T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1870 Esas
KARAR NO: 2025/668
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/09/2021
NUMARASI: 2020/617 Esas, 2021/618 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma 08-01-2019 tarihinde yapılacak olan ... fuarına katılmak için, davalı ile aralarında sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca davalının fuarda kiralayacağı 42 m2 ahşap fuar standı teşrifatının temin, teslim ve de müvekkiline kiralanmasını taahhüt ettiğini, sözleşmeye uygun olarak temin edilecek mal ve hizmetlerin fuarın açılışından 1 gün önce davalının personeli tarafından müvekkilinin yöneticilerine teslim edileceğini, davalının taahhütlerini yerine getirmeyip standı ve sair mal ve hizmetleri sözleşmeye aykırı olarak teslim ettiğini, sözleşme düzenlendiğinde, müvekkili tarafından davalının hesabına 26.11.2018 tarihinde 4.200 Euro (24.948,00 TL) ödeme yapıldığını, davalının taahhüdüne uymadığı halde müvekkilinden aldığı peşin ödenen 4.200 Euro'yu tüm şifahi ve yazılı taleplere, mail yoluyla gönderilen taleplere rağmen geri ödenmediğini, davalının müvekkilini maddi ve manevi yönden zarara soktuğunu, müvekkilinin, davalının taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle kendi imkanlarıyla fuara katıldığını, son anda yer bulabilmesi nedeniyle istediği gibi bir stand kuramadığını ve de fuardan beklediği sonucu elde edemediğini, ayrıca standın yeterli nitelikte olmaması nedeniyle marka açısından değer kaybı söz konusu olduğunu, müvekkilinin fuara katılabilmek için iki kalem halinde 3421,15 Euro ve de 374 Euro olmak üzere toplam 3.795,15 Euro daha ödendiğini, davalı tarafından Sebepsiz zenginleşmeden doğan 4200 Euro alacak, 201,30 TL ihtarname gideri alacak kalemlerine yapılan itirazının icra takibini uzatmaya yönelik olduğunu belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 22/11/2018 imza tarihli sözleşme, HEIMTEXTIL 2019 fuarı için taraflar arasında akdedilen bir stand kiralama sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin, davacı tarafa karşı 08-11 Ocak aralığında gerçekleşen fuar için stand kiralama ve kullandırma borcu altına girdiğini, bu sözleşmenin de 6098 s. TBK uyarınca adi kira hükümlerine tabi bir sözleşme olduğunu, taraflar arasında 22/11/2018 tarihinde akdedilen stand kiralama sözleşmesi uyarınca müvekkilinin, ahde vefa ilkesine uygun olarak üstlendiği edimleri tamamen yerine getirdiğini, hatta yetişmeyen birtakım işler için daha fazla özveride bulunarak kiralanan standın tamamını tam ve doğru biçimde, hiçbir ayıp olmaksızın davacıya teslim ettiğini belirterek davanın reddine ve İİK m.67 uyarınca aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının sözleşme kapsamında edimini yerine getirmediği, davacının sözleşmeden dönerek menfii zararının ve yargılama giderlerinin talep edilebileceği gerekçesi ile Davanı kabulü ile, davalı borçlunun İAA ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 4.200,00 Euro peşinat bedeli ve 201,30 TL ihtarname gideri yönünden takibin devamına, takipte taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihinden tahsil tarihine değin yasal faiz işletilmesine, itirazın iptali istemine konu asıl alacak tutarlarının likit nitelikte bulunduğundan asıl alacak tutarının %20'si (5.051,44 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemenin gerekçeli kararında kusura ilişkin somut veri ortaya konulmadığı, bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacı şirket çalışanının tanıklığının ve beyanlarının kabul edilmemesi gerektiğini, bu kişinin davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu ve şirket aleyhine beyanda bulunamayacağını, tanığın bahse konu fuarda olduğuna dair herhangi bir somut delil bulunmadığını, Mahkemece bu yönde araştırma yapmadığını,davacının tanıklığında ispata ilişkin bilgi ve belgeleri arama gereği duymayan bilirkişi ve mahkemenin, taraflarından dosyaya gümrükleme, nakliye, o tarihlerde müvekkilinin personellerine ilişkin kayıtların sunulmamasını aradığını ve bunların olmamasını aleyhlerine delil olarak değerlendirildiğini, davacı müvekkilinin sözleşmeye aykırı davrandığını iddia edilmişse de sözleşmede kararlaştırılan bedelin kendilerine zamanında ödenmediğini, bahse konu olan sözleşmeden doğan edimini yerine getirmeyen davacının müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği iddiası ile talepte bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında taahhütlerin yerine getirilmediği iddiası ile ödenen sözleşme bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yapılan yargılamada 07/11/2019 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi üzerine karar istinaf edilmiş ve Dairemizin 2020/744 E-2020/1958 K sayılı 05/11/2020 tarihli kararı ile görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmasına rağmen görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetli olmadığından bahisle ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; 4.130,00 Euro