T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1040 Esas
KARAR NO:2026/696
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/11/2021
NUMARASI:2017/602 Esas, 2021/790 Karar
DAVA:TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:07/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... A.Ş.'den kiraladığı iş yerinde 29/09/2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında 1102 adet ürününün çalındığını, bu ürünlerin değerinin 53.627,98 TL olduğunu, diğer davalı ...A.Ş. ile alışveriş merkezi yönetimi arasında güvenlik sözleşmesi imzalandığını, hırsızlık ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma dosyası olduğunu, hırsızlıktan dolayı meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamı dışında olması nedeniyle sigorta tarafından karşılanmadığını, bu nedenle zararın davalılarca karşılanması için noter aracılığı ile ihtarname çekildiğini, ancak zararın karşılanmadığını, Alışveriş Merkezi Yönetimlerinin kanunen, alışveriş merkezlerinde can ve mal güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu, bu bağlamda gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alışveriş merkezinde görülmesi gerekli yardımcı bir hizmet olan güvenlik hizmetini yürüten davalı ... A.Ş. ile davalı Alışveriş Merkezi Yönetimi arasında İş Kanunu çerçevesinde bir alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davalı Alışveriş Merkezi Yönetiminin adam çalıştıranın sorumluluğu nedeniyle kusursuz olarak sorumlu olduğunu, davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunmadığı varsayılsa bile Alışveriş Merkezi Yönetiminin Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Sorumluluk hükümleri uyarınca, zarar kendisinden kaynaklanmasa bile yardımcı kişi sayılan güvenlik şirketinin işi yürüttüğü sırada üçüncü kişilere verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin zararının davalılar tarafından tazmini için Beşiktaş ... Noterliğinin 15.05.2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiğini, ancak davalılarca herhangi bir ödemede de bulunulmadığını belirterek müvekkilinin zararı olan 53.627,98 TL nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı ...A.Ş. yönünden ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 günlük ödeme süresinin dolmasından itibaren işlemiş 448,39 TL ticari temerrüt faizi ile davalı ... A.Ş. yönünden ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 günlük ödeme süresinin dolmasından itibaren işlemiş 464,40 TL ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklandığından davada Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin diğer davalı güvenlik şirketiyle güvenlik sözleşmesi yaptığından güvenlikle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, güvenlik şirketinin zarardan sorumlu olduğunu, kira sözleşmesinde müvekkilinin de lehtar olarak gösterileceği sigorta yapma zorunluluğunun bulunduğunu, zararın sigorta şirketi tarafından giderilmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, 27.04.2015 tarihli kira sözleşmesinin 26. ve 27. maddelerinin sorumluluğun sınırlandırılması anlaşması (sorumsuzluk) hükmünde olduğunu, mecurda alt kiracı olduğunu beyan eden davacının müvekkili şirketten tazminat talep edemeyeceğini, kira akdinde kiraya verenin sorumluluğunu kaldıran veya kısıtlayan bir sözleşme kaydı bulunmakta ise kiracının hiçbir tazminat talebinde bulunamayacağını, davacı tarafın tamamen açık ve korumasız kilitli olmayan bir yere ürünlerini bıraktığı olayda tamamen kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından tüm kiracılara gönderilen 19.10.2016 tarihli Mal Kabul Alanlarına Ürün Bırakılmaması hakkında uyarı konulu yazının aynı tarihte davacı mağaza müdürüne elden imza karşılığı teslim edildiğini, olaydaki zararın kira sözleşmesi gereğince yaptırılacak sigortadan karşılanması gerektiği, müvekkili tarafından davacıya da teslim kiracının el kitabı başlıklı kitapçıktaki hüküm gereğince otoparkta meydana gelecek hırsızlıktan müvekkilinin sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, davacının sigorta sözleşmesini yaparken sigorla şirketince kiraya verene rücu edilmesine imkan bırakmayacak şekilde sözleşmeyi yapacağı hususlarında anlaşıldığını, tacir olan davacının sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduğunu, talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile ... A.Ş., ... A.Ş., ...A.Ş., ... A.Ş arasında belli oranlarda “Yangın ve Kar Kaybı” Poliçesi bağlığı altında ... sigortası yapıldığını, HMK dava ihbar koşulları gereğince söz konusu sigorta şirketlerine davanın ihbar edilmesi gerektiğini, ayrıca ...sigorta ile davacı arasında düzenlenen poliçenin kapsamı, poliçe koşulları ve zararın tazmini taleplerinin reddi sebepleri doğrudan davayı ilgilendirdiğinden ve meydana gelen zararın asli tazmin sorumlusu... Sigorta Şirketi olduğundan ... Sigortaya davanın ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve husumetten reddi gerektiğini, dava konusu alacağın davacı ... A.