T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1827 Esas
KARAR NO:2025/716
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:04/06/2021
NUMARASI:2019/236 Esas, 2021/470 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:15/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin uçak kiralama amacı ile 30/05/2019 tarihinde davalı ile sözleşme görüşmelerine başladığını, bu hususun elektronik posta yazışmaları ile sabit olduğunu, görüşmelerin sonunda tarafların sözleşmenin esaslı unsurlarında anlaştığını, davalı tarafından davacı şirkete 09/06/2019 tarihli ''yurtdışı uçak kiralama işlemleri sözleşmesinin'' gönderildiğini, sözleşmenin imzalanması sonunda davacı şirket tarafından davalıya 10/06/2019 tarihinde 5.940,00 Euro tutarında ödeme yapıldığını, davalıdan kaynaklanan sebeplerle uçak kiralama işleminin gerçekleştirilemediğini, yapılan ödemenin iadesinin talep edildiğini, ödemenin iade edilmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında özel uçak kiralanması hakkında görüşmelerin başladığını, görüşmeler neticesinde davacı taraf her ne kadar 10/06/2019 tarihli ödeme yaptığını belirtse de, ödemenin davalı şirket hesabına 11/06/2019 tarihinde geçtiğini, davalı şirketin davacı şirket ile görüştüğünü ve uçak modeli konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşma sağlanan uçağın 10/06/2019 günü saat 17:00'a kadar ayrıldığını, bu hususun davacı şirkete bildirildiğini, yatırılması gereken kaporanın bu tarihten önce davacı şirketten istendiğini, dosyaya sunulan sözleşmenin geçersiz sözleşme olduğunu, davacı şirkete örnek sözleşme gönderildiğini, davalı şirketin bu örnek sözleşmeyi kabul etmediğini ven sözleşmenin imzalanarak davacı şirkete gönderilmediğini, dolayısıyla örnek sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; tarafların davaya konu yurt dışı uçak kiralama işlemleri sözleşmesinde esaslı unsurlarda anlaşarak sözleşmenin kurulduğu, her iki tarafın ücret ve uçağın vasıfları hususunda mutabık olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen 5.940,00 Euronun %30 konfirme için gerekli bedel olduğunun miktarlardan ve örnek sözleşmeden anlaşıldığı, taraflar arasında uçuş tarihinde de ihtilaf bulunmadığı, uçuş tarihinin 13.06.2019 olduğu, taraflar arasında sözleşmenin 10.06.2019 tarihinde kurulduğu, sözleşmenin 11.06.2019 tarihinde feshedildiği, feshin uçuştan iki gün önce gerçekleşmesi nedeniyle herhangi bir kesinti yapılamayacağı, aksine bir sözleşme, yazılı delil veya delil başlangıcının bulunmadığı, taraflar arasında bulunan örnek sözleşmede, sözleşmenin esaslı unsurlarından bir tanesi olan 13/06/2019 tarihinden 2 gün önce yani 11/06/2019 tarihinde sözleşmenin davacı tarafından feshedilmesi sebebiyle taraflar arasındaki yurtdışı uçak kiralama işlemleri sözleşmesinde özel notlar başlığı altında yer alan ''bir günden önce yapılan iptallerde herhangi bir ücret kesintisi yapılmamaktadır'' hükmü gereğince davacı tarafından davalıya yapılan 5.940,00 Euroluk ödemenin iadesinin gerektiği, davacının sözleşmeyi feshettikten hemen sonra icra takibine başladığı, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği, bu nedenle takip öncesi işlemiş faizin söz konusu olamayacağı, alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, duran takibin 5.940,00 EURO üzerinden devlet bankalarının Euro'ya yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte devamına, işlemiş faize ilişkin talebin reddine, hükmedilen asıl alacağın icra takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak değeri üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; cevap