T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1957 Esas
KARAR NO:2025/747
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/04/2021
NUMARASI:2017/950 Esas, 2021/357 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:22/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin Ağrıdaki İş yerinin inşasında kullanılacak malzemelerin kesimi hususunda davalı şirket ile anlaştığını, 94.937 kg malzemenin kesimi için 280.064,15 TL'nin davalı şirketin hesabına ödendiğini, ancak davalının 64.850 kg mal teslimi gerçekleştirdiğini, bakiye 30.087,00 kg malzemenin teslim edilmediğini, bedelinin de iade edilmediğini, tebliğ edilen noter ihtarının sonuçsuz kaldığını, davalı aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
CEVA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında saç/ levha kesimi konusunda akdi ilişki bulunduğunu, ancak plazma teklif formunun 2. maddesine göre kesilecek sac levhanın kesilmeden önce brüt ağırlığının faturaya esas olduğunu, net ağırlığının 64.850 kg olduğunu, 30.087 kg 'mın kesim esnasında fire verdiğini, müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmadığını, takibin haksız, itirazın yerinde olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; hurda konusunda uzman Metalürji ve Malzeme Yüksek Mühendisi tarafından düzenlenen raporda davalı tarafından belirtilen fire payı ve cürufun uygun olduğu ve yine fire payı ve cüruf düşüldükten sonra 17.959 kg hurda kalmasının uygun olduğu belirtildiğinden davalı tarafından anlaşmaya uygun şekilde mal teslim edildiği, aradaki farkın fire payı ve cüruftan kaynaklı olduğu, hurda parasının da davacı çalışanına teslim edildiğinin kabul edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişinin 7.200 kg cürufun istenilen malzeme şekline uygun olduğu yönündeki tespitinin herhangi bir delile dayanmadığını, davalı tarafın beyanlarına göre değerlendirme yapıldığını, davalı tarafından parçalara ilişkin çizimlerin dosyaya sunulmadığını, bu nedenle bilirkişi tarafından herhangi bir veri ile değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, davalı tarafından dosyaya cüruf miktarı ile ilgili veri ve belge sunmadığından, cürufla ilgili iddiaların ve tespitlerin tümden reddi gerektiğini, bilirkişinin tespit ettiği hurda miktarının da sanal bir tespit olduğunu, herhangi bir veri ve orana dayanmadığını, hurdanın, fire ve cürufu, teslim edilen ürünün ağırlığı ile toplamının, brüt ağırlıktan çıkarılması ile elde edileceğini, 94.937 kg brüt ağırlığa sahip bir ham maddenin, 4.200 kg erime payı düşüldükten sonra kalan 90,737 kg den müvekkiline sadece 64.850 kg ağırlığında mal verildiğini, kalan 25.887 kg lık hurdanın ne kendisinin ne de bedelinin müvekkiline ödendiğini, demir cürufunun maddi değeri olan bir nesne olduğunu bilirkişi incelemesinde bu hususun hiç irdelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 67 vd maddelerine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. ...sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine mal teslimi sebebiyle fazladan ödenen 46.745,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 05/09/2017 tarihinde ilamsız takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 07/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İİK 66 md gereğince...'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, davacı vekilinin İİK 67. Maddesi gereğince yasal süre içinde iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.Davacı ile davalı arasında plazma teklif formu kapsamında anlaşma sağlandığı ve davalı tarafından 94.937 kg karşılığında teklife göre fatura düzenlendiği ve fatura bedelinin davacı tarafından davalıya ödendiği, davalı tarafından da davacıya söz konusu malzeme işlendikten sonra 64.850 kg mal teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.