T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1541 Esas
KARAR NO:2025/407
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:15/06/2021
NUMARASI:2020/163 Esas, 2021/490 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/03/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvvekkili ile davalı arasında ... 2013 organizasyonunun düzenlenmesi konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşme gereğince davalı tarafından düzenlenen organizasyon uyarınca müvekkiline 150.000,00 EURO garanti para ödemesi yapılacağını, söz konusu bedelin kongreye katılımın 1000 kişi olması halinde kararlaştırıldığını, bu rakamın altında veya üstünde kalması halinde kesinti veya ek ödeme yapılacağı hükmüne Ek protokol ile yer verildiğini, kongreye kayıtlı katılımın davalı kayıtları uyarınca 591 olduğunu, müvekkili fedarasyona yapılan ödemelerden 800'ün altında kalan kişi sayısı kadar geri ödeme yapılması gerektiğini, buna göre müvekkiline ödenen 150.000,00 Euro'dan 209 (809 baraj-591 katılımcı) x 150 Euro karşılığı 31.250,00 Euro kesinti yapılmak suretiyle 118.650,00 Euro ödeme yapılması gerektiğini, ancak davalının sadece 88.350.00 Euro ödediğini, anılan usulsüz kesinti ve hatalı hesaplama nedeni ile davalı şirketin halen 30.300,00 Euro borcu bulunduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 Euro'nun vadesinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, davalının sözleşme uyarınca yapılan Bölge toplantıları nedeni ile elde edilen gelirlerin müvekkiline ödenmediğini, anılan bölge toplantıları uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 Euro'nun vadelerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini, sözleşme gereğince davalı tarafından ifa edilmeyen toplantıların düzenlenmesi için TBK 113. Maddesi uyarınca gerekli avansın taraflarına ödenmesini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 Euro avansın taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 08.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; Fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak talep olunan 500,00-Euro vadesinden itibaren işleyecek ticari avans faizi alacağını 23.150,00-Euro ıslah ederek 23.650,00-Euro miktara artırdığını, davanın ıslahla birlikte toplamda 23.650,00-Euro alacak miktarı üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya sözleşme gereği katılımcı sayısından ve bölge toplantılarından dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu kongreye 591 kişinin katıldığını, buna göre katılımcı sayısının 800 kişinin altına düşmesi durumunda kişi başı gelir ödeme miktarının 150 Euro olacağını, böyle bir durum olması durumunda örnek bir hesaplama şeklinin taraflarca kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya 01/01/2013 tarihinde 50.000 Euro ve 02/09/2013 tarihinde 15.000 Euro olmak üzere toplam 65.000 Euro ödendiğini, yapılan bölge toplantılarından elde edilen gelirlerden müvekkilinin hizmet bedeli kesintileri düşüldükten sonra geriye kalan bakiye miktarın %50'si olan 2.605,45 TL'nin sözleşme gereği davacı gelirlerine eklendiğini, müvekkili şirket tarafından 15-16 Kasım 2013 tarihleri arasında ... toplantısının yapıldığını, toplantıdan elde edilen gelirden (kdv hariç) toplantı giderlerini, gelir vergisi kesintisini düştükten sonra kalan kısmın %50'si olan 18.827,70 TL'nin davacının gelirleri hanesine eklendiğini, davacının ... ve ... toplantılarında sözleşme dışı yapılan ve yapılması istenen özel giderlerinin olduğunu, sözleşme gereği yapılamayan 2 adet toplantıdan dolayı herhangi bir yükümlülüğü ve borcunun bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; dava konusu uyuşmazlıkta davacı konumunda bulunan federasyonun tacir niteliği taşımaması ve dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen mutlak ticari nitelikte Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu hallere girmediğinden davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizin 2019/1748 E-2020/423 K sayılı 13/02/2020 tarihli kararı ile; bu davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi görevli olduğu halde, hukuki ilişkinin ve maddi olayın tespitinde yanılgıya düşülerek, Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenlerle kabulü ile, HMK 353.1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kesin olarak kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararından sonra ilk Derece Mahkemesince; davacı dava dilekçesi ile ödenmeyen hakları için 500 Euro, yapılmayan iki toplantı hakları için 500 Euro ve bölge toplantılarından ödenmeyen haklarından ötürü 500 Euro talep ettiği, 08/03/2021 tarihli dilekçesi ile dava konusu talebini ıslah ettiği, iddia, savunma, sunulan deliller, karşı