dilekçesinde belirttikleri üzere dosyaya yansıyan sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığını, sözleşmenin geçerli olması için gerek olan irade beyanlarını bu sözleşmenin yansıtmadığını, çünkü müvekkili şirketin davacı şirkete gönderdiği sözleşmenin örnek bir sözleşme olduğunu, sözleşme incelendiğinde uçuş tarihinin ve dönüş tarihinin yanlış olduğunu, uçak tiplerinin farklı olduğunu, bu sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşme olsa idi bu hataların olmayacağını, bu sözleşmenin taslak olarak müvekkili şirketçe gönderildiğini, bu örnek sözleşme üzerinde taraflarca karşılıklı anlaşma hususları belirtilerek esas szleşme düzenlenecek iken davacı şirketin kendi kusurlarını bildiğinden taslak sözleşmede de önceki başka şirkete gönderilen anlaşmada böyle bir anlaşma mevcut olduğundan taslak sözleşmedeki özel bölümün bu şekilde kalmasından faydalanarak düzenleme için gönderilen sözleşmeyi imza atıp müvekkili şirketine gönderdiğini, bu durumun böyle olduğunun gönderdiği tarihin 10 Haziran 2019 saat 17:02 olmasından açıkça belli olduğunu, yani müvekkili şirketin rezerve ettiği uçağın opsiyon süresinin davacı şirket tarafından kapora ücretinin zamanında ödenmemesi nedeniyle iptal edileceği saate imzalanıp gönderildiğini, davacı şirket tarafından kendi kusurlarından kaynaklı olan rezerve iptali yüzünden hak kaybına uğramamak amacıyla örnek sözleşmenin imzalanıp müvekkili şirkete gönderildiğini, hayatın olağan akışında hizmet ifa edecek firmanın sözleşmeyi hazırlayarak imzalacağı, bu imzaladığı sözleşmeyi de karşı tarafa göndereceği, karşı tarafın da imzasını alacağı, bu şekildeki sözleşmenin geçerli olacağını, dosya kapsamında ise taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunun aşikar olduğunu, şöyle ki; müvekkilinin bu sözleşmeyle bağlı kalmak isteseydi imzasını atarak davacıya yollayacağını ve sözleşme içeriğinde kendi aleyhine uygun olmayan hususları bırakmayacağını, bu nedenlerle müvekkili şirketin davacı şirkete taslak sözleşme gönderme nedeninin davacı şirketin bilgilerinde hata olmaması için kontrol amacıyla olduğunu, bu kontrol işlemi bittikten sonra sözleşme içeriği düzenleneceğini, müvekkili şirket tarafından şartları da düzenlenen usule uygun sözleşme imza edilmek şartıyla davacıya gönderileceğini, onların da imzası ve taraflarına göndermesi ile birlikte sözleşmenin geçerli bir hale geleceğini, davacının kendi kusuru ile uçağın ayırtılmaması nedeniyle gönderdiği kapora bedelinin yanmaması için geçersiz bir sözleşmeye dayandığını, dosya kapsamındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu sözleşmeye dayanarak dosya kapsamındaki diğer deliller incelemeden karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılması ile davanın reddini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, uçak kiralama sözleşmesi gereğince avans olarak davalıya ödenen paranın iadesi için başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalıya karşı borcun sebebi "11/06/2019 uçak kiralaması nedeniyle ödenen avansın iadesi" olarak belirtilerek 5.940,00 Euro asıl alacak ve 9,03 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.949,03 Euro üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir tebligat parçasına rastlanmadığından davanın yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, anılan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olup olmadığı ile davacının sözleşmeyi feshi sonrasında avans olarak davalıya ödediği bedeli geri talep edip edemeyeceğine ilişkindir.Davacı şirket tarafından elektronik posta ile uçak kiralama talebinde