T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/278 Esas
KARAR NO:2026/633
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ:14/01/2026
NUMARASI:2025/771 Esas
TALEP:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ:30/04/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili 18/12/2025 ve 25/12/2025 tarihli talep dilekçesinde; borçlu .... A.Ş.'nin müvekkili bankanın ... Şubesi müşterisi olduğunu, borçlu şirkete genel kredi sözleşmesine dayanılarak kullandırılan nakdi kredilerin geri ödenmemesi sebebi ile hesabın kat edildiğini, konkordato talep eden diğer borçluların ise imzalanan kredi sözleşmelerinin müteselsil kefili olarak kefalet limiti dahilinde borçtan sorumlu olduğunu, müvekkili banka alacaklarının, ferileriyle birlikte tamamının rehin ve ipotekle teminat altına alındığını, İstanbul Anadolu 1. Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, müvekkili banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazların ve rehin tesis edilen araçların konkordato projesine olumlu etkisi bulunmadığı gibi işletmenin devamlılığı için zorunlu bir unsur da olmadığını, başlatılan ilamlı ipotek takibinde, gecikme cezası işlemeye devam ettiğinden ve mühlet süreçleri uzadıkça feriler işlemeye devam edeceğinden hem borçlu hemde alacaklıların menfaatlerinin zarar gördüğünü, kesin mühlet alınıp daha sonra reddedilmesi halinde taşınmazın icrai yolla satılması ve bu süreci uzatacak itirazların yapılması durumunda işleyecek gecikme zamları yüzünden banka alacağının taşınmazın ve aracın satışından elde edilemeyeceğini ve teminat açığı sorunu ortaya çıkacağını, konkordato projesinin onaylanması durumunda ise, rehinle güvence altına alınan alacak hakları onaylanan konkordato projesine göre değil, tam olarak ve projedeki vadelerden etkilenmeyerek ödeneceğini, bu nedenlerle taşınmaz ve aracın satılması konkordato sürecini sekteye uğratmayacağından satışlarına icazet verilmesinin zaruri olduğunu belirterek söz konusu taşınmaz ve araçların satışına izin verilmesine; araç özelinde muhafazanın engellenmesine yönelik kararın kaldırılarak, borçlunun araçları teslim etmesine ve uygun görülen bir yerde muhafaza edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesi 14/01/2026 tarihli ara kararı ile; komiser heyetinin görüşü dikkate alınarak araçların ve taşınmazların satışına izni verilmesi talebinin bu aşamada reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde müdahil ... Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.Müdahil ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece tesis edilen kararın gerekçesiz olduğunu, satışı talep edilen taşınır ve taşınmaz malların şirketin faaliyetinin devamı için elzem olmadığını, müvekkili banka ipotek alacaklısı olduğundan ferilerin işlemeye devam ettiğini ve bugüne kadar 9.785.752,69 TL'ye ulaştığını, bu durumun borçluların borcunu arttırdığını ve diğer alacaklıların da alacaklarını almalarını engellediğini, ipotekli taşınmazların, işletme konularına ilişkin faaliyetlerin devamı için elzem olmayan, hususi kullanım için alınmış ve üstelik kullanıldıkça değerini ve teminat vasfını kaybedecek bir mal olduğunu, taşınmazların konkordato projesinde şirketin hangi faaliyetinde kullanıldığının bahsedilmediğini ve satılması yerine muhafaza edilmesinin her ay şirketin mali durumunu zarara sokacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Talep, geçici ve kesin mühlet kararı verilmesi istemine ilişkindir.Derdest yargılama sırasında alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili ipotekli taşınmaz ve rehinli araçların satışına izin verilmesini talep etmiş olup mahkemece talebin reddedilmesi üzerine ara karar adı geçen alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Uyuşmazlık, talep konusu ipotekli taşınmaz ve rehinli araçların satışına izin verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Konkordato komiser heyeti 09/01/2026 tarihli görüş yazısında; banka, araçların işletme faaliyetinin devamı için zorunlu olmadığını ve değer kaybına