T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1129 Esas
KARAR NO:2026/715
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/04/2022
NUMARASI:2021/621 Esas, 2022/372 Karar
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:14/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu ... Köprüsü ve ... Çevre Otoyolu’ndan, davalıya ait araçlarla geçiş ücreti ödemeksizin 66 adet ihlalli geçiş yapıldığını, davalının otoyolu kullandığı anlarda HGS hesaplarının müsait olmadığını, HGS hesabını müsait tutmanın ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalı borçlunun sorumluluğunda olduğunu, alacağın tahsili için İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takip başlatmışlarsa da davalının icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine haksız itiraz ettiğini, para borcunun tahsili için alacaklı müvekkilinin yerleşim yeri adresindeki icra dairesinde takip başlatmalarında usule aykırılık bulunmadığını, işletme hakkı müvekkili şirkete ait köprü ve otoyollardan geçiş yapıldığını kabul eden davalının geçiş ücretini ödediğini ispat etmesi gerektiğini, taraflar tacir olduğundan ticari faiz talep edebileceklerini, işlemiş faiz vergi matrahına dahil olduğundan işlemiş faiz için KDV hesaplanmamasının hukuka aykırı olduğunu, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını, takipten sonra yasal değişiklik ile ceza tutarının geçiş ücretinin 4 katı olarak belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.888,05 TL geçiş ücreti, 5.991,40 TL ceza tutarı, 518,89 TL işlemiş faiz ve 93,40 TL KDV olmak üzere toplam 8.491,74 TL üzerinden davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili süresinde davayı cevap vermemiş, 09.11.2021 tarihli dilekçesi ile; davada müvekkili şirketin adresi mahkemesi olan Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın bir yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, takipteki alacak ile dava dilekçesinde alacakların birbirlerinden farklı olduğunu, davacının alacağa dayanak geçişleri ispat etmesi gerektiğini, HGS hesabında geçiş ücreti bulunmasına rağmen çekilememesinde davacı şirketin kusurlu olduğunu, ... Köprüsü ile ...Köprüsünde bariyer uygulaması olup, HGS sisteminde yeterli bakiye bulunmaması halinde ücretin nakit tahsil edildiğini, kapalı bariyere rağmen geçiş yapılması halinde ücretsiz geçiş yapıldığının müvekkiline bildirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğini, davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine ve davacının alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalıya ait araçlarla herhangi bir geçiş ücreti ödenmeksizin köprü ve otoyolların kullanıldığı, geçiş ücretlerinin ödendiğine dair belge ibraz edilmediği gibi bu yönde iddia da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile takibin 1.888,05 TL geçiş ücreti, 5.991,40 TL ceza tutarı, 518,89 TL işlemiş faiz ve 93,40 TL KDV olmak üzere toplam 8.491,74 TL üzerinden devamına, 1.698,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davada Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, takipteki alacak ile davaya konu alacak miktarının farklı olduğunu, takipteki miktarın fazla olduğu gerekçesiyle takibe itiraz ettiklerini, davacının alacağa dayanak geçişleri ispat etmesi gerektiğini, geçiş ihlali yapıldığı konusunda bilgilendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı şirketin 16.919,05 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 1.103,77 TL faiz ve 198,68 TL KDV olmak üzere toplam 18.221,50 TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, davacının ceza tutarının geçiş ücretinin 4 katına düşürüldüğü gerekçesiyle 1.888,05 TL geçiş ücreti, 5.991,40 TL ceza tutarı, 518,89 TL işlemiş faiz ve 93,40 TL KDV olmak üzere toplam 8.491,74 TL üzerinden davalının takibe itirazının iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece, davalıya ait araç ile davacının işlettiği köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, davalıya ait araçlarla davacının işlettiği köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı, geçiş ücretinin ödenip ödenmediği hususlarında toplanmaktadır.
1-İİK'nın 50/1 fıkrası gereğince kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi gereği sözleşmeden doğan para alacağı için alacaklının yerleşim yeri icra dairesinde takip başlatılması mümkün bulunduğundan, davacı alacaklının kendi yerleşim yeri icra dairesinde takip başlatmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Buna göre yetkili icra dairesinde başlatılmış usulüne uygun takip bulunduğundan, itirazın iptali davasının görülmesinde dava şartlarına aykırı bir durum bulunmamaktadır.
2-İİK'nın 67/1 fıkrası gereği takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliğinden itibaren bir sene içinde itirazın iptali davası açması gerekmektedir. Dava açma süresi borçlunun takibe itirazının tebliği ile başlayacaktır.Somut olayda davalı davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunmuşsa da, davalı borçlunun takibe itiraz dilekçesi, davacı alacaklıya tebliğ edilmediğine göre bir yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlamadığından, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı kabul edilmelidir.
3-Davalı borçları bulunmadığını savunarak hükmü istinaf etmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan 01.03.2022 tarihli raporda; 66 adet ihlalli geçişin 55 adetinin dorse cinsi araçlara, 11 adetinin ise çekici cinsi araçlara ait olduğu, dorse cinsi araçlara ait 55 adet geçişin 42 adetinde ihlalli geçişin bağlı olduğu çekicilerin tespit edilemediği ve bu geçişlerin ihlalli geçiş olduğu kanaatine varıldığı, 42 adet ihlalli geçiş için geçiş ücretinin 589,55 TL, 4 katı ceza tutarının ise 2.338,40 TL olarak hesaplandığı; ... cinsi araçlara ait çekicisi tespit edilen 13 adet geçiş ile çekici cinsi araçlara ait 11 adet geçişte "OGS/HGS ürün bilgisi yok"ve "Kontrol Yapılamadı" açıklamalarının bulunduğu, bu 24 adet geçişin ihlalli geçiş olduğu kanaatine varılması halinde geçiş ücretinin 1.298,50 TL, 4 katı ceza tutarının ise 3.653,00 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30.maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalılara ait olduğu uyuşmazlık konusu olmayan araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ücretini ödemeden geçiş gerçekleştirdiği, geçiş ücretinin yasal süresinde ödenmediği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, davalının geçiş ücretini ödediğine dair dosyada bilgi belge bulunmadığı, geçiş esnasında OGS/HGS hesabında yeterli geçiş ücreti bulunmaması halinde, geçiş ücretinin ödemesi gerektiği, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmediği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/621 Esas, 2022/372 Karar sayılı ve 26/04/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 145,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 586,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/05/2026