İstinafa konu uyuşmazlık; 94.937 kg üzerinden anlaşma sağlanmasına rağmen davalı tarafından 4.850 kg mal teslimi yapılması nedeniyle aradaki 30.087 kg malzeme bedelinin davalı tarafından davacıya iade edilip edilmemesi gerektiği hususunda toplanmaktadır.Davacı, fatura edilen sac levha miktarı 94.937 kg ile teslim edilen 64.650 kg miktardan bakiye 30.087 kgmalzemenin tesliminin sağlanmadığını, bedelinin iade edilmediğini ileri sürmüştür.Davalı ise, 30.087 kg'ın kesim esnasında fire verdiğini, bunun 4.200 kg fire ve 7.600 kg ise cüruf olduğunu, kalan 17.959 kg'mın ise hurdaya verildiği ve bedelinin... adlı davacı ... çalışanının tahsil ettiğini savunmuştur.Davacının ticari defterleri üzerinde Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce talimat yoluyla yapılan inceleme sonucu düzenlenen 13/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Davacının kanuni muhasebe defterleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunun (171-226) maddeleri gereği kanuna uygun bir şekilde tuttuğu açılış ve kapanış tasdikini zamanında yaptığı, davacının davalı firmadan 3 adet fatura ile 280.064,15 TL sac levha aldığı ve karşılığında davalıya 280.064,15 TL 3 adet havale dekontu ile bedelini ödediği resmi defterlerine zamanında usulüne göre işlediği ve davacı İle davalı arasında bu alım satım ile ilgili herhangi bir alacak verecek konusunun olmadığı davacı taraf defter tetkikinde tespit edildiği, davacı firma ile davalı firma arasında mal alıntıyla ilgili herhangi bir iş sözleşmesinin olmadığı dosya tetkikinde ve yerinde İnceleme yapıldığında firma yetkilerinin beyanı ile tespit edildiği, davacı ile davalı arasındaki ihtilafın asıl konusu sac levhalarının işlenip teslimi sırasında yerde kalan atık levhalar ve resmi firelerden kaynaklandığı, davalının davacıya 17.959 kg hurda bedeli olan 14.015,00 TL bedelini teslim ettiğine dair tutanak dava dosyasında görülmüş ancak imzaların kime ait olduğu hususunda bir tespit yapılamadığı, bahse konu tutanakta adı geçen ...'nun davacı firma ... A.Ş'nin Makine Mühendisi sıfatıyla SGK'lı çalışanı olduğu firmayı temsil yetkisine haiz olmadığı davacı firma defter ve belge kayıtlarında tespit edildiği, bahse konu tutanakta adı geçen ...'nun teslim aldığı iddia edilen 14.05,00 TL hurda beledînin davacı firma defter ve belgelerinde geçmediği böyle bir teslimin yapılmadığı kasa ve banka kayıtlarının işlendiği defter kayıtlarında böyle bir parasının görülmediği davacı şirkete teslim edilmediğinin görüldüğü, davacı iddiası fatura edilen sac levha miktarı 94.937 kg teslim edilen 64.650 kg bakiye 30.087 kg, davalı firma ise 30.087 kg eksik teslim ettiğini kabul ettiği bunun 4.200 kg fire ve 7.600 kg ise cüruf olduğu kalan 17.959 kg ise hurdaya verildiği ve bedelinin ... adlı ... çalışanının tahsil ettiği iddiası olduğu,davacı firma ise bu hurda bedelini tahsil etmediği, hurda vasfına haiz metal parçaların miktarını ve fiyatını net bir şekilde tespiti için metal ve hurdacılık alanında uzman bir bilirkişinin incelemesi sonucu yerde atık kalan toplam hurda miktarını ve o dönemdeki toplam tutarını ve resmi fire ve cüruf miktarlarını belirleneceği'' hususu belirtilmiştir. Metalürji ve Malzeme Yüksek Mühendisi Bilirkişi tarafından sunulan 16/03/2021 tarihli rapor ile ;''Erime payının %4,4 olması iyi bir sonuç olup 4.200 kg erime payının uygun olduğu, küçük deliklerin miktarı atık şeklinde değerlendirilip 7.200 kg curufun istenen malzeme şekline güre uygun olduğu, 17.959 kg. hurdanın erime payı ve curuftan sonra kalan hurda kısım olarak değerlendirilebileceği'' hususu belirtilmiştir.1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde bilirkişinin 7.200 kg cürufun istenilen malzeme şekline uygun olduğu yönündeki tespitinin herhangi bir delile dayanmadığını, davalı tarafın beyanlarına göre değerlendirme yapıldığını, davalı tarafından parçalara ilişkin çizimlerin dosyaya sunulmadığını cürufla ilgili tüm iddiaların reddi gerektiğini ileri sürmüştür.