T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1552 Esas
KARAR NO:2025/408
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:09/03/2021
NUMARASI:2018/1326 Esas, 2021/206 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:13/03/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kooperatif genel kurul tarafından belirlenen aidat alacaklarının davalı tarafından ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etiğini, itirazının hukuka aykırı olduğunu belirterek davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline ve takibin devamına ve davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun davetiye ile tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; bilirkişi rapora göre davacının davalıdan 9.613,00 TL aidat alacağı, 1.140,00 TL Dış cephe, 13,852,55 TL Faiz alacağı bulunduğunun bildirildiği, raporun hukuku uygun denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, asıl alacağın aidat ve dış cephe alacağı olduğu bu nedenle likit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... icra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 9.613,00 TL aidat alacağı, 1.140,00 TL dış cephe alacağı, 13,852,55 TL faiz alacağı olmak üzere takip şart ve koşullarında aynen devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali istemin reddine, asıl alacak olan 10.753,00 TL.nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin hangi ödemenin hangi döneme ait olduğunu tek tek açıklayarak ödeme yaptığını, bu hususların ödeme dekontlarında yer alan açıklamalar ile sabit olduğunu, dosyanın bilirkişiye gönderildiğinde bilirkişinin de bu durumu bu şekilde özetleyerek tespit ettiğini, ancak davacının itirazı ile bilirkişinin tamamen görüş değiştirerek açıklamaların aksine ödemeleri başka aylara mahsup ettiğini, dosyada iki ayrı rapor olmasına rağmen çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, dosyada yer alan makbuzların delil niteliğinde olduğunu, davacının defterlerine bu ödemeleri nasıl işlediğinin bilirkişiyi ve Mahkemeyi bağlamayacağını, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, neden ikinci rapora göre hüküm kurulduğunun gerekçede belirtilmediğini, ilk raporda ödene bedellerin açıklamalara göre düşülerek hesaplama yapıldığını, dış cephe alacağının aidat olmaması nedeniyle müvekkilin temerrüde düşürülmeden yapılar ödemelerin davacının başka alacaklara mahsup edemeyeceğini, bilirkişi raporunda ve Mahkeme kararında bu duruma açıklık getirilmeden davacının defterlerine nasıl işlenmişse o şekilde karar verildiğini, yapılması gereken işin dosyanın bilirkişiye gönderilerek açıklamaya göre ödenen ayların kapsam dışı bırakılarak başkaca ödemelerin faizinin hesaplanması olduğunu, bu durumda da davacının icra takibinde alacak kalemlerinin açıklanması ve talep edilen aylara göre yazmadığından davanın reddi gerektiğini, Yerel Mahkemenin uyguladığı faiz oranının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan üyelik aidat ve dış cephe alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2-Davacı tarafından davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile 8.663,00 TL aidat alacağı, 950,00 TL aidat alacağı, 1.140,00 TL dış cephe, 15.972,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.725,00 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz dilekçesi sunduğu, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine ilişkin belge bulunmadığından davacının İİK 67. Maddesi gereğince yasal bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konu uyuşmazlık, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle aidat ve dış cephe alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı, uygulanan faiz oranın fahiş olup olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve Mahkeme kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. İtirazın iptali davası, takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı takip talebinde borcun sebebini, kooperatif genel kurul kararları gereğince ödenmemiş aidat ve gecikme cezaları olarak göstermiştir. Davacının takip talebi ekinde dosyaya sunduğu hesap tablosunda 30/11/2009- 30/11/2016 tarihleri arasındaki aidat, dış cephe borçları toplamı olan asıl alacak 8.663,00 TL, ara ödeme 950,00 TL, dış cephe 1.140,00 TL olmak üzere toplam 10.753,00 TL bu borçların 30/11/2016 hesaplama tarihine kadarki gecikme faizleri miktarı toplamı olan 15.952,00 TL olmak üzere toplam 26.725,00 TL üzerinden takip başlatmıştır. Takipten sonra işleyecek gecikme faiz oranı yıllık % 60 olarak gösterilmiştir.