Ş. poliçesi gereğince davacının hukuki sorumluluğu içerisinde bulunduğunu, müvekkilinin zararın meydana gelmesinde kastının veya ağır kusurunun olmadığını, dava konusu yerin çok büyük bir alan olduğunu, bu yerin risk analizlerinin yapıldığını, müvekkili ile davacı arasında sözleşme olmadığı için müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının, adam çalıştıranın sorumluluğu da dikkate alınarak, kendi çalıştırdığı işçilerin kontrolünde olan bir alanda meydana gelen böyle bir alan için müvekkilinden bir talebinin olamayacağını, davacının iddia ettiği zarar ile ilgili bir sigorta poliçesinin olup olmadığının tespit edilerek, var ise bu sigorta şirketinden davacının iddia ettiği zararını tahsil edip etmediğinin sorulması gerektiğini, davacının mağazası için iddia ettiği zarar oluşmasın diye hizmet aldığı bir özel güvenlik şirketi olup olmadığının sorulmasını, eğer var ise bu şirkete davanın ihbarını talep ettiklerini, özel güvenlik işinden anlayan bilirkişiler vasıtası ile zararın meydana geldiği iddia edilen avm nin kaç özel güvenlik personeli ve özel güvenlik donanımı ile özel güvenlik hizmeti alması gerektiğinin araştırılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; tarafların delillerinin toplandığı, güvenlik uzmanı, mali müşavir ve tekstil mühendisi oluşan heyetten bilirkişi raporu alındığı, davanın 29/06/2016 tarihinde ...AVM'de meydana gelen hırsızlık olayından dolayı kiracı davacının mülk sahibine ve güvenlik şirketine karşı açtığı tazminat davası olduğu, dosyadaki bilirkişi heyetinden alınan raporda, olayda davacının %75 kusurlu olduğu, mülk sahibinin kusurunun olmadığı, güvenlik şirketinin %25 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı 53.627,98 TL zararının olduğunu beyan etmiş ise de bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplamaya göre çalınan malların değerinin 25.537,13 TL olduğu, davacının %75 kusurlu, davalı ...'in %25 kusurlu olduğu göz önüne alındığında bulunan bu miktarın %25'ine tekabül eden 6.384,28 TL'den davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, çünkü davalı ... zarara doğrudan sebep olmadığı, davacı tarafın noterlik aracılığı ile davalıya başvurduğu, başvurunun tebliğinden itibaren 8 gün içinde davalının zararı karşılaması gerektiği, aksi taktirde temerrüte düşmüş sayılacağı, bu nedenle davalının temerrüte düştüğü 25/05/2017 tarihinden itibaren faize hükmedildiği, taraflar tacir olduğundan ticari avans faizine hükmedildiği, savcılık dosyası henüz neticelenmemiş ise de sonucunu beklemeye gerek olmadığı, her ne kadar bilirkişilerce davalı ... İstanbul'un olayda kusurunun olmadığı belirtilmiş ise de söz konusu AVM'deki yönetim ve denetimin ... İstanbul'a ait olduğu, zaten diğer davalı ...'le güvenlik anlaşması yapıp istihdam edenin davalı ... İstanbul olduğu, yani davalı ... İstanbulun istihdam ettiği ve anlaştığı ... Şirketi'nin kusurundan müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapması halinde bunu rücu etme hakkı saklı olduğu, ancak davacıya karşı her iki davalının müştereken sorumlu olduğu, bu sorumluluğun davalı ...'in kusuru oranında olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.384,28 TL'nin temerrüt tarihi olan 27/05/2017 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olan hırsızlık olayının avm sınırlarına dahil olan mal kabul alanında, diğer bir ifade ile mal yüklenip boşaltılan kapalı bir alanda gerçekleştiğini, davalı avm yönetimi ... A.Ş. nin, zarar görenin uğradığı zararlardan asli sorumlu olduğunu, davalı ... Şirketinin diğer davalı ile aralarında imzalanan güvenlik sözleşmesi hükümlerine ağır ihmali davranışıyla aykırı davrandığını, Avm’nin tamamını ve iç-dış kısımları dahil işyeri alanları haricinde kalan tüm bölümlerini kapsayacak şekilde koruma yükümlülüğü bulunan davalı ... Şirketinin hırsızlık anında canlı şekilde kamera kayıtlarını izlemediğini, AVM'nin emniyet ve güvenliğini sağlamayı taahhüt ettiği halde dava konusu olayın meydana gelmesine mani olmadığını, koruma ve güvenlik sağlama görevini yerine getirmediğini, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dikkatsizlik, tedbirsizlik ve ağır ihmali neticesinde olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporların çelişkili olduğunu, hukuka, hakkaniyete ve gerçeğe aykırı olduğunu, ...AVM Yönetiminin, ‘Mal kabul alanlarına ürün bırakılması hakkındaki uyarı’ konulu yazısının