T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1252 Esas
KARAR NO: 2025/146
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/03/2021
NUMARASI: 2019/753 Esas, 2021/195 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 25.08.2016 tarihinde ... Müşteri Hizmet Sözleşmesinin akdedildiğini, davalı tarafından 2018 yılının Mayıs ayında sözleşme kapsamındaki iskonto oranlarının güncellendiğini, iskonto oranları ile fiyatlarda yapılan değişikliklerin yazılı olarak müvekkili şirkete bildirildiğini, bildirimden itibaren müvekkili şirketin sözleşmenin 5.5 maddesi uyarınca sözleşmeyi feshettiğini, bu durumu davalı şirkete bildirdiğini, fesih tarihinden 2 ay sonra davalı tarafından davacıya 15.02.2019 tarihinde fesih bedeli adı altında 166.978,85 TL tutarında fatura tanzim edilerek tebliğ edildiğini, bu faturanın davalıya iade edildiğini, ancak taraflar arasında ... A.Ş ile akdedilen doğrudan borçlanma sözleşmesi bulunduğundan davalı tarafından fatura bedelinin tahsil edildiğini, davacıdan haksız bir şekilde tahsil edilen bu bedelin iadesi gerektiğini belirterek şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili tarafından 25/01/2021 tarihli dilekçe ile 10.000,00 TL olan talep 154.922,99 TL arttırılmak suretiyle 164.922,99 TL'ye ıslah edilmiş olup arttırılan tutar üzerinden eksik harç ikmal edilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının belirsiz alacak davası yahut kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmenin 5.5 maddesi uyarınca taraflar arasında belirlenen ticari koşullarda değişiklik gerçekleştirdiğini, davacı şirketin 31.12.2018 tarihinde müvekkili şirkete gönderdiği yazı ile sözleşmede kendisine tanınan fesih hakkına dayanarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, ancak davacının değişiklik bildiriminden itibaren 7 ay suskun kalmasının örtülü kabul sonucunu doğurduğunu, söz konusu feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ödünç sözleşmesi uyarınca davacıya fesih bedeli faturası düzenlediğini, ödünç sözleşmesi uyarınca davacıya teslim edilen ve haksız fesih nedeniyle iadesi gereken APE'lerin 4 katı tutara ilişkin sehven 166.978,85 TL hesaplama yapıldığını, ancak gerçek ve doğru tutarın 70.724,13 TL olduğunu, bu durumun davacıya bildirildiğini ve iade faturası düzenlemesinin istendiğini, ancak davacının müvekkili davalıya herhangi bir borcu olmadığını ve iade faturası oluşturmayacağını bildirerek itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında 25/08/2016 tarihli ... Müşteri Sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, sözleşmenin kendiliğinden uzama halleri hariç olmak üzere 3 yıl süreli olarak belirlendiği, davalının 31/05/2018 tarihinde iskonto oranlarında değişiklik yaptığı, davacının sözleşmenin 5.5 maddesi uyarınca iskonto oranlarındaki değişiklik nedeniyle bildirimden itibaren 3 aylık sürede fesih hakkının bulunduğu, ancak davacının 3 aylık süre geçirildikten sonra 31/12/2018 tarihli bildirimle sözleşmeyi feshettiği, davalının cevap dilekçesinde fazladan düzenlediğini bildirdiği fesih bedeli adı altındaki 166.978,85 TL tutarlı fatura bedelini davacı hesabından 04/03/2019 tarihinde otomatik ödeme ile tahsil ettiği, ancak davalı tarafından ödünç sözleşmesi ile davacı tarafa verilen APE'lere (araç izleme seti) konu edilen (VIU + Halka + Kontörlü Kart) araçların büyük çoğunluğunun 31/12/2018 tarihli fesih bildiriminden önce davalı tarafa iade edildiği, davacı araçlarından çıkarılan veya iade alınan APE'lerin davalı tarafından üçüncü şahıslar nezdinde kullanılabileceği, davacının erken fesihten kaynaklı olarak elinde mevcut araçlar için ödemesi gereken APE cezası tutarının bilirkişi raporunda 2.055,86 TL olarak hesaplandığı, davalı rapora itiraz dilekçesi ile tahsil edilen fatura bedelinin APE'lerden bağımsız bir fesih bedeli olduğu savunmasında bulunulmuşsa da cevap dilekçesinde, dava konusu faturanın APE cezası olarak ve hesap hatası sonucu 