T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2010 Esas
KARAR NO: 2025/415
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/03/2021
NUMARASI: 2014/1056 Esas, 2021/238 Karar
DAVA: Kayıt Kabul
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının taraflar arasındaki sözleme ile üstlendiği edimlerini ifa etmediğini, müvekkilinin sözleşmeye konu işleri üçüncü kişilere yaptırdığını, söz konusu harcamaların davalıdan tahsili için iş bu davanın açıldığını, ...Ltd. Şti ile plato proje ve kontrollük hizmetleri için 19.09.2012 tarihli ... nolu fatura ile ödenen 29.500,00 TL, ...Ltd Şti ile platonun tadilat ve tamirat işlemleri için 15.11.2012 tarihli ... nolu fatura ile ödenen 44.115,00 TL, ...Ltd Şti ile platonun beton, demiri kalıp malzeme bedelleri için 15.11.2012 tarihli ... nolu fatura ile ödenen 90.464,00 TL, ...Ltd.Şti ile perde beton sul yalıtımı malzeme ve işçilik için 04.09.2012 tarihli, ... nolu fatura ile ödenen 9.440,00 TL, ....Ltd. Şti ile çelik konstrüksiyon imalat ve montajı yapımı için 02.08.2012 tarihli, ... nolu fatura ile ödenen 109.150,00 TL, ...Ltd Şti ile çelik konstrüksiyon imalat ve montajı yapımı için 27.11.2012 tarihli ... nolu fatura ile ödenen 218.300,00 TL, ...Ltd Şti ile çelik konstrüksiyon imalat ve montajı yapımı için 27.11.2012 tarihli ... nolu fatura ile ödenen 109.150,00 TL, ...Ltd Şti. ile plato yapım temel işleri için 10.08.2012 tarihli ... nolu fatura ile ödenen 79.768,00 TL'nin tahsili için iş bu davanın açıldığını belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 md. çerçevesinde şimdilik 50.000,00 TL alacağın kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket müvekkili şirketin kusurlu işleri nedeniyle belirtilen firmalara iş yaptırarak zarara uğradığını ifade etse de bu ifadelerin doğru olmadığını, zira fatura ve yazışmalardan açıkça anlaşılacağı üzere davalının, 3. kişi/şirketlerle yaptığı işlerin kapsamının, yeniden inşa ve imara yönelik olduğunu, iddia edildiği gibi müvekkilinin eksik edimleriyle ve İTÜ'nün hazırladığı raporla hiçbir bağlantısı olmayan işler olduğunu, çatıdan yağmur suyu sızması ile müvekkilinin kusurlu eylemi olduğu yönündeki diğer iddialar Aralık 2011 tarihinde ileri sürüldüğü halde, bahsi geçen 3. şirketlerle davalının yaptığı çalışmaların Temmuz- Ağustos- Eylül-Ekim ve Kasım 2012 tarihlerine tekabül ettiğini, söz konusu işlere ilişkin hiçbir görselin de sunulamadığını, bu davanın yasal dayanaktan yoksun illiyet bağı bulunmayan vakıalara dayandırıldığını, davalı tarafın kendi tercihi doğrultusunda 3. kişi/firmalarla “yeniden inşaa ve imara yönelik çalışmaları" kapsadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında Alibeyköy'de bulunan eski fabrika binasının, film çekim platosuna dönüştürülmesi için imzalanan 01.08.2011 tarihli sözleşme ve 08.12.2011 tarihli ek protokol ile 2280 m2 deponun çelik konsrüksüyon çatısının yenilenmesi, onarılması, depo yapımı, dış cephe ve duvar işleri, çatı kaplaması, depo binası tavan ve duvar alçıpan ve karkas işleri, depo binası zemin şap işi, depo binası çatı izolasyon dere yalıtım işi, ofis ve yönetim binaları tadilat işi, çelik konstrüksiyon marangozhane yapısı inşaat işi, çelik konstrüksiyon ruhtap yapısı imalat ve montaj işi, depo içi arakat inşaat işi, depo binası dış cephe boya ve kapıların montajı, bahçe yağmur suyu kanalları döşenmesi, alt yapı ve asfaltlama işlerinin yapılarak 29.10.2011 tarihinde eksiksiz ve tam olarak teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın tarafların edimlerini ifa edip etmedikleri, sözleşmeye konu bir kısım işlerin eksik ve kusurlu olarak yapılıp yapılmadığı ve söz konusu ayıplı imalatların tutarına ilişkin olduğu, Türk Borçlar Kanununun "Ayıbın belirlenmesi" başlıklı 474. maddesinin "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." hükmünü