İlk Derece Mahkemesinde alınan 06/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Takipte talep edilen alacağa ilişkin yapılan tespitle davacının davalıdan 583.00 TL alacağı olduğu, davacının takipte talep ettiği toplam alacak tutarı 10.753.00 TL olduğu, takipte talep edilen faize ilişkin yapılan tespitte, davalının takip konusu edilen borçlarını süresinde ödemediğinden davacının faiz alacağının 6.863.86 TL olarak hesap edildiği (davacının takipte talep ettiği faiz tutarı 15.972.00 TL 'dir.) belirtilmiştir.Davacı bilirkişi raporuna karşı, davalının eski borçlarına ilişkin yaptığı ödemeleri takip konusu borca istinaden ödendiği kabil edilerek hatalı hesaplama yapıldığı yönünde itirazda bulunmuştur.16/11/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalının 2002 yılından itibaren ödediği makbuzları dosyaya sunduğu, yapılan incelemede davacı tarafından takip konusu yapılan aidatların gecikmeli olarak davalı tarafından ödendiği, davalının dosyaya sunduğu makbuzların üzerindeki açıklamardan görüldüğünü, kök raporda tespit ettikleri hususun bu olduğu, ancak davalının her ne kadar bu makbuzların üzerine hangi döneme ait olduğunu yazsa da davacının bunu dikkate almayarak eski borçlarının ana para ve faizine mahsuben cari hesabına kaydettiği, davacının incelemeye ibraz ettiği defterlere ilişkin yapılan tespitte, davacının 2009- 2010- 2011- 2012- 2013- 2014- 2015- 2016- 2017- 2018- 2019 yılları yasal defterlerine TTK hükümlerine uygun süresinde açılış ve kapanış tasdiki yaptırdığının tespit edildiği, takipte talep edilen alacağa ilişkin yapılan tespitle, davacının davalıdan; Aidat Alacağı: 9.613,00 TL (takipte 9.613, 00 TL) Dış cephe alacağı: 1.140,00 TL (takipte 1.140,00 TL) Faiz alacağı: 13.852,55 TL (takipte 15.972,00TL) olduğu hesap edilmiştir.Davalı tarafından ödeme belgeleri sunulmuş ve takibe konu aylara ilişkin aidat borcunun ödendiği iddia edilmiştir. Bu belgeler bilirkişi tarafından incelenmiş ve ek bilirkişi raporunda, davalı tarafından hangi aylara ve neye ilişkin olduğu makbuzda açıklanarak yapılan farklı tarihlerdeki ödemelerin davacı tarafından davalının önceki borçlarına ve faizlerine mahsup edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından hangi aya ilişkin olduğu makbuzda belirtilerek yapılan ödemelerin davacı tarafından önceki ödenmeyen aidat ve faiz borcundan mahsup edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Esasen bilirkişi kök ve ek raporunda hesaplamadaki farklılık bundan kaynaklanmaktadır. Davalı borçlu, takip konusu aylara ilişkin borcun ödendiğini belirterek makbuz ve banka dekontlarını sunmuş, kök bilirkişi raporunda; iddia edilen dönemlere ait; aidat, dış cephe taksit tutarlarına tarafların itirazı olmadığı, davacının iddiasının söz konusu ödemelerin bir kısmının ödenmediğine ilişkin olduğu, davacı tarafından ödenmediği iddia edilen ödemelere ait aidat, ara ödeme, dış cephe alacaklarına ilişkin tespit ve davalı tarafından yapılan ödemelere göre, davacının davalıdan aidat ve ara ödemelerden 583,00 TL alacağı olduğu, davacının davalıdan dış cephe ödemeleri alacağı olmadığı tespit edilmiştir. Ek raporda ise, davacı alacağı, davalının ödemelerinin önceki aylara mahsup edilmesi neticesinde hesap edilmiştir.Somut davada, davacı tarafından ödeme emrinin arkasında borç dökümü sunulmuş olup, yer alan borç dökümüne göre davacı alacaklı tarafından talep sınırlanarak icra takibinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece itirazın iptali davasındaki takip talepnamesi ile bağlılık ilkesi gözardı edilerek hüküm kurulmuştur.