T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1891 Esas
KARAR NO:2024/1254
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/09/2021
NUMARASI:2020/90 Esas, 2021/684 Karar
DAVANIN KONUSU:Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Komisyon Alacağının Tahsili
KARAR TARİHİ:31/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı idare arasında Araç ve İş Makineleri İşletilmesi Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme gereğince aldığı ... A.Ş. ... Şubesine ait, 25/06/2019 tarih, 600.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iade etmediğini, teminat mektubu nedeniyle müvekkilinin komisyon ödediğini belirterek teminat mektubunun iadesine ve teminatın tutulmasından dolayı ödenen komisyonların müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşme süresi içerisinde 27/03/2018 tarihinde firma personellerinden ...'un işin ifası esnasında trafik kazasına karıştığını, Hizmet Alımı sözleşmesinin 5. Maddesinde "Şoförlerin sözleşmeye aykırı her türlü davranışlarından, bunların taşıtlara, kurum mensuplarına ve 3. şahıslara verecekleri zarardan dolayı yüklenici sorumlu olacaktır" hükmünün bulunduğunu, olay sebebi ile müvekkili idare aleyhinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden 109.821,98 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, idare aleyhine Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde maddi ve manevi tazminat talepli 4 ayrı dava açıldığını, davaların derdest olduğunu, sözleşme, eki niteliğindeki Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 9. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesindeki hükümler gereğince iade şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasında yapılmış Araç ve İş Makineleri İşletilmesi Hizmet Alım Sözleşmesinin KHK kapsamında sonlandığı, sözleşmenin ayakta kaldığı süreçte yapılan işin yüklenici tarafça tamamlanarak davalı idareye teslim edildiği, sözleşme sürecinde yüklenici davacının kusuruna ilişkin davalı idare tarafından düzenlenen herhangi bir tutanak bulunmadığı gibi hakediş ödemelerinde de herhangi bir ceza kesintisinin yapılmadığı, bu durumda benimsenen bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sözleşmeye ve davaya konu teminat mektubunun yüklenici davacıya iadesi gerektiği, davalı tarafça her ne kadar işçi tazminatlarından doğan davalardan veya sonradan ortaya çıkma ihtimali bulunan ayıp nedenlerinden dolayı mektubun iadesinin şartlarının oluşmadığı ileri sürülmüş ise de; yukarıda açıklandığı üzere sözleşme ilişkisi sona erdiğinden ve davalı tarafça kabule ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığından, sonradan doğma ihtimali bulunan zararlardan dolayı teminat mektubunun iade edilmemesinin yasal dayanağı bulunmadığı, sözleşmeden doğan her türlü zarar ve ziyan iddialarına ilişkin yasa gereği davalı idarenin tazminat hakkı bulunduğu, dava konusu teminat mektubunun davacıya iadesinin gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya iadesine, davalı tarafın teminatı iade etmemesi nedeniyle davacının mektubu veren bankaya komisyon ödediği, bu duruma davalının sebebiyet verdiği, dolayısıyla ödenen komisyondan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile davacı vekilinin 21/09/2021 tarihli dilekçesine eklediği dekontlarla belgelediği teminat mektubu için davacı tarafça dava dışı bankaya ödenen komisyon bedelinden taleple bağlı kalınarak 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davacı vekili 26.10.2022 tarihli talep dilekçesi ile dava konusu teminat mektuplarının davalı idareye ödenmemesi hususunda istinaf incelemesi sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 07.11.2022 tarihli ek kararında; Dava konusu teminat mektubunun iadesi yönündeki davada yapılan yargılama sonrasında 23/09/2021 tarihli kararla davanın kabulüne, teminat mektuplarının iadesine karar verildiği; bu durumda davacı tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği ve daha önceki koşullarda değişme olması nedeniyle davacı tarafın tedbire ilişkin talebinin yerinde görüldüğü; karar kesinleşinceye kadar bu konudaki karar verme yetki ve görevin mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile İhtiyati Tedbir isteminin kabulü ile; Dava konusu, ... A.Ş, ... Şubesi tarafından düzenlenmiş 25/06/2019 tarihli, ... mektup nolu 600.000,00 TL miktarlı kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.Davalı vekilinin 07.11.2022 tarihli ara karara itirazı üzerine Mahkemece itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş ve 17/01/2023 tarihli ek kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir,
İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor talepleri değerlendirilmeden hatalı ve eksik bilirkişi raporuna istinaden davanın kabul edildiğini, idarelerince bildirilen dava konusu teminat mektubuna konulan blokelerin dayanakları dava dosyalarının akıbetinin mahkemesinden sorulmadan, dosyaları beklenilmeden ve dava dosyaları istenilmeden eksik ve hatalı karar verildiğini, içerisinde davacı firma personelli ...'un işin ifası sırasında maddi ve yaralamalı trafik kazasına karıştığı ve asli kusurlu bulunduğu, yaralanan bir kısım yolcular tarafından müvekkili kurum aleyhine davalar açıldığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen edimi ifa ettiğini, davacının ifadan kaçınarak sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde bu davayı açtığını, davacının iş mahkemesinde açılan davalarda davlı olmasına ve hakkında hüküm kurulmasına rağmen ödeme yoluna gitmediğini, davayı sigorta firmasına dahi ihbar etmediğini, davacıdan bedelin ödenmesi talep edildiği halde ödeme yapmaması üzerine teminat mektubu üzerine bloke konulması yoluna gidildiğini, kesin kabul yapılmasının sözleşme konusu iş nedeniyle idarenin uğrayacağı zararın tazminine engel olmadığını, şartname gereğince kesin kabul onay tarihinden itibaren de davacının sorumluluğunun devam ettiğini, teminat mektubunun, dava konusu edilerek ödenen tazminatı da kapsadığını, davacının ihale kapsamında all risk sigortası yaptırması gerekirken yaptırmadığını, sigorta sözleşmesi incelendiğinde işçilerin geçirecekleri kazaların kapsam dışında tutulduğunu veya sorumluluk limitinin düşük gösterildiğini, idarelerince ödenecek bedelin sigorta şirketinden tazmininin mümkün olmadığını, bahsi geçen alacakların doğması muhtemel değil mahkeme ilamları ile sabit, mevcut doğmuş alacak olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekilinin ek kararla verilen ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin karara karşı istinaf nedenleri olarak; karara bağlanmış ve istinaf inceleme aşamasında olan bir dosya hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kamu İhale Kanunu'nun 34/son maddesi hükmü uyarınca her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatların haczedilemeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı amir düzenlemesine aykırı olarak karar verildiğini, ek kararla verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini belirterek tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında, davalıya verilen teminat mektubunun iadesi ve ödenen komisyonların tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında ... İhale Kayıt Numaralı Araç ve İş Makineleri İşletilmesi (operatörlüğü) Hizmeti Alımına Ait Sözleşmenin 20.02.2017 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girdiği, davacının sözleşme konusu işe ilişkin olarak dava konusu ... A.Ş. ... Şubesine ait, 25/06/2019 tarih, 600.000,00 TL bedelli teminat mektubunu davalıya teslim ettiği, davacının 13.05.2017 tarihinde işe başladığı, sözleşmenin devam ettiği sırada 696 sayılı Kanun Hükmünde kararname ile 375 sayılı KHK'ye eklenen Geçici 23 ve 24.maddeleri çerçevesinde;Kamu Kurum ve kuruluşlarında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta olan işçilerin (taşeron işçiler) sürekli işçi kadrolarına veya mahalli idare şirketlerinde işçi statüsüne geçirilmesi uygulamasının sonucu olarak yüklenici bünyesinde çalışmakta olan işçilerden hak edenlerin, 01.04.2018 tarihi itibariyle davalı idarenin iştiraki ... A,Ş bünyesine geçirildiği, yüklenici ile idare arasındaki hizmet alımı sözleşmesinin de aynı düzenlemeler gereği 31.03.2018 tarihinden itibaren feshedilmiş sayıldığı, sözleşmenin feshinden sonra Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından muayene ve kabul işlemlerinin yapıldığı, davalı idare tarafından davacıya Hizmet iş bitirme belgesi verildiği konusunda yanlar arasında bir çekişmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davacı, taraflar