hırsızlık olayından sonra 19.10.2016 tarihinde kiracılara bildirildiğini, bu yönüyle bilirkişilerin hatalı tespitlerde bulunduğunu, bilirkişi tarafından hırsızlık olayına konu çalınan ürünlerin satış fiyatlarının değil maliyet birim fiyatlarının esas alınması gerektiğini, 1102 adet ürünün maliyetinin 25.537,13 TL olduğu şeklindeki tespitlerinin bu yönüyle kabul edilemeyeceğini, bilirkişinin çalınan malların tasarım, üretim, reklam, depolama, dağıtım, dağıtımla görevli işçilerin ücretleri, elektrik ve sair giderlerini hesaba katmadan sadece maliyet birim fiyatını esas alarak ürün maliyet fiyatına eklenmesi gereken bedelleri dikkate almadan hatalı bir zarar tespitinde bulunduğunu, işçilerin ürünleri bırakmasının indirim sezonu olması ve daha önce böyle bir olayın gerçekleşmemesi nedenleriyle hayatın olağan akışına ve iş faaliyetinin yoğunluğuna göre makul ölçüde kabul edilebilir bir durum olduğunu, hırsızlık olayının yaşanmasında asli kusurlu olduğu açık bir şekilde ortada olan davalı güvenlik şirketinin meydana gelen zarar miktarı bakımından diğer davalı AVM yönetimiyle birlikte %25 gibi cüz’i bir oranda sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, uğranılan zarar miktarının ve davalıların kusur oranının yeniden belirlenebilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin dava konu uyuşmazlık hakkında kusurlu olduğu varsayılsa bile kusur oranının %75 gibi fahiş bir oranda olamayacağını, güvenlik hizmetinin nitelik ve niceliği ile gerçekleşen veya gerçekleşmesi olası risk ve tehlikeleri önleyici ve koruyucu baskının yetersiz olduğunu, diğer davalı AVM yönetiminin ise güvenlik şirketinin görevini dikkatli ve özenli bir şekilde yerine getirip getirmediğini tespit etmediğini, denetim ve gözetim yükümlülüklerine aykırı davrandığını, bu nedenlerle zarardan güvenlik şirketinin ve AVM yönetiminin sorumlu olduğunu, mahkemece hatalı olarak belirlenen kusur oranının değiştirilerek yeni bir kusur oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... ... A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; davaya konu uyuşmazlık kira sözleşmesine ilişkin olduğundan görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olacağını, davacı tarafından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinden müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının haksız taleplerine konu olayın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği konusu muayyen olmayan malları AVM mal kabul bölümünde, mal kabul alanına ortaya açık ve korumasız bir şekilde bıraktığını, malların bırakıldığı yerin ne depo vasfının ne de mağaza niteliğinin bulunmadığını, davacının çalındığını iddia ettiği ürünleri yani malları tamamen açık ve korumasız kilitli olmayan bir yere bıraktığını, açılanan nedenlerle meydana gelen olayda yegane kusurun davacıya ait olduğunu, davacı tarafça sadece poliçe vade uzatma evrakı sunulan “Endüstriyel Paket Yangın Poliçelerinde” genel olarak hırsızlığa ilişkin de klozların mevcut olduğunu, müvekkilinin sorumlu olmayacağına ilişkin sorumsuzluk anlaşmasının olduğunu, dava konusu olayda müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, nitekim dosyaya sunulan bilirkişi kök, ek ve 2. ek raporunda da bu durumun tespit edildiğini, dosya kapsamında müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığının sabit olduğunu, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile zararın diğer davalı ... Şirketi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin imzası bulunan kiracının el kitabı başlıklı evrakın 3.9 sayılı madde de açıkça “… otoparkta meydana gelebilecek herhangi bir kaza veya hırsızlıktan dolayı AVM yönetimi sorumlu tutulamaz…” yazdığını, davacı tarafın tacir sıfatıyla söz konusu metine imza attığını, şu halde; davacı kendi kusuru ve akte aykırı davranışı nedeni ile iddia etmiş olduğu zarara uğradı ise; bu zarar ile ilgili sorumluluk ve yükümlülükte münferiden kendisine ait olup katlanmak zorunda olduğunu, müvekkili ile davacı arasında akdedilen kira sözleşmesi gereğince davacı kiracının hasarını davalı müvekkilden talep etme imkânı bulunmadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında 27.04.2015 tarihinde “...AVM Kira Sözleşmesi” başlığı altında ticari nitelikte bir kira sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu, davacının sözleşme tarihi itibariyle basiretli bir tacir olarak sözleşme hükümlerine riayet etmekle yükümlü olduğunu, 27.04.2015 tarihli kira sözleşmesinin 26. ve 27. maddelerinin Sorumluluğun Sınırlandırılması Anlaşması (Sorumsuzluk) hükmünde olduğunu, mecurda alt kiracı olduğunu beyan eden davacının müvekkili şirketten tazminat talep edemeyeceğini, dava konusu olayda sorumsuzluk anlaşması mevcut olduğunu, davalı-kiraya veren ile davacı ... ... A.