T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/790 Esas
KARAR NO:2024/1253
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/06/2020
NUMARASI:2016/906 Esas, 2020/224 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:31/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmesel ticari ilişkiden kaynaklı alacağın davalıdan talep edilmesine rağmen ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ilamsız takibe karşı yaptığı itiraz neticesinde takip durdurduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 11/12/2016 tarihinde, 15/02/2016 ile 22/02/2016 tarihleri arasında Antalya ...Otelde yapılacak toptan ayakkabı pazarlama ve satış seminerine katılmak isteyen ... Şti (Davacı /Müşteri) ile turizm acenteliği aracılık hizmetleri sunan (Davalı/Turizm Acentesi) ... A.Ş arasında grup sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı tarafından sözleşme gereğince Bursa 1 salonunun sözleşmede kararlaştırıldığı ve amaçlandığı şekilde kullanıma elverişli durumunda sunma, bulundurma ve teslim borcunun, sözleşmenin ifa edileceği tarihte(15.02.2016-22.02.2016) yerine getirmediğini ve Bursa 1 Salonunun başka kişilere verildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve 17.000,00-TL ön ödemenin yapıldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, maddi ve manevi zarara uğradığını, ticari itibarının zedelendiğini, müvekkilinin Antalya 4 Sulh Hukuk Mahkemesi 2016/19 D.İş sayılı dosyası ile bu durumun tespit edildiğini belirterek sözleşmenin feshi ve hükümsüz kalması nedeniyle davalıya yapılan 17.000,00-TL ödemenin müvekkiline geri ödenmesine, fazlaya ilişkin yasal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.532,00-TL maddi ve 15.000,00-TL manevi zararlarının tahsiliyle birlikte, toplamda 36.532,00-TL’nin sözleşmenin hükümsüz kaldığı ve aynı zamanda davalının temerrüdünü teşkil eden ve bunun tespit olunduğu 19/02/2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline ve iş bu dosyanın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/906 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı arasında, 15/02/2016 ile 22/02/2016 tarihleri arasında Antalya da... Otelde yapılacak toptan ayakkabı pazarlama ve satış seminerine katılmak isteyen müvekkil ile davacı turizm acenteliği arasında aracılık hizmetleri sunan 11.12.2016 tarihli grup sözleşmesi imzalandığını, davacının davalıya ait ürünlerin sergilenmesi, pazarlanması ve satışı için sergi salonu olarak Bursa 1 salonu ayrılarak 15.02.2016 ile 22.02.2016 tarihleri arasında kullanıma elverişli bir şekilde hazır edilerek tahsis edilmesi hizmetinin sunulacağını, bu sözleşme ile davacı şirket müvekkilden 17.000,00-TL tutarında çek karşılığı ön ödeme aldığını ve bu ödemelerin yapıldığını, müvekkilinin kendi edimini yerine getirdiğini, buna karşılık davacının seminerin başladığı tarihte ve son anda edimini yerine getiremeyeceğini Bursa 1 salonunu başka kişilere verdiğini bildirdiğini, müvekkili şirketin mağdur olduğunu ve maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili şirketin davetlilerine mahcup olduğunu, ticari itibarının zedelendiğini, davacının sözleşmeyi ihlal ederek sözleşmenin ifasını kendinden kaynaklanan nedenlerle imkansızlaştırdığını, dava konusu sözleşmeye sürekli imkansızlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını, davacının konaklama hizmeti dahil hiç bir hizmet sunmadığından hiç bir bedel talebinde bulunmayacağını belirterek davanın reddine ve davacının % 20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; dosya kapsamına ve alınan talimat bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; her iki toplantı salonu arasında herhangi bir farklılığın bulunmaması ve ürün tanıtımı yapılması açısından da sorun teşkil etmeyeceğinin belirlendiği, bu nedenle davalı tarafın sözleşmeden dönmesinin haklı bir sebebe dayanmadığının belirlendiği, bu bağlamda davalı yanın birleşen dosyada maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği, davacı yanın ödediği bir no-show bedeli