T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2071 Esas
KARAR NO: 2025/788
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/09/2021
NUMARASI: 2021/166 Esas, 2021/695 Karar
DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 02-05 Eylül 2020 tarihinde yapılması planlanan fuar için 06/09/2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, ülkede salgının önlenmesi için alınan tedbirler ve yeni yaşam düzenine geçilmesi sebebiyle satışları önemli ölçüde düşen müvekkilinin yaptığı görüşmeler neticesinde müşterilerinin ... fuarına katılmayacağını öğrendiğini, müvekkilinin bu sebeplerle davalıya fuara katılamayacağını bildirmesine rağmen cevap alamadığını, Covid-19 tedbirleri kapsamında İç İşleri Bakanlığının yayımladığı genelgeler ile fuar organizasyonlarının durdurulduğunu, gıda fuarlarının uzun yıllardan beri Eylül ayında yapıldığını ve gıda şirketlerinin sezon başlangıcı kabul edildiğini, salgın sebebiyle durdurulan fuar faaliyetlerinin sonraki bir tarihte yapılacağı ve bu nedenle sözleşmenin devam ettiği gerekçesi ile müvekkilinin fuarda katılımcı olmaya zorlanmaması gerektiğini, müvekkili tarafından 20/11/2020 tarihli ihtarname ile fuarın feshedildiği bildirilerek 12.206,36 TL bedelin iadesinin talep edildiğini, edinilen bilgilere göre fuarın yapılacağı gün müvekkiline fuar alanında yer tahsis edilmediğini, bu sebeple müvekkilinin bir hizmet de almadığını, davalıya ödenen bedelin tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 02-05 Eylül 2020 tarihlerinde yapılması planlanan fuar için taraflar arasında sözleşme imzalandığını, pandemi sebebiyle Ticaret Bakanlığı tarafından alınan karar ile ülke genelinde yapılacak fuarların 16 Mart 2020 tarihinden 01 Eylül 2020 tarihine kadar durdurulduğunu, müvekkilinin de bu kapsamda fuarı ertelemek zorunda kaldığını, bu durumun müvekkili için mücbir sebep teşkil ettiğini, fuarın, ertelendiği 25-28 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirildiğini, sözleşmeyi iptal ederek fuara katılmayacağını bildiren davacıya sözleşmenin imzalanmasından sonra fuara katılmayı reddeden katılımcıların sözleşmeden doğan maddi ve manevi sorumluluklarının devam ettiğinin bildirildiğini, ayrıca söz konusu tarihte davacıya fuarda alan tahsis edildiğini, davacının iddiasının aksine ortada bir ifa imkansızlığının olmadığını, zira fuarın ertelenerek akabinde yapıldığını, sözleşmeye göre müvekkilinin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkının olduğunu ve bu durumun davacıya fesih hakkı vermeyeceğini, davacının fuara katılmaması halinde ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; TBK'nun 136. maddesi kapsamında bir ifa imkansızlığının bulunmadığını, fuarın iptal edilmeyip ertelendiğini, fuar katılım sözleşmesinin 2. Maddesine göre, davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkının olduğu ve bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermediği, fuarın ertelenmesi sebebiyle davacının hem ödeme hem de fuara katılma yükümlülüğünün devam ettiği, davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olup sözleşmenin 2. maddesinin fesih hakkı vermediğini bilmesi gerektiği, fuarın ertelenmesinde davalının kusurunun da bulunmadığı, bu nedenle davacının davayı açmakta haklı olmadığı ve sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmediği gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mazeret bildirmeksizin arabuluculuk ilk toplantısına katılmayan davalı tüm yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gibi ayrıca lehine vekalet ücretine de hükmedilmemesi gerektiğini, salgın sebebiyle durdurulan fuar faaliyetlerinin sonraki bir tarihte yapılacağı ve bu nedenle sözleşmenin devam ettiği gerekçesi ile müvekkilinin fuarda katılımcı olmaya zorlanmaması gerektiğini, böyle bir durumda tarafların genelge