Ş.’nin sözleşmelerinde var olan “Sorumsuzluk Kaydını” ortadan kaldırabilecek hallerden hiçbirinin de gerçekleşmediğini, kira akdinde kiraya verenin sorumluluğunu kaldıran veya kısıtlayan bir sözleşme kaydı bulunmakta ise kiracının hiçbir tazminat talebinde bulunamayacağını, davacı tarafın kendi sigorta şirketine başvurarak meydana geldiğini iddia ettiği hasar ve zararını giderme yoluna gitmesi gerektiğini, eğer davacının kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğine ilişkin veya sair sebeplerle kendi sigorta şirketi tarafından talepleri reddedilmişse buna ilişkin evrakın dosyaya sunulması gerektiğini, aksi takdirde; yani kira sözleşmesi gereğince yaptırılması zorunlu olan sigortaların hiç veya gereği gibi yaptırılmamış olması yahut sigorta yaptırılmış olmasına rağmen sigorta şirketine hiç başvurulmamış olması hallerinde akde aykırı davranılmış olacağını, bu yüzden zararın karşılanamamış olması sebebiyle müvekkilinin sorumluluğuna başvurulabilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davacı kiracı ve müvekkili arasında akdedilmiş olan mevcut kira sözleşmesinde, meydana gelebilecek olası hasar ve zarardan dolayı kiraya verenin sorumlu tutulamayacağını, bu risklere karşı kiracının masrafı kendisine ait olmak üzere sigorta yaptırma yükümlülüğü altında olduğunu, ayrıca bu sigorta sözleşmesini yaparken sigorta şirketince kiraya verene rücu edilmesine imkan bırakmayacak şekilde sözleşme yapacağı hususlarında anlaşıldığını, davacının kira sözleşmesinde taahhüt ettiği şekilde davranmayarak akde muhalefet ettiğini, davacının talep edilen zarar meblağını ispatlayamadığını, talep edilen zarar meblağının fahiş olduğunu, davacı tarafından süresinde sunulmayan ve iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olarak sunulan tüm belgelere muvafakat etmediklerini, bilirkişi 2. ek raporunda davacının sadece 24 koliye ilişkin irsaliyelerinin bulunduğuna ilişkin tespit ve değerlendirmelere rağmen bu husus dikkate alınmadan salt bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplama dikkate alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının zamanaşımına uğrayan taleplerinin reddi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece hüküm tesis edilirken taleple bağlılık kuralına uyulmadığını, dava dilekçesinde "temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi" şeklinde bir talebin bulunmadığını, davacı tarafça dava dilekçesi ile yalnızca dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının talep edildiğini, dava konusu olayda müvekkilinin ve görevli personelinin hiçbir kusurunun olmadığını, müvekkilinin her mağaza için ayrı bir güvenlik görevlisi görevlendirmek gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını, AVM nin çok büyük bir alan olduğunu, bu yerin risk analizlerinin yapıldığını ve diğer davalıya bildirildiğini, diğer davalının istediği sayıda güvenlik personeliyle ve güvenlik işine ayırdığı bütçe çerçevesinde hizmet verildiğini, olayın gerçekleştiği iddia edilen yerde güvenlik görevlisi bulundurulmadığı için kusur isnat edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira müvekkilinin kendisinden istenilen güvenlik görevlisi ile ve personel bulundurulması istenilen noktalarda hizmet verdiğini, daha fazla personel olmadığı için zarardan sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, sorumluluğun diğer davalıda olduğunu, müvekkilinin görev alanına giren tüm hususlar için üzerine düşen sorumlulukları her zaman yerine getirdiğini, zararın meydana gelmesinde kastının veya kusurunun bulunmadığını, ... Mağazası çalışanlarının ürünleri avm mal kabul bölümünde mal kabul alanına ortaya açık ve korumasız bir şekilde bırakarak işlerini gereği gibi yapmadıklarını, davacı şirketin adam çalıştıranın sorumluluğu da dikkate alınarak kendi çalıştırdığı işçilerinin kontrolünde olan bir alanda meydana gelen hırsızlık olayı için müvekkilinden bir talebinin olamayacağını, davacının iddia ettiği zararı teminat dışında olduğundan sigorta şirketince karşılanmadığını, bu durumun da dava konusu olayda asli ve tek kusurlunun davacı şirket ve personeli olduğunu ispatladığını, mevcut durumda kesin bir hırsızlık olayından bahsetmenin de mümkün olmadığını, iddia edilen hırsızlık olayının ne şekilde gerçekleştiğinin dahi açıklanmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davacıya ait ürünlerin avm mal kabul bölümünde çalınması nedeniyle uğranılan zararın davalı kiraya veren ve malik ile davalı güvenlik şirketinden tahsiline ilişkin açılan maddi tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.384,28 TL'nin temerrüt