deliller, taraflar arasındaki sözleşme ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme ve sunulan raporlara göre, davacının, davalıdan bölge toplantılarından ve yapılmayan toplantılardan ötürü bir alacağının olmadığı, sözleşme hükümlerine göre davalının davacıya ödemesi gerekirken ödemediği meblağın ise 23.650 Euro olduğu gerekçesi ile davacının davacının kısmen kabulüne, davacının ödenmeyen alacak talebi yönünden 500 Euronun dava tarihinden itibaren, 23.150 Euro nun ıslah tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemece bilirkişi raporunda, davacının sözleşme dışı yaptığı ve yapılması istenilen özel giderler için müvekkili şirketçe 81.314,24 TL fatura düzenlendiğini ve bunun karşılığında davacı tarafından 79.895,80 TL ödeme yapıldığı yönündeki tespitine karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerce yapılan incelemelerdeki bu tespitlerin hatalı olduğunu, toplantının bütçe detaylarının gerekli şekilde incelenmediğini, davacı tarafından yapılan iki ödemenin devlet fonundan ve sponsor tarafından kendisine yapılan ödeme olduğunu, sözleşme dışı yaptığı ve yapılması istenilen özel giderler için olmadığını, bu iki ödemenin masraf olarak değerlendirildiğinde davacı açısından haksız kazanç durumunun söz konusu olacağını, her iki toplantının gelirler hanesi kısmında bu paraların çıkarılması ve yeniden hesaplamaların güncellenmesi gerektiğini, davacının özel giderleri için 21.313,44 TL lik ödeme yaptığını, geriye davacının 84.871,07 TL sözleşme dışı gider borcu bulunduğunu, davacını katılımcı sayısından dolayı müvekkilinden alacaklı olduğu bedelin iş bu borcundan mahsup edildiğinde, asıl müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki organizasyon sözleşmesi kapsamında, edimin eksik ifa edilmesi iddiasına dayalı organizasyon katılımından kaynaklı alacak, aynen ifa veya bedeli tahsili istemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/28 talimat sayılı dosyasına ibraz edilen raporda; 2013 yılı yasal defterinin işletme defteri olduğu, 09.11.2012 tarihinde ... tasdik no.su ile Ankara Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü tarafından 19 çift sayfa olarak tasdik edildiğinin tespit edildiği, söz konusu defterin yasal süresinde açılış tasdiki yapıldığı, işletme defteri olduğundan kapanış tasdiki söz konusu olmadığı, davacının işletme defterine 2013 yılına ait dava konusu gider faturalarının kayıtlarının ödeme makbuzları üzerinden toplu olarak yapıldığı, dava konusu faturaların muhasebe dosyası içerisinde mevcut olduğu, davacının işletme defteri gider kayıtları, Muhasebe Temel İlkelerine ve Dernekler Yönetmeliğine uygun olmadığı, ancak maddi sonucu değiştirmediği, yerinde inceleme esnasında dekontların tarafına ibraz edilmemekle birlikte davalı ... Şti. tarafından gönderilen tutarların bulunduğu ... Bankası ... Iban no.lu hesaba ait hesap özeti ibraz edildiği, davalı ... Şti. tarafından, davacı ... Federasyonu'na yapılan toplam ödemenin 157.250,00 TL olup, işletme defteri kayıtlarına alındığı bildirilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi ile kongre organizasyon uzmanı bilirkişi heyetinin 30.10.2018 tarihli raporunda; dava dosyası, davalı delil dosyası, davalı ticari defter ve belgeri üzerinden yerinde yapılan incelemeler neticesinde, davalı 2012, 2013 yılları ticari defterlerine ait noter açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK 64/3.maddesi gereği süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin davalı lehine delil teşkil edebileceği, 09/11/2012 tarihli sözleşmenin ek protokolü uyarınca davalı tarafından davacıya 65.000,00 Euro karşılığı 157.250,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacı adına sözleşme dışı yapılan ve yapılması istenen özel giderlerin olduğu belirtilmiş olmakla, 81.314,24 TL fatura tanzim edilmiş olduğu, davacı tarafından 79.895,80 TL ödeme yapıldığı, davalı alacağının 1.418,44 TL olduğu, davalının 25 bölge toplantısı için sponsorlara tanzim ettiği faturaların içeriği ile toplantıların yapılabilmesi için mal ve hizmet temininde bulunulan alt firmalara ait karşılaştırmalı maliyet çalışmasında, sponsorlar adına tanzim edilen faturalar ile işbu faturaların maliyetini oluşturan alt faturaların birbirini doğruladığı, zaman zaman alt faturalara ulaşılamadığı, sponsorlara yansıtılan mal ve hizmet temin bedellerinin çoğunlukla mal ve hizmetin temin edildiği fiyatlardan daha yüksek olduğu, taraflar arasında paylaşılan hizmet bedellerinin yüksek olan bedeller üzerinden hesap edildiği, davalı tarafından sponsor firmalara tanzim edilen ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı, tespiti yapılan hizmet gelirlerinin kurumlar vergisi