166.978,85 TL olarak düzenlendiğinin bildirilmesi karşısında savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı da dikkate alınarak bu yöndeki savunmanın yerinde olmadığı, davalı tarafça tahsil edilen 166.978,85 TL fatura bedelinden davacının erken fesih nedeniyle sorumlu olduğu 2.055,86 TL ceza tutarının düşülmesi akabinde davacının fazladan yaptığı ödeme nedeniyle davalıdan 164.922,99 TL alacak talep edebileceği, öte yandan iadesi istenen alacağın sözleşme ilişkisinden kaynaklanmış olması, davalının kısmen de olsa tahsil edilen faturada alacak hakkının bulunması ve davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün elverişli delillerle ispat olunamaması karşısında davanın kısmi dava olarak açıldığı da göz önünde bulundurularak 10.000,00 TL'na dava tarihinden, ıslahla arttırılan 154.922,99 TL'na ıslah tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi uyarınca yasal faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'na 08/05/2019 dava tarihinden, 154.922,99 TL'nin ise 25/01/2021 ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; talep konusu miktarın açıkça belli olması durumunda davacının kısmi alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı şirketin kısmi dava açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmaksızın sırf dava harçlarını eksik ödemek adına davayı şimdilik 10.000,00 TL talepli olarak kısmi dava şeklinde açmasının hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun talebi üzerine ... Müşteri Sözleşmesi’nin 5.5. maddesine uygun olarak taraflar arasında belirlenen ticari koşullarda değişiklik gerçekleştirdiğini, davacı şirketin taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı bir şekilde feshettiğini, zira taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.5 maddesi uyarınca sözleşmede uygulanan iskonto oranının değişmesi sebebine dayanarak fesih hakkını kullanmak isteyen müşterinin değişikliğin kendisine bildirildiği tarihi takip eden üç ayın sonuna kadar kullanmak zorunda olduğunu, ancak davacının, kendisine bildirim yapılan tarihten tam yedi ay sonra müvekkili şirkete fesih iradesini yönelterek sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşme hükmünün açık olduğunu, üç ayın sonuna kadar davacı tarafından sözleşme feshedilmediğinden örtülü kabulün olduğunu ve iskonto oranı değişikliğine rıza gösterildiğini, tarafların yeni oranın sözleşme süresi sonuna kadar uygulanması hususunda mutabık kalmış sayıldıklarını, davacı şirketin sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı biçimde feshetiğinin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, sözleşmeyi haksız olarak fesheden davacıya karşı taraflar arasında akdedilen ödünç sözleşmesi uyarınca fesih bedeli faturasının düzenlendiğini, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle taraflar arasında akdedilen Ödünç Sözleşmesi’nin 1.7 maddesi gereğince müvekkili şirket tarafından davacıya 15.02.2019 tarihli ... numaralı fesih bedeli faturasının düzenlediğini, davacının haksız fesih neticesinde kendisine yansıtılan fatura bedelini ödememesi üzerine Doğrudan Borçlanma Sistemi (“DBS”) (paraların doğrudan banka aracılığıyla tahsilini sağlayan sistem) sayesinde söz konusu fatura bedelinin davacıdan tahsil edildiğini, Ödünç Sözleşmesi'nin 1.7 maddesi gereğince fatura bedelinin davacı şirket tarafından derhal ödenmemesi durumunda müvekkil şirketin bu bedeli davacının kredili hesabından ve teminatlarından karşılamaya hak ve yetkisinin olduğunu, ancak sözleşmeyi haksız olarak fesheden davacıya karşı düzenlenen “fesih bedeli faturası”nın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinin akabinde davacı şirketin sahip olduğu "APE'leri (araç izleme seti) iade etme" yükümlülüğünden tamamen bağımsız olduğunu, zira her iki tarafın da tacir olduğunu, her iki sözleşmenin de taraflar arasındaki ticari ilişkinin esaslarını belirleme amacıyla akdedilmiş olması sebebiyle Ödünç Sözleşmesi'nin, ... Müşteri