T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/789
KARAR NO: 2024/1212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2020
NUMARASI: 2017/493 Esas, 2020/654 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, müvekkili şirkete iş sağlığı ve güvenliği konusunda kullanılmak üzere özellikleri teklif ve yazışmalarda belirlenen bir yazılım hizmeti sunmayı taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından 29.500,00 TL ödeme yapıldığını, ancak kurulan yazılımın aktif halde kullanıma uygun hale getirilmediğini, bu nedenle müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshederek düzenlediği 29.500,00 TL bedelli iade faturasının ödenmesini ihtar ettiğini, davalı şirketin ise cevabi ihtarname ile işin eksiksiz olarak yapıldığından bahisle faturayı iade ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının temerrüdü nedeniyle ödenen 29.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece Mahkemesince; davacı tarafından davalıya farklı tarihlerde toplam 29.500,00 TL ödeme yapılmasına rağmen davacının, davalıdan hizmet alamadığı, aldığı hizmetin ise ayıplı olduğu ve ayıbın ihbarının ise dosya içerisindeki yazışmalara göre süresinde ve Kanuna uygun olduğu, davalının 06/02/2017 tarihli ihtar ile temerrüde düştüğü gerekçelerine istinaden davanın kabulüne, 29.500,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 06/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunarak kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, hizmetin ayıplı olduğundan bahisle feshedilen sözleşme kapsamında ödenen bedelin faizi ile tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 345. maddesi gereği istinaf yoluna başvuru süresi iki hafta olup, bu süre ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. HMK'nun 346. maddesi "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. "hükmünü içermektedir. Aynı Kanunun 352. maddesinde ise, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda bu maddede yer alan durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli kararın verileceği düzenlenmiş olup bu durumlardan birisi, başvurunun süresi içinde yapılmaması olarak gösterilmiştir. Somut olayda, yargılama aşamasında çıkarılan tebligatlar -gerekçeli karar hariç- davalının dava dilekçesinde gösterdiği adres esas alınarak yapılmıştır. Davacı vekili 17/02/2021 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu 25/12/2019 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi nüshasında belirtilen davalının adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasını talep etmiştir. Gazeteye göre, davalının dava dilekçesinde gösterilen adresi değişerek bu tarihte ticaret siciline tescil edilmiştir. Mahkemece gerekçeli kararın tebliğine ilişkin davalının yeni adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine bu sefer Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligat 06/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tüzel kişinin ticaret sicil adresine Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için bu adrese gönderilen tebligatın, adresin kapalı olması yada muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesi zorunlu olup tebligatın iade döndüğü adresin ticaret sicilinde kayıtlı adres olması halinde Tebligat Kanununun 35. maddesindeki usule göre yapılan tebligat geçerli olacaktır. Buna göre iade edilen tebligatın üzerinde yer alan ifadelerden adresin kapalı olduğu anlaşılmakla Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince 06/04/2021 tarihinde davalıya yapılan tebligat geçerli olup bu tarihten itibaren karara karşı en geç 20/04/2021 tarihine kadar (bu tarih dahil) istinaf kanun yoluna başvurulması gerekirken bu süreden sonra 22/04/2021 tarihinde talepte bulunulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345/1 ve 352/1-c maddeleri gereğince süre yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345/1 ve 352/1-c bendi gereğince süre yönünden REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 503,79 TL'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, artan kısmın talebi halinde davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345/1 ve 352/1-c maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/10/2024