T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1947 Esas
KARAR NO: 2025/720
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/05/2021
NUMARASI: 2018/917 Esas, 2021/367 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücreti)
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, kendisine ait araçlar ile işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyollardan ücret ödemeksizin 24.11.2016-21.10.2017 tarihleri arasında ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretleri ve yasal ceza bedellerinin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 82.257,86 TL bedel üzerinden başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, gecikme cezalarının yasal değişiklik nedeniyle 10 katından 4 katına indirilmesi sebebiyle harca esas değerin yasaya uyarlandığını belirterek dava değerini 37.389,94 TL olarak güncellemiştir.
CEVAP Davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bilirkişi raporunda ihlalli geçiş ücretinin 6.969,61 TL olduğunun belirtildiği, mahkemece yapılan hesaplamada idari para cezasının 27.878,44 TL, işlemiş faizin 2.153,13 TL ve KDV alacağının 387,56 TL olduğu, takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalının İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... takip sayılı dosyasında davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın, tahsilde tekerrür olmamak üzere, 6.969,61 TL geçiş ücreti, 27.878,44 TL idari para cezası, 2.153,13 TL işlemiş faiz, 387,56 TL KDV alacağı yönünden iptaline, hüküm altına alınan asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemlerin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; serbest geçiş gişelerinin ücretli olduğuna dair tabelalarının 2016 yılından sonra konulmasına rağmen, söz konusu tarihler için müvekkili aleyhine para cezasına hükmedildiğini; müvekkiline söz konusu cezalar konusunda herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili aleyhine hükmedilen geçiş ücretlerine ilaveten tam 4 katı tutarında geçiş cezasının da fahiş nitelikte olduğunu, müvekkilinin mahvına sebep olacak nitelikte olduğunu, müvekkiline ait otomatik ödeme sisteminde para bulunup bulunmadığı araştırılmadan davacı işletmenin sorumluluğunun göz ardı edildiğini; ilk derece mahkemesinin usule, yasaya ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağını tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı sayılı dosyasında; 76.668,35 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 4.736,87 TL işlemiş faiz ve 852,64 TL KDV olmak üzere üzere toplam 82.257,86 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla takibe itirazın iptali ve takibin devamı için bu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmektedir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalıya ait araçlarla davacının işlettiği köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.13/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Ataşehir Emniyet Müdürlüğü 15.05.20119 tarih ... sayılı yazıda, ..., ..., ..., ... plakalı araçların devrinin yapıldığı, dava konusu alacak araçların aynından doğan amme alacağı olmadığından davalı hakkında alacağın devam edeceği, paralı köprü ve yol geçişlerinde araçta OGS ve HSG bulunmasına rağmen hesapta para bulunsa bile hesabı bulunan bankadan veya PTT den olumlu cevap gelmemesi halinde gişede bulunan görevliye nakit veya kredi kartı ile ödeme yapılabileceği, gişe memurunun da uyarısına rağmen ödeme yapmayan vasıta olduğu yerde trafikten men edilmeyip "ücretsiz geçiş muamalesi' yapıldığı, vasıtaların kaçak geçişlerinin kamera ile kayıt altına alındığı, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30/5 fıkrasına göre ödenmesi gereken anapara köprü geçiş ücretin 4 katı takiple istenebilir toplam alacağın, takip talebi ile istenen köprü geçiş anapara ücreti + para cezası olduğu, takibe kadar faiz hesaplanıp talep edilmediği, sonuç olarak: 27.11.2017 tarihli takiple istenebilir anapara köprü kaçak geçiş alacağı 6.969,85 TL, 4 katı cezası 27.879,40 TL, yığılmış ticari avans faizi 1.697,40 TL, faizin %18 KDV tutarı 305,53 TL olmak üzere toplam 36.852.18 TL olduğu belirtilmiştir.01/03/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporda vasıtanın kaçak geçtiği tarihte elektronik ve veznede bulunan personelin fiziki uyarı ve çoğunlukla SMS ihtarı ile bir gün sonra temerrüdün oluştuğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davacı şirketin 15 gün sonra temerrüdün oluşacağını kabul ettiği değerlendirilerek, takiple istenebilir alacağın; 6.969,61 TL anapara geçiş ücreti, 27.829,00 TL yasa gereği 4 kat cezası, 2.156,75 TL ticari faiz, 388,22 TL faizin %18 KDV'si toplam 37.343,48 TL olduğu belirtilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, HGS hesabı bulunan araçlar yönünden geçiş anında ve geçişi takip eden 15 gün içinde geçiş için yeterli bakiyenin bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmediği anlaşılmakla mahkemece bilirkişi ek raporu ve davacının talebi ile bağlı olarak yapılan hesaplama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/917 Esas, 2021/367 Karar sayılı ve 26/05/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından davalı tarafça peşin maktu ve nispi olarak yatırılan toplam 638,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,15 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 15/05/2025