Sözleşmesi'nden ayrı olarak ele alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu cezai şarta ilişkin 1.7. maddesi gereğince sözleşmenin davacı şirket tarafından haklı neden olmaksızın feshedilmesi halinde APE'lerin fatura tarihindeki rayiç bedelinin 4 (dört) katına kadar tutarının müvekkili şirkete ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yalnızca "cezai şart" ifadesinin kullanılmamış olmasının vakıanın cezai şart niteliğini değiştirmediğini, taraflarca akdedilen sözleşme uyarınca APE’lerin 4 katı tutarında olarak kararlaştırılan cezai şart bedelinin 70.724,13 TL olarak hesaplanması gerekirken müvekkili şirket tarafından sehven 166.978,85 TL olarak hesaplandığını, müvekkili şirketin tüm iyi niyetiyle Kadıköy ... Noterliği’nin 15.02.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek davacı şirkete fatura bedeli olan sehven hesaplanan 166.978,85 TL tutarında “iade faturası” oluşturmasını talep etmesine rağmen ve davacı şirkete yeni bir fesih bedeli faturası düzenleneceğini bildirmesine rağmen davacı şirketin Bakırköy ... Noterliğinin 22.02.2019 tarihli ... yevmiyeli ihtarnamesi ile bu fatura ve muhteviyatına itiraz ederek müvekkili şirkete sözleşmeden doğan herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle de herhangi bir iade faturası oluşturmayacağını beyan ettiğini, sonrasında bu davanın açıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafından davacıya ait banka hesabından borçlu olunmadığı halde haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen bedelin davacıya iadesine ilişkindir. Dava dosyasında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 07/11/2019 günlü ve 2019/269 Esas, 2019/1074 Karar sayılı kararla yetkisizlik kararı verilmiş olup kararın kesinleşmesi ve süresinde talepte bulunulması üzerine dosyanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/753 Esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mali müşavir ve akaryakıt uzmanı bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan raporda özetle; tarafların kanuni defterlerini yasaların emrettiği şekilde tuttuğu, davacının ... sisteminden kaynaklı sözleşmeyi sözleşmedeki yazılı bildirim süresinden sonra feshettiği, davalının sehven düzenlediğini öne sürdüğü 15.02.2019 tarihli 166.978,85 TL değerli “... Sözleşme Fesih Bedeli" açıklamalı faturanın davalının kanuni defterlerinde yer aldığı ve davacıdan bu tutarı 04.03.2019 tarihinde tahsil ettiği, davacının erken fesihten kaynaklı sözleşme gereğince ödemesi gereken fesih ceza bedelinin 2.055,86 TL olduğu, ceza bedeline KDV hesaplanmaması gerektiği, davacının 04.03.2019 tarihi itibari ile davalıdan 164.922,99 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 109/2. maddesindeki“talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belli ise kısmi dava açılamaz” hükmü 11.04.2015 tarih 29323 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6644 Sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmü ile yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla somut olayda, davacı tarafın HMK 109. madde gereğince kısmi dava açabileceği dikkate alındığında davalının kısmi dava açılamayacağı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. Taraflar arasında 25.8.2016 tarihinde "... Müşteri Sözleşmesi"nin ve “Ödünç Sözleşmesi”nin imzalandığı anlaşılmıştır. ... Sözleşmesi'nin "Süre" başlıklı 4. maddesi; “imzalandığı tarihten geçerli olmak üzere 3 (üç) yıl süreli olup sürenin bitiminden en geç 30 gün önce yenilenmeyeceği yazılı olarak ihbar edilmez ise kendiliğinden aynı şartlarla iki yıl daha uzar." şeklindedir. Taraflar arasında akdedilen Sözleşme'nin 5.5 maddesi; “Sözleşmede uygulanan ıskonto oranın değişmesi sebebine dayanarak fesih hakkını kullanmak isteyen müşteri, işbu fesih hakkını değişikliğin kendisine bildirildiği tarihi takip eden 3 (üç) ayın sonuna kadar yazılı olarak bildirimde bulunarak feshetme hakkına sahip olduğu" şeklindedir.
