T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1189 Esas
KARAR NO:2026/719
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/04/2022
NUMARASI:2019/686 Esas, 2022/198 Karar
DAVA:ALACAK
KARAR TARİHİ:14/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 27.10.2017 tarihli Taşıt Tanıma Sözleşmesi kapsamında müvekkiline ariyeten 4 adet kilometre cihazı, 1 adet akıllı anahtar ve 24 adet akıllı halka olmak üzere toplam 29 adet cihaz teslim edildiğini, müvekkilinin 17.07.2018 tarihli ihtar ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini beyan ettiğini ve sözleşmenin süre sonu 27.10.2018 tarihinde sona erdiğini, ariyeten teslim edilen cihazları kargo ile iade etmek istemelerine rağmen davalının cihazları teslim almaktan imtina ettiğini, davalının teslim almaktan imtina ettiği 29 adet cihaz bedeli için 08.11.2018 tarihli 12.907,44 TL bedelli fatura düzenleyerek fatura bedelini müvekkilinin banka hesabından tahsil ettiğini, müvekkilinin ihtarname ile yasal süresinde faturaya itiraz ettiğini ve cihazların 3 defa gönderilmesine rağmen iade alınmadığını belirterek cihazların teslim alınmasını ya da tevdi mahalli bildirilmesini talep ettiğini, ihtarnameye rağmen cihazlar teslim alınmadığından İstanbul 19. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/172 D.İş numaralı dosyasında tevdi mahalli talep ettiklerini, tevdi mahalli taleplerinin kabul edilmesi üzerine cihazları kararda belirtilen adrese tevdi ettiklerini, cihazlara herhangi bir zarar gelmeyip iadesi mümkün olmasına rağmen kötüniyetle cihaz bedellerinin tahsil edildiğini ileri sürerek şimdilik 7.000,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 06.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, alacağı 5.907,44 TL artırarak 12.907,44 TL'nin sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili süresinde davaya cevap vermemiş, ıslah dilekçesine cevabında ıslah ile artılan tutarın zamanaşımına uğradığını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece;taraflar arasında akdedilen motorlu taşıt tanıma sözleşmesi 7. maddesi gereğince cihazların (ah) sökümünün ...'in yetkili servisi tarafından yapılacağı, sözleşlemede; cihazların ... yetkili servisinin dışında veya kullanıcı tarafından çıkarılması ve bu nedenle arazıya sebep olunması halinde bedeli müşteriden tahsil edilir hükmünün yer aldığı, sözleşme gereği cihazların 5 gün içerisinde iade edilmesinin gerektiği, davacı şirketin cihazları sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren beş gün içinde iade şartlarına uymadığı ve süresinde teslim etmediği, cihazların sökülme işleminin yetkili bayi tarafından yapılması gerektiği, cihazların sökülmesi işlemlerinin engellendiğine ilişkin dosyada somut bir delil bulunmadığı, ancak cihazların teslim alınmasından imtina edildiği, sözleşme gereği cihazların teslim edilmesine hazır olmayan taraf eyleminin hakkın kötüye kullanımı olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.907,44 TL'nin 13/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekilince istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının üç ay öncesinden sözleşmeyi yenilemeyeceğini beyan etmesi nedeniyle sözleşmenin 27.10.2018 tarihinde sona erdiğini, ancak davacının cihazları sözleşmenin bitimininden itibaren 5 gün içinde iade etmesi gerekirken, 06.11.2018 tarihinde kargoya verdiğini ve süresinde teslim etmediğini, bilirkişi raporunda cihaz bedelinin sözleşmeye uygun düzenlendiğinin tespit edildiğini, mahkemenin cihazların sökülmesi işlemlerinin engellendiğine dair somut delil olmadığını belirtmesine rağmen davayı kabul etmesinin çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, haksız tahsil edildiği ileri sürülen cihaz bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; taşıt tanıma sözleşmesi kapsamında davacı araçlarına ariyeten takılan cihaz bedelinin davacıdan tahsili gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.6. maddesi; "Müşteriye teslim edilen Taşıt Tanıma Sistemi cihazlarının (ah ve aa) demirbaş hakkı ... A.Ş.ye aittir." hükmünü, 7. maddesi; "Sözleşme süresi sonunda yenilenmeyerek fesih edilmesi halinde müşteri araçları için verilmiş olan cihazların tam ve eksiksiz biçimde beş gün içinde Bayi'ye teslim edecektir." hükmünü, 4.4. maddesi ise "..ah takılı aracın, çalınması, kaybolması, hasara uğraması vb. sebeplerle, her ne şekilde olursa olsun iade edilmeyen ah veya aa bedelleri Bayi tarafından yüz amerikan doları ve KDV'yi Müşteri'ye fatura edilir. Müşteri bu bedelleri ödemekle yükümlüdür.” hükmünü içermektedir.Taraflar arasındaki 27.10.2017 tarihli sözleşme bir yıl süreli olup, davacı sözleşmede kararlaştırılan süre içinde sözleşmeyi yenilemeyeceğini beyan etmiş ve sözleşme 27.10.2018 tarihinde sona ermiştir. Davacı sözleşme gereği ariyeten verilen cihazları 06.11.2018, 12.11.2018 ve 16.11.2018 tarihlerinde kargoya vererek teslim etmek istemişse de, davalı cihazları teslim almaktan imtina etmiş ve davacı tevdi mahalli talep ederek cihazları gösterilen yere tevdi edebilmiştir. Diğer taraftan davalı cihaz bedelleri için 08.11.2018 tarihli fatura düzenleyerek davacının banka hesabından tahsil etmiştir.Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.Davacının sözleşmenin sona ermesinden kısa bir süre sonra cihazları teslim etmek istemesine rağmen, davalının teslimden kaçınarak cihaz bedeli için fatura düzenlenmesi, hakkın açıkça kötüye kullanılmasıdır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin; cihazların teslim alınmasından imtina edildiği, sözleşme gereği cihazların teslimine hazır olmayan taraf eyleminin hakkın kötüye kullanımı olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir.Sonuç olarak ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/686 Esas, 2022/198 Karar sayılı ve 12/04/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 220,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 511,57 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/05/2026