bulunmadığından davacı-karşı davalının, davalıdan gerçekleşmeyen gecelemeler için bakiye 33.445,19 TL konaklama bedeli talep edemeyeceği, taraflar arasındaki grup sözleşmesinde davacı-karşı davalının komisyon oranı belirlenmemiş olduğundan sözleşmede hüküm yoksa mevzuat gereğince bu oranın %10 olduğu dikkate alınarak davacı-karşı davalının davalı-karşı davalıdan gerçekleşmeyen 175 geceleme/konaklama bedeli komisyonu olarak belirlenen 9.927,08-TL'nin, davacı-karşı davalıya 17.000,00-TL ön ödemeden mahsubu ile 7.072,92-TL fazla tahsilatının davalı-karşı davacıya iadesine karar vermek gerektiği, asıl davada ise; davacı tarafın gerçekleşmeyen 175 geceleme/konaklama bedeli talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin reddine ,birleşen davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı yanın maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, davacı yanın ön ödemenin iadesi talebinin kısmen kabulü ile; 7.072,92-TL'nin birleşen dava tarihi olan 25/05/2017 tarihi itibaren işleyerek avans faizi ile davalı taraftan tahsili ile davacı yana verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı-birleşen davada davalı vekili ile davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı -birleşen davada davalı vekili istinaf nedenleri olarak; somut olayda bir ifa imkansızlığı değil, düpedüz dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması çabasının bulunduğunu, sözleşme serbestisi ilkesi gereği yaşatılması gereken taraflar arasındaki sözleşmelerin değerlendirilmesinde yanılgı içine düşüldüğünü, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin bir komisyon sözleşmesi olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin salt bir konaklama ilişkisi olmayıp, kullanılsın ya da kullanılmasın her şekilde ödenmesi gereken bir sözleşmesel bedeli ifade ettiğini, davalı/karşı davacıdan taleplerinin cezai şart bedeli olduğu, bir başka deyişle, taraflar arasındaki konaklama ilişkisi iptal edilebilir bir rezervasyon olmadığı, otel fuarı işinin mahiyeti gereği kullanılsın ya da kullanılmasın her şekilde ödenmesi gereken ve boş/dolu garanti edilen bir garantili kontenjan satış sözleşmesi olduğu gerçeği kabul görmüyorsa bile, dosya müncaratında bulunan otel-müvekkil ve müvekkil-davalı/karşı davacı arasındaki sözleşmeler yaşatılmadan yapılan bir hesaplama ile karar tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yoksun kaldığı kazanç kaybının 4.158,50 Euro+ 939 Euro gerçekleşen konaklama bedeli+görsel baskı bedeli olmak üzere toplam 5.578,10 Euro olduğu, faturada 1 Euro 3.3069 TL olduğundan müvekkilinin alacağının 18.446,22-TL şeklinde hesaplanması gerekiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne ve % 20 icra inkar tazminatına, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf nedenleri olarak; asıl sözleşmenin konusunun Bursa 1 salonunun kullanıma tahsisi ile birlikte buna bağlı olarak konaklama hizmetlerinin verilmesi olduğunu, ilk derece Mahkemesi bir yandan sözleşmeyi davacı ihlal etmiş olsa da davalı tarafın haklı olarak sözleşmeden döndüğünden bahsedilemeyeceği şeklinde çelişki içeren bir gerekçeyle neticeye etkili hatalı hüküm kurulduğunu, sözleşmenin garanti oda rezervasyonu içeren bir sözleşme olmadığını, karma bir sözleşme olduğunu ve sözleşmelerin birbirine bağlı olduğunu, birinin ifası olmaz ise diğerinin ifasının kabulü gerekeceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını, konaklamaya dair hükümlerler birlikte müvekkilince sözleşmeden haklı olarak dönüldüğünü, davacı-karşı davalının ön ödeme dahil müvekkilinin maddi ve manevi zararlarını karşılamak zorunda olduğunu, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, sözleşmeden dolayı davacıya herhangi bir bedel ödeme borçlarının bulunm sözleşmeyle karalaştırılan Bursa 1 salonunun müvekkili açısından yüksek derecede önem arz ettiğini, davacının tutumunun TMK 2 maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sözleşmenin karma içerikli bir sözleşme olduğunu ve fuar organizasyonu yapacak olan