Ödünç Sözleşmesi'nin "Sona Erme" başlıklı 2. madesi “Bu sözleşme, her halükârda Taraflar arasında ve ... tarihinde imzalanmış olan ... Sözleşmesinin sona ermesi ile herhangi bir ihbara gerek kalınmaksızın sona erecektir.” şeklindedir. Ödünç Sözleşmesi'nin 1.7 maddesi; “Müşteri, işbu Sözleşmenin süresinden önce haklı bir sebep olmaksızın sona ermesi halinde kendisine ariyeten teslim edilmiş olan tüm APE'lerin, fatura tarihindeki rayiç bedelinin 4 (dört) katına kadar tutarını ...'ne derhal ödeyeceğini, ödemenin derhal yapılmaması halinde, Müşteri'nin kredili hesabından ve/veya teminatlarından ayrıca bir ihtara gerek kalmaksızın derhal ... tarafından tahsil/mahsup edileceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklindedir. Davalı taraf, sözleşmenin 5.5 maddesine dayanarak iskonto oranlarını 31.05.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere %5 olarak güncellemiştir. Söz konusu değişikliğe ilişkin bildirim 15.05.2018 tarihinde davacı ...'a gönderilmiştir. Yapılan değişiklik bildiriminin ardından davacı ... tarafından 31.12.2018 tarihinde davalı şirkete gönderilen yazı ile sözleşme'nin 5.5 maddesinde tanınan fesih hakkına dayanılarak sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği davalıya bildirilmiştir. Ancak bu bildirim sözleşmenin 5.5 maddesinde belirtilen 3 aylık süre geçirildikten sonra yapıldığından davacının güncellenen yeni sözleşme ile bağlı olacağı anlaşılmıştır. Davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarname içeriğinden davacı tarafından banka limitinin 2019 yılı Şubat ayında iptal edilmesi nedeniyle sözleşmenin 8.2 maddesi gereğince davalı tarafın sözleşmeyi feshetmeye yetkili olduğu bildirilerek davacı tarafından süresinden sonra haksız fesih yapılması nedeniyle davalı tarafından Ödünç Sözleşmesi’nin 1.7 maddesi gereğince davacıya 15.02.2019 tarihli 04/03/2019 vade tarihli ... numaralı fesih bedeli açıklamalı 166.978,85 TL bedelli faturanın düzenlediği, davacının davalıya yansıtılan fatura bedelini ödememesi üzerine Doğrudan Borçlanma Sistemi (“DBS”) (paraların doğrudan banka aracılığıyla tahsilini sağlayan sistem) sayesinde fatura bedelinin davacıdan 04/03/2019 tarihinde tahsil edildiği, Ödünç Sözleşmesi'nin 1.7 maddesi gereğince fatura bedelinin davacı şirket tarafından derhal ödenmemesi durumunda davalı şirketin bu bedeli davacının kredili hesabından ve teminatlarından karşılamaya hak ve yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya çekilen cevabi ihtarname içeriğinde, davacıya gönderilen faturaya KEP sistemi üzerinden itiraz edildiği ve faturanın davalıya iade edildiği, sözleşmenin 5.5 maddesinde kendisine tanınan fesih hakkına dayanılarak sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, davalıya borçlarının olmadığı bildirilmiştir. Davacının süresinde fesih bildirimi olmaması nedeniyle davacı tarafından 31/12/2018 tarihinde yapılan feshin haksız fesih olduğu anlaşılmıştır. Ödünç Sözleşmesi'nin 1.7 maddesinde, haksız fesih halinde teslim edilen tüm APE lerin fatura tarihindeki rayiç bedellerinin 4 katı tutarında cezai şart ödeneceği kararlaştırılmıştır.Yine ödünç sözleşmesinin 1.4 maddesinde cihazların fesihten itibaren 1 ay içerinde teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından, cihazların davalı şirketin anlaşmalı olduğu yüklenici şirket tarafından 21/01/2019 tarihinde sökülerek davalıya teslim edildiği beyan edilmiş olup davalı şirket tarafından bu beyanın aksi yönde bir iddia ileri sürülmediği gibi cihazların teslim edilmediği de ileri sürülmemiştir. Davalı vekilinin aşamalardaki tüm beyanlarında ve davalıya gönderdiği ihtarnamede, davacıya düzenlenen 15.02.2019 tarihli 04/03/2019 vade tarihli ... numaralı "fesih bedeli" açıklamalı 166.978,85 TL bedelli faturanın sehven düzenlediği, doğru miktarın 70.724,13 TL olduğu beyan edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak 31/12/2019 tarihinde feshedildiği ve cihazların 21/01/2019 tarihinde sökülerek davalıya teslim edildiği ve davalı tarafından davacının davalıya ödemesi gereken miktarın 70.724,13 TL olduğunun beyan edildiği gözetilerek davacıya düzenlenen 04/03/2019 vade tarihli "fesih bedeli" açıklamalı faturanın düzenlendiği 15.02.2019 tarihi itibariyle Ödünç Sözleşmesi'nin 1.7 maddesine göre davalıya teslim edilen tüm APE ler üzerinden cezai şart miktarının hesaplanması için bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonuca göre değerlendirme yapılması gerekeceğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/753 Esas, 2021/195 Karar sayılı ve 17/03/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan toplam 2.817,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.201,60 TL harcın davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/01/2025