arasında ... ihale kayıt numaralı ihale sonucunda Araç ve İş Makineleri İşletilmesi Hizmet Alım Sözleşmesi ile davalıya 2017-2018 tarihleri arasında hizmet verdiğini, verilen hizmet işinin 31.12.2018 tarihinde eksiksik ve kusursuz olarak davalıya teslim edildiğini, davalının davaya konu teminat mektubunu iade etmediğini iddia atmiştir.Davalı, davacı çalışanının karıştığı trafik kazası nedeni ile davalı aleyhinde takip yapıldığı, maddi ve manevi tazminat talepli davalar açıldığı, davalının sözleşme gereğince teminatın iade şartlarının oluşmadığından bahisle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi kapsamında verilen davaya konu teminat mektubunun, davacı çalışanının karıştığı trafik kazası nedeni ile zarara uğradıklarını iddia eden 3. Kişiler tarafından davalı aleyhine açılan davalar nedeni ile davacıya iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, idarelerince bildirilen dava konusu teminat mektubuna konulan blokelerin dayanakları dava dosyalarının akibetinin mahkemesinden sorulmadan, dava dosyaları beklenilmeden ve istenilmeden karar verildiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili davaya cevabında, davacı çalışanının karıştığı trafik kazası nedeni ile hasarın rücuen tazminine ilişkin aleyhine açılan bir adet icra takip numarasını belirterek, bu kaza nedeniyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde 4 adet maddi ve manevi tazminat davası açıldığını ve yargılamalarının devam ettiğini bildirmiştir. Ancak davalı vekili cevap dilekçesinde bildirdiği delillerinde bu dosyalara dayanmamış, mahkemenin verdiği süre içinde dosya numaralarını bildirmemiş ve celbini talep etmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin yargılama aşamasında bildirmediği ve delilleri arasında yer almayan dosyaların incelenmediğine dair istinaf nedeni yerinde değildir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.4.maddesinde teminat mektuplarının sunulması ve iadesine ilişkin koşullar düzenlenmiştir.Bu maddeye göre, taahhüdün, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra , Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tamamının yükleniciye iade edilecektir.373 sayılı KHK'nın geçici 23 ve 24.maddeleri gereği feshedilmiş sayılan sözleşmeler kapsamındaki işlerin tasfiye sürecinin hemen başlatılması ve yapılan işlere ilişkin varsa hakedişlerin en geç üç ay içinde ödenmesi, hakediş tutarından sözleşmeden yazılı kesintiler varsa yüklenicinin idareye olan borçları ve cezalar ile alınması gereken vergilerin kesilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin süresi bitmeden 31.03.2018 tarihinde kanunla feshedilmiş sayıldığı, sözleşmenin fesih tazminatının ödenmesi sırasında da idarenin varsa alacakları veya yüklenicinin kusurundan kaynaklanan cezaların kesilmesi imkanı varken herhangi bir kesintinin yapılmadığı, yüklenicinin bir anlamda ibra edildiği, yüklenicinin kanunda sayılan borçlarının olmadığı anlaşıldıktan sonra teminat mektubunun ivedilikle iade edilmesi, yüklenicinin borcunun olması durulunda teminatların paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilmesi ve varsa kalanının iade edilmesinin kanun gereği olduğunu, bunun dışında idarenin teminat mektuplarının alıkonulması, rehin tutulması, sonradan ortaya çıkması muhtemel işçi alacakları veya ayıplı mal ve hizmetlere karşılık tedbiren uzun süre bekletilmesi gibi bir seçeneğinin bulunmadığı, sözleşmenin normal şartlarda sona ermesi durumunda dahi ihale mevzuatı ile sözleşme ve şartname hükümlerinde teminat mektuplarının iadesinin benzer şartlara bağlanmış olamasına rağmen özel bir kanunla feshedilmiş bulunan somut sözleşmeye ilişkin teminatın iadesi konusunda bu özel düzenlemelerin dikkate alınmasının gerekli ve yeterli olduğu, yüklenicinin ancak kanunda belirtilen idarelere ve kanunda belirtilen gerekçelerle borcu olduğunun tespit edilmesi halinde nakte çevrilerek bu borçların ödeneceği ve kalanının yükleniciye iade edileceği, aksi halde ivedilikle yükleniciye iade edilmesi gerektiği, yüklenicinin böyle bir borcunun olmadığı anlaşıldığından teminat metubunun davacıya iadesi isteminin haklı nedenlere dayandığı bildirilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin süresi bitmeden 31.03.2018 tarihinde