bulunulduğu, davalı tarafından 09.06.2019 tarihli yurtdışı uçak kiralama işlemleri sözleşmesinin davacıya gönderildiği, bedelin 19.800 Euro olarak tespit edildiği, konfirme için bu bedelin %30'unun ödenmesinin gerektiğinin sözleşmede yer verildiği, bu bedelin ise 5.940,00 Euroya isabet ettiği, sözleşmenin özel notlar bölümünde uçuşun bir gün kala iptal edilmesi durumunda %50 ücret kesintisi yapılacağına, bir günden önce yapılan iptallerde ise herhangi bir ücret kesintisinin yapılamayacağına yer verildiği, davacı tarafından 10.06.2019 tarihinde 5.940,00 Euro ödemenin yapılmadığı, davacı tarafın 11.06.2019 tarihli davalıya gönderdiği elektronik postada “ödemenin banka hesaplarımızdan sizin banka hesaplarının geçmek üzere çıktığı halde könfirmeyi yapmadığınız ve istemiş olduğumuz uçaktan daha alt donanımlı bir uçak teklif ettiğiniz, aynı donanımlı başka bir uçak için daha yüksek bir fiyat istediğiniz için uçak kiralama işleminden vazgeçmiş bulunmaktayız. Size göndermiş olduğumuz 5.940,00 Euronun iadesini yapmanızı rica eder. İyi çalışmalar dilerim.” açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.Davalı tarafından davacıya gönderilen 11.06.2019 tarihli elektronik postada “dün mesai saatlerinde ödeme bizim hesabımıza düşmemişti. Bu yüzden uçak sizin için bekletilemedi. Size daha lüks olan yolcu sayısı daha yüksek olan yeni bir uçağın fiyatı verildi ve Bunun fiyatı da normal olarak daha yüksekti. Alternatif olarak daha uygun maliyetli bir uçağı size memnuniyetiniz için sunduk ve bu uçuşunuz için mesai harcadık. Çalıştığımız partner firmalar ile de bu uçuş için görüşmeler yaptık. Uçuş iptal ederseniz tazminat hakkımız doğar” ifadelerine yer verildiği, başka bir elektronik postada “ödemeniz iade edilmeyecek, aksine size konuyla ilgili dava açılacak.” açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.Davalı, sözleşme gereği tahsis edilecek olan uçağı 10.06.2019 tarihi saat 17:00'ye kadar ayırtmış olduğunu, ancak davacı tarafından ödenen paranın davalı hesabına 11.06.2019 tarihinde düşmüş olması sebebiyle, 10.06.2019 tarih ve saat 17:00'ye kadar ayırtılmış olan uçağın boşa çıkmış olduğunu, bu sebeple uçağın tahsisinde kendilerine atfedilebilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyan etmektedir. Dosya kapsamındaki elektronik postalar incelendiğinde; 10.06.2019 tarihinde davacı tarafından yapılan ödemenin döviz cinsinden olması sebebiyle davalının hesabına düşmesinin belki bir gün, belki 2 gün olabileceği konusunda davacının bilgilendirildiği, ödemenin ancak hesaba yansımasından sonra işlemin yapılabileceğinin belirtildiği, nitekim bir elektronik postada“sema hanım bakın bu bir Swift transferi muhasebenin bana söylediği bu ödemenin bizim hesabımıza düşmesi belki bir gün belki 2 gün dolayısıyla biz bununla ilgili ne yazık ki işlem yapamayız ödeme bizim hesabımıza yansımadan ödeme alındı gibi işlem yapamıyoruz. Lütfen yarın tekrar sorgu yapın yoğunluk olduğu için özel uçak uçuşlarımız değişebiliyor” şeklinde olduğu, mevcut riskin davalı tarafından davacıya aktarıldığı, yine başka bir mail de davalı tarafından “ödemeyi istediğiniz gün yapabilirsiniz ama konfirmeniz yani uçağın size ayrılması ödemeden sonra olur” bilgisine yer verilerek konfirmenin ancak kaporanın ödenmesinden sonra söz konusu olabileceğinin davacıya açık olarak bildirildiği anlaşılmıştır.22/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelerden hareketle sözleşmenin kurulmuş olduğu, sözleşmenin esas unsurları olan ücret (19.800,00 Euro) ve sözleşmeye konu uçağın vasıflarının tayin edilmiş olduğu, Uçuş gününün 