapularında m2 küçültülmeden taahhütteki gibi tam m2 ile verilmesi gerektiğini, eşitlik ilkesi ve yine kooperatifin üyelerine vaad ettiği yükümlülüklerin öncelikle gereği gibi yerine getirmesinin ilk ve esas amaç olması gerektiğini, çarşı grubu dükkanlarının 1993-1994 yılında bittiğini ve üyelerin dükkanlarını fiilen mevcut haliyle beğenerek üye olduklarını, dükkanların o günden beri mülk sahipleri tarafından kullanıldığını, 2002 yılında dükkanların tapu paralarının hem çarşı grubu hem de atölye grubu üyelerinden toplandığını 2003 yılında ... grubu dükkan tapularının teslim edildiğini, tapuların zamanında üyelere teslim edilmiş olsa idi bu kayıpların söz konusu olmayacağını, tapuların geç tesliminin davalının hatalı inşaat işlemleri olup, tapuların geç verilmesinin çarşı grubu üyelerinin hak kayıplarının başlıca nedeni olduğunu, tüm bunlararın sebebinin davalının kusurlu eylem ve işlemleri olduğunu, kooperatifin 1994 yıllarında üye alımlarına başladığından bu tarih ve şartların bu davada tartışılması ve irdelenmesi gerektiğini, eski üyelerin ve çarşı grubu üyelerinin tanık olarak dinlenmesini istediklerini, bilirkişilerin takasın yapılmasının zorunlu olup olmadığını açık beyan ve incelemeden kaçındıklarını, hiç bir genel kurul kararında çarşı grubuna tahsisi gereken parselden tapularından 6.122 m2 imara terk ve takas vasıtası olarak kullanılacağına dair bir karar alınmadığını, bilirkişilerin ... salonunu, bu yerde fiilen mevcut yapı ve bu mevcut yapının yıkılması amaçlanan yapı, bu yapının arsa payı kaybına ve emsal artışı kat çıkma hakkına etkileri üzerinde hiç durulmadığını, bu konudaki teknik yeterlilik yok ise bile bunun beyan edilmediğini, ikinci imar uygulamasının davalı tasarrufunda, davalı talebi ve muvafakati ile takas yoluyla yapıldığını ve bu imar uygulaması sonucu yaşanılan davacı kayıplarının idarenin zorunlu bir eylemi değil davalının talebi ile ve onun takas isteği ve muvafakati ile olduğunun anılan yazı içeriği ile tespiti kolay iken bilirkişilerin kasıt ile kanun ve mevzuat içeriğinden uzak haksız ve yanlış tespitlere yer verdiğini, çarşı grubu tapularının daha önce verilmiş olsa idi bir kaybın olmayacağı hususunun Mahkemece araştırılmadığını, bu yöndeki itirazlarının karşılanmadığını, davalının bu sonuca sebep olması nedeniyle kusurlu ve sorumlu olduğunu, ikinci imar uygulamasının büyük çarşı grubunu zarara uğratırken, davalı kooperatifin yeşil alan olan arsaları inşaat alanı haline getirdiğini ve dava açtıklarında boş olan arsaların bugün yüksek yapılı binalar olduğunu, neticede çarşı grubu zarar ederken davalı kooperatifin kendine kar getiren işlem sürecine imza attığını, bilirkişi raporunda bizzat davalı kooperatif eliyle hazırlatılan ve dükkan tapularının dağıtılmasına mesnet tutulan teknik heyet raporundan ve yine buna istinaden düzenlenen faturalardan hiç söz edilmediğini, bu teknik heyet raporunun hüküm ve sonuçlarının hiç tartışılmadığını, fatura ve tapu devirlerindeki farkın yorumlanmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Davacı tarafından açılan iş bu dava ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1098 Esas sayılı dosyası, 2010/1056 Esas sayılı dosyası, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/385 Esas sayılı dosyası birleştirilmiş yargılama bu dosya üzerinden yürütülmekte iken 05/02/2016 tarihli celsede Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/385 ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1056 ve 2010/1098 Esas sayılı dosyalarında arsa paylarının düzeltilmesi ile ilgili talepler yönünden tefrik kararı verilmiş ve akabinde görevsizlik kararı verilmiştir. Asıl ve birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/1098 Esas sayılı dosyasında arsa payının düzeltilmesine ilişkin talep dışındaki taleplerden asıl davada; ... grubu dükkanlarına ait ortak alanda, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında haksız olarak inşaa edildiği ileri sürülen iki adet dükkanın kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile tüm çarşı grubu ortakları bu anlamda hissesi oranında müvekkili adına tescilini talep ettiği, birleşen davada; imar uygulaması ile müvekkili ile diğer ortakların mülkiyetinden çıkarılan 6122 m2'lik arsadan müvekkiline isabet eden hissenin kooperatifin diğer boş arsasından müvekkiline iadesi ile ayrıca bu nedenle müvekkilinin dükkanında meydana gelen değer kaybı için şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini, arsanın ayın olarak iadesi mümkün görülmezse bu arsanın tespit edilecek bedelinin müvekkilinin hissesine düşen kısım için şimdilik 10.000,00 TL'nin ve imar uygulaması nedeniyle müvekkilinin dükkanında meydana gelen değer kaybı için şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Asıl davanın Bakırköy 7.Ticaret Mahkemesi 2011/733 E sayılı dosyası ile görülmesi sırasında teknik bilirkişi Harita ve Kadastro Mühendisi ... tarafından düzenlenen 16.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda; mülkiyeti davalı kooperatife ait olan taşınmazların 1995 yılında yapılan imar uygulamasından sonra 2007 yılında yeniden imar uygulaması yapıldığı, davacı ...'ın hisse karşılığı alanın küçüldüğü bildirilmiştir. 16.11.2012 tarihli bilirkişi raporuna ek olduğu belirtilen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26.12.2013 tarihli raporda; 02.09.2007 tarihli kooperatif genel kurulu kararına göre işlem yapıldığı ve genel kurul kararının kesinleştiği, kooperatifin sorumluluğunun olmadığı belirtilmiştir. Asıl davanın Bakırköy 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2014/714 E. Sayısı altında görülmesi sırasında alınan 28.09.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacının ve diğer ortakların mülkiyet haklarına tecavüz edilerek kooperatif yönetimine haksız ve hukuksuz olarak yapılan ... Grubundaki Başakşehir İlçesi, ... ada, ... parselde kayıtlı ... adet dükkanın kooperatif adına olan tapularının iptali ile ... Grubu ortakları adına tescili, bu anlamda hissesi oranında müvekkili adına tescili iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; heyette bulunan kooperatif uzman hukukçu bilirkişi tarafından Mahkemeye sunulan 26.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 2 adet dükkanın kooperatif adına olan tapusunun iptali ve davacı adına tescili taleplerinin haklı bulunmadığı şeklinde kanaat bildirdiği, bu konuda teknik bilirkişi heyetlerinin de görüşünün aynı olduğu, birleşen 2010/1098 E sayılı dava dosyasında davacının iddiasının değerlendirilmesinde; ilgili belediye tarafından mülkiyeti ... - ... Çevresi T.İ.Y.K.'ne ait 2974-3011-3013-3016 ve 3083 parsel sayılı taşınmazlarda 3194 sayılı Kanunun 18. Maddesine göre yapılan imar uygulamasında, uygulamaya toplam 387.4911,00 m2 olarak girdiği, uygulama sonrası parsellerden toplam 99.925,88 m2 Düzenleme Ortaklık Payı(DOP) kesildiği, kesinti sonrası toplam 287.565,12 m2 alanda ... ada 1-2 sayılı, ... ada 1 sayılı, ... ada 1 sayılı, ... ada 1 sayılı, ... ada 1 sayılı (21.387,75 m2) alanlı dava konusu parsel ile ... ada 1 sayılı, ... ada 1 sayılı, ... ada 1-2 sayılı, ... ada 1-2 sayılı, ... ada 1 sayılı, ... ada 1 sayılı, ... ada 1 sayılı taşınmazlar oluşturularak 28/12/1995 tarihinde tescil işlemlerinin yapıldığının tespit edildiği, dava konusu ... ada 1 parsel sayılı 21.387,75 m2 alanlı "ARSA" niteliğindeki taşınmazın tamamının 28/12/1995 tarih ... yevmiye ile "... Kooperatifi adına tescil edildiği, yine dava konusu ... ada 1 parselde belediye tarafından yapılan imar uygulaması sonucu 3777,41m2 ... (düzenleme ortaklık payı) kesildiği, 2344,59 m2 yerin bedele dönüştürüldüğü ve ... ada 1 parselin 15.265,75m2 arsanın davalı kooperatif adına tescil edildiği, bu uygulama belediye tarafından yapılmış olup, bu nedenle davalı kooperatifin bu uygulamadan dolayı sorumlu tutulamayacağı görüşünde oldukları, belediye tarafından bedele dönüştürülen 2344,59 m2 alandan davacının hissesine düşen 54.52 m2 için ilgili belediyeye dava açarak bedelini talep edebileceği görüşünde