içerdiği, davacının İstanbul ... Noterliğinin 29.12.2011 tarih ve ... nolu ihtarnamesiyle kusurlu imalat nedeniyle sözleşmeyi feshettiği ve ayıplı imalat nedeniyle doğan alacağını talep ettiği, toplanan deliller, tespit dosyası kapsamı, tanık anlatımları ve hükme elverişli olduğu değerlendirilen 15.04.2016 ve 29.07.2016 tarihli bilirkişi heyeti ek raporlarına göre, rapor içeriklerinde tek tek sayılan eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için hesaplanan toplam bedelin 308.375,00 TL olduğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasını bu tutar üzerinden harçlandırdığı, yargılama aşamasında davalının iflas ettiği, iflas kararının kesinleştiği, davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, dava konusu alacağın iflas masasınca tanzim edilen sıra cetvelinde yer almadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 308.375,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi için Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki sıra cetveline kaydına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı şirket, her ne kadar müflis şirketin kusurlu işleri nedeniyle belirtilen firmalara iş yaptırarak zarara girdiğini ifade etse de bu ifadelerin doğru olmadığını, zira fatura ve yazışmalardan açıkça anlaşılacağı üzere davacının 3. kişi/şirketlerle yaptığı işlerin kapsamının, yeniden inşa ve imara yönelik olduğunu, iddia edildiği gibi müvekkilinin eksik edimleriyle ve İTÜ'nün hazırladığı raporla hiçbir bağlantısı olmayan işler olduğunu, gerek çatıdan yağmur suyu sızması yönündeki gerekse müvekkilinin kusurlu eylemi olduğu yönündeki diğer iddiaların Aralık 2011 tarihinde ileri sürüldüğünü, ancak bahsi geçen üçüncü kişi/şirketlerle davalının yaptığı çalışmaların Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2012 tarihlerine tekabül ettiğini, söz konusu işlere ilişkin hiçbir görselin de dosyaya sunulmadığını, açılan davanın, müflis şirketin asıl davadaki taleplerinin boşa çıkartılması çabasından kaynaklandığını, davanın yasal dayanaktan yoksun ve illiyet bağı bulunmayan vakıalara dayandırıldığını, davalı tarafın kendi tercihi doğrultusunda 3. kişi/firmalara yaptırdığı işin “yeniden inşa ve imara yönelik çalışmaları" kapsadığını, bu nedenlerle dava reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava kayıt kabul davasına dönüştüğünden harç ve yargılama giderlerinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, gerekçeli karar başlığında da müflis şirketin iflas dosyasına yer verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı ifa nedeniyle üçüncü kişilere yaptırılan iş karşılığı bedellerin davalıdan tahsiline ilişkin açılan maddi tazminat davasıdır. Davalı şirketin İstanbul Anadolu 3. ATM 31/01/2018 tarihli 2016/540 E. 2018/60 K. Sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği, iflas kararının 30/03/2018 tarihinde kesinleştiği, tasfiyenin basit usulde re'sen icra müdürlüğü tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır. İstinafa konu dava, asıl davaya karşı verilen cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşı davadır. Yargılama devam ederken davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür. 04.05.2015 tarihli rapor: ''Sözleşmenin tek taraflı feshi tarafımızdan yerinde bulunmamıştır. İşveren yapıyı kabul prosedürünü yerine getirmeden kullanmaya başlamıştır. Bu durumda yapılması gereken; eksik ve kusurlu olduğu iddia edilen hususlarda; hakem tarafından; yerindeki tespite dayalı tutanak oluşturmaktır. Eksik ve kusurların giderilmesine veya sözleşmenin tasfiyesine karar verilebilecektir. Alacak ve borç miktarlarının belirlenmesi; yukarıda belirtilen prosedür izlenerek kesin hesap sonrası bulunacaktır.'' şeklindedir.28.11.2015 tarihli rapor: ''Davacı ... Tic. Ltd. Şti'nin 01.08.2011 tarihinde imzalanan sözleşme ile yapımını üstlendiği Alibeyköy