13 Haziran saat 14:00 ... Limanı kalkış olarak belirlenmiş olduğu, ancak kararlaştırılan uçağın tamamen davacıya özgülenebilmesinin ancak konfirme bedeli olan toplam bedelin %30'unun ödenmesinden sonra olacağının davalı tarafından davacıya mail yazışmalarında açıkça belirtildiği, her ne kadar davacı tarafından toplam bedel olan 19.800,00 Euro üzerinden %30 dilim olan ve konfirme için gerekli olan 5.940,00 Euro ödenmiş ise de bu paranın davalının hesabına ertesi gün geçmiş olduğu, dolayısıyla davalının davacıya daha önce sıklıkla sözünü etmiş olduğu riskin gerçekleşmiş olduğu, bu sebeple uçağın davalı tarafından tahsis edilememiş olmasının davalıya atfedilebilir bir kusurdan kaynaklanmadığı, bununla birlikte sözleşmenin esas unsurlarından bir tanesi olan 13.06.2019 tarihinden 2 gün önce yani 11.6.2019 tarihinde sözleşmenin davacı tarafından feshedilmesi sebebiyle taraflar arasındaki yurtdışı uçak kiralama işlemleri sözleşmesinde özel notlar başlığı altında yer alan “bir günden önce yapılan iptallerde herhangi bir ücret kesintisi yapılmamaktadır” hükmü gereğince davacı tarafından davalıya yapılan 5.940,00 Euroluk ödemenin iadesini lazım geldiği, davalının bu arada söz konusu uçuşun sağlanması için harcamış olduğu mesaiye karşılık olarak davacı tarafından ödenmiş olan 5.940,00 Euroyu uhdesinde tutmasını haklı kalacak hiçbir anlaşmanın ya da bir şartın mevcut olmadığı, kaldı ki davalının bu yönde bir talebinin de bulunmadığı yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.Somut olayda, davalı tarafından sözleşmenin taslak sözleşme olduğu, kendilerinin imzası bulunmadığı ve karşılıklı müzakere edilerek karşılıklı olarak yeni bir sözleşme imzalanmadığı gerekçeleriyle sözleşmenin geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Ancak dosya kapsamına sunulan sözleşmenin, davalıya davacı tarafından imzalanarak gönderildiği, sözleşmedeki uçuş tarihlerinin ve uçak bilgilerinin uyuştuğu, gönderilen konfirme bedelinin davalı tarafından kabul edildiği, bugüne kadar da davacıya iade edilmediği anlaşılmakla dosyaya sunulan e-posta yazışmalarında da sözleşmenin kabul edildiği varsayılarak karşılıklı yazışmaların bulunduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sözleşmenin geçerli olduğu kabul edildiğinden artık uyuşmazlık hakkında sözleşme hükümlerine müracaat edilmesi gerekecektir. Yurtdışı Uçak Kiralama İşlemleri Sözleşmesinde özel notlar başlığı altında “bir günden önce yapılan iptallerde herhangi bir ücret kesintisi yapılmamaktadır” hükmü bulunmaktadır.Davalı tarafından, uçağın 10.06.2019 tarihi saat 17:00'ye kadar başka bir firmadan ayırtıldığı, ancak davacının swift işlemi nedeniyle ödemenin 11.06.2019 tarihinde kendilerinin hesabına düştüğü, bu nedenle de üçüncü kişiden ayırtılan uçağın boşa çıktığı gerekçesiyle davacı tarafından avans olarak yatırılan bedelin kendilerine iade edilmediği savunulmuştur.Ancak, uçağın dava dışı firmadan belirtilen tarihe kadar ayırt edildiğine dair bir belge dosyaya sunulmadığından davalının bu savunması yerinde görülmemiştir. Bu kabule göre de, sözleşmedeki özel hüküm gereğince fesih işlemi uçuştan 2 gün önce gerçekleştiğinden davacı tarafından yatırılan bedelin hepsinin davacıya geri iadesi gerekeceğinden istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/236 Esas, 2021/470 Karar sayılı ve 04/06/2021tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından davalı tarafça peşin maktu ve nispi olarak yatırılan toplam 634,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 19,48 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 15/05/2025