T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1168 Esas
KARAR NO:2026/669
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:07/12/2021
NUMARASI:2019/602 Esas, 2021/1330 Karar
DAVANIN KONUSU:TAZMİNAT (Sağlık Sigorta Poliçesinden Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:07/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın müvekkili şirkette sağlık sigortası poliçesinin bulunduğunu, dava dışı ...'ın 07.07.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde yaralandığını ve tedavi gördüğünü, dava dışı sigortalısının yaralanmasına sebep olan ve kusurlu bulunan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunduğunu, sağlık sigortası güvencesi altındaki ...’ın 10.618,84 TL tedavi masraflarının müvekkili tarafından ödendiğini, 1.118,58 TL kısmının ... kapsamında ...’dan ve bakiye 10.100,44-TL kısmının da davalıdan talep edildiğini ancak ödenmediğini belirterek 10.100,44-TL tazminatın müvekkili şirketin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taleplerin zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin ... Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti(Kişi başına sağlık gideri teminatı 330.000,00 TL) ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusur ve zararı oranında olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, yine müvekkili şirketin tedavi giderleri bakımından sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi giderlerinin ... Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini, tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece;Davacı sigortalısının tedavi giderlerine yönelik ... kapsamında ...'nın ödeme yaptığı kısmı mahsup ederek eldeki davayı açtığı, davalının ise kalan bakiye yönünden de ...'nın sorumlu olduğunu iddia ettiği, KTK'da tedavi giderlerinin sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... Kurumu tarafından karşılanacağı düzenlemesi getirilmiş olup, ... kapsamında ödeme yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı, dosyada mübrez rücuen tahsil istemli her iki ödemenin de faturalandırılmış(belgeli) tedavi giderlerine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketinin belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığı, davacının yaptığı tüm ödemeleri ...'dan talep etmesi gerektiği emsal içtihatlar ve KTK 98. Maddesi uyarınca anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yargılamada alınan 14.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğunun tespit edildiğini, bilirkişi kök raporunda davalı sigorta şirketinin sigortalısının dava konusu kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu durumda rücu haklarının bulunduğunu ve davalı sigorta şirketi tarafından rücu tazminatının ödenmesi gerektiğinin sabit olduğunu, Mahkeme tarafından dava konusu tedavi giderlerinin ... Kurumunun sorumluluğunda olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, özellikle 23.04.2015 tarihinden sonraki olaylar yönünden ... sorumluluklarının kanuni olarak sınırlandırmaya tutulmak istendiğini, Karayolları Trafik Kanunundaki değişikliğin ve Danıştay 15.Dairesinin ilgili iptal kararlarının ardından, Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 4. Maddesinde değişiklik yapıldığını, dolayısıyla özellikle 23.04.2015 sonrası kazalarda ... kapsamında sınırlı olarak ...'nın sorumlu olacağını, geriye kalan tutardan ise sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam edeceğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, davacı sigorta şirketinin sağlık sigorta poliçesi kapsamında trafik kazasında yaralanan sigortalısı için ödediği tedavi giderinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dava dışı sigortalı ...'ın davacı şirket nezdinde 03/04/2017-2018 tarihleri arasında ... Sertifikası ile sigortalı olduğu, sigorta ettirenin ... olduğu, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağına göre 01/07/2017 tarihinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle sigortalı ...'ın yaralandığı, davacı tarafından ise tedavi giderine ilişkin yapılan ödeme sebebiyle ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, dava dışı sigortalı için ödenen tedavi giderlerinden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Bilirkişi heyetinin 13/08/2020 tarihli raporunda özetle: "Dava dışı ...’in,idaresindeki ... plakalı sigortalı otomobili ile kavşaklara yaklaşırken yavaşlamadığı, hızının yol şartları için yüksek olması nedeniyle savrularak karşıdan gelen araçların şeridine geçtiği ve karşı yönden gelen ... plakalı otomobil ile çarpışarak sürücüsü ...’ın yolcu eşi ...’ın ve 4 yaşındaki kızları ...’