T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1673 Esas
KARAR NO: 2025/806
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07/07/2021
NUMARASI: 2018/748 Esas, 2021/532 Karar
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/06/2018
BİRLEŞEN İST.ANADOLU 12.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2020/328 Es. 2020/519 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan )
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Ticari Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalısı olan ... A.Ş. nin ... Otel Kadıköy/İstanbul adresindeki otelinde 02.11.2017 tarihinde yangın meydana geldiğini, otel müşterisinin evlenme teklifi edecek olması sebebiyle odaya mum yerleştirmesi ve örtünün muma düşmesi ile yangının başladığını, aynı dakika fark edilmesine rağmen 2 dakika içerisinde yangının her yeri sardığını, yangının çıkması ile otel çalışanlarının yardıma koştuğunu, alarmın çalıştığını, sprinklerin patladığını, sonra itfaiyenin geldiği ve yangını kontrol alma alındığını, meydana gelen yangın ile ilgili olarak otel çalışanları tarafından tutanak tutultuğunu, çıkan yangın sonucu 31.600-USD hasar miktarının müvekkilinin sigortalısına ödendiğini bu yüzden 25.01.2018 tarihli ibraname ve feragatname ile müvekkil sigorta şirketi sigortalısına dava talep hakkını devraldığını ancak davalının işletme sahibi olarak sorumlu olması yanında otel paket sigorta poliçesi gereğince ... Sigorta A.Ş nin poliçe limitleri dahilinde meydana gelen hasardan davalı işletme sahibi firmanın sigortacısı olarak müşterek ve müteselsil şekilde sorumlu olduğunu ve bu yüzden TTK 1472 maddesi gereğince müvekkilinın Ticari Risk Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına ödediği bedelin, zararın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğu bulunan davalılardan ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı ... A.Ş'nin ... Otel Kadıköy/İstanbul adresindeki otelinde 02/11/2017 tarihinde yangın meydana geldiğini, otel müşterisinin evlenme teklifi edecek olması sebebiyle odaya mum yerleştirdiğini, örtünün muma düşmesi nedeniyle yangının başladığını, aynı dakikada fark edilmesine rağmen iki dakika içinde yangının her yeri sardığını, yangının çıkması ile otel çalışanlarının yardıma koştuğunu, alarmlarının çalıştığını, sprinklerin patladığını, sonrasında itfaiyenin geldiğini ve yangının kontrol altına alındığını, olaya ilişkin tutanak tutulduğunu, müvekkilinin sigortalısı ... A.Ş firmasına ait otel binasında yangın söndürme sisteminin mevcut olup yangına karşı gerekli tüm önlemlerin alındığını, otel işletmesinin meydana gelen hasardan sorumlu olması sebebi ile Otel Paket Sigorta Poliçesi gereğince davalı ... Sigorta da poliçe limitleri dahilinde meydana gelen hasarda otel işletmesinin sigortacısı olarak müşterek ve müteselsil şekilde sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından meydana gelen hasarın tazmin edilmesi amacıyla yangının meydana geldiği otel işletmesi aleyhine İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/748 E sayılı dosyası ile dava açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu tüm bu nedenlerle her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile davalı/borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunan meblagın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/748 E sayılı dosyası arasında bağlantı bulunması sebebiyle dosyaların birleştirilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP Asıl davada davalı ... İşletmeler A.Ş. Vekili tarafından dosya kapsamına sunulu 11.09.2018 havale tarihli dilekçesinde özetle; mülkiyeti ... A.Ş. ye ait olan ve müvekkilinin Otelin işletmecisi konumunda olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yetkili mahkemesinin İstanbul mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davaya sebebiyet veren olayın, otel müşterileri ... ve ... tarafından ... No'lu odada kaldıkları esnada çıkartıldığını, olayda kusurlu tarafın otel müşterisi olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından tanzim edilen ... poliçe nolu yangın sigortası mevcut iken, hasarın zarar muhataplarının otel müşterisi ve otel sigortası olan ... Sigorta 'da iken hiçbir kusuru bulunmayan, gerekli tüm eylem ve aksiyonları zamanında alan, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getiren davalı müvekkiline kusur affedilemeyeceğini, davanın yabancı para cinsinden ikame edilemeyeceğini, edilse dahi fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığında istenebileceğini belirterek öncelikle davanın husumet nedeniyle reddi, aksi halde ... ve ...'a ve ... Sigorta A.Ş, 'ye ihbar edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigortalısı ... A.