(Yargıtay 23. H. D. 2012/5741 E- 2012/7003 K. Sayılı 28.11.2012 tarihli) Bu nedenle somut davada, takip talebindeki taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Diğer taraftan aidat borçlarına işletilen faiz yönünden yapılan incelemede; 6101 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre, görülmekte olan davalarda da uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 120. maddesine göre taraflar arasında serbestçe kararlaştırılan temerrüt faizi, yasal faizin %100'ünü aşamaz. Bu kural emredici nitelikte ve kamu düzenine ilişkindir. Davalının borcuna yıllık % 60 gecikme faizi uygulanmıştır. Bu oran TBK 120’de öngörülen sınırı aştığından ve emredici hukuk kuralına aykırı olduğundan TBK nın 120. Maddesi kapsamında %18 oranı üzerinden faiz hesaplaması yapılmıştır. Davalı kooperatif tarafından dosyaya sunulan 05.06.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6/c maddesinde, 01.07.2016 tarihi itibariyle aylık faizin % 2.5 oranında; bu tarih öncesi borçlar için aylık % 5 oranında faiz oranında faiz uygulanacağı kararlaştırılmıştır.Yargıtay 23. HD. 08.07.2020 T. 2017/887 E. 2020/2528 K. Sayılı ilamı; "Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan üyelik aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Hukukî ilişkilerde temerrüt durumunda, uygulanması öngörülen temerrüt faiz oranı, Türk Borçlar Kanunu madde 120 uyarınca, yıllık yasal faiz oranının (yasal faiz oranı %9’dur) yüzde yüzünü aşamaz. Bu hükme uygun davranmak suretiyle taraflar temerrüt faiz oranını serbestçe belirleyebilir. Bu sınırlama Türk Ticaret Kanunu madde 8/1 uyarınca ticari işlerde uygulanmaz. Somut olayda, kooperatif ile üyesi arasında bir ticari iş söz konusu değildir. Bu sebeple, kooperatif genel kurulunca, kooperatif aidatlarının ödenmesinde temerrüde düşen üyelerden, talep edilecek temerrüt faizinin oranı belirlenirken TBK'nın madde 120’de ifade edilen sınıra uygun karar alınmalıdır. Bir başka ifadeyle, kooperatif genel kurulunca belirlenecek temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüzünden fazla olamayacaktır. Huzurdaki olayda kooperatif genel kurulunca belirlenebilecek temerrüt faiz oranı yıllık yasal faiz oranı olan %9’un yüzde yüz fazlası olan %18 oranından fazla belirlenemeyecektir." şeklindedir.Sonuç olarak, yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi raporunda davacının davalıdan aidat ve ara ödemelerden kaynaklı 583,00 TL alacağı ile bu miktara yıllık % 60 oranından 6.863.86 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu hesap edilmiştir. Bilirkişi raporunda hesap edilen işlemiş faiz miktarı TBK 120’de öngörülen sınırı aştığından emredici kurala aykırı olması nedeniyle olayda kooperatif genel kurulunca belirlenebilecek temerrüt faiz oranı yıllık yasal faiz oranı olan %9’un yüzde yüz fazlası olan %18 oranıdır. Bu nedenle Dairemizce, 05.02.2020 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki faiz hesabı tablosunda kalan borç bakiyesi için son ödemenin yapıldığı tarihten takip tarihine kadar geçen süre için verilen veriler dikkate alınarak 583,00 TL alacağa % 18 faiz oranı uygulanması sonucunda 113,66 TL işlemiş faiz alacağı hesap edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1326 Esas, 2021/206 Karar sayılı ve 09/03/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının İstanbul Anadolu ... icra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 583,00 TL aidat alacağı, 113,66 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 696,66 TL üzerinden takipte koşullarda aynen DEVAMINA, b)Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c)Asıl alacak olan 583,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin harcı olarak yatırılan 456,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 159,00 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 456,40 TL peşin harç ile 35,90 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan toplam 1.716,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 44,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 696,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi gereğince taktir olunan 26.028,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 440,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 175,40 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı tarafından karşılanan 60,50 TL istinaf yargılama giderleri ile 602,10 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 662,60 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.13/03/2025