T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1643 Esas
KARAR NO: 2025/437
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18/05/2021
NUMARASI: 2018/362 Esas, 2021/376 Karar
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigortalanan işyerinde 11.11.2016 tarihinde çıkan yangın nedeniyle hasar oluştuğunu, hasar nedeniyle sigortalıya 10.03.2017 tarihinde 112.500,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, davalının üreticisi/satıcısı olduğu tek pompalı otomatik cam macunlama robotu üzerinde bulunan kablolardaki kısa devre, hatalı montaj/malzeme kusuru nedeniyle yangın çıktığını, yangın raporuna göre, çerçeve yapıştırma robotunun bağlantı kablolarının yanması neticesinde yangının çıktığı, delil tespiti dosyasında alınan kök ve ek rapor ile ekspertiz raporlarında da, yangında davalı firmanın kusur olduğunun tespit edildiğini, sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; gerek yangın raporunda gerekse de delil tespiti raporunda, makinedeki kabloların hangi sebeple yandığının belirlenmediğini, yangının müvekkilinin ürettiği makinenin üretim hatası ve/veya montaj hatasından kaynaklandığına dair tespit bulunmadığını, söz konusu kablolardan geçen akım 24 volt olup, bu kadar küçük akımla yangının çıkmasının mümkün olmadığını, kablolar düz kablolar olup, düz kablo kullanılan devrelerde kısa devre olması için kabloların darbe alması gerektiğini, kaldı ki kabloları da müvekkilinin üretmediğini, satın alarak makinelere monte edildiğini, yangından sonra tamir için müvekkili şirketi arayan davalı şirket yetkilisinin yangının içilen sigaradan kaynaklandığını ifade ettiğini, makinede değişen parçalara ve bu parçaların bedellerine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tespit raporunda, yangının makinenin kablo kutusunda oluşan tutuşma ile başladığı ve kablo kutusunun tutuşmasının değişik sebeplerden kaynaklanabileceğinin belirtildiği, alınan bilirkişi raporlarında; yangının çıkış sebebinin makinanın hatalı üretiminden kaynaklı olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, yangının asıl sebebinin yalıtım hataları ve kabloların zarar görmesinden kaynaklı toprak kaçak akımlar olduğu, sigortalar, kesiciler ya da kaçak akım rölesinin akımı keserek yangın olayını önlemesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği, buna göre ispat yükü üzerinde bulunan davacının TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddesi hükümlerine göre yangının davalının ürettiği makinedeki ayıptan kaynaklandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava dilekçesinde yemin deliline dayanmalarına rağmen, yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığını, sigortalı işyerindeki elektrik panolarında elektrik kaçağına karşı her türlü önlemin alındığını, yangının davalının ürettiği cihazın arka kısmındaki kabloların tutuşması suretiyle başladığını, davalının dayandığı tanık beyanlarının görgüye değil duyuma dayandığından hükme esas alınamayacağını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; dava dışı sigortalıya ait işyerinin davacı sigortacı nezdinde İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı iken, sigortalı işyerinde 11.11.2016 tarihinde yangın çıktığı, davacının hasar nedeniyle sigortalısına 10.03.2017 tarihinde 112.500,00 TL hasar tazminatı ödediği ve ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı icin eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacıya davasını ispat için yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerekip gerekmediği, sigortalı işyerinde hasara neden olan yangının davalının satıcı olduğu cihazdaki üretim ya da montaj hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. 1-HMK'nın 225. maddesi uyarınca yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.Somut olayda sigortalı işyerinde hasara neden olan yangının davalının üreticisi olduğu cihazdaki üretim hatası ve/veya montaj hatasından kaynaklanlanıp kaynaklanmadığı hususunun ispatının yemin delili ile sağlanması mümkün olmadığından, davacının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekir. 2-Diğer taraftan davacı sigortacı, yangının davalının üreticisi ve satıcısı olduğu cihazdan kaynaklandığını, bu nedenle davalının hasardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş ve sigortalıya halef olarak zararın tazminini talep etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Somut olayda itfaiye raporunda; yangının çıkış nedeni, çerçeve yapıştırma robotunun bağlantı kablolarının yanması olarak gösterilmiştir.Delil tespiti dosyasında alınan rapor ve ek raporda; yangının çıkış nedeninin net olarak tespit edilemeyeceği; cihazdaki teknik malzemenin yetersiz oluşu, montaj hatası, bunlardan kaynaklanan iç ısınma, kablolarda montaj hatası ve bunlardan kaynaklanan ısınma, kablodaki ve cihazdaki kısa devrenin yangının nedeni olabileceği belirtilmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi heyeti raporunda; yangının, davalı şirket tarafından üretilen makinenin üretim hatası ve/veya montaj hatasından kaynaklandığına dair herhangi bir tespit bulunmadığı, yalıtkanlığı zarar görmüş bir cihaz ya da kablo bağlantısı üzerinde meydana gelen kaçak akımların, toprak kaçak akımın meydana getireceği kıvılcımın, malzemeleri tutuşma sıcaklığına getirip yangına neden olabildiği, bu yangınların esas nedeni, yalıtım hataları ve kabloların zarar görmesinden (darbeli, kesilmiş, yıpranmış vb.) kaynaklı toprak kaçak akımlar olduğu, Tek Pompalı Otomatik Cam Macunlama Robotuna ait kablolarda herhangi bir nedenle kısa devre olması durumunda, sigortalar, kesiciler yada kaçak akım rölesinin akımı keserek yangın olayını önlemesinin gerektiği, dava konusu ürünün, yaklaşık 11 ay boyunca herhangi bir problem yaşanmadan dava dışı sigortalı tarafından kullanıldığı, bu süre içinde, davalıya, cihazda herhangi bir arıza olduğuna dair herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, üründe herhangi bir hatalı bir montaj olması durumunda, montajdan kısa bir süre sonra cihazda sorunların meydana gelmesinin gerektiği, bu durumda, davalı şirket tarafından makinenin hatalı bir montajından bahsetmenin mümkün olmayacağı, yanan kabloların düşük akım çeken kablolar (24 -36 V) olduğu, ayrıca söz konusu kabloların bağlı olduğu panelde kontrol rölesinin bulunduğunun tespit edildiği, düşük akım çeken kabloların, özellikle de panelinde röle bulunmasına rağmen alevli yangın çıkartmasının mümkün olamayacağı, bu nedenlerden dolayı, dava konusu yangın olayının, davalı şirket tarafından satılan Tek Pompalı Otomatik Cam Macunlama Robotu'nun, üretim ve/veya montaj hatasından dolayı meydana geldiğinden bahsedilmeyeceği belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti ek raporunda da, yangında davalının kusuru bulunmadığını belirtmişlerdir. İspat külfeti üzerinde olan davacı ... şirketinin, sigortalı işyerinde hasara neden olan yangının davalının üreticisi ve satıcısı olduğu cihazdaki üretim hatası ve/veya montaj hatasından kaynaklandığını ispatlaması gerekir. Somut davada alınan bilirkişi raporlarında yangının davalı tarafından üretilen makinenin üretim hatası ve/veya montaj hatasından kaynaklandığına dair herhangi bir tespit bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/362 Esas, 2021/376 Karar sayılı ve 18/05/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/03/2025