asıl alacak, 3.795,15 Euro asıl alacak ve 201,30 TL asıl alacak olmak üzere toplam 7.995,15 Euro ve 201,30 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği, dosyada itirazın davacıya tebliğine ilişkin bir evrakın bulunmadığı, bu sebeple itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 22.11.2018 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme konusunun “4”. maddede, Karteks’in 08-11 Ocak 2019 tarihinde Almanya’nın Frankfurt Şehrinde katılacağı ... fuarındaki kiralayacağı 42 metre kare ahşap fuar standı teşrifatının, bu sözleşmede ve eklerinde belirlenen şartlar dahilinde ... Tasarım tarafından temin teslim ve Kartekse kiralama işi olarak belirtildiği, 4.2 bentte, bu sözleşme ile temin edilecek mal ve hizmetlerin sözleşme ve eklerinde belirtilmiş bulunan her türlü ayrıntıya uygun olarak fuardan 1 gün önce ... Tasarım personeli tarafından Karteks yetkililerine teslim edileceği, sözleşmenin 8.1. maddesinde, ... Tasarımım genel yükümlülükleri olarak, projede görülen stand konstrüksiyonunun montaj ve demontajının yapılması, standın 3,68 yükseklikte üretileceği, 3 tarafına ürün sergileme alanı koyulacağı vb olarak sayıldığı, sözleşmeyi davacı şirketin kiracı, davalı şirketin kiralayan olarak imzaladığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında, sözleşmenin varlığı ve içeriği konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. İlk Derece Mahkemesince alınan 13.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında sözleşmeye dayalı açık hesap ilişkisi olduğu, davacı ticari defterlerinde davalı adına açılmış muavin hesapta taraflara ait ticareti mali kayıtlarının tutulduğu, davacının davalıya yaptığı ödemenin 26.11.2018 tarih 25.217,64 TL bedeli ile kayıt edildiği, davalının takip tarihi itibariyle ticari defter kayıtlarına göre davacıdan alacaklı olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 190/1 maddesi uyarınca, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Buna göre somut olayda davacı, davalı tarafından sözleşme kapsamında edimin ifa edilmediğinden ödenen peşinat bedelinin iadesini talep etmiş, davalı ise edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasında imzalanan 22.11.2018 tarihli sözleşmenin konusu başlıklı 4. Maddesinde; Frankfurt'ta 08-11 Ocak 2019 tarihleri arasında düzenlenecek fuarda davacıya 42 m2 fuar standının sözleşme eklerinde belirlenen şekilde temin, teslim ve kiralaması olduğu, sözleşme gereği teslim edilmesi gereken mal ve hizmetlerin 1 gün önceden teslim edilmesi gerektiği, tarafların sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren sözleşmede belirtilen tüm yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğu, sözleşmenin bedelinin de 8400 € olarak belirlendiği, bu bedelin sözleşmenin karşılıklı imzalandığı tarihte % 50 si nakit olarak banka hesabına yatırılacağı, kalan bakiyenin stand tesliminde davalının banka hesabına yatıracağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacı tarafından davalının hesabına 4.200,00 Euro'nun 26.11.2018 tarihinde yatırdığı anlaşılmıştır.Davacı, yukarıda da belirtildiği üzere sözleşme kapsamında peşinat ödemesini yerine getirmiştir. Kalan bakiyenin ödemesi, davalının sözleşme gereğince üstlendiği stand yapım ve kurulum işini teslimi aşamasında yapılacaktır. Bu kapsamda davalı taraf sözleşme kapsamında üstlendiği işi yerine getirdiğini ve davacıya teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Ne var ki dosya kapsamında buna ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmiş değildir. Bu kapsamda, davalı sözleşme gereğince üstlendiği stand yapım ve kurulum işini zamanında davacıya teslim ettiğini dosya kapsamı itibariyle ispat edememiştir. Davalı istinaf dilekçesinde davacının sözleşmede kararlaştırılan bedeli zamanında ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin edimlerini yerine getirmediğini iddia etmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür. taraflar arasındaki sözleşmeye göre peşinatın sözleşmenin imza tarihinde ödeneceği düzenlenmiş olup, sözleşme tarihi 22.11.2018 tarihidir. Davacı tarafından davalıya sözleşmenin imza tarihi olan 22.11.2018 tarihinden sonra 26.11.2018 tarihinde ödeme yapılmıştır. Davalı tarafından, yapılan bu ödemeye karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. Bu nedenle davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Sonuç olarak davalının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiği ispat edilemediğinden Mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkeme kararında tanık beyanlarının hükme esas alındığına dair bir gerekçe ve açıklamaya yer verilmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin tanığa yönelik eksik araştırma yapıldığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/617 Esas, 2021/618 Karar sayılı ve 21/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 429,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 185,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08/05/2025