(5271 S. K. m. 268, 279)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sahtecilik suçlarında, suçtan doğrudan zarar gören, suçun maddi unsurunun hedef aldığı gerçek ya da tüzel kişi olup, sahte olduğu kabul edilen yüksek lisans mezuniyet belgesinin, kimin tarafından, kime karşı, ne şekilde kullanıldığının tespit edilemediği, İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadi Enstitüsüne faksla gönderilmesinin, düzenlenme amacına uygun sonuç doğuracak nitelikte kullanma olmadığının kabulü gereken somut olayda, sanığa yüklenen sahtecilik suçundan İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü doğrudan zarar görmediğinden, kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü istinaf yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, şikayetçi İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü adına vekilinin 5271 sayılı CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK.nun 279. maddesinin son cümlesi uyarınca itiraz kanun yolu açık olmak üzere 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2013/320
KARAR NO: 2021/426
SUÇ: Sahte Özel Belgeyi Bilerek Kullanma
SUÇ TARİHİ / SAATİ: 28/02/2012
KARAR TARİHİ: 28/09/2021
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık/sanıklar hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01/08/2013 tarih 2013/109111 soruşturma sayılı iddianamesi ile " İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünce yapılan şikayette, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsüne gönderilen bir faks ile şüphelinin öğrencileri olup olmadığının teyit edilmek istenildiği, İşletme Fakültesinde yapılan inceleme sonucunda şüphelinin öğrencileri olmadığının tespit edilerek hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, İşletme Fakültesine faksı gönderen telefon numarasının tespit edilemediği, telefon numarasına ilişkin kısmın silik olduğu, İstanbul Üniversitesine belgenin hangi kurumdan geldiğinin sorulduğu, 27/11/2012 tarihli cevabi yazıda belgenin hangi kurumdan geldiğinin tespit edilemediğinin bildirildiği, Sahtecilik suçlarında ASIL BELGE olmaksızın kriminal inceleme yapma imkanının olmadığı, Belge aslı temin edilemediğinden ve mevcut olmadığından atılı suçun unsurları itibarı ile oluşmaması nedeniyle Şüpheli hakkında yüklenen suçtan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Karara İstanbul Üniversitesi tarafından itiraz edildiği, itirazın kabul edildiği, belge aslının bulunmadığı takdirde eylemin TCK 207.maddesine girdiği, şüphelinin faks yolu ile gönderdiği belge aslına ulaşılamadığı, sahte olarak hazırlanan bir belgenin faks yolu ile Üniversiteye gönderildiği, bu nedenle sahte özel belgenin kullanılması suçunun oluştuğu anlaşılmakla," denmek suretiyle sanığın cezalandırılması talep edilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık Yakalama İle Alınan Savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Savunma yapmak için süre talep etmiyorum, savunmamı mahkemenizde yapacağım. Bana iddianamede okumuş olduğunuz olaya ilişkin olarak hiç bir bilgim söz konusu değildir. İddianamede belirtilen faksı ben göndermedim. Şuan bana iddianame okunduğu zaman böyle bir olaydan haberim oldu. Sahte özel bir belgeyi bilerek kullanma gibi bir suç işlemedim. Bu suçlamalarla herhangi bir ilgim yoktur. Duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ediyorum. Öncelikle beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olacak olursa lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum," şeklinde savunma yapmıştır.
Cumhuriyet Savcısı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Her ne kadar sanığın 28/02/2012 tarihinde sahte belge düzenlediğinden bahisle 01/08/2013 tarihinde Türk Ceza Kanunu 207/2,53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, atılı suçun zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğu, uzatmalı zaman aşımı süresinin de dolduğu anlaşıldığından düşme kararı verilmesi mütalaa olunur." demiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünce yapılan şikayette, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsüne gönderilen bir faks ile şüphelinin öğrencileri olup olmadığının teyit edilmek istenildiği, İşletme Fakültesinde yapılan inceleme sonucunda şüphelinin öğrencileri olmadığının tespit edilerek hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, İşletme Fakültesine faksı gönderen telefon numarasının tespit edilemediği, telefon numarasına ilişkin kısmın silik olduğu, İstanbul Üniversitesine belgenin hangi kurumdan geldiğinin sorulduğu, 27/11/2012 tarihli cevabi yazıda belgenin hangi kurumdan geldiğinin tespit edilemediğinin bildirildiği, Sahtecilik suçlarında ASIL BELGE olmaksızın kriminal inceleme yapma imkanının olmadığı, Belge aslı temin edilemediğinden ve mevcut olmadığından atılı suçun unsurları itibarı ile oluşmaması nedeniyle sanık hakkında yüklenen suçtan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Karara İstanbul Üniversitesi tarafından itiraz edildiği, itirazın kabul edildiği, belge aslının bulunmadığı takdirde eylemin TCK 207.maddesine girdiği, sanığın faks yolu ile gönderdiği belge aslına ulaşılamadığı, sahte olarak hazırlanan bir belgenin faks yolu ile Üniversiteye gönderildiği, bu nedenle sahte özel belgenin kullanılması suçunun oluştuğundan bahisle kamu davası açıldığı,
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu belgenin katılan İdareye faks kanalı ile gelmiş olduğu, bu sebeple hem aslının bulunmadığı ve hem de nereden gönderildiğinin tespit edilemediğinin bildirildiği, bu itibarla sanığın üzerine atılı Sahte Özel Belgeyi Bilerek Kullanma suçunu işlediğine ilişkin dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık hakkında beraat kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere;
Sanık ……'ın üzerine atılı TCK 207/2, uyarınca "Sahte Özel Belgeyi Bilerek Kullanma" suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından, hakkında açılan davadan CMK 223/2-e uyarınca BERAATİNE,
Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın yokluğunda, sanık vekilinin huzurunda, yüze karşı verilen kararlarda tefhim, yoklukta verilen kararlarda tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içerisinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ceza Mahkemesine müracaatla dilekçe vermek yada zabıt katibine beyanda bulunmak ve tutanağa geçirilmek suretiyle CMK'nun 272 ve devamı maddeleri koşulları içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Ceza Dairesi nezdinde, Cumhuriyet Savcısı ……'ın huzurunda, mütalaaya aykırı, istinaf yasa yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu. Usulen anlatıldı. 28/09/2021 (¤¤)