İlk derece Mahkemesince Metalürji ve Malzeme Yüksek Mühendisi bilirkişi raporunda, saç levha kesilirken küçük deliklerin meydana geleceğini, bunların toplanamayacak kadar küçük olduğu ve atık şeklinde erime payı ile birlikte curuf olarak değerlendirileceğini, küçük deliklerin miktarının atık şeklinde değerlendirilip 7.200 kg curufun istenilen malzeme şekline göre uygun olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve teknik açıdan yeterli olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına sunulan ve davacı şirket tarafından itiraz uğramayan 27/03/2017 tarihli plazma teklif formunda, kesilecek sac/levhanın kesilmeden önceki brüt ağırlığının faturaya esas olduğu, firelerin müşteriye ait olduğu, kesimde kg'mın oynayacağı belirtilmiştir. Malzeme konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporunda plazma teklif formundaki veriler dikkate alınarak 7.200 kg curufun istenilen malzeme şekline uygun olduğunu tespit etmiştir. Bilirkişi raporunda plazma teklif formundaki veriler dikkate alınarak curuf miktarı yönünden değerlendirme yapılmış olup davacı vekili bunun aksi yönde bir delil sunamamıştır.Bu nedenle davacı vekilinin bu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.2-Davacı vekili, bilirkişi raporunda tespit edilen hurda miktarının da sanal bir tespit olduğunu, satın alınan 90.737 kg ham maddeden 4.200 kg erime payı düştükten sonra kalan 90.737 kg den müvekkiline sadece 64.850 kg ağırlığında mal verildiğini, kalan 25.887 kg lık hurdanın veya bedelinin müvekkiline ödenmediğini ileri sürmüştür.İlk derece Mahkemesince Metalürji ve Malzeme Yüksek Mühendisi bilirkişi raporunda, siparişte görüldüğü gibi farklı kalınlıklarda saç levhalar kullanıldığını, belli bir şekilde ( formda) malzeme siparişi işlenirken erime payı ve malzeme firesinin dışında saç levhalardan istenen malzame şekilleri çıkarıldığında, hurda saç levhalar kalacağı, sipariş edilen malzemede de deliklerden kullanılamayacak durumda firelerin meydana geleceğini (erime kaybı+fire(curuf)) tüm bu işlemler bittikten sonra saç levhada malzemelerin farklı geometrik yapılarından dolayı kullanılamayacak hurda parçaların artacağını, 17.959 kg hurda parçasının oluşmasının tüm işlemler bittikten sonra arta kalan kısım olarak değerlendirildiği belirtilmiştir. Malzeme konusunda uzman bilirkişi tarafından hazırlanan teknik bilirkişi raporunda plazma teklif formundaki veriler dikkate alınarak 17.959 kg hurda parçasının oluşmasının mümkün olduğu tespit etmiştir.Davacı vekili hurda fire miktarının daha fazla olduğu iddiasına ilişkin bir delil sunmamıştır. Bilirkişi raporunda plazma teklif formundaki veriler dikkate alınarak hurda malzeme miktarı değerlendirilmiş olup, davacı vekilinin 25.887 kg lık hurda veya bedelinin müvekkiline ödenmediği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.3- Davacı vekili demir cürufunun maddi bir değeri olan nesne olduğu ve bilirkişi incelemesinde bu hususun irdelenmediğini ileri sürmüştür.Bilirkişi raporunda, saç levha kesilirken küçük delikler meydana geleceği, bunların toplanamayacak kadar küçük olduğu ve atık şeklinde erime payı ile birlikte curuf olarak değerlendirileceği belirtilmiş olup, davacı vekilinin iddiasının aksine raporda bu yönde teknik olarak bir tespit ve değerlendirme yapıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dosya kapsamına göre, davalı tarafından anlaşmaya uygun şekilde mal teslim edildiği, aradaki farkın fire payı ve cüruftan kaynaklı olduğu, hurda parasının da davacı çalışanına teslim edildiği gerekçesi ile davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/950 Esas, 2021/357 Karar sayılı ve 09/04/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.22.05.2025