kanunla feshedilmiş sayıldığı, davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksiz yazısını davalıya sunduğu, sözleşmenin feshinden sonra davalının muayene ve kabul komisyonu tarafından Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından muayene ve kabul işlemlerinin yapıldığı, davalı idare tarafından davacıya Hizmet iş bitirme belgesi verildiği, bu kapsamda taraflar arasında sözleşmenin 11.4.1.maddesinde ve 373 sayılı KHK'nın geçici 23 ve 24.maddelerinde düzenlenen teminatın iadesi için gerekli şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak ilk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamında yer alan sözleşme ve eki şartnameler ile tüm ihale dökümanı ve yazışmalar incelenerek düzenlendiği ve bu kapsamda dosya kapsamına uygun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemenin davanın kabulüne dair kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde değildir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde davacının ihale kapsamında all risk sigortası yaptırmadığını idarelerince ödenecek bedelin sigorta şirketinden tazmininin mümkün olmadığını belirtmiş ise de bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere Kamu ihale Sözleşmeleri Kanunu 9.maddesine göre all risk sigortasının yalnızca yapım işleri için öngörüldüğü belirtildiğinden, avalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı vekilinin ek kararla verilen ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin karara karşı istinaf nedeni olarak karara bağlanmış ve istinaf inceleme aşamasında olan bir dosya hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Hakimin davadan elini çektiği ve yargılamayı sona erdiren kararların nihaî kararlar olduğu, Mahkemece tedbire yönelik verilen kararın nihai bir karar olmadığından, hüküm verilmiş bir dosyada ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine yasal bir engel bulunmadığı anlaşılmış davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, Kamu İhale Kanunu'nun 34/son maddesi hükmü uyarınca her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatların haczedilemeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı amir düzenlemesine aykırı olarak karar verildiğini ileri sürmüştür. 734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 34/son maddesinde her ne suretle olursa olsun idarece alınan teminatların haczedilemeyeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı düzenlenmiştir. Bu hükme göre teminat mektuplarının paraya çevrilmesi ihtiyati tedbir yolu ile durdurulamaz. (Yargıtay 15. HD., 2013/5409 E., 2013/5373 K.) Dosya kapsamı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 11.5 maddesinde "... Her ne suretle olursa olsun idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz" hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine aynı yönde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 34.maddesindeki düzenleme uyarınca, idarece alınan teminatlar her ne suretle olursa olsun haczedilemeyeceğinden ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağından mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ve emredici yasal düzenlemeler gözetilerek davacı vekilinin banka teminat mektubunun paraya çevrilmemesi konusundaki ihtiyati tedbir isteminin HMK'nın 389 ve devamı maddesindeki şartların da oluşmadığı kabul edilerek reddine karar verilmesi gerekirken, tedbir talebinin kabulü yerinde görülmemiştir. Ancak ... A.Ş.'nin 16.10.2024 tarihli müzekkere cevabında ihtiyati tedbire konu 25.06.2019 tarihli ... nolu 31.12.2020 tarihli teminat mektubunun vade tarihinin 30.12.2022 tarihi olarak güncellendiği belirtildiğinden, ihtiyati tedbire konu teminat mektubunun vadesi dolduğu anlaşılmış, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazı yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurusu yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/90 Esas, 2021/684 Karar sayılı ve 23/09/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurusu yönünden karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 10.264,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.836,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya/davacıya İADESİNE,
4-Ek karara yönelik, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31.10.2024