ın yaralanmasına neden olduğu için Karayolları Trafik Kanununun 52/a-b, 84/c ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101/a-b, 157/a/3 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı otomobili ile normal kendi şeridinde seyrederken karşıdan gelen ... plakalı sigortalı otomobilin şeridine girmesi nedeniyle kazaya karıştığı için yaralanmalı maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı, 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6111 sayılı Kanun'un 59. Maddesi ile yapılan değişiklik ile KTK'nın 98. Maddesinin 1.fıkrasının"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hizmetler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanır" şeklinde değiştirildiği, bu düzenlemenin ardından 27/08/2011 tarihli Resmi Gazete'de Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile ...'ta yer alan hükümler doğrultusunda karşılanacağı düzenlemesi getirildiği, söz konusu yönetmelik maddesine ilişkin Danıştay 15. Daire'nin 2016/1779 K. İle iptal olunduğu, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı vermesi neticesinde 23/04/2015 tarihli 29335 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kanunun 60. Maddesi ile KTK'nın 98. Maddesinin; "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... Kurumu tarafından karşılanır. " şeklinde düzenlendiği, sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esaslarının ... olup olmadığının belirsiz olduğu, yasal mevzuat geçişleri birlikte değerlendirildiğinde 25/02/2011 tarihi öncesi meydana gelen kazalar yönünden katkı payının ...'ya aktarılmış olması şartıyla anılan dönem için ...'nın sorumlu olacağı, 25/02/2011-23/04/2015 tarihleri arasında faturalandırılmış tedavi giderlerinin tamamından ...'nın sorumlu olacağı, 25/02/2011 tarihinden sonra meydana gelen ve 23/4/2015 tarihi öncesi meydana gelmiş olmakla birlikte 23/04/2015 tarihi sonrası devam eden faturalandırılmış tedavi giderlerinin ... kapsamında ...'nın sorumlu olacağı, geri kalan tutardan ise sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam edeceği, ... kurumu yazı eki dökümünde bu kaza ile ilgili fizik tedavi giderleri de dahil toplam 6 kalemde 2901,11TL ödeme yapıldığı,davacı sigorta şirketince 1.440,44TL alındığının beyan edildiği, ... hastanesindeki tedavi giderleri için 9178,40TL faturanın bulunduğu, buradaki fiyatlandırmanın TTB fiyatlarına göre yapıldığının görüldüğü" yönünde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişi heyeti 14/09/2021 tarihli ek raporunda: "...Sigortasına küçük kemik implantı çıkarma+ Küçük kemik kırıkları cerrahi tedavisi için çıkarılan fatura :Toplam 196,28+1,244,16=1.440,44 TL olduğu, bu fatura davaya konu kazada yaralının tedavisi için yapılan işlemlere ait kalemlere ait olduğu, yine bu kazaya bağlı tedaviler için ilgili hastanenin faturalandırmasına istinaden ... toplam da 2591,69+240=2831,69 TL ödeme yaptığı, kök raporda ... Hastanesince 04.07.2017 tarihinde bu kazaya bağlı tedaviler için ilgili hastanenin faturalandırmasına istinaden ameliyat edilme ve mevcut özel sağlık sigortasınca 9.178,40 TL ödendiği bedelinin aynı şekilde 9.178,40 TL olduğu, bu ameliyatta ... Kodları karşılığı ...'dan 1.158,58 TL ödeme alındığı, bu durumda kalan sonucun 8.019,82 TL olduğu, 8.019,82 TL + 1.440,44 TL = 9.460,26 TL rakamına ulaşılacağı, sayın mahkemece Yargıtay 17.HD'nin atıf yapılan kararlarında belgeli tedavi giderlerinden sigortacının sorumluluğunun kalmadığına yönelik nihai görüşe varılması halinde talep edilebilir miktarın(belgeli tedavi gideri) 0-TL olacağı, aksi halde 01.07.2017 tarihli kazaya bağlı trafik sigortacısından - rücuen- talep edilebilir miktarın 9.460,26 TL olacağı" yönünde görüş bildirmiştir.6111 Sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" başlıklı 98. maddesinin 1. fıkrasında "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ...Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, ... Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez." hükmü düzenlemiştir. 6111 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ise "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri ... Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer..." şeklinde hüküm içermektedir.Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi 2013/773 Esas ve 14/11/2013 tarihli kararı ile önce Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (...) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiş olup akabinde 2013/773 Esas 2016/1779 Karar ve 16/03/2016 tarihli karar ile ise, dava konusu Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "... Sağlık Uygulama Tebliğinde (...) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı ... Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/25173 E. 2024/881 K. sayılı ilamı).Somut olayda, dava dışı sigortalı ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile davalı şirketin ... sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde yaralandığı, tedavisinin ... Hastanesi ve ... Hastanesinde yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından sigortalısının tedavi giderlerini ödediği ve ... kapsamında ...'dan talep edilen kısmın mahsup edilerek kalan miktardan davalının sorumlu olduğu iddiası ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, 6111 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılan işbu davada, rücu istemine konu hastaneye ödendiği belirtilen tedavi giderinin mahiyeti itibariyle 6111 sayılı Yasa kapsamında kaldığı, zira rücuya konu miktarın tamamı hastane tarafından fatura edildiğinden tedavi giderlerinin belgeli olduğu dikkate alındığında 6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği dava dışı ...'nın bu tedavi giderlerinin tamamından sorumlu olduğu, sorumluluğu bulunmayan ... sigortacısı olan davalı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/602 Esas, 2021/1330 Karar sayılı ve 07/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07.05.2026