uğradığını ileri sürmüş ise de, konkordato projesinde bu araçların açıkça yer aldığı, projede yer alan bir malvarlığının, “işletme tarafından kullanılmasının öngörülmediği” sonucuna varılabilmesi için yalnızca “projede kayıtlı olması” değil, projenin işletme organizasyonu/gelir modeli içinde işlev görmemesi ve bu hususun somut verilerle ortaya konulması gerektiği, rehinli araçlar bakımından “kıymet düşmesi” iddiası teorik olarak mümkün olsa da (özellikle taşıtlar bakımından zaman/kullanım faktörü nedeniyle), İİK.m.295/2’nin uygulanabilmesi için bu riskin soyut bir varsayım değil, somut ve makul şekilde temellendirilmiş olması gerektiği, dosyada banka tarafından araçların beklemekle/işletilmekle kıymetinin konkordato sürecinde ne ölçüde azalacağına ilişkin teknik rapor, ikinci el piyasa verisi, ekspertiz veya benzeri bir somutlaştırma bulunmadığı, bu hâliyle “kıymet düşmesi” koşulunun, sırf taşıt olma niteliğine dayanılarak otomatik şekilde gerçekleştiği kabul edilirse, İİK.m.295/1’deki satış yasağı kuralının pratikte etkisiz kalacağı, bunun ise konkordato sistematiğiyle bağdaşmayacağı, traktörlerin özellikle tarım/üretim ve lojistik ayağı bulunan bir grup yapısında fiilen kullanılma ihtimali yüksek olup, konkordato projesinde yer almasının da bu ihtimali güçlendirdiği, kamyonetler bakımından da lojistik/dağıtım fonksiyonunun tamamen dışlandığı hususunun dosyada açıkça ortaya konulmadığı, dolayısıyla, rehinli araçların konkordato projesi kapsamında işletme tarafından kullanılmasının öngörülmediği yönünde kesin kanaat oluşturacak düzeyde bir dosya verisi bulunmadığından İİK.m.295/2'de yer alan koşulların gerçekleştiğinin söylenemeyeceği, taşınmazlarda “kıymet düşmesi” iddiasının, araçlara kıyasla daha istisnai nitelikte olup genel piyasa dalgalanması dışında hızlı ve kaçınılmaz bir değer kaybının çoğu durumda teknik temellendirme gerektirdiği, yine “muhafazası masraflı” olma koşulunun da taşınmazlar bakımından, olağan vergi/aidat/bakım giderlerinin konkordato dengelerini bozacak düzeyde olduğunun somutlaştırılmasını gerektirdiği, dosyada bankanın bu koşulları somutlaştıran teknik/finansal veriler sunmadığı gibi satışın “icra yoluyla” gerçekleştirilmesinin rayiç altında sonuç doğurma ihtimali ve bunun konkordato projesini zedeleme riskinin de göz ardı edilemeyeceği, borçlunun konkordato projesinde taşınmaz satışıyla kaynak yaratma öngörüsü bulunması hâlinde dahi, satışın şekli ve zamanlamasının projenin başarısı bakımından kritik olabileceği, projede öngörülen satışın, çoğu kez komiser gözetiminde, makul pazarlama süreciyle ve rayiç değerin korunacağı yöntemlerle planlanırken, icra satışının bu dengeyi tersine çevirebildiği, bu nedenle sırf “proje satış öngörüyor” olgusundan hareketle icra yoluyla satış izninin otomatik şekilde uygun kabul edilmesinin, konkordatonun borçluyu iyileştirme amacını zayıflatabileceği, İİK.m.295/2 istisnası dar yorumlanarak satış izninin ancak şartları somut olarak ispatlandığında ve satışın konkordato projesini zedelemeyeceği ortaya konulduğunda uygulanması gerektiği, somut olayda, İİK.m.295/2’de aranan “projede kullanılmama/kıymet düşmesi/muhafaza masrafı” koşullarının gerçekleştiğini kuvvetle gösteren somut ve ölçülebilir delil düzeyine ulaşıldığı kanaatinin oluşmadığı bildirilmiştir.Konkordato talebinde bulunanlara 05/09/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühletin 05/12/2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatıldığı, akabinde kesin mühlet talebinin kabul edilerek 05/02/2026 tarihinden itibaren ise 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin 05/09/2025 tarihli tensip ara kararı ile "İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabileceğine, Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceğine veya başlamış olan takiplere devam edilebileceğine, ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmamasına ve rehinli malın satışının yapılmasının tedbiren önlenmesine..." dair karar verilmiştir.Bilirkişiler tarafından sunulan 21/11/2025 tarihli rapor ile, .... A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı, 2023 model, ... marka kamyonetin rayiç değeri 650.000,00 TL; aynı marka model ... plakalı kamyonetin rayiç değeri 625.000,00 TL; ... plakalı, 2024 model, ... marka traktörün rayiç değeri 5.150.000,00 TL; aynı marka model ... plakalı traktörün rayiç değeri 5.100.