ile durdurulan fuar faaliyetlerini öğrendiği tarihten itibaren yeni sözleşme ile vadenin ötelenmesi konusunda anlaşma yapmaları gerektiğini, taraflar arasında böyle bir sözleşmenin de kurulmadığını, ayrıca alacaklı tarafından kısmi ve sonraki ifanın da kabul edilmemesi halinde mutlak kesin vadenin varlığı kabul edilerek geçici imkansızlık değerlendirilmesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin TBK'nun 137/2 maddesine göre kısmi ifaya razı olmadığını ve sözleşmeye feshettiğini ihtarname ile bildirdiğini, edinilen bilgilere göre fuarın yapılacağı gün müvekkiline fuar alanında yer tahsis edilmediğini, bu sebeple müvekkilinin bir hizmet de almadığını, sözleşmeye konulan hükümler ile müvekkilinin kanundan gelen hakkını kullanmasının bertaraf edildiğini, zira sözleşmenin imzalanması ile müvekkili fuara her ne şekilde olursa olsun katılmaya zorlanarak iradesinin ortadan kaldırıldığını, hukuk düzeninin bu durumu korumasının beklenemeyeceğini, sözleşmede kullanılan yazım puntosunun çok düşük olması sebebiyle müvekkilinin gabine maruz kaldığını, ilk derece mahkemesi tarafından bu husus üzerinde durulmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, sözleşmenin feshinden kaynaklı yapılan ödemenin iadesi/tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 12.206,36 TL asıl alacak tutarının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, fuar katılım sözleşmesi nedeniyle davalıya ödendiğinden bahisle icra takibine konu edilen tutarın iadesinin gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (...-...) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Bir başka söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Davacı ile davalı arasında 02-05 Eylül 2020 tarihlerinde yapılacak ... fuarına katılım amacıyla 06/09/2019 tarihli fuar katılım sözleşmesi imzalanmış olup sözleşme bedelinin 42.206,36 TL olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı 20/11/2020 tarihli ihtarname ile, ülke ve dünya genelinde etkileri devam eden pandemi sebebiyle alınan tedbirler ve kontrollü yaşam düzenine geçilmesinden kaynaklı satışlarının düştüğünü, yaptığı görüşmeler neticesinde müşterilerinin ... fuarına katılmayacağını öğrendiğini, ayrıca 02-05 Eylül 2020 tarihleri arasında yapılması planlanan fuarın ertelenmesinin çikolata ve şeker sektöründe sezon kaybı anlamına geleceğinden zarara uğrayacağını belirterek sözleşmeye feshettiğini bildirmiştir.Dava konusu sözleşmenin 2 maddesinde; "Katılımcı, fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, ünvanı vb. düzenleyicinin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder." hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin fuara katılım koşullarına ilişkin 2. maddesi gereği, davalı şirketin fuarın düzenleme tarihi ve fuar alanındaki katılımcının yerini tek taraflı olarak değiştirme hakkı bulunup, bu değişiklikler sözleşmenin fesih sebebi yapılamayacağı gibi, katılımcının ücret ödeme yükümlülüğünü de kaldırmamaktadır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin 2014/5250 Esas, 2014/7346 karar sayılı kararıda bu doğrultudadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca sözleşmeyi feshederek fuara katılmayacağını bildiren davacıya fuar alanında yer tahsis edilmediğinin de bir önemi bulunmamaktadır. Davacı vekili, sözleşmede kullanılan yazım puntosunun çok düşük olması sebebiyle müvekkilinin gabine maruz kaldığını ileri sürmüş ise de, bu hususa dava dilekçesinde dayanılmadığından ve HMK'nun 357. maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar dinlenemeyeceğinden bu yöndeki istinaf sebebine ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/166 Esas, 2021/695 Karar sayılı ve 21/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafındah peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.29/05/2025