olduklarını, Mahkeme aksi kanaatte ise belediyece bedele dönüştürülen kısımdan davacının payına düşen 12.55 m2 alanlı yerin 18.10.2010 dava tarihindeki değerinin 54.52 m2 x 800,00 TL/m2 =43.616,00 TL olduğu belirtilmiştir.Rapora karşı itirazlar dikkate alınarak İlk derece Mahkemesince yeniden rapor alınmış ve bilirkişi heyeti ibraz ettiği 18/01/2017 tarihli raporunda özetle, inşa edilen işlerlerinin kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurularak ortaklara tapuların verilmesi suretiyle ferdileşmeye geçilmesi için yapılan işlemlerin imar mevzuatından kaynaklanan yasal ve zorunlu işlemler olduğu, kooperatif yönetiminin işlemlerin yapılmasında doğrudan bir dahli bulunmadığından sorumlu tutulamayacağı, yapılan işlemlerinde ferdileşmeye geçilmeden ve tapular dağıtılmadan yapılmış olduğu, yapılan inşaatların belirlenen imar durumuna uygun olduğu, inşaat uygulamalarının kooperatif genel kurulunda alınan kararlara dayandığı, davacının tapusunun verilmesinden önceye ilişkin işlemler ile ilgili davalı kooperatiften zarar talebinde bulunamayacağı belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun teknik açıdan yeterli, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.Davacının 1994 yılında ... Grubu işyerlerinden seçerek 7 adet işyeri için davalı kooperatifin ... numaralı ortağı olduğu, 1995 ve 2007 yıllarında imar uygulaması yapılarak 2009 yılında irtifak hakkı tesis edilen davacı tapusunun ferdileşme yoluyla 02.03.2010 tarihinde tahsis ve adına kat mülkiyetli olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından satın alınan dükkanların satın alındığı tarihte kat irtifakı ve/veya kat mülkiyeti kurulmamıştır. Dosya kapsamında bulunan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre, 02.09.2007 tarihli kooperatif olağanüstü genel kurul toplantısının 5. Maddesi ile ... ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine kurulu ...Grubu için onaylatılacak projeler esas alınmak suretiyle kat irtifakı kurulmasına, bu yolla büyük çarşı grubu dükkanları sahiplerine bireysel tapularının verilmesine mevcudun oybirliği ile karar verildiği anlaşılmıştır.Bahse konu genel kurul kararı, ferdileşmeye geçilmeden, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmadan ve davacıya ait kat mülkiyetli tapular verilmeden öncesine aittir. Yine bu genel kurul kararına karşı yasal sürede iptal davası açılmayarak bu kararın kesinleştiği ve davacıya da bağladığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamından ve İOSB Başkanlığı yazısından, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun yayınlanmasını müteakip kurulan İOSB Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/1000 ölçekli 1. Etap uygulama imar planlarının 15.11.2002 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmesinin ardından bu planlar doğrultusunda yeniden plan uygulaması yapılması gerektiği, İmar Planı yapma ve uygulama yetkisinin3194 sayılı Yasa'nın 8. Maddesi gereği Belediyelere ve 4562 sayılı Yasanın 4. Maddesi gereği OSB'lerine ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığına verildiği anlaşılmıştır.İOSB Başkanlığı'nın 15.06.2011 tarihli cevabi yazısında, davalı kooperatifin 09.04.2007 tarihli yazısı ile kendi rızası ile ikinci kez imar uygulaması yapıldığını bildirmiştir.Yine İOSB Başkanlığı'nın 20.02.2014 tarihli yazı cevabında da, imar uygulamalarının (Kooperatife ait arsalar üzerinde yapılmış ve yapılacak bina ve tesisler için) iskan izni başvurularına esas olmak üzere Kooperatifin talebi doğrultusunda İOSB Başkanlığınca yapıldığı, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Madde yönetmeliğinde, bir yerde birden fazla DOP kesilmeyeceği, ancak imar uygulaması yapılmasına belli şartlarda izin verilmesine rağmen, yapılacak 2.İmar uygulamalarında 1. İmar uygulaması sonrasında kesinti oranı ne olursa olsun ve hangi isim altında (zorunlu terk, bağış, hibe gibi) olursa olsun bila bedel ikinci bir kesintinin parsel maliklerinin muvafakatleri sonucunda yapılabileceği bildirilmiştir.