tarihi olan 27/05/2017 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık; hırsızlık olayında tarafların kusur oranlarının doğru tespit edilip edilmediği, davacının çalınan ürünlerinin bedelinin ne kadar olduğu ile davacı talebinin aşılarak karar verilip verilmediği noktalarında toplanmaktadır.Uyuşmazlığın temeli güvenlik hizmetinin sunulması ve bundan doğan sorumluluğa ilişkin olduğundan ve davanın tüm tarafları tacir olduğundan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemesidir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök raporda; ...AVM'nin mal kabul alanı olarak tabir edilen yerde meydana gelen hırsızlık olayında; kamera kayıtlarına göre, 29.09.2016 günü saat 0l:34:42 de ...AVM'nin, mal kabul alanı olarak değerlendirilen yere üzerinde ... yazılı taşınma şekline göre ağzı kapalı ve ağır olan kolilerin geldiği, ... Mağazası personeli olduğu değerlendirilen şahıslar tarafından kolilerin araçtan indirilerek, herkesin geçiş alanı olan, çeşitli ticari nakliye araçların da bulunduğu etrafı açık, korunaksız olan duvar kenarına istif edildiği, personellerin taşıma işlemi bittikten sonra bölgeden ayrıldıkları, koliler içerisinde gelen ürünlerin personeller tarafından teslim alındığı, ancak AVM içerisindeki ... Mağazasına çıkarılmadığı, personellerin kendi himayesinde olan kolileri AVM'nin mal kabul alanı olarak değerlendirilen alanda hiçbir güvenlik tedbiri alınmadan terk ettikleri, kendi sorumluluklarında olan ürünlerin hırsızlanmasına zemin hazırladıkları, meydana gelen hırsızlık olayında ağır kusurlu olarak %75 oranında kusurlu olduğu, ...AVM yönetiminin, AVM'nin güvenliğinin sağlanması ile ilgili diğer davalı ... A.Ş. ile yeterli sayıda personellerin çalışacağı yönünde güvenlik sözleşmesi yaptığı, AVM'nin mal kabul alanı dahil muhtelif yerlerine kameralar yerleştirdiği ve bu kameraların canlı izlenmesi ile ilgili ... görüntü izleme merkezi kurduğu, güvenlik konuları ile ilgili alınması gereken tedbirler ile ilgili ... Kitabını kiracıların bilgilendirilmeleri amaçlı sunduğu, AVM'nin güvenliğinin sağlanması ile ilgili yukarıda açıklanan güvenlik sözleşmesinde yer alan 3.1, 3.2, 4.18, 4.26, 4.29, 4,33, 4,43 maddelerinde yüklenicinin, ...AVM'de Güvenlik Hizmetlerinin yürütülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması ile ilgili, gerek 5188 Sayılı Kanun kapsamında gerekse özel yükümlülükler konusunda ... A.Ş.'nin edimlerini ayrıntılarıyla belirttiği, dolayısıyla olayda kusurunun olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda; tüm dosya muhteviyatının yeniden irdelenerek incelendiği, davacı ve davalı vekillerinin rapora karşı itiraz beyanları, görüntü kayıtları, belge ve deliller ışığında, tarafların ihmalleri ve kusur oluşturan olguların, güvenlik yönü ile yapılan değerlendirmeler ve tespitler doğrultusunda, taraf vekillerinin rapora karşı itiraz beyanlarının rapora bir yenilik getirmeyeceği, 02.10.2018 tarihli kök rapordaki kanaatlerinin aynen devam ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 2. ek raporda; tüm dosya muhteviyatının irdelenerek incelendiği, ...Avm nin mal kabul alanı olarak tabir edilen yerde meydana gelen hırsızlık olayında, Davacı ... ... A.Ş. yönünden; kamera kayıtlarına göre, 29.09.2016 günü saat 01:34:42 de ...Avm nin, mal kabul alanı olarak değerlendirilen yere üzerinde ... yazılı taşınma şekline göre ağzı kapalı ve ağır olan kolilerin geldiği, ... Mağazası personeli olduğu değerlendirilen şahıslar tarafından kolilerin araçtan indirilerek, herkesin geçiş alanı olan, çeşitli ticari nakliye araçların da bulunduğu etrafı açık, korunaksız olan duvar kenarına istif edildiği, personellerin taşıma işlemi bittikten sonra bölgeden ayrıldıkları, koliler içerisinde gelen ürünlerin personeller tarafından teslim alındığı ancak avm içerisindeki ... Mağazasına çıkarılmadığı, personellerin kendi himayesinde olan kolileri avm nin mal kabul alanı olarak değerlendirilen alanda hiçbir güvenlik tedbiri alınmadan terk ettikleri, kendi sorumluluklarında olan ürünlerin hırsızlanmasına zemin hazırladıkları, meydana gelen hırsızlık olayında ağır kusurlu olarak %75 oranında kusurlu oldukları Davalı ... A.Ş. yönünden; ...Avm yönetiminin Avm nin güvenliğinin sağlanması ile ilgili diğer davalı ... A.Ş. ile yeterli sayıda personellerin çalışacağı yönde güvenlik sözleşmesi yaptığı, Avm nin mal kabul alanı dahil muhtelif yerlerine kameralar yerleştirdiği ve bu kameraların canlı izlenmesi ile ilgili ... görüntü izleme merkezi kurduğu, güvenlik konuları ile ilgili alınması gereken tedbirler ile ilgili ... Kitabını kiracıların bilgilendirilmeleri amaçlı sunduğu, Avm nin güvenliğinin sağlanması ile ilgili güvenlik sözleşmesinde yer alan 3.1, 3.2, 4.18, 4.26, 4.29, 4.33, 4.43 maddelerinde yüklenicinin, ...Avm de Güvenlik Hizmetlerinin yürütülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması ile ilgili gerek 5188 Sayılı Kanun kapsamında gerekse özel yükümlülükler konusunda ... A.