T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1806 Esas
KARAR NO:2025/753
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:13/07/2021
NUMARASI:2017/1190 Esas, 2021/801 Karar
DAVA:Tazminat (Sağlık Sigortası Poliçesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:22/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde özel sağlık sigortası kapsamında bulunan sigortalısının Acıbadem Hastanesindeki tedavisi sebebiyle müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen 60.028,67 TL'nin %50'lik kısmı olan 30.014,35 TL'sinden Sağlık Sigortası Genel Şartlarının 12. maddesinde düzenlenen müşterek sigorta uyarınca davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, davalı şirketten bu bedelin tahsili için talepte bulunduklarını, ancak taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sağlık sigortaları bilgi merkezi veri transferleri süreçleri henüz tamamlanmadığından müşterek sigorta tespitinin mümkün olmadığını, bu sisteme geçişi tamamlayan sigorta şirketlerine nazaran haksız bir durum oluşturduğunu, davacı ... şirketinin eşitlik ilkesine aykırı işlem başlattığını, tazminata konu tedavi gideri nedeniyle sigorta ettirenin bilgi ve ibrasının bulunmadığını, sigortalı onamı ve ibrasının bulunmasının önemli sorun teşkil ettiğini, temerrüt oluşmadığından olay tarihinden faiz istenilemeyeceğini, avans faizi talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ... numaralı 10.01.2016-2017 vadeli müşterek sigorta ile özel sağlık sigortası kapsamında sigortalı bulunan ...'ın ... Hastanesinde tedavisine ilişkin 19.04.2017 tarihinde 60.028,67 TL ödendiği, davalının taraf olduğu, sigorta ettirenin ..., sigortalının ... olduğu 30.06.2017-30.06.2018 başlangıç ve bitiş tarihli ... poliçe numaralı ...Sigorta poliçesi düzenlendiği, ancak sigorta giriş tarihinin 30.06.2010 olup, süresiz yenileme garantisi verildiği ve poliçenin 2010 yılından itibaren düzenli yenilendiği, ödemenin yapıldığı tarihte davalı tarafından düzenlenen aynı özelliklere sahip sağlık sigortasının bulunduğu, davacı tarafça Sağlık Sigortası Genel Şartları 12. maddesi kapsamında yaptığı ödemenin %50 sini davalı taraftan ödemesini talep ettiği, akabinde icra takibi yaptığı, itiraz üzerine eldeki davanın süresinde açıldığı, davalı tarafça ... veri transfer sürecinin tüm sigorta şirketleri tarafından tamamlanmadığı, tamamlayanların aleyhine durum oluşturduğu ileri sürülmüş, yazışmalar neticesinde, Sağlık Sigortası İnceleme ve Araştırma Komitesi tarafından veri transferlerini gerçekleştirmeyen şirketlerin rücu taleplerinin haksız bir durum yaratıp yaratmayacağı yada sağlık sigortalarında rücu süreci taleplerinin kabul edilmesinin doğru olup olmayacağı yönünde herhangi bir karar alınmadığının bildirildiği, yazı cevapları yeterli görülmekle müşterek sigorta başlıklı madde 12 gereği asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, ödeme tarihi ile takip tarihi arası %9,75 avans faizinin ise 1.018,23 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; ... takip sayılı icra dosyasına davalının 30.014,34 TL asıl alacak, 1.018,23 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 31.032,57 TL yönünden yaptığı itirazın iptaline; takibin 31.032,57 TL alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, kabul edilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; sağlık sigortaları bilgi merkezi veri transferleri süreçleri henüz tamamlanmadığından müşterek sigorta tespitinin mümkün olmadığını, bu sisteme geçişi tamamlayan sigorta şirketlerine nazaran haksız bir durum oluşturduğunu, davacı ... şirketinin eşitlik ilkesine aykırı işlem başlattığını, tazminata konu tedavi gideri nedeniyle sigorta ettirenin bilgi ve ibrasının bulunmadığını, sigortalı onamı ve ibrasının bulunmasının önemli sorun teşkil ettiğini, ... ye yazılan müzekkere cevabı ile ... Şirketleri Birliğine yazılan müzekkere cevabı beklenilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davacı sigortacının sigortalısı için ödediği tedavi giderinden 1/2'sinin davalı ... şirketinden tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı sigortacının dava dışı sigortasının tedavi gideri olarak 60.028,67 TL ödemede bulunduğu ve sigortalının davalı sigortacı nezdinde de sağlık sigortalısı olduğu gerekçesiyle ödenen bedelin 1/2'sinin davalıdan tahsili için davalı aleyhine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; davacı tarafından ödemenin yapıldığı tarihte davalı tarafından düzenlenen aynı özelliklere sahip sağlık sigortasının bulunduğu, davacı tarafça Sağlık Sigortası Genel Şartları 12. maddesi kapsamında yaptığı ödemenin %50 sini davalı taraftan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.Dava dışı sigortalının davacı sigortacı nezdinde 10/01/2017-2018 döneminde, davalı sigortacı nezdinde 30/06/2016-2017 döneminde sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalının 25/08/2016 tarihinde yapılan tedavi masrafının davacı sigortacı tarafından ödendiği uyuşmazlık konusu değildir.Uyuşmazlık; sigortalının, davacı ve davalı tarafından düzenlenmiş sağlık sigortası bulunması karşısında, davacının ödediği tedavi giderinden