dahil 6.169,17 TL olduğu, davalının sponsorlara fatura tanzimi öncesi düzenlediği ön masraf çalışma fişlerinde hesap ettiği hizmet gelirleri toplamının kurumlar vergisi dahil 6.513,64 TL olduğu, kurumlar vergisi (%20) düşüldükten sonra kalan 5,210,91 TL'nin %50 paylaşımın davacı ile yaptığı, davacının hizmet gelirleri yönünden davalıdan alacaklı olmadığı, sözleşme maddesinde 750 kişi üzerinden örneklemeli açıklama sözleşme üzerinde yapılmış ve 1,000 kişi-750 kişi: 250 kişi yapılıp, çıkan sonuç 150 Euro ile çarpılıp sonuca ulaşıldığı, sözleşmede de bu durum sabit bir örnek ile detaylı olarak açıklandığı, sözleşme kurallarına göre yapılan hesaplamaya davalının davacıya ödemesi gereken tutarın, iddia edildiği gibi 118.650 Euro değil, sözleşme maddesince de sabit ve net olan ve örnekle açıklanmış bir şekilde, davalının davacıya ödemesi gereken tutar, diğer gelir, gider ve toplantılar hesaplanmadan önce 88.650 Euro olduğu, davalının davacıya 01.01.2013 tarihinde 50.000 Euro, 02.09.2013 tarihinde 15.000 Euro ödediği tespit edildiği, bu hesaplamalar doğrultusunda, ön ödemeden kalan tutarın 88.650 Euro, davacıya ödenen tutarın 65.000 Euro, 23.650 Euro total ücretin 23.10.2014 tarihi itibariyle mevcut olduğunun tespit edildiği, oluşan durumda 23.650 Euro ücretin TL cinsinden değerini hesaplamada 23.650*2.72=64.328 TL olduğunun tespit edildiği, davacının davadaki talebinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 Euro'nun vadesinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili olduğu, dört bölge toplantısından iki tanesinin yapıldığı, diğer 2 toplantı için, organizasyon tarihinden 20 gün öncesinden isim listeleri gönderilmesi gerekirken, ... tarafından bu isim listelerinin ...'a bildirilmediği ve ...'un bu yüzden toplantıları organize edemediği, bu toplantıların ana kongre için hazırlık ve tanıtım amacı taşıdığından bu toplantıların yapılması talebinin doğru ve geçerli olmadığı, bu toplantılar yapılması gerekseydi, konaklanacak otel konsepti, konaklama gün sayısı ile ilgili olarak her iki toplantı için toplantı paketi fiyatı çıkarılması gerekeceği, şu an için sektörel olarak, son karar sayın mahkemeye ait olak üzere, böyle bir durum olmaması gerektiği bildirilmiştir. 22/12/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalının 2012 ve 2013 yılı ticari kayıtlarının tarafı lehine delil vasfı taşıdığı, 09/11/2012 tarihli sözleşmenin ek protokolü uyarınca davalı tarafından davacıya 65.000 Euro karşılığı 157.250 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacı adına sözleşme dışı yapılan ve yapılması istenen özel giderlerin olduğu belirtilmiş olmakla, 81.314,24 TL fatura tanzim edildiği, davacı tarafından 79.895,80 TL ödeme yapıldığı ve davalı alacağının 1.418,44 TL olduğu, davada davalı ...'un sorumluluklarını gerçekleştirdiğini, hizmetinde bir kusuru bulunmadığını, davaya konu olan gerçekleşmemiş iki toplantının asıl amacının ana kongrenin tanıtımının yapılması, katılım sayısının arttırılması amacı ile yapılacağı bilgisi dahilinde, karşılıklı yapılmış olan sözleşme şartlarında 2013 yılının mayıs ayında Kapadokya'da 150 kişi ve 2013 yılı Eylül ayında Bursa'da 150 kişi olarak belirlenmiş olmasına rağmen davacı tarafından davalıya sözleşme tarihleri ve şartlarında belirtilmiş olan toplantının başlamasından 20 gün öncesinde yazılı herhangi bir talep bilgisine rastlanmadığını, davaya konu ana kongrenin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, kongrenin tanıtımı için yapılması gereken toplantının Kıbrıs'ta gerçekleştiğini, tanıtım toplantısı için 3 yıldızlı otel öngörülmüşken 5 yıldızlı otelde yapıldığı, davacının 22/11/2018 tarihli itirazının 4. Maddesindeki itirazları değerlendirildiğine, sektördeki hizmet bedelleri dikkate alınarak, kongrenin 591 kişi ile gerçekleştirildiği bilgisi dahilinde davalının davacıya ödemesi gereken tutarın diğer gelir gider ve toplantılar hesaplanmadan önce 88.650 Euro olduğu belirtilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafından sözleşme dışı yaptığı ve yapılması istenilen özel giderler için 79.895,80 TL ödeme yapıldığı yönündeki tespitine yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının sözleşme dışı giderlerinin 80.364,12 TL olduğunu,... toplantısı özel giderlerinin 25.820,39 TL olmak üzere toplam giderinin 106.184,51 TL olduğunu, bu giderleri için toplam 21.313.44 TL lik ödeme yaptığını, davacı tarafından yapılan diğer ödemelerin Devlet fonundan alınan destek ve sponsor ödemesi olduğunu, davacının 84.871,07 TL sözleşme dışı gider borcu bulunduğunu, davacının katılımcı sayısından dolayı müvekkilinden alacaklı olduğu 23.650x2.72 =64.328,00 TL lik bedelin iş bu borcundan mahsup edildiğinde 84.871,07-64.328,00 TL = 20.543,07 TL asıl müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür.Taraflar arasında 09.11.2012 tarihli Kongre Organizasyon Sözleşmesi imzalandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşmeden kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmıştır. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde sözleşmeye göre davacının organizasyondan kaynaklı katılım alacağının 23.650.00 Euro olarak hesap edilmiştir. Esasen davalı da cevap dilekçesinde, davacıya 65.000,00 Euro ödendiğini, sözleşme kapsamında ödenmesi gereken miktarın da 23.650,00 Euro olduğunu belirtmiştir. Ancak davalı, sözleşme kapsamında sözleşme dışı olarak yapılan ve yapılması istenilen özel giderlerin bu miktarın üzerinde olduğunu ve bu nedenle kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Bu halde, davacının organizasyon katılımından kaynaklı alacağı uyuşmazlık konusu olmayıp, davalı davacıdan sözleşme dışı yapılan ve yapılması istenilen özel giderlerinin davacı alacağından fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat etmesi gerekir. Mahkemece davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil edeceği, davalı tarafından 09.11.2012 tarihli sözleşmede 65.000,00 Euro karşılığında 157.250,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacı adına sözleşme dışı yapılan giderlerin olduğu 81.314,24 TL fatura düzenlendiği ve davacı tarafından 79.895,80 TL ödeme yapıldığı davalı alacağının 1.418,44 TL olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar davalı, davacı tarafından yapılan ödemelerin bir kısmının tanıtma fonundan ve sponsor tarafından davacıya yapılan ödemeler olduğunu ve bu ödemelerin davacının sözleşme dışı yaptığı ve yapılmasını istediği özel giderler için olmadığını ileri sürmüşse de, davacı tarafından yapılan ödemelerin davalı defterine işlenmesi sonucunda davalının kendi defterlerine göre sözleşme dışı giderler nedeniyle davacıdan 1.418,44 TL alacağının bulunduğu dikkate alındığında, davalı, kesin delil niteliğindeki kendi defterlerindeki bu kayıtların aksi yönündeki iddialarını ispat edememiştir. Bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Diğer taraftan Mahkemece davacının davalıdan ön ödemeden kalan 88.650,00 Euro- 65.000,00 Euro ödeme düşüldükten sonra 23.560,00 TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda 23.650 Euro'nun TL cinsinden değeri 23.650,00 x2,72 = 64.328,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davalının davacıdan defterlerinde kayıtlı alacağının 1.418,44 TL olduğu ve davalının da cevap dilekçesinde davacıdan alacaklı olduğu yönündeki takas niteliğindeki savunması birlikte değerlendirildiğinde, davalının defterlerinde kayıtlı alacak miktarı olan 1.418,44 TL'nin davacının tespit edilen alacağından mahsup edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen ve davalı tarafından da itiraz uğramayan 23.650,00 x2,72 = 64.328,00 TL alacağından davalının defterinde kayıtlı 1.418,44 TL mahsup edilmesi sonucunda davacının 62.909,56 TL alacağının bulunduğu, bu miktarın 62.909,56 TL/2,72 TL = 23.128,51 Euro olduğu anlaşılmakla, davacının davalıdan 23.128,51 Euro üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/163 Esas, 2021/490 Karar sayılı ve 15/06/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacının ödenmeyen alacak talebi yönünden 500 Euro'nun dava tarihinden itibaren, 22.628,51 Euro'nun ıslah tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile fiili ödeme tarihindeki ... Euro efektif satış kuru karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 4.584,39 TL harçtan davacı tarafından peşin, tamamlama ve ıslah harcı olmak üzere toplam yatırılan 3.757,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 826,74 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından karşılanan 171,00 TL ıslah harcı, 3.510,00 TL tamamlama harcı ve 76,65 TL peşin harç ile 27,70 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan toplam 3.479,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.328,73 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan toplam 110,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4,75 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi gereğince taktir olunan 3.029,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden:3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.215,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 599,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından karşılanan 36,10 TL istinaf yargılama giderleri ile 777,50 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 813,60 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.13/03/2025