Ş. nin edimlerini ayrıntılarıyla belirttiğinden kusurunun olmadığı; Davalı ... A.Ş. yönünden: ... A.Ş. personellerinin, ... Avm nin mal kabul alanı olarak tabir edilen yerde Davacı ... ... A.ş. nin açık alana korunaksız olarak bırakılan ürünlerinin çalınması olayında, görevlerini ifa ederken avm nin mal kabul alanından çıkan, çalınan ürünlerin avm den çıkışları esnasında o alanda güvenlik personeli bulundurmadığı, bulunacak olan personelin önleme ve yakalamaya yönelik caydırıcı etkisinin olacağı, bu şekilde hırsızlık olayının önlenebileceğinin değerlendirildiği, mal kabul alanı olarak değerlendirilen alanda ... Mağazası personellerinin korunaksız açık alana bıraktıkları ürünlerin çalınması olayında, Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 3.1, 3.2, 4.18, 4.26, 4.29, 4.33, 4.43 maddelerindeki yükümlülüklerini yerine getirirken özensiz davrandığı, bu yönüyle %25 oranında kusurlu olduğu, Mahkemenin 15.09.2020 tarihli celsesinde; davacı vekiline bahsi geçen bulunamadığı belirtilen irsaliyeleri sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, şayet irsaliyeler sunulmaz ise dosya kapsamı itibariyle değerlendirme yapılacağının ve sunulmayan irsaliyeler bakımından bunlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 22.09.2020 tarihli dilekçede; temin edilemeyen 3 adet koliye ait sevk irsaliyelerinin bulunamadığı, bunların çalınan kolilerin içerisinde olması ihtimaline binaen irsaliyelerin de ürünlerle birlikte çalınmış olduğunun düşünüldüğünün bildirildiği, davacı tarafından çalındığı beyan edilen toplam 1102 adet ürün için toplam bedelin 25.537,13 TL olduğu, taraf vekillerinin itiraz beyanlarının kök rapora bir yenilik getirmeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.Davalı ... ... A.Ş. (kiraya veren ve aynı zamanda malik) ile Davalı ... A.Ş. (güvenlik hizmeti sunan şirket) arasında Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi yapılmıştır. Davacı ... A.Ş.'nin (kiracı) ... Avm içerisinde mağazası bulunmaktadır. Davacı ile davalılardan ... A.Ş. arasında, ...Alışveriş Merkezi’nde kiralık brüt alan toplamı yaklaşık 818 m2 olarak belirlenen ... numaralı işyerinin kiralanması için 31.08.2009 tarihli Kira Sözleşmesinin akdedildiği anlaşılmıştır.29.09.2016 tarihinde ...Alışveriş Merkezi mal kabul bölümünde 07:43-07:48 saatleri arasında yaşanan hırsızlık olayı neticesinde davacı şirkete ait ürünler çalınmıştır. Hırsızlığa konu ceza soruşturma dosyasında, daimi arama kararı verildiği görülmüştür. Hırsızlık, 29/09/2016 tarihinde meydana gelmiş olup TBK 72. maddesi gereğince dava, 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde 23.06.2017 tarihinde açılmıştır."Güvenlik Sözleşmesinin Konusu" başlıklı Sözleşmenin 5. maddesi; “AVM'nin, YÜKLENİCİ tarafından 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve sonradan yürürlüğe girebilecek her türlü düzenleme kapsamında her türlü güvenliğinin sağlanması, koruma planının hazırlanması güvenliğe ilişkin projeler geliştirilmesi, güvenlik teşkilatının kurulması, eğitimi, sevk ve idaresi, gerektiğinde yerel ve ulusal kolluk kuruluşları ve yetkili resmi makamlarla ilişki kurulması, YÜKLENİCİ tarafından sağlanması öngörülen ekipman ve donanımın tam ve eksiksiz olarak bulundurulması ve sayılan hizmetlerin yerine getirilmesi, bu sözleşmenin konusunu ve tarafların edimlerini oluşturur.” şeklindedir."Avm'nin Ortak Alanları" ile ilgili Sözleşmenin 4.26 maddesi; “YÜKLENİCİ adına işbu Sözleşme konusu işi ifa edecek olan... AVM ortak alanları ile AVM çalışanlarını ve taşınır/taşınmaz malları; hırsızlık ve bireysel terörden korumak amacıyla caydırıcı tedbirler alacaktır. Söz konusu Personel yangın ve tabii afetlerde ilk müdahaleyi yapacak ve ilgili kuruluşları en kısa sürede haberdar ve davet edecek şekilde yetiştirilecektir.” şeklindedir.Güvenlik Sözleşmesinde işin görüleceği yerin, "...Alışveriş Merkezi'nin tamamını kapsamak üzere, iç ve dış kısımları (ile otopark alanı) dahil İşyeri Alanları haricinde kalan tüm bölümleri" olarak tanımlanmıştır. ... ... A.