eski fabrika binasının dizi film çekim platosuna dönüştürülmesi işinde yapılan tadilat ve tamiratların bir kısmının sponsorluk karşılığı yapılması işinde; mahkemece ek protokol ve diğer belgeler geçerli kabul edilirse, davacının sponsorluk karşılığı alacağı miktarın 418.900,00 TL olduğu, davalının yaptırdığı eksik ve kusurlu işlerin bedelinin ise 388.025,00 TL olduğu, buna göre davacının davalıdan isteyebileceği miktarın 30.875,00 TL olduğu tespit edilmiştir.'' şeklindedir.15.04.2016 tarihli ek rapor: ''Davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 01.08.2011 tarihinde imzalanan sözleşme ile yapımını üstlendiği Alibeyköydeki eski fabrika binasının dizi film çekim platosuna dönüştürülmesi işinde yapılan tadilat ve tamiratların bir kısmın sponsorluk karşılığı yapılması işinde; davacının sponsorluk karşılığı alacağı miktarın 418.900,00 TL olduğu, davalının yaptırdığı eksik ve kusurlu işlerin bedelinin 308.375,00 TL olduğu, davacının davalıdan isteyebileceği miktarın 110.525,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.'' şeklindedir. 29.07.2016 tarihli ikinci ek raporda: ''Davacı-karşı davalı ... San ve Tic Ltd. Şti.'nin 01.08.2011 tarihinde imzalanan sözleşme ile yapımını üstlendiği Alibeyköydeki eski fabrika binasının dizi film çekim platosuna dönüştürülmesi işinde yapılan tadilat ve tamiratların bir kısmın sponsorluk karşılığı yapılması işinde; davacı-karşı davalının sponsorluk karşılığı alacağı miktarın 492,060,00 TL olduğu, davalı-karşı davacının yaptırdığı eksik ve kusurlu işlerin bedelinin 308.375,00 TL olduğu, davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıdan isteyebileceği miktarın 183.685,00 TL olduğu tespit edilmiştir." şeklindedir.' Mahkemece alınan son bilirkişi raporunda, davalının eksik ve ayıplı yaptığı işlerin bedeli, işin üçüncü kişilere yaptırıldığına dair fatura içerikleri incelenerek ve davacı tarafından alınan İTÜ tespit raporuna göre ayrıştırılarak belirlenmiş olup bu tespite göre davalının sorumlu olduğu bedel 308.375,00 TL olarak hesaplanmakla mahkeme tespitinin istinaf sebepleriyle sınırlı yapılan inceleme neticesinde yerinde olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili, her ne kadar HMK. 107 gereğince davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek 26/06/2018 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davasını son bilirkişi raporunda tespit edilen 308.375,00 TL ye yükselterek talepte bulunmuş ise de dairemizce re'sen gözetilen sebeplerle, üçüncü kişilere yaptırılan işlerin bedeli belirli olduğundan açılan dava kısmi dava niteliğindedir. Bu kabule göre de, davacı her ne kadar ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmamış ise de YİBBGK 24/05/2019 tarihli 2017/8 Esas 2019/3 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmi davada, dava konusu miktarın kısmi ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin artırılması halinde artırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceğinden ıslahla artırılan kısma da dava dilekçesinde talep edilen yasal faiz oranı uygulanması gerekeceğinden ilk derece mahkemesi tarafından bu hususun gözetilmemesi yerinde olmamıştır. İİK. 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. İİK'nın 196/3. maddesi uyarınca asıl alacağa faiz işlemeye devam ederse de, bu ancak tasfiye bakiyesi kalırsa ayrıca ödenir. Bu açıklamalardan sonra dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00 TL'ye dava tarihi olan 19/08/2013 tarihinden iflas tarihi olan 31/01/2018 tarihine kadar işleyecek yasal faiz hesaplandığında işlemiş faiz miktarının 20.046,58 TL olduğu anlaşılmakla davacının iflas tarihi itibariyle toplam alacağı 70.046,58 TL olarak belirlenmiştir. "Somut olayda, davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talep edilen 50.000,00 TL ve fer'ileri yönünden dava kayıt