İOSB Başkanlığı'nın 15.06.2011 tarihli yazı cevabında imar uygulamasına sokulan parseller ve yeni oluşan parseller bildirilmiş olup, davacının dükkanlarının yer aldığı ... ada ... parsel dışındaki parsellerde de DOP kesintisinin yapıldığı anlaşılmıştır.İmar uygulaması tapu malikinin tasarrufunda olup, o tarih itibariyle davalı kooperatif tapu malikidir. Ferdileşmeye ilişkin tüm işlemler tamamlandıktan sonra davacının da aralarında bulunduğu ortaklara kat mülkiyetli tapular verilmiştir. Diğer taraftan teknik bilirkişi raporuna göre, yapılan işlemlerin imar mevzuatı gereği olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, imar uygulaması gereğince yeni proje yapılması hususunun kesinleşmiş bir genel kurul kararına dayanmakta olup, İOSB yazısından da davalı kooperatifin başvurusunun imar mevzuatı gereği ve kat mülkiyetine geçerek ferdileşmeyi tamamlamak amaç ve zorunluluğu ile yapıldığı anlaşılmıştır. ... Grubunda işyeri satın alan davacının, bağımsız birimlerden oluşan işyeri satın aldığı, kooperatif adına tapusu bulunan diğer dükkanlar üzerinde herhangi bir hak talep edemeyeceği anlaşılmakla asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.18/01/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, 4652 sayılı Kanunun yayınlanmasından sonra kurulan İ.O.S.B Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 15.11.2002 tarihinde onaylanan imar planları doğrultusunda yeniden imar uygulaması yapıldığı, ilk imar uygulamasının bu imar planı ile uyumlu olmadığından dolayı kat irtifakı ve/veya kat mülkiyeti kurulabilmesi için arsaların yeni imar planına uygun hali getirilmesinin zorunlu olduğu, bunun için son imar uygulamasının yapıldığı, yapılan bu imar uygulaması sonucunda ise kooperatifin hukuki sorumluluğunu yerine getirdiği, yapılan imar planı konusunda kooperatifin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, söz konusu imar planının İOSB Başkanlığı tarafından yapıldığı ve ayrıca son imar uygulamasının kooperatife bir kar sağlamadığı belirtilmiştir.Yukarıda da belirtildiği üzere, davacının üye olduğu tarihte dükkanlar üzerinde kat irtifakı ve/veya kat mülkiyeti kurulmadığından ve dükkanların arsa payı belli olmadığından yeni yapılan imar uygulaması sonrası dükkanların arsa payının azaldığından bahsedilemeyecektir. Dolayısıyla ... Grubuna ait arsanın 6.122,00 m2 azalmasının imar mevzuatı gereği ve imar uygulaması sonucu olduğundan bu durumda eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilemeyecektir. Davalı kooperatif tarafından imar uygulamaları nedeniyle iskan izni başvurularına esas olmak üzere idareye yaptığı başvuru sonucunda, davacının dükkanlarının bulunduğu parseldeki m2 azalmasında kooperatifin bir sorumluluğu olmadığı anlaşılmakla birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı tarafından iş bu dosya ile emsal olarak belirtilen kooperatifin başka bir üyesi tarafından açılan Bakırköy 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/546 E sayılı davasında, 27.10.2015 tarihli kararı ile Mahkemece davanın reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23 Hukuk Dairesi'nin 2016/1094 E- 2018/4861 K sayılı 22.10.2018 tarihli kararı ile ,"...Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olan ihtilafın kooperatifin ortak yer ve tesisler ile ilgili olup kooperatif ortağı sıfatını taşıyan davacının ortak yer ve tesislerde hak sahibi olacağı, bu yerlerden ortak sıfatı ile yararlanacağı, bu noktada bir zararı olmuş sayılamayacağı, dava konusu işleme esas olan genel kurul kararına karşı yasal sürede iptal davası açılmayarak bu kararın kesinleştiği ve davacıya da bağladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir." denilerek kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/152 Esas, 2017/272 Karar sayılı ve 24/03/2017 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından asıl davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından birleşen davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/06/2025