Ş. ile davalı iş yeri maliki arasındaki 27.04.2015 tarihli Kira Sözleşmesinin 26. maddesi: “Kiracının Sorumluluğu” ana başlığı ile yapmayı üstlendiği sigortaları tanımlamaktadır(Ek:2 Kira Sözleşmesi). Buna göre; "Kiracı, üçüncü şahıslarda veya üçüncü şahısların eşyalarında, kendisine, çalışanlarına veya taşeronlarına veya yardımcılarına veya Kiracı ile ilgili kişilere atfedilecek, kusur olmaksızın meydana gelmiş bile olsa meydana gelebilecek her türlü zarardan doğrudan sorumlu olacaktır. Buna göre kiracı, kiraya vereni her türlü sorumluluktan muaf tutacak ve üçüncü şahısların zarar talepleri dolayısıyla uğrayabileceği zararları tazmin edecektir. Kiracı, özellikle ve bunlarla sınırlı olmaksızın doğrudan veya dolaylı olarak aşağıda sayılanlardan kaynaklanan zararlardan doğrudan sorumlu olacaktır: -Kiracının olağan ticari faaliyetinden." 27.04.2015 tarihli kira sözleşmesinin 27. maddesi “Sigortalar” ana başlığı ile Kiracı tarafından yapılacak sigortaları tanımlamaktadır. Buna göre “...) İşletme sırasında: Yukarıdakilere halel getirmeksizin, mecur açılmadan önce Kiracı, mecurun teslim tarihinden başlayıp sözleşmenin hitamından sonraki bir ayı da kapsayacak şekilde bu sorumluluk hallerini, faaliyetlerini ve mecur ile beraber demirbaşlarını da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bir sigorta şirketinden sigortalayacaktır. Bu amaçla Kiracı, kapsam ve limiti tamamen Kiraya Veren tarafından belirlenecek ve asgari aşağıdakileri teminat altına alan, mecurun büyüklüğü ve faaliyetiyle oranlı, Kiraya Veren tarafından belirlenecek teminatı veren ve ayrıca Kiraya Veren' in ek sigortalı olarak gösterildiği ve poliçe kapsamında oluşan hasarlar için Kiraya Verene rücu edilemeyeceği şartını içeren bir sigorta poliçesi yaptıracak veya Kiraya Verenin şemsiye sigorta poliçesi altında münferit poliçe alacaktır...” şeklindedir.Kiracının El Kitabı başlıklı evrakın 3.9 sayılı maddesi: “… otoparkta meydana gelebilecek herhangi bir kaza veya hırsızlıktan dolayı AVM yönetimi sorumlu tutulamaz, ancak güvenlik böyle olayların yaşanmaması için elinden gelen gayreti sarf edecektir.” şeklindedir.Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmelik'in Ortak Kullanım Alanları başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrası "Ortak kullanım alanlarının bu Yönetmeliğe ve Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standartlarına uygun olarak oluşturulmasından alışveriş merkezi maliki, amacına uygun olarak kullanılmasından, bu alanlarda oluşabilecek kazalara karşı gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasından ve bu alanlara ilişkin diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesinden alışveriş merkezi maliki ile yönetimi müştereken sorumludur." şeklindedir. Yönetmeliğin 19/1 ve 2. Fıkrası gereğince, AVM lerde otopark dahil her türlü bağlantı ve eklentileri ile giriş ve çıkışlarında 5188 S. Kanun ve ilgili mevzuatı gereğince özel güvenlik hizmeti sağlanacağı, ortak kullanım alanlarının kamera ile kayıt altına alınacağı düzenlenmiştir.Yönetmeliğin 3/1-l. maddesine göre, ortak kullanım alanı; avm de konaklama, depolama ve üretim alanları ile iş yerlerinin dışında kalan sosyal ve kültürel etkinlik alanı, acil tıbbi müdahale ünitesi, mescit ibadet yeri, bebek bakım odası, çocuk oyun alanı, tuvalet ve dinlenme alanı gibi doğrudan ve ortaklaşa kullanılabilen alanları ifade eder.Kira sözleşmelesinin 26. ve 27. maddelerinde belirtilen hususlar, somut olaydaki hırsızlık vakıasının sigorta altına alınmasını gerektirecek hususlardan değildir.Dosya kapsamında alınan teknik bilirkişi raporunda, her ne kadar davacıya %75 oranında kusur verilmiş ise de, davalı güvenlik şirketinin avm nin mal kabul alanından çalınan ürünlerin çalınması esnasında o alanda gerçekleşen hırsızlık olayında kamera izleme ve devriye atma yöntemleriyle olaya müdahil olarak sorgulama ve denetim yapmadığı, bu haliyle güvenlik personelinin önleme ve yakalamaya yönelik caydırıcı tedbirleri almadığı, bu tedbirlerin alınması durumunda hırsızlık olayının önlenebileceği anlaşılmakla sabah 07:00 sularında gerçekleşen hırsızlık olayında bu önlemleri almayan davalı güvenlik şirketi ile güvenlik sözleşmesinin tarafı olan davalı malik ve aynı zamanda kiraya veren olan diğer davalının denetim ve gözetim görevi kapsamında gerçekleşen zarardan birlikte %50 oranında kusurlu oldukları, davacı çalışanlarınca koliler içerisinde gelen ürünlerin personeller tarafından teslim alındığı, ancak avm içerisindeki ... Mağazasına çıkarılmadığı, personellerin kendi himayesinde olan kolileri avm nin mal kabul alanı olarak değerlendirilen alanda hiçbir güvenlik tedbiri alınmadan terk ettikleri, kendi sorumluluklarında olan ürünlerin hırsızlanmasına zemin hazırladıkları dikkate alındığında davacının da olayda %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında bilirkişilerce, davacı tarafça sunulan ticari kayıtlara göre tespit edilen hasar bedelinin yerinde olduğu ve davacı firmanın maliyet fiyatları üzerine eklenen nakliye vb. masrafları da içeren mağazalara verilen toptan ürün fiyatı üzerinden değerlendirme yapılmasının da uygun olduğu değerlendirilmiştir. Yine dosya kapsamında sunulan belgelerden davaya konu hırsızlık olayının teminat kapsamı dışında kalması nedeniyle davacının hasar bedeli talebinin sigorta şirketlerince reddedildiği anlaşılmıştır.Davacı şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş... Noterliğinin 15.05.