davacının fuardan önce gönderdiği mail ile taahhüt ettiği borcunu sözleşmede anlaşılan yerde yerine getirmeyeceğini, ya da başka bir yerde yerine getireceğine dair davalıya herhangi bir ön bildirimin olmadığını, bu durum karşısında davalı birleşen davacının taleplerinin karşılanması gerektiği sonucuna varılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak taraflar arasında 11/12/2016 tarihinde grup sözleşmesi adı altında imzalanan sözleşmenin asıl davacının sözleşmenin başında ifa edilmesi gereken edimini ifa etmemesi nedeniyle mevcut sözleşmenin feshi ve bu sebeple sözleşmenin hükümsüz kalması sebebi ile dava konusu sözleşmeden mütevellit hiçbir borçlarının olmadığı hususunun tespine, asıl davanın bu sebeplerle reddine, davacının haksız takibatı nedeniyle tazminata mahkum edilmesine ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında 11/12/2016 tarihinde grup sözleşmesi adı altında imzalanan sözleşme gereğince asıl davada; davacı yanca garanti edildiği iddia edilen konaklama bedellerinin tahsiline ilişkin itirazın iptali talebi ile birleşen davada ise; sözleşmenin başında ifa edilmesi gereken edimin ifa edilmediğinden bahisle sözleşmenin feshi ve hükümsüz kalması sebebi ile dava konusu sözleşme nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve davalıya yapılan 17.000,00-TL tutarındaki ödemelerin davacıya geri ödenmesi talebi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasında 11/12/2016 tarihinde grup sözleşmesi ile; 15/02/2016 ile 22/02/2016 tarihleri arasında Antalya...'de yapılacak toptan ayakkabı pazarlama ve satış seminerine katılmak isteyen davalı-birleşen davada davacı.... Şti. ile turizm acenteliği aracılık hizmetleri sunan davacı-birleşen dosyada davalı ... A.Ş. arasında sözleşme imzalandığı anlaşılmıştır. Asıl davada uyuşmazlığın; taraflar arasındaki 11/12/2015 tarihli Grup Sözleşmesi gereğince davalı şirketin boş/dolu olarak garanti ettiği 180 odadan gerçekleşen konaklama dışında kalan bakiye 175 konaklama bedeli alacağı olarak 33.445,19-TL'nin davalı yandan tahsili talebi ile icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Birleşen davada uyuşmazlığın, davalı-birleşen davada davacı .. Şti. ile davacı -birleşen davada davalı ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin 3.2'inci maddesine göre; davacı tarafın, davalı yana ...de bulunan "..." isimli salonu toplantı yapılması amacıyla 16/02/2016 tarihinde teslim etmesi gerekirken "..." salonunun kendisine verilmemesi sebebiyle sözleşmenin ifasının davacıdan kaynaklanan sebeplerle imkansızlaştığı ve yine davacı yanın kesin ifa tarihi nedeniyle temerrüde düşmüş olduğundan bahisle sözleşmenin ifa edilemeyeceğinden sözleşmeden döndüğü iddiası ile ön ödemenin iadesi ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Asıl davaya konu ... Sayılı dosyasında davacı ... Şirketi tarafından davalı... şirketi aleyhine 33.445,19-TL asıl alacak, 423,33-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.868,52-T'nin tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu ve davacı tarafından İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Asıl davada, Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1. hükmü gereğince davacı yanın ödediği bir no-show bedeli bulunmadığı, davacı-karşı davalının, davalıdan gerçekleşmeyen gecelemeler için bakiye 33.445,19 TL konaklama bedeli talep edemeyeceğinden asıl davanın reddine karar verilmiştir. Karar asıl davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Taraflar arasında imzalanan 11.12.2015 tarihli sözleşmenin 5.1. maddesinde; "....Müşteri talep edilen rezervasyonların iptalinden ve/veya verilen hizmete iştirak edilmemesinden doğacak zarar ve aksamaların mali sorumluluğunu kabul eder ve ... bu nedenle ödeyeceği no-show, iptal, ceza vb. gibi ödemeleri karşılar.." düzenlenmiştir.Yine sözleşmenin Grup detayları başlıklı 3.maddesi; "müşteri yukarıda belirtilen oda dağılımını iş bu sözleşme çerçevesinde boş/dolu garanti eder." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı şirket ile dava dışı otel arasında imzalanan 30.11.2015 tarihli grup sözleşmesinin iptal prosedürü başlıklı maddesinde grup son iptal tarihinin 15.12.2015 tarihi olarak belirtildiği ve organizasyon tarihinde gelmeyen odalara tüm konaklama sürelerince no-show ücreti alınacağının düzenlendiği anlaşılmıştır.Mahkemece, talimat Mahkemesinden, dava dışı otel kayıtları üzerinde inceleme yapılarak alınan 27.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı otel ile davacı ...Şirketi arasında imzalanan sözleşme gereğince 15.02.2016-22.02.2016 tarihleri arasında alınan odalar için boş/dolu garanti verilmesine rağmen otelin acente ile iyi ilişki nedeni ile No Show(misafir gelmeyen odalar için fiyat basılması) uygulanmamasına rağmen davacı ... Şirketinin davalı ... şirketine grup sözleşmesinde olan No Show faturası uygulandığı belirtilmiştir. Somut olayda dava dışı otelin davacı birleşen davada davalı ... Şirketine düzenlemiş olduğu herhangi bir no show faturası bulunmadığı gibi, davacı birleşen davada davalı şirketin herhangi bir no show bedelini de ödediğini ispat edemediğinden, davacı birleşen davada davalı ...Şirketinin davalıdan gerçekleşmeyen konaklamalar için bakiye konaklama bedeli talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı birleşen davada davalı... şirketinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden geriye dönük tüm zarar ve ziyandan davacı - birleşen davada davalıdan talep hakkı bulunduğunu, ön ödemenin tamamının müvekkiline ödenmesi gerekirken komisyon bedeli mahsup edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı- birleşen davada davalının ön ödeme dahil müvekkilinin maddi ve manevi zararlarını karşılamak zorunda olduğunu ileri sürmüştür.Birleşen dava davacısı ... Şirketi sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1.maddesinde taraflardan birinin sözleşme koşullarından herhangi birini yerine getirmediği takdirde, diğer tarafın yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına alınan talimat bilirkişi raporunda, her iki toplantı salonu arasında herhangi bir farklılığın bulunmaması ve ürün tanıtımı yapılması açısından da sorun teşkil etmeyeceğinin belirlenmiştir. Birleşen davada davacı ... şirketi, sözleşme kapsamında garanti ettiği 180 gecelemeyi iptal bildiriminde bulunmadığı gibi dosya kapsamına göre sözleşmeyi sözleşmede belirtilen yazılı bildirim usulü ile feshettiğini de ispat edemediği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, davalının birleşen dosyada maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönündeki Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle ilişkileri Hakkında Yönetmelik de düzenlendiği üzere "Belirli bir sürenin üzerindeki rezervasyonlar için yapılan sözleşmeler dışında, diğer otel sözleşmeleri ile ilgili olarak otelci acenteya verdiği hizmetler(oda-yemek) bedellerinin belli bir oranda komisyon öder. Otelci komisyonu yalnız sözleşmeye taraf olan seyahat acentesine öder. Seyahat acentasına ödenecek komisyonun oranı iki tarafın kabulü ile belirlenir. Aksine anlaşma olmayan durumlarda, komisyon, vergi ve servis ücreti hariç faturanın % 10'udur." düzenlemesi kapsamında gerçekleşmeyen konaklamalar için birleşen davada davalı ... şirketinin hesap edilen komisyon tutarının ön ödeme tutarından mahsup edilerek bakiye miktarın birleşen davada davacı ... şirketine verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/906 Esas, 2020/224 Karar sayılı ve 16/06/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı-birleşen davada davalı vekili ile davalı-birleşen davada davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı-birleşen davada davalı tarafça peşin olarak yatırılan 175,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 252,41 TL harcın davacı-birleşen davada davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı-birleşen davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 309,00 TL harcın davalı-birleşen davada davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.31.10.2024