T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1188 Esas
KARAR NO:2026/670
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:01/04/2022
NUMARASI:2021/273 Esas, 2022/247 Karar
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:07/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işletme hakkı müvekkiline ait köprü ve otoyollardan davalı şirkete ait ... ve ... plakalı araçlar ile 12.10.2018-10.01.2019 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin 222 adet ihlalli geçiş yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkilinin davalı aleyhine İstanbul 27. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının 21.02.2019 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, davalının takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının bulunmaması nedeni ile 21.02.2019 tarihinde borca itiraz edildiğini, dava dilekçesinde müvekkiline ait ... ve ... plakalı araçlar ile 12/10/2018 - 10.01.2019 tarihleri arasında ücret ödemeksizin 222 adet ihlalli geçiş yapıldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, borca itiraz dilekçesinde tüm takibe borca ve ferilerine itiraz edildiğinden geçiş ihlallerinin kabul edilmesinin de söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından 222 adet ihlalli geçiş yapılmasının mümkün olmadığını, dava konusu borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve sair tüm ferilere itiraz ettiklerini, iddiaların yerinde olup olmadığının tespiti ancak yargılama yapılarak mümkün olduğundan ve talep olunan alacağın likit olmaması nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını, ayrıca davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatıldığından davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece;Dosyaya sunulan CD içeriğine göre hazırlanan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davalıya ait ... plakalı aracın toplam 77 ihlalli geçiş yaptığı, ... plakalı aracın ise toplam 145 ihlalli geçiş yaptığı ve bu ihlalli geçişler nedeniyle geçiş ücretleri toplamı 4.132,02-TL, gecikme cezası toplamı 16.528,08-TL olmak üzere toplam 20.660,10-TL olduğu, 3095 sayılı kanunun 2.maddesine göre işlemiş avans faizinin 10.224,18-TL olduğu, %18 KDV tutarının ise 1.840,35-TL olduğu, ancak davacının 20.660,10 TL asıl alacak, 667,56 TL işlemiş faiz ve 120,16 TL KDV olmak üzere toplam 21.447,82 TL talep ettiği, davalıya ait araçların ihlalli geçiş ücretlerinin ödendiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı dikkate alındığında ve davacının talebinin hesaplanandan az olduğu hususu göz önünde bulundurulduğu ve taleple bağlı kalındığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının itirazının 21.447,82-TL alacak yönünden iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporunda her iki plakaya ait toplamda 222 adet ihlalli geçişin neye dayanılarak hesaplandığını ve ihlalli geçişlerin nerede ne zaman gerçekleştirildiği gibi bilgilerin yer almadığını, bilirkişi raporunda yalnızca ihlal tarih aralıkları, ihlal geçiş kayıt sayısı, geçiş ücreti ve 4 katı para cezasının bedelinin yer aldığını, bilirkişi raporuna karşı sundukları itiraz dilekçesi ile yeni bir rapor alınması taleplerinin itiraz edilen hususların Mahkemece değerlendirilebileceği gerekçesi ile reddedildiğini, itiraz edilen noktanın hukuki bir konu olmayıp teknik bilgi ve inceleme gerektirdiğini, bu nedenle itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadan Mahkemece değerlendirme yapılacağının gerekçe gösterilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi tarafından 222 adet geçiş ihlali bulunduğunun hesaplanmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirkete ait araçlar tarafından toplam 222 adet geçiş ihlali yapılmasının mümkün olmadığını, ilk derece Mahkemesi tarafından ek rapor alınmaması nedeniyle 222 adet geçiş ihlalinin neye dayanılarak hesaplandığı hususuna açıklık getirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 20.10.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, davaya ve icra takibine konu alacağın bilirkişi incelemesi ve yapılacak yargılama sonucunda belirlenebilecek nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen faiz oranları ve KDV tutarının yerinde olmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava; ihlalli geçişten kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. İstanbul 27. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 20.666,25 TL asıl alacak, 667,68-TL işlemiş faiz, 120,18-TL KDV olmak üzeri toplam 21.454,11-TL alacağın tahsili için icra takibine başlatıldığı, takip dayanağının ihlalli geçişten kaynaklanan geçiş ücreti para cezasına ilişkin olduğu, 16/02/2019 takip tarihli ödeme emrinin 21/02/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalının 21/02/2019 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.20/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... ile ... plakalı 2 adet aracın geçiş görüntüleri ile giriş çıkış istasyonu, çıkış tarih saati ve işlem no bilgilerinin yer aldığı bilgilerin, belgeler ile birlikte CD ortamında dosya içinde bulunduğu, davalı .... Şti.'nin, ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarlarının ... ile ... plakalı araçların yapılan hesaplamaya göre toplam 20.660,10 TL olduğu, işlemiş avans faizi tutarının 10.224,18-TL, %18 KDV tutarının ise 1.840,35-TL olduğu belirtilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda, davaya konu ihlalli geçiş tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan yasal mevzuat uyarınca, ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait araçlar ile davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirildiği, davacının davaya konu ihlalli geçiş tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasal mevzuat uyarınca ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının da ödenmediği anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunda her iki plakaya ait toplamda 222 adet ihlalli geçişin neye dayanılarak hesaplandığını ve ihlalli geçişlerin nerede ne zaman gerçekleştirildiği gibi bilgilerin yer almadığını, bu nedenle bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunda, ... ile ... plakalı 2 adet aracın geçiş görüntüleri ile giriş çıkış istasyonu, çıkış tarih saati ve işlem no bilgilerinin yer aldığı bilgilerin, belgeler ile birlikte CD ortamında dosya içinde bulunduğu belirtilmiş olup, dosyaya sunulan CD içeriğine göre hazırlandığı anlaşılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. 6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek bulunmadığı, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde "Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler" matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin de yerinde olduğu anlaşılmakla mahkemece söz konusu taleplerin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ayrıca taraflar tacir olup, davalı şirket davacının işlettiği köprü ve otoyolu kullanmıştır.Bu nedenle Mahkemece ticari iş niteliğindeki hizmet nedeniyle avans faizine hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Öte yandan ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetli olmuştur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/273 Esas, 2022/247 Karar sayılı ve 01/04/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 366,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 365,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07.05.2026