davalı sigortacının sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili, olayda Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 12. maddesi ve TTK'nın 1466. maddesi kapsamında ödenen tedavi bedelinden davalının sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olduğunu iddia etmiştir.TTK'nın 1519. maddesi gereği, zarar sigortalarına ilişkin hükümler sağlık sigortalarına uygulanabileceğinden, TTK'nın 1466. ve 1467. maddelerinin somut olayda tartışılması gerekmektedir.TTK'nın 1466/1. fıkrası; "Bir menfaat birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsi, ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılır. Bu takdirde sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olur" hükmünü içermektedir.Müşterek sigortanın önemli bir özelliği sigortacıların birlikte hareket etmesidir. Zira TTK m. 1466/1'de geçen "aynı zamanda" ifadesi bu hususa işaret etmektedir. Bu bağlamda sigortacıların müşterek hareket etmek suretiyle rizikoyu birlikte taşıma niyetlerinin müşterek sigortanın varlığı için şart olduğu ifade edilmiştir. (M. Barış Günay, Sigorta Hukuku, 2. Baskı, s. 171).Somut olayda, tarafların rizikoyu beraber taşıma niyetleri olmadan sağlık poliçeleri düzenledikleri ve her iki poliçenin vade ve limitleri gözetildiğinde müşterek sigorta şartlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim emsal Yargıtay 11. HD'nin 2013/3373 Esas, 2013/5868 Karar sayılı kararı da benzer bir olaya ilişkin olup, olayda müşterek sigorta koşullarının bulunmadığına karar verilmiştir.Öte yandan TTK'nın 1467. maddesinde ise çifte sigorta düzenlenmiştir. Anılan maddenin ilk fıkrasının ilk cümlesine göre değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez. Çifte sigortanın geçersiz kabul edilmesinin nedeni sebepsiz zenginleşme yasağıdır. TTK'nın "Çifte Sigorta" başlıklı 1467. maddesi; "(1) Değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılır: a) Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, 1466 ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödenir. b)Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse; bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılması şarttır; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır.c)Sonraki sigortacının, ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır."Eldeki davada, davalı sigortacı tarafından sigortalının aynı menfaati aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmiş olup, sonradan yapılan sigorta çifte sigorta olması nedeniyle geçersizdir. Çifte sigortanın geçerli olabilmesi için maddede belirtilen diğer koşullarda somut olayda bulunmamaktadır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; anlaşmazlığa konu olan olayda özel sağlık sigorta sözleşmesinin davacı ve dava dışı sigortalı ile 10.01.2016 tarihinde kurulduğu, özel sağlık poliçesinin varlığı sabit olduğu, davacı tarafından sağlık giderlerine ait tazminatının ödendiği tarihte ... A.Ş tarafından da düzenlenen aynı özelliklerde sağlık sigorta poliçesinin mevcut olduğu, müşterek sigorta madde 12; "Tedavi masraflarının birden fazla sigortacı tarafından temin edilmiş olması halinde bu masraflar sigortacılar arasında teminatları oranında paylaştırılır." hükmüne istinaden davacı ... şirketinin talep ettiği tazminatın yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Davacının düzenlediği sağlık sigorta poliçesinde sigortalının ... olduğu; davalının düzenlediği sağlık sigorta poliçesinde ise sigorta ettirenin ... ve sigortalının ... olduğu, davacının poliçesinde yatarak tedavilerde limitsiz teminat verildiği; davalının poliçesinde ise yatarak tedavilerde anlaşmalı hastanelerde yıllık limitsiz %100 ödemeli ve anlaşmasız hastanelerde 20.000 TL %60 teminat verildiği; her ne kadar davalının ameliyat yönünden yıllık limitli olduğu görülmüş ise de, davacının önceki poliçesinin limitsiz olması sebebiyle kısmi sigorta olarak nitelenemeyeceği; anılan tedavi ve ameliyat teminatları yönünden çakışmanın bir başka anlatımla çifte teminatın söz konusu olduğu, davacının poliçesinin önceki tarihli olduğu; TTK'nın geçerlilik koşullarını düzenleyen 1467. maddesindeki şartlar sağlanmadığından ikinci sigorta sözleşmesindeki bahse konu teminat türünde çakışma nedeniyle bu kısma dayalı davalı poliçesinin geçersiz olduğu anlaşılmıştır.Buna göre uyuşmazlıkta müşterek sigorta şartları bulunmayıp, davalı sigortacı nezdinde yapılan sigortanın çifte sigorta olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1190 Esas, 2021/801 Karar sayılı ve 13/07/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 533,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 82,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan toplam 26,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,e)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 529,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 85,45 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından yatırılan 529,95 TL istinaf karar harcı, 162,10 TL istinaf başvurma harcı ile 86,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 778,65 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/05/2025