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Söz konusu araçlara 02/05/2024 ve 07/01/2025 tarihli araç/taşıt rehin sözleşmeleri ile rehin tesis edilmiştir.Bilirkişiler tarafından sunulan 19/01/2025 tarihli rapor ile, .... Şti. adına kayıtlı Ankara ili, Polatlı ilçesi, ... mah., 183 ada, 50 parsel sayılı taşınmaz ve üzerindeki yapıların rayiç değeri 14.437.982,00 TL; .... A.Ş. adına kayıtlı ... ili, Merkez ilçesi, ... mah., 2813 ada, 25 parsel sayılı arsanın rayiç değeri 4.971.680,00 TL olarak belirlenmiştir. Ankara'da bulunan taşınmaz üzerine borçlu .... A.Ş.'nin borcu için ... Bankası A.Ş. lehine 18/12/2024 tarihinde 1. dereceden 15.000.000,00 TL miktarlı ipotek tesis edildiği, ...'de bulunan taşınmaz üzerine borçlu .... A.Ş.'nin borcu için ... Bankası A.Ş. lehine 16/08/2024 tarihinde 1. dereceden 50.000.000,00 TL miktarlı ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile .... Şti. ile .... A.Ş.'ye karşı 23/09/2025 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği, Ankara'da bulunan taşınmazın kıymet takdiri yapılması için talimat yazılması üzerine taşınmaz ve üzerindeki yapıların rayiç değerinin 7.885.604,40 TL olarak belirlendiği, ...'de bulunan taşınmazın kıymet takdiri yapılması için talimat yazılması üzerine taşınmazın rayiç değerinin 47.941.200,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.İİK'nun 295. maddesi "Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. (Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." hükmünü düzenlemektedir.İİK'nun 287/1. fıkrasında, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere, mahkemenin, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Bu hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, malvarlığının muhafazası için alınabilecek tedbirler sınırlı değildir. Konkordato talebi üzerine kanunda öngörülmeyen muhafaza tedbirleri dışında,mahkemece verilebilecek ihtiyati tedbirlerin amacı, konkordato talep eden borçlunun malvarlığı veya işletmesinin bütünlüğünün korunması ve konkordatonun amacına ulaşmasının sağlanmasıdır.Konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunması gerekli olduğundan İİK'nun 295. maddesi de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerir.Somut olayda, satışına izin verilmesi talep edilen taşınmaz ve araçların, İİK'nun 295/2 maddesinde belirtildiği üzere, işletme tarafından kullanılmasının öngörülüp öngörülmediği veya kıymeti düşecek yada muhafazası masraflı olup olmadığı hususlarının konkordato talep edenlerin konkordato projeleri de dikkate alınmak suretiyle ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Oysa konkordato komiser heyetinin görüşüne ilişkin sunduğu rapor, bu yönde somut tespitler içermediği gibi raporda genel ifadelerin kullanıldığı anlaşılmakla İİK'nun 295/2 maddesinde belirtilen hususları karşılar şekilde konkordato komiser heyetinden görüş alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken İİK'nun 295/2 maddesi gereğince gerekli değerlendirmeleri içermeyen komiser raporuna atıf yapılarak gerekçesi de açıklanıp tartışılmaksızın talebin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, müdahil ... Bankası A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nun 353/1-a.6 bendi gereğince 14/01/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Müdahil ... Bankası A.Ş.'nin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/771 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 14/01/2026 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları müdahil ... Bankası A.Ş. tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Müdahil ... Bankası A.Ş. tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30.04.2026