kabul davasına dönüşmüş olup, davacı tarafça saklı tutulan kısım ile ilgili ilanlardan itibaren İİK'nın 235. maddesindeki hak düşürücü süre içerisinde işbu davaya ıslah dilekçesi sunulmadığından, saklı tutulan kısım yönünden de davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünün kabulü isabetli olmamıştır. Bu durumda mahkemece, saklı tutulan kısım yönünden ayrıca kayıt kabul davası açılmış olduğu ve süresinde ıslah dilekçesi sunulmadığı gözetilerek, kabulüne karar verilen ve dava dilekçesi ile talep edilen 20.000,00 TL ÜFE farkı ve 20.000,00 TL erteleme faizi toplamı 40.000,00 TL'nin iflas tarihi itibariyle faizi ile birlikte ulaşmış olduğu miktar yönünden bilirkişiden rapor alınması ve belirlenen tutarın kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile ıslah edilen tutar üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır." (Y. 23. HD. 08.06.2016 T. 2015/6530 E. 2016/3469 K. Sayılı ilamı) Somut olayda, mahkemece saklı tutulan kısım yönünden ayrıca kayıt kabul davası açılmadığı ve süresinde ıslah dilekçesi sunulmadığı gözetilerek kabulüne karar verilen ve dava dilekçesi ile talep edilen 50.000,00 TL'nin iflas tarihi itibariyle faizi ile birlikte ulaşmış olduğu miktar yönünden belirlenen 70.046,58 TL'nin kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile ıslah edilen tutar üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu harç alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. İflas kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve kamu düzenine ilişkin sonuçlar meydana getirdiğinden maktu tarifenin mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereklidir. Mahkemece iflas masasına yazılacak alacak miktarının iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi, bu yolla tespit edilen alacak miktarının masaya kayıt ve kabulüne karar verilerek maktu harç ile maktu vekalet ücreti üzerinden hüküm tesis edilmesi gerekirken alacağın sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilerek nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Bu yönüyle mahkemece "karşı davanın kabulü ile 308.375,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi için Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki sıra cetveline kaydına" şeklinde karar verilerek tahsile yönelik hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 70.046,58 TL davacı alacağının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasındaki iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, harç ve vekalet ücretinin maktu olarak alınmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1056 Esas, 2021/238 Karar sayılı ve 18/03/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-)a) Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 70.046,58 TL alacağın İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesinin 2018/2 İflas sayılı dosyasındaki iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 853,90 TL peşin harç ile 4.393,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.246,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.631,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, c)Davacı tarafından karşılanan 615,40 TL peşin harç ile 24,30 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.350,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 306,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.844,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.425,76 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin ve 5.206,97 TL nispi harç olmak üzere toplam 5.266,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.650,87 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcı ile 162,10 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 775,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 7-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/03/2025