T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1686 Esas
KARAR NO: 2025/457
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 20/04/2021
NUMARASI: 2019/350 Esas, 2021/355 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirket tarafından işletilen Avrasya Tüneli'nden kendisine ait olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... araçlarla 173 defa ihlalli geçiş yaptığını, bu araçların plakalarının bağlı bulunduğu hesaptan provizyon istenmiş olmasına rağmen, provizyon istemleri davalının sahip olduğu araçların plakalarının OGS bankası ve HGS'de tanımlı olmaması ve davalının etiketsiz geçiş yapmış olması nedeniyle davalının geçişlerine dair tahsilatların yapılamadığını, davalı tarafa ihlalli geçiş ihtarnamelerinin tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin bildirimde bulunma zorunluğunun olmadığını, davalının HGS/OGS sisteminde yeterli bakiyesinin bulunup bulunmadığını müvekkili şirketin kontrol ederek üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini, davalının Avrasya Tüneli geçiş hizmetinden bedelini ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını ve geçiş bedeli borcunu ödemek için yasada öngörülen 15 günlük yasal süre içinde de teşebbüste bulunmadığını, davalının basiretli bir tacir olarak geçiş esnasında ödeme yapıp yapmadığını düzenli olarak kontrol ve takip etmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili tarafından süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dosyaya sunulu bilgi ve belgeler, kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, mübrez bilirkişi raporu, davacının sunduğu geçişlere ilişkin görüntüler dosya kapsamı ile birlikte kül halinde değerlendirildiğinde; Davalı şirketin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araçlarının davacının işlettiği Avrasya Tünelinden geçiş yaptığı, geçişlere ilişkin araç plaka görüntülerinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu, geçişler sırasında davalı şirket araçlarının tamamının HGS hesabında geçiş bedelini karşılayacak yeterli bakiyenin bulunmadığının bilirkişice tespit edildiği, araçların HGS/OGS hesaplarında yeterli bakiye bulunmadığı, 15 gün boyunca OGS/HGS sistemi tarafından bakiye sorgulamasının yapıldığı, davacının geçiş ücretini sorgulamaya rağmen tahsil edemediği, öte yandan davalı tarafın, belirtilen plaka sayılı araçların Avrasya Tünelinden geçmediği yönünde bir itirazının olmadığı, geçiş ücreti borcunun ödendiğinin davalı tarafça dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, davalı şirkete ait araçların Avrasya Tünelinden ihlalli geçişleri sonucu, 2.913,60 TL asıl alacak, 11.654,40 TL dört kat ceza bedeli olmak üzere davalının toplam 14.568,00 TL davacı şirkete borcu bulunduğunun kabulü gerektiği, taraflar tacir olduğundan, davacının ticari faiz talep etme hakkının olduğu, davacı şirketin talep ettiği geçiş ücreti 2.913,60 TL (asıl alacak) belirli ve likid olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında takibe yapılan itirazın iptaline, duran takibin 14.568,00 TL üzerinden ticari faiziyle devamına, asıl alacak olan 2.913,60 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; kamu kaynaklı cezalara dahi itiraz edebilme hakkı normatif düzenlemelerde yer bulurken yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilen özel tüzel kişi işletmelerine karşı itiraz hakkının düzenlenmemesi hukukun evrensel ilkeleri ile bağdaşmadığını, ceza uygulamasının ön şartının bildirim ve savunma hakkının kullanılması olduğunu, Anayasasının 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetinin bu uygulama ile kısıtlanması işletici olan özel tüzel kişiliklere normatif düzenlemelerden bağımsız bir hareket alanı sağladığını, bu durumun mağduriyetlerin doğmasına sebep olduğunu, her ne kadar yasada ve yönetmelikte bildirim şartı bulunmasa da hukukun temel ilkesi gereği, tahakkuk ettirilen cezanın uygulanabilmesinin genel olarak bildirim şartına bağlı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığından bahisle ceza tahakkukuna ilişkin hesaplama yapılmışsa da bu durumun Anayasasının Hak Arama Hürriyetini düzenleyen 36. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Hak Arama Özgürlüğünü düzenleyen 6. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu alacağın likit olmaması sebebiyle hüküm altına alınan likit olmayan davacı tarafın ceza alacağı ve ceza alacağına bağlı olarak kötü niyet tazminatına dair tesis edilen kararın hukukilikten uzak olduğunu belirterek kararın istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Dosya kapsamından davacının geçiş ücreti ve ceza tutarı olmak üzere toplam 14.568,00 TL nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itirazı üzerine davacının itirazın iptali ve takibin devamı için İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.Mahkemece toplam 14.568,00 TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne ve asıl alacak 2.913,60 TL üzerinden %20 oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından, bildirim şartının yerine getirilmediği ve alacağın likid olmadığı ileri sürülerek icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekçesiyle istinaf edilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "...İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir. kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde olay tarihindeki ilgili mevzuat hükümleri gereğince ceza tutarının da ödenmesi gerekecektir. Dosya kapsamında alınan hükme elverişli bilirkişi raporundan ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmediği anlaşılmakla ve ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek karar altına alınan asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/350 Esas, 2021/355 Karar sayılı ve 20/04/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 20/03/2025