T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1117 Esas
KARAR NO:2026/667
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:02/03/2022
NUMARASI:2020/592 Esas, 2022/143 Karar
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:07/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında üçüncü kişi konumundaki müşterilere prodüksiyon hizmetlerinin verilmesi konusunda işbirliği bulunduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından yerine getirilen hizmetler için fatura düzenlendiğini, faturaya konu hizmetin müşteriye teslim edildiğini, davalının müşteriden bedeli tahsil ettiğini, müvekkilinin de iş teslimi sonrasında kendi hizmet bedelinin faturasını davalıya kestiğini, faturanın davalı tarafından reddedildiğini ve müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının dava konusu meblağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura konusu edilen hizmetin müvekkilinin talebi üzerine veya anlaşma neticesinde yapılan ve müvekkiline teslim edilen bir iş olmadığını, bu nedenle davanın esasa girilmeksizin husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu faturada yer alan hizmetin müvekkili tarafından talep edilmediğini, davacının haksız rekabet suçu teşkil eden eylemleri neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, dava konusu hizmetin müvekkilinin müşterisini çalmak maksadı ile haksız rekabet teşkil edecek şekilde verildiğini, müvekkilinin bu hususta fikri alınmadığı gibi iş ve işlemler hakkında bilgi sahibi olmaması için gayret gösterildiğini, davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/144066 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, dava konusu hizmetin müvekkiline değil üçüncü kişiye verildiğini, faturanın da üçüncü kişiye kesilmesi ve tebliğ edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, fatura konusu hizmetin müvekkilinin gerçekleştirebileceği ve bir başka firmadan destek alma ihtiyacı duymadığı bir hizmet olduğunu, davacının bu eylemleri ile müvekkili şirketin itibar kaybına uğramasına sebep olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacının takip tarihi itibarıyla takip bedeli kadar alacaklı olduğuna ilişkin iddiasını alacağa dayanak olarak gösterdiği fatura ve ticari defter kayıtları ile ortaya koyduğu, 06.07.2021 tarihli kök ve 11/11/2021 tarihli ek bilirkişi raporlarının davacının iddiasını destekler mahiyette olduğu, faiz talebinin alacağın türü ve dosya kapsamına uygun düştüğü, takip talebine konu edilen alacağın miktar itibarıyla hesaplanabilir olduğu, davalının TTK'nın 64. maddesine göre zorunlu olarak tutması gereken ticari defterlerini tasdik ettirmediği, defter kayıtlarında söz konusu fatura alacağının yer almadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporlarında da yer verilen Kadıköy ... Noterliğinin 16.07.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi içeriğiden ve dava dilekçesi eklerinden davacının "..." konulu bir prodüksiyonu hazırlayarak faturaya dayanak hizmeti sunduğu kanaatine ulaşıldığı, davaya konu edilen icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair koşullarının somut dosya bağlamında mevcut bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, alacağın %20'si olan 6.329,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesi tarafından yapılan incelemede gerekçeli kararda da belirtildiği üzere yalnızca ticari defter kayıtları göz önünde bulundurulduğunu, davalı tarafından yapılan itirazların ve sunulan delillerin değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda da müvekkili tarafından sunulan delillerin neden değerlendirmeye tabi tutulmadığına dair hukuki bir gerekçe gösterilmediğini, prodüksiyon alanında bilgi sahibi ve davacının faturalandırdığı işin bedelini en doğru şekilde takdir edecek bir bilirkişiden yeniden rapor alınması gerektiği noktasındaki itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini ve mevcut rapora göre karar verildiğini, fatura içeriklerine itiraz edilmemiş olmasının hukuken akdi ilişkini varlığına kanıt olmadığını,müvekkili tarafından sunulan belge ve faturaların dava konusu edilen meblağın taraflar arasındaki hukuki ilişki kapsamında olmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının sadece fatura içeriğine dayanarak fatura bedeline konu hizmeti verdiğine dair hiç bir delil olmaksızın haksız olarak icra takibi başlattığını, ilk derece Mahkemesince Hakimin davayı aydınlatma ödevi ilkesinin tersine davacının beyanları ve sunulan gerçeğe aykırı düzenlenmiş faturaları dikkate aldığını, müvekkili tarafından sunulan hiç bir belge, iddia, itiraz ve talebin ise değerlendirmeye alınmadığını, verilen karar neticesinde müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, talep ve itiraz doğrultusunda asıl uzmanı olan bilirkişiden rapor alınmadığını, fatura ve ticari defter kayıtlarının aksi yazılı delillerle ispat edildiği halde dikkate alınmadığını, yazı ve imzaya itiraz olduğu halde bu anlamda bir inceleme yapılmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, davacı tarafından fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibinde davalının itirazının İİK'nın 67. maddesine göre iptali talebine ilişkindir.İstanbul 3. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine 08.08.2020 Tarih ve ... No.lu 31.425,88 TL+ asıl alacak 219,55 TL toplam 31.645,43 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 31.08.2020 tebliğ edildiği, davalının 01.09.2020 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın davacıya tebliğine ilişkin belgeye rastlanmadığı, davacı tarafından İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının davalıdan icra takibine konu faturalardan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı ile Mahkeme kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İlk derece Mahkemesince uyuşmazlık konusunda bilirkişi raporu alınmıştır. 06/07/2021 tarihli kök raporda özetle; davacının dava konusu faturayı davalı adına kestiği davalı tarafından kabul edilmeyen faturayı iptal ettiğinden dolayı defter ve belgelerine işlemediği, defter ve belgelerinde alacaklı olmadığı, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiki süresinde yapıldığı ve sahibi lehine delil taşıdığı, davalı TTK md.64 tasdiki zorunlu defterlerden Defteri kebir defterini tasdik ettirmediğinden dolayı sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davalının defter ve belgelerinde davacı adına dava konusu fatura ile ilgili alacağa rastlanmadığı, davalıya ait defter ve belge incelemesinde davalının dava dışı ...'ne 4.891,00 USD karşılığı fatura kestiği ve bu bedeli tahsil ettiği, işi yaptıran firmanın her iki tarafa da Kadıköy ...Noterliğinden 16.07.2020 tarih ve ... sayı ile gönderdiği ihtarnameden bu işin yapıldığı ve davacı ile yazışmalar yapıldığı fakat bedelinin tümünün davalıya ödendiğinin anlaşıldığı, bu bakımdan işi davacıya yaptırdığı halde bedelin tümünü tahsil eden davalının davacının kestiği fatura bedelini ödemesi gerektiği sonucuna varıldığı, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünden ... sayılı dosyasında takip konusu yapılan işten dolayı davalının icra takibinde yapılan talep kadar 31.645,43 TL tutarında borcu bulunduğu sonucuna varıldığı belirtilmiştir. 11/11/2021 tarihli ek raporda özetle kök rapordaki görüşlerini aynen tekrar ettiklerini belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, hizmetin yerine getirildiğinin ve icra takibine dayanak faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat yükü davacı taraftadır.Davacı davaya konu prodüksiyon hizmetini dava dışı ...'ne verdiğini ve bu hizmet bedelinin davalının üçüncü kişiden tahsil ettiğini, davalının tahsil ettiği bedeli müvekkiline ödemediğini iddia etmiştir.Bilirkişi raporunda da değinildiği üzere, işi yaptıran dava dışı firmanın davacı ile davalıya Kadıköy ... Noterliği'nden 16.07.2020 tarih ve ... sayı ile gönderdiği ihtarnameden, davacı ile yazışmalar yapıldığı fakat anlaşmanın davalı ile yapıldığını bu nedenle davalı tarafından fatura kesilmesi halinde bedelin davalıya ödeneceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda, davalıya ait defter ve belgelerin incelenmesinde, dava dışı...'ne davalı tarafından 11.08.2020 tarihli faturası ile 4.891,00 USD karşılığı 35.702,34 TL fatura kestiği, 11.08.2020 tarihinde ... yevmiye numarası ile defterine işlediği, bu fatura bedelinin 27.10.2020 tarihinde tahsil ettiği, davalının defter ve belgelerinde davacıya ait bu hizmet ile ilgili bir kayda rastlanmadığı tespit edilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda, bilirkişi raporunda tarafların ticari defterleri incelenmiş ve icra takibine konu faturanın her iki tarafın da ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda davalının 2020 yılına ait yevmiye ve envanter defterlerinin noter açılış tasdikinin TTK'nun 64. Maddesine göre yaptırdığı, defteri kebirin açılış tasdikinin yapılmadığı belirtilmiştir. Bu hali ile davalının defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve aleyhine delil niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki davada, davacı, hizmeti üçüncü kişiye sunduğunu bedelini davalının tahsil ettiğini, ancak tahsil ettiği bedeli kendisine ödemediğini ileri sürmüştür. Dava dışı işi yaptıran firma tarafından davacı ve davalıya gönderilen ihtarnamede, faturaya konu işin yapıldığı, ancak anlaşmanın davalı ile yapılması nedeniyle bedelin davalı tarafından fatura kesilmesi halinde davalıya ödeneceği belirtilmiştir.Davalının incelenen defterlerine göre, dava dışı ...'ne davalı tarafından 11.08.2020 tarihli faturası ile 4.891,00 USD karşılığı 35.702,34 TL olarak düzenlediği ve ve defterine işlediği, bu fatura bedelini de 27.10.2020 tarihinde tahsil ettiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, davacı tarafından, dosya kapsamına sunulan deliller, dava dışı şirket tarafından gönderilen ihtarname ve davalının aleyhine delil niteliğindeki ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından verilen hizmetin faturasının davalı tarafından dava dışı firmaya düzenlendiği ve bedeli tahsil edildiği halde davalının davacıya hizmet bedelini ödemediği, bu hali ile davacının iddiasının ispat edildiği anlaşılmakla, ilk derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/592 Esas, 2022/143 Karar sayılı ve 02/03/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 540,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 191,58 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07.05.2026