Ş ile sigortalı otel işletmesi arasında kira ilişkisininbulunduğunu, HMK'nın 4/a madde düzenlenmesi gereğince davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğini, ifade ve olay tutanaklarının tetkikinden yangının otel müşterisinin odada mum yakması ve örtünün mum üzerine düşmesi sonucu başladığını, duman dedektörlerinin devreye girdiğini, otel çalışanlarınca yangına zamanında müdahale edildiğini, bu nedenle yangının çıkışında ve söndürülmesine kadar geçen evrede otel işletmesine atfedilecek ihmal veya önlem eksikliğinin bulunmadığını, yangının 3. kişi konumundaki otel müşterisinin ihmali nedeniyle çıkmış olduğundan yangının çıkışına etken sebep yönünden zararla otel işletmesi arasında illiyet bağının bulunmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın görev ve esas yönünden reddine, zarara sebebiyet veren otel müşterisi ...'a ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yangının çıkmasına ve hasarın oluşmasına otel müşterileri ... ve ...'un sebebiyet verdiklerinin sabit olduğu, kusur durumunun kesin ve açık olduğu, oluşan hasarın ise otel yönetiminin önleyebileceği bir hasar olmayıp yangının söndürülmesinde otelin otomatik söndürme sisteminin devreye girdiği, yangına derhal ve otel görevlilerince söndürüldüğü dosya kapsamı ve ekspertiz raporundan belli olduğu, sistemlerin çalışması ve olayın oluş biçimi ve doğasından kaynaklı bir hasar ve zarar oluştuğu, davalı yönünden yangına sebebiyet vermedikleri, yangının çıkmasına ve zararın oluşmasına otel müşterilerinin dikkatsizliği ve tedbirsizliği sebebiyet verdiği, davalıların her hangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı, yangının çıkış sebebi belli olduğundan ve tartışmasız olduğundan dosyadaki deliller de dikkate alınarak keşif yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine kötü niyet tazminatı talebinin tedbiren durdurulmuş bir takip bulunmadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemece mahallinde keşif incelemesi yapılmaksızın dosya üzerinden düzenlenen raporun karara dayanak yapılarak davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu olan hasarın meydana gelmesinde otel müşterilerinin haksız fiil işlemelerinden dolayı bizzat sorumlulukları olduğu gibi, hasarın artmasında da yangının söndürme ve/veya önleme tertibatının yeterli seviyede olmamasından dolayı davalının sorumluluğunun bulunduğunu, yangın tertibatının yeterli olup olmadığının ehil bilirkişi tarafından mahallinde incelenerek tespit edilmesi gerektiğini, davalı otel çalışanlarının yangına müdahale ederken orantısız müdahale ederek zararın artmasına sebebiyet verdiklerini, bilirkişi tarafından dosya kapsamına sunulan CD izleme görevi yerine getirilmeden davalı beyanları üzerinden değerlendirme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl dava, davacının sigortalısına ait otelde çıkan yangın sonucunda dava dışı sigortalısına ödediği 31.600 USD hasar bedelinin Otel İşletmecisi davalıdan rücuen tahsili istimine ilişkindir.Birleşen dava, davacının sigortalısına ait otelde çıkan yangın sonucunda sigortalısına ödediği 31.600 USD hasar bedeli ve 2.682,61 USD işlemiş faiz bedelinin davalı Otel İşletmecisinin sigortacısı şirkete karşı başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında, “ Kombine Sigorta Poliçesi” düzenlendiği, davaya konu yangın nedeniyle davacının, dava dışı otel maliki sigortalısına hasar bedelinin ödendiğinden bahisle hasardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalı otel işletmesi ile sigotacısına iş bu asıl ve birleşen davanın açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların sıfatı, poliçenin niteliği, halefiyet ilkesinin özellikleri de göz önünde bulundurularak, öncelikle mahkemenin görevi ile ilgili dava şartının incelenmesi gerekmiştir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararı, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 6102 sayılı TTK nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya geçeceği belirtilmiştir. Halefiyet ile açılan davanın, sigorta şirketinin hukuken yerine geçtiği, dava dışı sigortalı tarafından sorumlulara karşı hangi mahkemede dava açması gerekiyorsa o mahkemeye dava açması ve mahkemenin görevinin zarar sorumlusu ile dava dışı sigortalı arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. Somut davada, dava dışı sigortalı ile davalı arasında kira sözleşmesi vardır. Kiracı ve kiraya veren arasındaki dava da görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemelerin görevi yasanın 1. maddesinde belirtildiği gibi, ancak kanunla düzenlenir ve kamu düzenindendir. Dava şartları arasında yer aldığı için, mahkemece taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir ve taraflar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle, aynı yasanın 115. maddesi gereğince usülden reddine karar vermesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmiş olması doğru kabul edilemeyeceğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/748 Esas, 2021/532 Karar sayılı ve 07/07/2021 tarihli kararının HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Asıl ve birleşen dava yönünden açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE,a)6100 sayılı HMK.20 maddesi uyarınca karar verildiği anda kesin olduğundan tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ İSTANBUL ANADOLU SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,b)Kararın tebliginden itibaren iki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,c)6100 sayılı HMK 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, d)Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,e)Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın bu davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2025