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara 29.09.2016 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı sonucunda 1102 adet ürünün çalınmış olduğunun ve 53.627,98 TL zararın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı ... A.Ş. ne 17.05.2016 tarihinde ve diğer davalı ... .... A.Ş. ne 18.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Yukarıda belirlenen %50 oranındaki kusur oranına göre davalıların zararın 12.768,56 TL sinden sorumlu oldukları, davalı ... ihtarnamenin tebliğ tarihine göre 25.05.2016 tarihinde ve diğer davalı ... 26.05.2016 tarihinde temerrüde düştükleri, bu temerrüt tarihlerden dava tarihi olan 23.06.2017 tarihine kadar işleyecek avans faizi miktarı hesaplandığından davalı ... 1.240,47 TL ve davalı ... 1.237,33 TL işlemiş faiz miktarından sorumlu olacağı, ancak davacı tarafça dava dilekçesinde davalı ... için 464,40 TL ve davalı ... için 448,39 TL faiz talep edilmekle taleple bağlılık ilkesi gereğince hasar bedelinden davalı ... 12.768,56 TL asıl alacak ve 464,40 TL işlemiş faiz olmak üzere 13.232,96 TL sinden sorumlu olacağı, diğer davalı ... ise 12.768,56 TL asıl alacak ve 448,39 TL işlemiş faiz olmak üzere 13.216,95 TL sinden sorumlu olacağı anlaşılmıştır.Davalı ... şirketi aynı zamanda avm maliki olup binanın yönetimini de üstlenmiştir. Bu hizmeti sağlamak için avm işyeri kiracılarından ek bedel de almaktadır. Buna göre, davalı ... şirketi, avm deki güvenlik hizmetinin sağlamasından asli olarak görevlidir. Bu hizmeti diğer davalı ile yaptığı güvenlik hizmeti sözleşmesi ile devretmesi onun sorumluluğunu kaldırmadığı gibi denetim ve gözetim yükümlülüğü de devam etmektedir. Dolayısıyla hasar bedelinden her iki davalıda müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak davacı dava dilekçesinde hasar bedelinin davalılardan tahsilini talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince hüküm kurulması gerektiğinden her iki davalı için yukarıda belirlenen hasar bedelinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hüküm kurulması gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 13.232,96 TL tazminatın davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 13.216,95 TL tazminatın davalı ... ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bütünlüğü de gözetilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının yukarıda belirtilen nedenlerle ayrı ayrı KABULÜ ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/602 Esas, 2021/790 Karar sayılı ve 16/11/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;
a)13.232,96 TL tazminatın davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b)13.216,95 TL tazminatın davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Fazlaya ilişkin talebin reddine,
d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 903,94 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 923,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 19,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
e)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 903,94 TL harç ile 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 935,34 TL nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f)Davacı tarafından yapılan 2.952,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesap edilen 722,17 TL sinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
g)Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesap edilen 36,70 TL sinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına,
h)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 13.232,96 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
ı)Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 13.232,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
İstinaf Başvurusu Yönünden;
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 230,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 501,05 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 110,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 622,00 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 78,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ... A.Ş. Tarafından yapılan 61,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye VERİLMESİNE,
8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.07/05/2026